11 Yorum

İşte bu…

Neredeyse 2 senedir “Ben bir şey yapacağım, ama ne?” deyip duruyorum. Kendi işimi mi kuracağım? Bir yerde mi işe gireceğim? Part-time mı, full-time mı? Paralı iş mi, gönüllü iş mi? Deniz benim işe dönmeme hazır mı? Asıl ben onsuz olmaya hazır mıyım?

Evden tercüme yapsam? Özel ders versem? Hem -Deniz okuldayken- zamanımı değerlendirmiş olurum; hem de -akmasa da damlar şeklinde bile olsa- para kazanırım. Nereden başlayayım? Kime nasıl yaklaşayım? Macro Center’daki panoya mı ilan asayım? Bizim sitenin yönetimine mi sorayım? Kulüp binasına ilan versem? Etrafıma mail atsam? Sağa sola ilan yapıştırsam? O mu? Bu mu? Ne? Hangisi???

Of! Yazarken bile içim sıkıştı… Neredeyse iki senedir bunlar kafamda dönüp duruyor.

Dün, bir ara aynı okula gittiğim, sonra senelerce görüşmediğim, sonra Facebook sayesinde yeniden kazandığım ve gerek sohbetini çok sevdiğim gerekse kendini takdir ettiğim bir arkadaşıma ‘ayaküstü’ bir sohbet sırasında işte tüm bu aklımdan geçenleri anlattığımda “Neden kendi blogunu başlatmıyorsun?” diye sordu. Neden başlatmıyordum hakikaten? Facebook’ta sürekli “Elif bugün şöyle şöyle yaptı” diye statümü güncelleyip duruyordum ama Facebook’un benim hayatıma yetişemediğini düşünüyordum sürekli…

Ve ben işte bugün laptop’umu kucağıma aldım ve aklımdan geçenleri yazmaya başladım. Bakalım nereye varacak…

11 yorum

  1. Ben bugün 2885 gr'lık bebeğime merhaba derken , sen de bloguna merhaba demişsin 🙂

  2. nerdeyse blogunuzun tamamını gezindim… ve sonunda buraya geldim..iyi ki yapmışsınız…. 🙂

  3. vay nerdeyse hepsini okuya okuya başa kadar gelmişim 🙂 İşte bu! harikasın blogcu anne!

    • Ah hah ha! Bu kadar geriye gittin ya, sen de harikasın Şükriye… 🙂

  4. Nice zamandır gezinir dururum blogunuzda ! Ne de olsa ilk tanıştığım bloglardansınız. mayıs 2011de başka birşey ararken bulmuştum blogunuzu. Sonra sık sık ziyaret eder oldum. Gezine gezine ben de en başa gelmişim. süper ya …gecenin bu saatinde nerden geldim şimdi ben taa en başına hihihi sizi zevkle takip ediyorum Elif Hanım sevgiler çok :)))

  5. Daha nice bloglamalara..

  6. Hayırlu olsun Elif hnm,
    ben de 1 aydır çalışmayan biri olarak aynı duygular içinde boğuluyorum.üsüne üstlük benim dünyanın en zor en haris çocuğu diye tanıttığım kızım 7 sini bitirmek üzere bile.yani blog yazsam kimse uğramaz dünyanın en zor çocuğu ile berbaber…. blogları diye bir sınıflandırma varsa o başlık altında geçmişte yaşadıklarımı günü gününe hatırlayıp yazmaya hazırım.
    saygılar.
    48 aylıkken gece bezini zar zor bırakan, 5.5 yaşında yatağını halen ayıramadığımız, 5 gün boyunca büyük tuvaletini tutup gece 4 de bağıra bağıra terler içinde yapan zehra nın; sinir harpleri yüzünden işyerinde de kariyer vs. sini tükettiği, yalnızca son 1 aydır hayat yaşam ne güzelmiş çiçek böcek ne güzel evde çocuksuz olmak ne güzel diyen elçin sümerkan ın blog u…