3 Yorum

Yaşasın Doğal Doğum Hareketi!

hamilelerkulubujaledurallogoBirçok insan Deniz’i doğal yollarla (epiduralsiz, serumsuz, kısacası hiçbir tıbbi müdahale olmadan) doğurduğumu duyunca “İnanmıyorum!” ya da “Vallahi helal olsun!” türünden tepkiler veriyor. Kimisi de “Yok vallahi, ben hayatta yapmam” derken bir yandan da “Sen kafayı yemişsin kızım” dermişçesine bakıyor bana.

‘Doğal’ demek ‘olması gerektiği gibi’ demek değil mi? O zaman neden birşeyi olması gerektiği gibi yaptığı için ‘kahraman’ ya da ‘çatlak’ etiketi yapıştırılsın ki bir insana?

Deniz’i doğururken HypnoBirthing yaklaşımını tercih etmiştim. İnsanın kendini gevşetmesini, rahatlatmasını gerektiren, doğumun akışını kendi vücuduna ve bebeğine teslim etmeyi ön gören bir metod. Miami’deki doktorum “Ben doğal doğum istiyorum” dediğimde HypnoBirthing’i önermişti. 5 haftalık bir kurs boyunca Deniz’in Babası’yla birlikte doğuma hazırlandık.

Deniz’in dünyaya gelişi çok muhteşem, tarifsiz bir deneyimdi. Deniz’in Babası ve annem de benimleydi. Her şey o kadar doğal, o kadar güzel ilerledi ki doktor bebeği kendi ellerimle çekip çıkarttırdı içimden. Hiç unutamayacağım, bugün bile hatırladığımda kalbimi hızla çarptıran, gözlerimi dolduran anlardı.

Türkiye’ye döndüğümde deneyimimi doğuma hazırlanan bütün anne adaylarına anlatmak istedim. Yolda hamile kadın görsem durdurup “Bir engelin yoksa mutlaka normal doğum yap!” deme ihtiyacı hissettim (ama diyemedim). Bu ülkedeki yüzde 60, yüzde 80’lere varan sezaryen oranını hep çok ürkütücü buldum. Tıbbi bir gereksinim olmaksızın, önyargıdan başka hiçbir fikri olmadığı bir acıdan çekindiği için “Ben sezaryen istiyorum” diyen bir anne adayıyla karşılaştığımda “Yazık, neler kaçıracağının farkında değil” diye düşündüm.

Bu blog’u tutmaya başladıktan sonra “Acaba nasıl olur da bu konuda sesimi duyururum” diye düşünürken önüme bir fırsat çıktı. Öğrendim ki HypnoBirthing metodunun da aralarında olduğu doğal doğum yöntemleri hakkında Türkiye’de farkındalık yaratmaya çalışan ve bugüne kadar önemli yol kat etmiş olan bir grup insan var. Hamileler Kulübü adlı portalın kurucusu ve Doğal Doğum Hareketinin öncülerinden Jale Dural da bunlardan biri…

Şimdi HypnoBirthing deneyimimi Hamileler Kulübü üzerinden doğal doğum yapmak isteyen anne adaylarıyla paylaşacağım. Bir yandan bu blogda yazacaklarımı Doğal Doğum Hareketinin bünyesinde Jale Dural da kulübünde yayınlayacak. Çok heyecanlıyım. Benim paylaşacaklarım bir başka anneye de benzer hisleri yaşatabilirse ne mutlu bana…

3 yorum

  1. normal doğum konusunda tıpkı senin gibi düşündüğüm için ben de bir yorumla bloguna katkıda bulunmak istedim. Ben ilk andan beri hep sezeryan olmamı gerektirecek bir duruma düşmekten endişe etmiştim. Ama oğluma da kendime de güvenmekten vazgeçmedim. Biz bu işin üstesinden birlikte geleceğiz diye motive etmiştim kendimi. Hiç korkuların hamallığını yapmadım. Eşim de destek verdi. Ve tabi ki doktorum da baştan beri beni fikrimden vazgeçirecek en ufak bir kelime söylemedi. Doğumda yapılan tek müdahale o küçük kesinin atılmasıydı. Bundan hiç hoşlanmamıştım elbette ama oğlumun başı biraz büyücekti. Zaten Türkiye de adet olarak her normal doğumda yapılıyor bu işlem. Oğlum dünyaya geldiğinde birlikte yaptığımız ekip çalışmasından ötürü gurur duydum. Eşimi de doğumda yanıma çok istedim ama doktorum eşimin bulunmasını uygun görmedi. Gerçi bir paravanın arkasındaydım ve eşim ve dışardakiler içerde olan biten herşeyi duydular. Doğumun hemen ardından da acıyı-sancıyı yaşamış olmama rağmen sezeryan olmak zorunda kalmadığım için çok mutluydum. Ben hamilelik dönemimde doğum olayından çok sonrasında yapmam gerekenlere odaklamaya çalışmıştım kendimi, elbette normal doğumla ilgili her türlü bilgiyi de edinerek. Şunu öğrendim ki "BİLGİ KORKUYU SAVUŞTURUR!" Korku duyarak sezeryan tercih eden arkadaşlarım için, doğumu gerçek manada yaşayamadıkları için ve anne olmanın bu ilk adımını- ilk basamağını atlayarak geçtikleri için üzülüyorum doğrusu. Bunu söylediğim için bana kızmasınlar ama hislerim böyle. Hamile olan arkadaşlarıma kendilerini bu konuda bilinçlendirerek doğal olanı tercih etmelerini öneriyorum

    • Katkın için çok teşekkür ederim Arzu. Ne mutlu sana ki araştırmış, öğrenmiş, ne istediğini bilmişsin. Bir noktadan sonra zaten olayı doktora bırakmak gerekiyor. Her şey her zaman dört dörtlük sonuçlanamayabiliyor ama belli ki bilinçli karar vermiş, unutamayacağın bir tecrübe yaşamışsın. Paylaşımın için çok teşekkür ederim.

  2. Epidurale hayır! Jale Dural’e eveeeett 🙂