4 Yorum

Neden Doğal Doğum? Neden HypnoBirthing?

Doğal doğum nedir? Adı üstünde: Doğal… Olması gerektiği gibi… Gereksiz müdahaleler olmadan… Binlerce yıldır olduğu gibi…

Dün bir anne-çocuk dergisini karıştırırken günümüzün ünlü annelerinden biriyle yapılmış olan bir röportajı okudum. Sezaryeni ‘tercih’ etmiş olan bu anne gerekçesini “Ben normal doğum yapacak kadar cesur biri değilim” diye açıklamış.

“Vay be! Meğer ben ne cesur insanmışım” diye düşündüm kendi kendime. Kuzenimin elindeki ölü kelebekten kaçacağım diye boş havuza düşüp dişini kıran ben aslında ne de çetin cevizmişim.

Ya da… Birileri bu kadıncağıza doğal doğumla ilgili korku hikayeleri anlatmış. Acı, kıvranma, çığlık, ter, bağırma, çağırmadan ibaret, ancak ve ancak “cesur” kadınların haddine düşen bir olay olduğunu söylemiş.

Ortada yanlış birşeyler var.

İşte HypnoBirthing bu yanlışlığı düzeltmeye çalışan, doğal doğumla ilişkilendirilen ‘ağrı ve acı’ kavramlarına bambaşka bir tanımlama getiren bir yöntem.

Daha hamile kalmadan önce tıbbi bir gereksinim olmadığı takdirde sezaryene yönelmeyeceğimi biliyordum. Deniz’e hamileyken de bu görüşüm değişmedi. Doğal doğum istediğimi doktorumla paylaştığımda kendisinin de keyfi sezaryeni hiç tavsiye etmediğini öğrenmek beni çok rahatlattı. Ancak doktorum ilaçsız doğum yapmak istiyorsam kendimi bu konuda bilgilendirmem gerektiğini, çünkü ciddi bir ağrının söz konusu olacağını ve hazırlıksız gelirsem büyük ihtimalle ilaç almak isteyebileceğim için moralimin bozulacağını söyledi; ve bize son zamanlarda doğal doğum konusunda yeni bir yaklaşım olan HypnoBirthing’i tavsiye etti.

Doktoruma çok güvendiğim için tavsiyesine uydum ve verdiği telefonu aradım. Telefona çıkan ve HypnoBithing derslerini veren Vivian’ın sesi o kadar güzel, o kadar rahatlatıcıydı ki, anında yakınlık hissettim kendisine, ve doğal doğum fikrine daha çok ısındım.

Vivian verdiği derslerden birine Deniz’in Babası’yla birlikte misafir olarak katılmamızı tavsiye etti. Dersin sonunda kararımızı vermiştik: Biz de bebeğimizi HypnoBirthing yoluyla dünyaya getirecektik.

Doğuma 5 hafta süren bir kurs ile hazırlandık. Derslerin hepsi birbirinden rahatlatıcı ve bilgilendiriciydi. Kendisi hipnoz ve gevşeme teknikleri üzerine uzman olan ve o güne kadar birçok kadının HypnoBirthing ile doğum yapmasına tanık olan Vivian bize doğumun filmlerde görmeye alıştığımız çığlıklı, koşturmalı, hastaneye-son-anda-yetişmeli, eşine “Hepsi senin suçun!” diye bağırmalı sahnelerden çok farklı olduğunu, normal bir doğumun oldukça uzun, yer yer neredeyse sıkıcı bir süreç olduğunu anlattı.

HypnoBirthing’in en önemli ve farklı tarafı öğretilen rahatlama teknikleri. Ben aslında hipnoz tekniğiyle rahatlayıp gevşeyebilen bir insan değilim. Ya da olmadığımı düşünürdüm. Ancak derslerde gösterilen teknikler, dinletilen müzikler, söylenen rahatlatıcı sözler ister istemez gevşemeye itiyor insanı…

HypnoBirthing kadına, kendi vücudunun doğumun üstesinden nasıl geleceğini bildiğini adeta kanıtlıyor.

Anne hiçbir şey yapmasa da, hiçbir ilaca, hiçbir müdahaleye gerek olmadan annenin bütün kasları, bütün organları bebeğin doğum kanalına girmesi, orada kendi hızında ilerlemesi ve gerektiği zaman da anneden ayrılarak dünyaya gelmesi için inanılmaz bir uyum içinde çalışıyor.

Genelde ‘sancı’ ya da ‘ağrı’ diye adlandırılan kasılmaları doğal kabul edip, onların verdiği rahatsızlığı acı olarak değil de bebeğine kavuşma anının giderek yakınlaşmasının sinyalleri olarak algılayabilince daha bir farklı yaklaşıyor insan doğal doğum olayına…

HypnoBirthing ‘ağrıyı’ doğumun doğal bir parçası olarak görüyor ve korkulması gereken bir tabu olmaktan çıkarıyor. Her bir kasılmanın verdiği sıkıntıyla başa çıkmak için sadece rahatlatıcı nefes tekniklerini değil, kasılmaları atlatmak için çok etkili olan basınç noktalarını, esneme yöntemlerini de öğretiyor.

Keşke birileri bu ünlü anneye de HypnoBirthing’den bahsedip, kendinde olmadığını sandığı cesaretin aslında her kadının içinde olduğunu söyleseymiş.

4 yorum

  1. Ben bunu çok merak ettim. Bu olay ülkemizde var mı acaba?

  2. Elif Hanım, sizin yazılarınızı uzun zamandan beri takip ediyorum. Seçtiğiniz konular, konularla ilgili yaptığınız araştırmalar bizlerin yoluna ışık tutuyor. Öncelikle kendi adıma çok teşekkür ederim.

    Bu yazınız çok eski fakat ben henüz anne olmadığım için ve 1-2 sene içinde olmayı planladığım için özellikle doğal doğum konusunda biriktirebildiğim kadar biriktiriyorum.

    Sizin yaşadığınız gibi bir deneyim yaşamak en büyük arzum. Umarım bu mümkün olur.

    Size bu konuyle ilgili bir sorum olacaktı; dediğiniz gibi normal doğuma çoğu insan çağ dışı bir şeymiş gibi yaklaşıyor ve teknoloji bu kadar gelişmişken ilkel buluyorlar. Çevre çok önemli değil benim için, istediklerini düşünebilirler, ben bu kararı verdiğinizde eşinizin tepkisi, yaklaşımı nasıl oldu onu merak ediyorum? Erkekler bizim kadar hissedip anlayamıyorlar bu süreci, önemini kavrayamayabiliyorlar. Siz nasıl anlattınız bunu eşinize? Kursa gitmeyi hemen kabul ettimi.

    Teşekkür ederim.

    Sevgilerimle,

    • Kurs önerisi doktorumuzdan geldiği için sanırım biraz daha kolay oldu ikna olması. Doğrudan ben söyleseydim daha uzak kalmayı tercih edebilirdi belki.

      Siz de zamanı gelince eşinizle konuşun. Bunun sizin için, ikiniz için, (bebeğiniz dahil) üçünüz için ne kadar önemli olduğunu anlatırsanız sanırım size hak verecektir.