Büyümüş de Küçülmüş

Elif: Deniz’ciğim, Yemeğini yersen büyürsüüüün, kocaman adam olursun.
Deniz: Hayır, büyüyüp adam olmak istemiyorum!
Elif
: E, Peki ne olmak istiyorsun?
Deniz: Küçük kalmak istiyorum.

GymboreeDeniz’le aramızda genellikle İngilizce gerçekleşen bu diyalog haftada birkaç kere tekrarlanıyor. Her ne kadar Deniz bunu sırf inadından söylese de, oğlumun küçük kalma isteğine pek de itiraz edesim gelmiyor açıkçası. Deniz’in büyüme hızı beni hem şaşırtıyor; hem de bebekliği elimden kayıp gidiveriyormuş hissi beni panikletiyor. Önceden süt kokan kafası artık kirlenince basbayağı kötü kokuyor. Bebekken yumuk yumuk olan ayaklarının altı dümdüz oldu bile… Giderek sarf etmeye başladığı büyümüş de küçülmüş laflarına başlamak bile istemiyorum. (Babası onu havaya fırlatırken “O kadar yükseğe fırlat ki başım aya değsin!” gibi!)

Sırf bu “hemen büyümesin” telaşından olsa gerek, hep ‘sevimli’ giydirmeye çalışıyorum onu. Gerçi erkek çocuğunu “büyümüş de küçülmüş” gibi giydirmek çok kolay değil. Konu kızlara gelince başka…

Cumartesi günkü Hürriyet’te bir haber vardı. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu Ankara’daki bir okulda karne dağıtmış. Okulun 6 yaşındaki anaokulu öğrencilerinden biri de ona çiçek vermiş. Ben habere değil de, haberle birlikte yer alan resme takıldım. Nitekim Çubukçu’nun kucağında poz veren “6 yaşındaki anaokulu öğrencisi” yapılı saçları, rujlu dudaklarıyla değil 6, 16 yaşından daha büyük görünüyordu.Cubukcu

Hadi kız çocuklarının böyle bir ilgisi var. Ama bu kızcağızı giydiren annesi, onu muhtemelen Bakan’ın kucağına oturtan öğretmenleri de mi bu görüntüsüne takılmadılar? Vallahi fotoğrafta Nimet Çubukçu’nun suratında bile o kadar makyaj yok.

Böyle Türkiye Güzeli edasıyla poz vereceğine, bizim çocukluğumuzun iki yandan toplanan “Küçük Kız” modeliyle topladığı saçlarını, ne bileyim, çilekli tokalarla falan tutturuverip, simsiyah bir elbise yerine sevimli, renkli bir elbise giyseydi daha “anaokulu öğrencisi” olmaz mıydı?

Kız çocuklarının süslenmeye olan merakını sürekli etrafımdaki kız annelerinden duyuyorum. Çoğu “Hayatımda pembe giymedim, bizimki pembeyi üstünden çıkarmıyor!” diye dert yanıyor. Varsın, pembe giysin. Yeter ki “çocuk” görünsün. “Küçülmüş” bir kadın gibi değil.

Yorumlar
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 Kasım doğumlu Deniz’in ve 2010 Mart doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, orada yaklaşık 10 sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve bir süre sonra bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

Bu yazıya yorum bırakın

Bu kategoride Çoluk Çocuk (330 / 341 makale)


[caption id="attachment_341" align="alignleft" width="300" caption=""Ebeveynlik Dersi I: Çocukların dolu silahlarla oynamalarına izin vermeyin. Çocukların otoyolun ortasında oynamalarına izin vermeyin. Çocukların ...