5 Yorum

İstenmeden verilen nasihatler…

"İstenmedikçe bebek hakkında nasihatte bulunmak yasaktır"

"İstenmedikçe bebek hakkında nasihatte bulunmak yasaktır"

Ne kadar başkalarının işine burnumuzu sokmaya meraklı bir toplumuz!..

El alemin ikizlerine tedaviyle mi doğal yolla mı kavuştuğu, çocuğun parmağını neden emdiği, parktaki Türk annenin oğluyla neden yabancı bir dil konuştuğu başkalarını ne kadar çok ilgilendiriyor!..

Anlaşılacağı gibi, bir hışım yazıyorum bu yazıyı.

Tatil yaptığımız site yamaca kurulu olduğu için deniz kenarına inen “Çek Çek” denen bir alet var. Her saat başı evden sahile, sahilden eve gitmek isteyen site sakinleri bir traktörün çekidüzen verilmiş römorkunda taşınırken yaklaşık 15 dakika süren bu yolculuk sırasında mutlaka onun bunun çocuğunun emziği neden bırakmadığı, oğlanın niçin hala parmak emdiği, ‘bezi ne zaman atacağı’ gibi herkesi ilgilendiren konuları ele alıyor.

  • Dünkü yolculuğumuz sırasında mahallenin muhtarı kılığındaki meraklı teyze önce herkesin yaptığı gibi kuzenimin ikizlerine laf attı. Tamam, güzel. Gerçekten çok sevimliler. Ondan sonra civardaki diğer teyzelerin de katılımıyla (ve amcaların sessizce dinlemeleriyle)
    Bay Her Şeye Karışan

    Bay Her Şeye Karışan

    konuşma giderek ikiz ebeveyni olmanın zorluğuna doğru yönelmeye başladı. En sonunda mahallenin muhtarı meraklı teyze “herkesi ilgilendiren” bomba soruyu patlattı: “Tedavi mi?”

    İçimden “Pardon ama size ne?” ile başlayıp “Hayır efendim, tedavi değil, aşk çocuğu. İsterseniz nasıl olduğunu anlatayım, ya da çizmemi mi tercih edersiniz?” şeklinde fantastik bir cevap hazırlarken kuzenim bütün zarafeti ile cevabı geçiştirdi.

  • Başka bir gün yine ikiz bakımının zor olup olmadığı Çek Çek ahalisinin gündemdeydi. Oradan buradan katılım ve örneklemelerle tek başına altından kalkılamayacağı, mutlaka iyi bir bakıcı olması gerektiği konusunda hemfikir kalındı, ve kuzenimin bakıcısının “iyi bakıcı” sınıfına girdiğini öğrenen herkes rahat bir nefes aldı.
  • Bugün ise Deniz’in başparmağı gündeme damgasını vurdu. Uykusu geldiği için bir elinde Mumu parmağını emen Deniz yanımızda oturan teyzelerde dehşet uyandırdı. “Ayyyy, parmağını mı emiyor, çok fena… Cık cık cık… Nasıl bırakacaksınız?” diye soran anneanneye “Doktoruyla da, dişçiyle de görüştük. Bir süre daha emmesinin sakıncası yok” diye cevap vermeye çalışırken diğer yanımdaki mahallenin muhtarı teyze hemen atladı: “Acı oje sür. Benim kızım da aynı şeyi yapıyordu, ben de çok sinir oluyordum. Acı oje sürdüm, bir daha yapmadı.” Tam ağzımı açmış gözümü yummuşken karşımda duran Deniz’in Babası’nın “sinir oldu diye çocuğunun parmağına acı oje süren birine gerçekten laf anlatmaya değer mi sence?” türünden bakışları üzerine “Ben öyle bir şey yapmam” diyerek geçiştirdim.
"Lütfen anneme istemedikçe nasihatte bulunmayın. Teşekkürler."

"Lütfen anneme istemedikçe nasihatte bulunmayın. Teşekkürler."

Başkalarının işine burnunu sokmak sadece bu sitenin Çek Çek’ine özgü bir olgu da değil:

  • Deniz’le parkta İngilizce konuştuğumu gören teyzeler “Kızım, neden İngilizce konuşuyorsun oğlanla? Babası mı yabancı?” diye sormaktan çekinmemişlerdi. Ben de iki saat “Hayır, çocuklar 5 yaşına kadar bir o kadar dil öğrenme kapasitesine sahipler… Biz zaten Amerika’da yaşıyorduk, vesaire vesaire…” diye uğraşmamak için “Hı-hı” deyip geçiştirdiğimde aldığı onay niteliğindeki cevap üzerine pek bir rahatlamıştı yaşlı teyze… (Bkz.: Babası Yabancı mı?”)
  • Alışveriş merkezinde pusetinde uyuyan bebeğim ışıktan rahatsız olup uyanmasın diye üstüne ceketimi kapattığımı gören bir yaşlı teyze “Pardon, onun içinde bebek mi var?” diye sorduğunda “Evet” cevabını alınca ağlamaklı olmuş “Kızım öyle şey olur mu?! Nefessiz bırakacaksın çocuğu” diye bağırıp çağırdıktan sonra hem Deniz’i uyanmanın eşiğine getirdiği hem de beni “kötü anne” olarak herkesin ortasında azarladığı için bu sefer benim ağlamaklı bir sesle telefona sarılıp annemi aramama sebep olmuştu.

Ey yabancılar, yaşlı teyzeler! Kötü niyetli değilsiniz biliyorum. Ama lütfen, LÜTFEN biz anneler istemeden, sormadan akıl vermeyin. Anneyle çocuğu arasına girmeyin. Başkalarının çocuklarına nasıl sahip oldukları gibi özel konulara karışmayın. Emziğin tu kaka olduğunu söylemekten vazgeçin. “Hala altına kaka mı yapıyorsun? Artık büyüdün, abi oldun” gibi yönlendirmelere çocuğumu sıkmayın. Bunlar olmaya devam ettikçe benden aynı cevabı alacaksınız: “Size sormadım, teşekkürler!.. “

Yanlış mı düşünüyorum?

(Blogcu Anne’den bebek ürünleri üreten tekstil firmalarına çağrı“Doğuştan bilmem ne spor’lu” ya da “Benim babam senin babanı döver” gibi klişe mesajlar veren t-shirt’ler yerine yukarıdaki önlük gibi biz annelerin kaygılarını dışa vuran ürünlerin kapış kapış gideceğini düşünüyorum, haberiniz ola.)

5 yorum

  1. Ama şekerim… Onu yapmazlarsa geceleri uyku uyuyamazlar ki… Bebekken daha fazla müdahale ediyor bu teyzeler… Mesela kalın astronot giydirirsin kışın çocuk hareket edemez(zaten mecalide yoktur:)) "Ayyy kızım bu çocuk battaniyesiz üşür. Örtsene!" "Üşümez üşümezzzz!" repliklerim çok olmuştur. Ya da yeni bi hikaye:
    Uçakta kucağımda uyuyan Tan'ın buram buram terlemesinden dolayı üstünü örtmedim. Yan koltuktaki teyze "Üstünü örtsene kızım üşür!" bendeki cevap aynı "Üşümezzzzz"

    • Bu teyzeciklerin iyi niyetle hareket ettiğini biliyorum. Hatta zaman zaman "Acaba yaşlanınca ben de böyle olacak mıyım, onun bunun çocuğuna karışacak mıyım?" diye de soruyorum kendime… Keşke kimse kimsenin çocuğuna karışmasa… Herkes de rahaaaat bir uyku uyusa 🙂

  2. Bana hamileyken başlamışlardı. Hamileliğimde çok kilo almamıştım. (7 aylık hamilyken 6 kg almıstım) Beni o halde gören bir teyze sokak ortasında beni azarlamıstı. Hem cok hızlı yurudugum icin, hem de cocugu dusunmeden kiloma dikkat ettigim icin. Yani onun cıkarımı oydu. Halbuki elimden geldigince saglıklı yemek yiyordum ve doktorum gidisattan cok memnundu ki cocugum 4kgnun uzerinde dogdu. Soktan ve hamilelikten olsa gerek, teyzeye hic cevap verememistim. Saskın bir sekilde yurup gitmis ve kendimi yalnız yururken cok kotu hissetmistim. İcimde kaldı hala. O hamile psikolojisiyle acaba yanlıs mı yapıyorum diye vicdan azabı cekmistim. Dktoruma sormustum. Neyse ki kendime getirdi beni. Simdi o teyzeyi bulup 4 kgdan buyuk dogurdum teyze, hem de o yuruyusler sayesinde ilacsiz normal dogumla demek istiyorum! Maalesef herkes cok bildigini sanıyor ve isin kotusu insanı nasıl kotu etkileyebilecegini dusunmeden konusuyor…

  3. ben de büyüklerin sacma sapan her şeyi bilen tavırlarından ve hayatımıza sürekli müdahale etmelerinden nefret ediyorum..herşeyi sınırlarınıza girerek kurcalarlar ve üzerler..kızımın küçük olmasına,emziğine,yemek yiyişine herşeyine müdahale etmişlerdir ama sonunda da güzel bir laf yiyip susmuşlardır.artık canıma tak etmiş ki tıkıyorum ağızlarına lafları..bu benim cocugum..eğrisiyle doğrusuyla ben büyütmek istiyorum..lütfen izin verin…

  4. Ben yaptırıcam kendime bu tshirtlerden. Parka giderken giymek için. (Türkçesini hazırlatıyorum ama, korkup kaçsınlar diye.)