0 Yorum

Yavru Kedi İsteyen Parmak Kaldırsın!

yavru kedi

“Size BABA diyebilir miyim amca?”

Sağ olsun kız kardeşim nerede yaralı kedi, sakat karga, kanadı kırık martı bulur, eve getirir. Kim kimi buluyor bilmiyorum, ama annemlerin evinde sürekli bir yaralı hayvan trafiği yaşanır.

Bugüne kadar bunlara seyirci kalıyordum. “Allah aşkına bulma şunları!” demekle yetiniyordum. Ama bu sefer durum farklı. Nitekim kardeşimin geçen hafta iş dönüşü yine sokakta bulduğu yavru kedi şu anda bizim evde konaklamakta… Çünkü kardeşimin (yine seneler önce sokaktan topladığı) cazgır kedisi evde başka bir hayvanı birkaç saatten fazla barındırmıyor.

Kediciğe araba çarpmış, sağ ön bacağını fena ezmiş. Kardeşim olayın üzerinden kısa süre geçtikten sonra bulup hemen veterinere götürmüş. İlk etapta bacağındaki kırığın çok kötü olduğu, bacağının kesilmesi gerektiği söylenmişti. Ancak sonradan görünürdeki kadar kötü olmadığı anlaşıldı. Dolayısıyla kazadan geriye topal bir bacağı, bir de yüzünde minik bir yara izi kaldı. Ancak onun dışında çok normal, çok hareketli, çok sevimli bir yavru kedicik…

Açıkçası onu eve ilk alırkenki plan biraz büyüyüp serpilene kadar bakmak, bu sırada bir yuva bulmaya çalışmak, bulunamazsa da sokağa bırakmaktı. Ama ev hayatına giderek alışan bir kediyi sokağa bırakmaya vicdanımız ne kadar razı olacak, bilemiyorum. Daha doğrusu şu noktada sokağa bırakamayacağımızdan eminim.

Kediyi ilk eve getirdiğimiz günler pek bir çekingendi. Biz de çok takılmıyorduk açıkçası… Odadan çıkmıyordu; zaten Paphia’dan da çok korkuyor, hatta boyuna posuna bakmadan pıhlıyordu köpeğime.

Ancak son bir iki gündür zannedersiniz ki dünyaya gözlerini bu evde açmış kendisi. O koltuk senin, bu oda benim geziyor. Paphia’ya alışmanın ötesinde, hayvancağızımın iyi huyunu suistimal ederek kuyruğuna falan pati atmaya başladı. Zavallı Paphia da geçici de olsa üstüne kuma gelen bu minik kediye bir yandan aldırmamaya çalışırken diğer yandan da kedinin mamasını o içeride oyun oynarken götürüyor.

Durumdan en az şikâyetçi olan tabii ki Deniz. Sabahları gözünü açar açmaz “Where’s the kitty?” (Yavru kedi nerede?) diye soruyor. Her ne kadar kedinin geçici olarak bizde kaldığını, birkaç gün sonra “annesinin yanına” gideceğini söylesek de gelene geçene “Biz kedi aldık!” ya da “Bizim evde miiiiiinicik bir kedi var” diye anlatıyor. On üç yılı aşkın yaşıyla oyun oynamaktansa dinlenmeyi tercih eden Paphia’nın tam tersine yerinde duramayan bu minik kedi Deniz’le sürekli kudurduğundan olsa gerek, çok eğleniyor onunla.yavru kedi

Anlaşılacağı gibi evde tam bir şenlik havası var. En kısa zamanda bu fırlama kediye bir yuva bulmamız lazım, yoksa neler olacak bilemiyorum.

Kedinin özellikleri şöyle:

  • 3 aylık
  • Erkek
  • Topal, ama Allah’a şükür tırmanmadığı yer yok
  • İlk aşıları yapıldı
  • Arkadaş canlısı, çok sevimli, yumuşak huylu, acayip oyuncu
  • Tuvalet eğitimi var
  • Köpekle anlaşabiliyor

İlgilenenler benimle  iletisim@blogcuanne.com adresinden iletişime geçebilirler.

Bu da ilginizi çekebilir: Yavru kediye yuva bulundu!

suiistimal