5 Yorum

Deniz’in kitaplığında yer almayacak olan bir kitap: Lütfen de, Hande!

Lutfen De, Hande!Deniz’in Kitaplığındaki kitapları tanıtmanın tam tersini yapacağım bu sefer: Kitaplığında olmayan, ve olmayacak bir kitaptan bahsedeceğim.

Bu aralar Deniz’e öğretmeye çalıştığım şeylerin başında evin öbür ucundan “Anneeaaaah! Come!” diye bağırmamak ve ben başkalarıyla konuşurken kendisi bir şey söylemek istediğinde sözümün bitmesini beklemek, durmamacasına Anne-Annee-Annee dememek geliyor. Çocuğa görgü kurallarını öğretmek için hiçbir zaman erken olmadığına inandığım için çok küçük yaşta teşekkür etmeyi öğrendi Deniz. “Lütfen”i ise -yer yer kendini iş verenim gibi gördüğünden midir nedir- kafasına göre kullansa da işine gelince (örneğin dondurma isterken) çok güzel söyleyebiliyor (Anne, can we pleeeease get some ice cream?). Ancak -muhtemelen yaşı itibarıyla- bu söz kesme ve avazı çıktığı kadar bağırarak konuşma konusunda daha kat etmemiz gereken çok yol var…

Birinden bir şey alınca teşekkür etmek, arkadaşının oyuncağını kırınca özür dilemek gibi konularda kitaplığımızdaki Excuse Me: A Little Book of Manners kitabının büyük etkisi olmuştu. Ben de yine böyle bir arayışa girerek geçen gün D&R’ın yolunu tuttum.

İstinye Park’taki D&R’ın çocuk bölümü yeni bir reyona taşınmış; bütün kitaplar birbirine girmiş. Özellikle aradığım birkaç kitabı bulamadıysam da elime Lütfen de, Hande — Sıra dışı bir öykü başlıklı bir kitap geçti. Sayfalarını karıştırdım. Özetle, inatçı ve bencil bir çocuk olan Hande görgü kurallarından bihaber, her şeyi emir kipinde söylemekte ısrar eden bir kız. Sayfaları çevirdikçe Hande’nin farklı isteklerini kaba bir şekilde dile getirdiğini ve anne-babasının “Lütfen de, Hande!” hatırlatmalarına kulak asmadığını görüyoruz.

Derken günlerden bir gün Hande’nin papağanı kaçınca Hande “Yeni bir hayvan isterim de isterim” diye tutturuyor. Babasıyla evcil hayvan mağazasına gidiyorlar. Onu istemem, bunu istemem derken bir kartalda karar kılıyor. Babası ilk başta tereddüt etse de razı oluyor.

Lutfen De, HandeBu noktadan sonra benim beklentim Hande’nin başına bir iş gelip bundan ders alması ve isteklerini nazikçe dile getiren bir çocuk olarak mutlu mesut hayatını sürdürmesiydi. Ancak böyle bir beklentide bulunurken bu kitabın “sıra dışı” bir öykü olduğunu unutmuşum.

Nitekim olaylar hakikaten de sıra dışı bir şekilde gelişiyor. Hande’nin “İsterim de isterim!” diye tutturduğu kartal, bir sonraki sayfada kızgın bakışlarla Hande’yi pençeleriyle kaptığı gibi tutmuş, uzaklara uçuruyor. O günden sonra da Hande’yi bir daha gören olmuyor; sadece ara sıra uzaklardan “Birisi bana yardım etsin! LÜTFEEEEN!” diye bağıran sesi duyuluyor.

O noktada Deniz’le bu kitabı okuduğumuzu gözümün önüne getirdim. Muhtemelen kitabın bitiminde suratında bir gülümseme olmaz, korkuyla karışık bir şaşkınlık ifadesi belirirdi diye düşündüm. “Ama… Ama ne yapıyor Hande?” gibi, Hande’ye ne olduğunu anlamasına yardımcı olacak sorular sorardı.

Sonuç olarak bu kitabın vermeye çalıştığı “kötü çocukları öcüler yer” mesajının Deniz için uygun olmayacağına karar verdim.

Orijinali Say Please, Louise – A Cautionary Tale olan bu kitap, Phil Roxbee Cox tarafından çocuklara ders verme amacıyla yazılan bir serinin parçası. Amazon.com’da bu serinin değerlendirmesinde kitapların çok küçük yaştaki çocuklara doğruyu ve yanlışı anlatma kaygısı güttüğü, özellikle 4-8 yaş arası çocuklara yanlış tavırlarını düzeltmelerine dair uyarıları dikkate almadıkları takdirde bunların doğuracağı sonuçları anlatma çabasında olduğu yazılmış.

Tamam, Deniz henüz 3 yaşında bile değil. Böyle bir hikayeden yaşı biraz daha ilerleyince belki de korkmayacak… Ama yaşı daha büyük bile olsa bir çocuğa “İyi davranmazsan anneni-babanı bir daha göremezsin” mesajı vermek doğru gelmedi bana… Dolayısıyla Lütfen de, Hande Deniz’in Kitaplığı’nda yer alamayacak.

5 yorum

  1. Okuyunca yazini blogcu anne, okunmamasini tavsiye edecegim benimde bir kac kitap var paylasmak istedim. Turkce kitap okusun kizim diye edindigim bir kac kitap oldu, Cemile serisinden.

    Cemile altina yapiyor birinci kitap. Cemilenin bir arkadasi var, altina kaciriyor cisini, ve cemile ayisina: O arkadasim bugun okula gelmedi muhtemelen altina kacirdigi icin annesi ona yemek yerine mama vermeye baslamistir, altini bagliyordur diyor ve Cemile devam ediyor: O yuzden hala arkadasim olmasini istermiyim bilmiyorum diyor, nasil bir mesaj bu; kizim altina kacirirsan, seninle arkadaslarin bebek diye dalga gececek, ve arkadaslarin seni istemeyecek mi? Kitabin devaminda Cemile de altina kaciriyor oyun oynarken, saklaniyor, agliyor, annesi sonunda gelip buluyor, oksuyor seviyor, altini baglamayacagini, onun hala yemek yiyecegini soyluyor tamam ama genede en bastaki mesaj cok pozitif gelmedi. Cocugun icinde zaten boyle bir kaza yaparsam korkusu var ki bu kitabin basindaki anlatimda Cemilenin arkadasi hakkindaki dusunceleri bu korkuyu pekistirecek yonde, kaza yapma korkusu sonuclarindaki olumsuz dusunceleri destekliyor diye dusunuyorum.

    Ikinci kitap Cemile kotu soz soyluyor. Bu kitapta Cemile ayisina aptal, salak gibi kotu laflar soyluyor babasi farkediyor, oyle soylememelisin diyor, annesine donup Cemile peki yalniz basinayken soyleyebilirmiyim diyor anneside olabilir diyor. Bilin bakalim ne oluyor, Cemile tuvalette yalniz oldugunun farkinda oldugundan tuvalete girip ayisina orada bagirip cagiriyor, hatta eve oynamaya gelen arkadasi ile tuvaleti bu amacla kullanmaya basliyorlar. Verilen mesaj galiba kotu soz soyle ama yalniz basinayken soyle, benim cocuguma ogretmeye calistigim kotu soz nerede olursa olsun soylenmemeli yi yikti gecti bu kitap.

    Kitap olmasada , bir Elmo CDsi Turkcesini aldim ondada hayal kirikligi yasadim, "Hadi anlat evlat" seklindeki konusmalar, "Bay saftrik", soz kesmeler vb leri pek uygun bulmadim ki ayni CDnin orjinalinde bu tip konusmalar yok.

    Malum Blogcu anne, gidipte kitapciya elime alip inceleme durumum olamiyor bu kitaplari yada CDleri, internettende siparis verince surprizlerle karsilasiyor insan, neyse ben umidimi kestim Turkce kitap bulma sevdamdan, buradaki kitaplara donus yaptim, en azindan icini okuyorum da oyle aliyorum. Ama duydumki Is bankasinin cocuk kitaplari bayagi iyiymis, dedigim gibi duydum sadece, arastiracagim en kisa zamanda.

    Sevgilerimle,
    Feryal

    • Böyle şeyleri duyunca bu kitapları yazan (ya da Cemile serisinde olduğu gibi çeviren) insanlarda hiç mi sağduyu yok diye düşünüyorum. Cemile hakkinda duyduğum ilk şikayet de değil bu… Kaş yapayım derken göz çıkarttıracaklar insana…

      Ben kitaplarda yazım hatasını affedemiyorum, değil ki böyle saçmalıklar olsun…

      İş Bankası yayınları hakkında ben de olumlu şeyler duydum ancak sanırım -ki bunu araştırmışlığım yok, kulak dolgunluguyla söylüyorum- biraz daha büyük yaşta çocuklara yönelik yayınları var.

      Orada güvenilir Türkçe yayın bulma sıkıntısı yaşıyor olmanı anlıyorum. Ben Deniz'in hem İngilizce hem de Türkçe kitaplarına blogumda yer veriyorum. Belki onlar bir referans oluşturabilir senin için? Tulumba'dan bakarken bunlar gibi tavsiyeleri, yönlendirmeleri esas alsan en azından içeriği hakkında fikrin olur.

      Sevgiler…

  2. benim önereceğim kitaplar aslında her daim sevdiğimiz uçan balık yayınları onlarda da iyi kitaplar olduğu gibi karışık olanları da o yüzden iyice incelemek gerekiyor.canberk in en sevdikleri arasında denizaltı olmak isteyen vapur,kitap perisi,reklamları çizen çocuk ve gezmeyi seven ağaç var hepsi de konulu ve çocukların kişisel gelişimine faydalı kitaplar.
    cemile serisindeki aksaklıkları dikkate alacagım ancak hikayeyi birkere okuyunca bu yaramazlar ezberleyip farklı okuyunca öyle değil deyip itiraz ediyorlar onun için başta inceleyip öyle almak lazim
    mesela bizim aldıgımız ….(ismi simdi anımsayamadım)okula başlıyor diye bir kitap aldıgımızda asırı korku dolu oldugundan degistirip okumak zorunda kaldım .

    • Aynen dediğin gibi… Bir kere okumak yeterli, anında kapıyorlar ve bir sonraki okuyuşunda değişik bir şey söylersen düzeltiyor keratalar…

      Ben kendim aldığım kitapları mutlaka okuyarak alıyorum Deniz'e. (Zaten çok uzun olmadığı için uzun sürmüyor :)) Ama hediye gelenler oluyor, onlarda uygun olmayan içerik olduğunda kitabı yok ediyorum. Atmaya kıyamıyorum -ne de olsa kitap!- ama bir köşede duruyor!