0 Yorum

7. hafta: Tutmayın beni, uyuyacağım!

Deniz’e hamileyken de ilk başlardaki en büyük sıkıntım uykuydu. Mide bulantısı daha sonra başlamış ve baş edilir düzeyde kalmıştı. Ama uyku hali öyle baskındı ki, evden çalıştığım bir gün işyerimle yaptığım yaklaşık 1 saatlik bir telekonferans görüşmesinin neredeyse 20 dakikasında uyuyakalmış, “Sen de aynı fikirde misin Elif?” seslenişleri sonunda tatlı uykumdan uyanmak durumunda bırakılmış ve ne diyeceğimi şaşırmıştım.

Belki de o zamanlar genellikle boş olduğum için, gün içinde canım istediğinde dinlenebildiğim için, üç yaşında bir çocuğun peşinde koşmak zorunda olmadığım için bu kadar yorgun hissetmiyordum kendimi. Fakat şimdi başımı kaldıramıyorum! Her ortamda uyumaya hazırım.

Bilumum rahatsızlıklar

Tam uyku ve yorgunluk dışında bir şeyim yok derken bulantılar da kendini hafiften göstermeye başladı. Sabah uyandığımda midemde bir mızıklık. Bulansam mı, bulanmasam mı cinsiden tuhaf bir hareketlilik. Sinir bir durum…

Parfüm kokularına tahammülüm yok. Deniz’in Babası, evimin direği, seni çok seviyorum ama senin parfümüne (ve genelde erkek kokularına) hiç tahammülüm yok! Boynumda bir yazıyla gezmek geliyor içimden: “Hamileyim! Parfümlüyseniz yaklaşmayın!”

Baş dönmesi had safhada… Sürekli uçar vaziyette geziyorum. Birisi yeri ayaklarımın altından çekip kaydırıyor sanki. Deniz’de bu olmamıştı…

Bir de karın çıktı ortaya. Daha yedi haftalık gebe olmama bakmadan kendini göstermeye başladı. İşin kötüsü benden başka kimse farkında değil bunun kilo göbeği olmadığının. Dışarıdan baksalar “Hayrola? Göbek yapmışın!” diyecekler. Hayır, efendim, hamileyim!

Son üç ay yaşanan ağırlık, uykusuzluk ve bilumum şikâyetler sayılmasa hamileliğin en sıkıntılı zamanları bu ilk haftalar diyeceğim. Nitekim bulantısından yorgunluğa, sinir bozukluğundan sık tuvalete çıkma ihtiyacına kadar her türlü sıkıntıyı hissediyorsunuz. Ama dışarıdan bakınca hamile olduğunuz anlaşılmıyor. Ne kimse size tuvalette sırasını veriyor, ne de yorgunluğunuzdan anlıyor. (Bunları babama söylediğimde “Dikkat ettiği şeye bak!” diye güldü bana.)

New York dönüşünde uçakta koridor koltuğu vermediler diye bir yalvarmadığım kaldı. “Yapmayın, etmeyin. Bakın, yeni hamileyim. 15 dakikada bir tuvalete gidiyorum. Beni insanların ortasına oturursanız ne ben rahat ederim, ne de yanımdaki” diye dakikalarca dil döküp insanların henüz olmayan karnıma şüpheli bir şekilde bakmalarına maruz kaldım. Halbuki yuvarlak bir göbeciğim olsa öyle mi olurdu? Ben daha istemeden en rahat koltuğu verirlerdi bana…

İçeride neler oluyor?

BabyCenter’a göre iki numaranın elleri, kolları belirginleşiyormuş, yakında hareket etmeye de başlayacakmış. Bu hafta bir yaban mersini tanesi büyüklüğündeymiş. Ancak kendisi bu kadar küçük olmasına rağmen rahmim daha şimdiden eski boyutunun iki katına çıktığı için sık tuvalete çıkma problemi yaşıyorum. Birkaç hafta içinde rahim biraz yukarı kayınca bu sıkıntı (üç ay sonra geri gelmek üzere) yok olacak umarım.

Daha önce: 6. hafta: İlk (ve son) doktor randevusu
Sırada: 8. hafta: İçimde minik bir kalp atıyor