0 Yorum

9. hafta: Güle güle ince belim

Şu fani dünyada kendimle ilgili beğendiğim bir şey varsa o da ince belimdir. Daha doğrusu öyleydi — bu haftaya kadar.

Daha önce de söylemiştim, son üç aydaki yorgunluk, uykusuzluk, beş dakikada bir tuvalete gitme, bel ağrısı, kasık ağrısı ve daha nice şikâyetler sayılmasa hamileliğin en sinir zamanları bu ilk dönemleri. Onca sıkıntı yaşıyorsunuz – ha bire tuvalete koşturmanın yanı sıra bir yandan da hazımsızlık ve tıkanıklık problemleri, baş ağrıları, bulantılar, metalik tatlar, vesaire vesaire… Ve ortada gözle görülür bir şey de yok.

Daha doğrusu yoktu. Şimdi kütük gibi olmaya başlayan dümdüz bir belim var. Ama onun neden öyle olduğunu bir tek ben biliyorum. Eşe dosta sorsanız Elif kilo aldı diyecekler. Grrrr….

Uyku hali artık peşimi bırakmayıp gün boyu kepenkleri indirmiş vaziyette gezince çareyi Deniz’le birlikte gündüz uykusuna yatmakta buldum. Artık her gün Deniz okuldan geldikten sonra cep telefonunu kapatıp, diğer her türlü telefonu fişten çekip, Deniz’i de yanıma alıp güzel bir öyle uykusuna yatıyorum. Öyle tatlı geliyor ki bu uykular. Normalde gündüz kesinlikle uyuyamayan biri olmama rağmen Deniz’e ikinci kitabını esneye esneye okuyor olmam da durumun ne kadar ciddi olduğunun göstergesi.

İçeride neler oluyor?

İki Numara üzüm kadar olmuş. Vücudumdaki kan dolaşımı arttığından baş ağrılarım olabilirmiş. Hakikaten de son zamanlarda baş ağrısı çekiyorum. Normalde -hamile değilken bile- ağrı kesicilere çok kolay yönlenen bir insan değilim, hele şimdi hiç işim olmaz demek istiyorum. Ancak doktor Minoset alabileceğimi, nitekim vücudumun beni rahatsız edecek nitelikteki bir ağrıyla savaşmak adına bebeği daha çok sıkıntıya sokabileceğini söylemişti. Yine de idare etmeye çalışacağım bakalım…

Bulantılar artık kabak tadı vermeye başladı. Sabah gözümü açar açmaz “Ben buradayım!” dediği yetmezmiş gibi bir de geceleri mide bulantısına uyanmaya başladım. Böyle bir şey ilk defa oluyor ve inanılmaz sinir bozucu. Gecenin o saatinde bir şey yemek istemiyorum, ancak bir şeyler atıştırmadan da bulantıdan kurtulamıyorum. Mutfağa gidip haşır huşur bir şeyler yiyince bu sefer uykum kaçıyor. Uykusuz geceler için henüz çok erken değil mi?!

Daha önce: 8. hafta: İçimde minik bir kalp atıyor
Sırada: 10. hafta: Mide bulanması… Ve yanması… Ve ekşimesi…