5 Yorum

Neden blog tutmaya devam edeyim?

MomBloggerQuote

“Ben blog tutan bir anneyim. Ancak bu şekilde aklımı koruyabiliyorum.”

Bu yazı, blog tutmaya başlamamın ilk günlerindeki “Neden blog tutayım?” yazısının devamı niteliğindedir.

O yazıya dönüp bakınca blog tutmaya ilk başladığımda özellikle de Türkiye’deki yeni sayılan hayatımla ilgili çok karamsar ve kötümser olduğumu, aynı duyguların kısmen devam etmekle birlikte blog tutmaya devam etmemin başka sebepleri de olduğunu fark ettim. Bu sebepleri, herhangi bir öncelik sırasına koymadan, şöyle özetleyebilirim:

  • Söylenme: Evet, tabii ki yine hayal kırıklığı yaşadığım birçok konu var. Örneğin evimizin hemen arkasında, apartmanların, sitelerin ortasında kalmış bir gecekonduda, kışın yakacakları odunları sağlamak adına testereyle car car kütük kesen insanları nereye şikâyet edebileceğimi bulabilmiş değilim. Daha doğrusu, şikayetlerimden sonuç alabilmiş değilim. Jandarma “Biz ilgilenmeyiz” diyor, Alo Gürültü hattı “Bilmem kaç desibelin üstünde değilse bir şey yapamayız” diyor. Eh, ben de burada söylenmeye devam edeceğim.
  • İç dökme: “Çalışmayan anne” kimliğim hala devam ediyor, görünüşe göre bir süre daha da devam edecek. Bu sırada gönüllü işler, yeri geldi mi ufak tefek projeler yapmaya çalışsam da “sadece benim” diyebildiğim, ne Deniz’in, ne Deniz’in Babası’nın, ne Paphia’nın, kısacası kimsenin burnunu sokamadığı, tamamen bana ait olan bir “oyuncak” oldu bu blog. Kafam kızdı mı yazıyorum, canım sıkıldı mı yazıyorum, faydalı bir şey buldum mu paylaşıyorum ve çok hoşuma gidiyor.
  • Paylaşım: Diğer annelerden çok şey öğreniyorum. Hangi plastik şişeler zararlı maddeler içeriyor, hangi oyuncaklar çocukların gelişimini nasıl etkileyebiliyor gibi trendleri takip ediyorum. Zaman zaman kafama taktığım şeylerin benim hüsnü kuruntum olduğunu başka annelerden duyunca rahatlıyorum (bir ara “Aman Deniz baymasın” diye öğlen ve akşam yemeklerinde farklı menüler hazırlamaya çalışıp kafayı yemek gibi!). Başkalarının da benimle iyi kötü aynı duyguları yaşadığını gördükçe çok da fena bir iş yapmadığımı düşünüyor, rahatlıyorum.
  • İşe yaradığımı hissetme: Önem verdiğim konuların (örneğin doğal doğum, iki dilli çocuk yetiştirmek gibi) başkalarının ilgisini çektiğini görmek, yazılarımın okunduğunu ve anlamlı bulunduğunu bilmek, yazılarımı okuyan insanların vakit ayırıp da üşenmeden yorum bırakması benim için harika bir terapi oluyor.

İşte bu sebeplerden dolayı blog tutmaya devam ediyorum, sonu belirsiz bir tarihe kadar da edeceğim.

Bu arada birkaç kişi “Kardeşim, iyi güzel de orada burada Blogcu Anne yazıp duruyorsun, neden ismini söylemiyorsun bakayım?” diye serzenişte bulunmuştu. Esrarengiz bir kişiliğe bürünmek istediğimden değildi aslında. Blog tutmaya ilk başladığımda kendimi o şekilde tanımlamıştım. “Dikiş dikemem, pasta börek desen elimden gelir ama o kadar, yemek yaparım ama herkes gibi, e ne özelliğim var o zaman? Hmm, ben Blog tutan bir Anneyim, o halde Blogcu Anne’yim” dedim. “Ne de olsa bir sürü Elif var, ben de Blogcu Anne olarak akılda kalayım” diye düşündüm.

Evet, adım Elif bu arada. Tanıştığımıza memnun oldum. 🙂

5 yorum

  1. Merhaba Elif,
    Ben de Elif…Tanışalı oldu biraz blogun sayesinde:) Severek okuyorum yazılarını…Ortak paydamız annelik ve çalışmayan sosyal çalışmacı:) anne olmak…Ben de oğlum doğmadan önce bir sosyal yardımlaşma vakfında çalışıyordum…
    Takipteyim,kolaylıklar…
    Sevgiler…

    • Teşekkür ederim! Desene isimlerimizden başka çocuklarımızın yaşları ve çok uygun bir şekilde yakıştırdığın "çalışmayan sosyal çalışmacı" kimliklerimiz de örtüşüyor 🙂 Çok sevindim bu vesileyle tanıştığımıza… Sevgiler…

      • Ben de çok sevindim:) Az önce son yazındaki haberine de tabii… Miniminicik bebeğinize sağlıkla kavuşmanız dileğiyle…
        Artık kimlikler,sıfatlar çoğaldı sende…Çalışmayan sosyal çalışmacı,blogcu gebe ve anne ve bir eş:)) Ne yapacağız biz tüm bu sıfatlarla:))
        Umarım sağlıklı güzel bir hamilelik geçirirsin…Heyecanla haberlerini bekliyoruz…
        Sevgiler

  2. Bizim evin icinde hala “Blogcu anne” olarak taniniyorsunuz:)
    Elif Dogan diye bahsetsem kimsenin anlayacagini sanmam:)