2 Yorum

Ağız Sağlığı Haftaları

AgizSagligiHaftalari1 Ekim-31 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen Ağız Sağlığı Haftaları kapsamında yurt çapındaki gönüllü diş hekimlerinden randevu alan herkes dişlerini ücretsiz kontrol ettirecekmiş. Toplumun ağız ve diş sağlığı konusunda bilgilendirilmesini amaçlayan ve Colgate ve Türk Periodontoloji Derneği tarafından düzenlenen bu sosyal sorumluluk projesi kapsamında, burada listelenen diş hekimlerine kontrole giderken yanlarından eski diş fırçalarını götürenler bir de Colgate diş fırçası ve diş macunu numunesini hediye olarak alacaklarmış.

Benim gibi diş doktoru fobisi olanları ve (utanarak söylüyorum) acil bir durum olmadıkça diş hekimi gördüğü yerde saklanacak delik arayanları doktor koltuğuna oturtmaya yeter mi bilmiyorum ama çok nitelikli bir proje olduğu kesin. Özellikle de çocukları eğitmek açısından.

Genelde diş doktoruna ne zaman gitsem “En son ne zaman kontrole gitmiştiniz?” sorusunun cevabı “Hatırlamıyorum” olur. Küçükken öyle korkunç, öyle acı verici bir deneyim yaşamıştım ki, bir noktadan sonra tel takmayı bile yarım bırakmıştım.

Efendim, çene yapım darmış da, dişlerim sığmıyormuş da, birbirinin üstüne biniyormuş diyerek tel tedavisi görmem gerektiği aile meclisi tarafından karalaştırıldı. (Bu noktada bu karardan en çok etkilenecek kişinin -ben!- karşı çıkıyor olması neden dikkate alınmadı, bilinmez.)

Nitekim dişlerim düzelmeye başlayıp da inci gibi sıralandığı zamanlardan birinde bu sıralamaya yer açmak için 4 dişimin çekilmesi gerekti. İlk ikisi sorunsuz çekilince diş hekimi şahıs -ki bugün bile herhangi bir dişçi muayenehanesine girdiğimde dizlerimin titremesinin sorumludur kendisi- çok fazla uyuşturucu vermeden dişime asılıp da dişim de çenemi terk etmemek için inat edince bu satırları yazarken bile dişlerimi sızlatan bir acıyla karşılaşmıştım. Hala adamın dişimi çekişi ve benim çığlıklarım gün gibi aklımda…

Agiz Sagligi Haftalari

Blogcu Anne mümkünse o koltuğa oturmasın.

Ondan bir süre sonra da senelerce uğraşıp, muhtemelen annemlere tonlarca para döktürüp, kâh damaklı, kâh sabit derken uzun süre uğraştığım tel tedavisini son iki dişim düzelmeden de yarım bırakmıştım. Bugün alt iki dişim hala çarpıktır. Düşmanlarım çatlasın.

Sonra da ancak polis zoruyla ya da önlenemez ağrılar sonucunda diş doktoruna gider hale geldim. Hala da kontrole gitmek istemem. Ses çıkaran her türlü diş aletinden o kadar çok korkarım ki, son zamanlarda hayatı oldukça kolaylaştırdığı iddia edilen otomatik diş fırçalarından kesinlikle edinemedim. Ben eski usul fırçalamaya devam ederim, teşekkürler.

Neyse, saptı konu… Amacı “ağız ve diş sağlığı konusunda toplumun bilinçlendirilmesi, düzenli olarak diş hekimi kontrolüne gitme alışkanlığı kazandırılması, koruyucu Diş Hekimliği uygulamalarının yaygınlaştırılması ve toplumun ağız ve diş sağlığının gelişimine katkıda bulunulması” olan bir projeyi tanıtmak üzere başladığım bir yazıda böyle korku hikâyeleri anlatmak da biraz uygunsuz kaçtı belki.

Sadede dönelim. Ağız Sağlığı Haftaları’ndan istifade edilmeli. Benim gibi diş hekimi fobisi olanlar bile hiç olmazsa çocuklarının diş sağlığını gözeterek gönüllü diş hekimlerinden randevu almalı ve çocuğuyla birlikte gitmeli.

Bizim ailede bu görev Deniz’in Babası’na düşebilir, o ayrı…

2 yorum

  1. Kendimi bildim bileli diş fırçalama alışkanlığım yok. Bu yüzden dişçilerle aram iyi (iyi olmak zorunda demek daha doğru olur sanırım). Fırsattan istifade gidip bir görüneyim dişçime 😀

    • Kağıt üzerinde de olsa demokratik bir ülkede yaşıyoruz, tabii ki herkes istediğini yapmakta serbest. Bana dersen "Sen dişini günde en az iki kere fırçalıyorsun da ne oldu, en son ne zaman dişçi koltuğuna oturdun onu söyle", sana verecek cevabım olmaz. 🙂