17 Yorum

Thomas’ın Treni

Thomas ve Arkadaşları“60 yıldır 150 milyon çocuğun eğitimine katkıda bulunan Thomas ve Arkadaşları şimdi Türkiye’de!”

Doğan Egmont yayınevi tarafından Türkçe yayınlanmaya başlayan Thomas serisinin Türkiye ve Türkçedeki varlığı bu şekilde duyuruluyor.

Biz Thomas ve arkadaşlarıyla geçtiğimiz yaz tanıştık. Kanada’dan gelen kuzenlerimiz bize üç tane Thomas kitabı getirmişti ve Deniz daha önce varlığından haberdar olmadığı bu kahramanlara anında ısınmıştı. Çizgileri basit, dili basit, hikayeler akıcı ve dili güncel.  Eh, 150 milyon çocuk Thomas’ı sevdiğine göre bir kerameti olsa gerek.

Anlaşılacağı gibi ben bayılmıyorum. Bana Thomas biraz bencil, biraz kibirli geliyor. Ancak güzel mesajlar da yok değil, ve çocukların giden taşıtlara karşı olan zaafları göze alındığında gerek Thomas, Gordon, Percy gibi trenlerden oluşan tren filosunu, gerekse Helikopter Harold ya da Otobüs Bertie’yi neden bu kadar sevdiklerine çok da şaşırmamalı.

Deniz’in trenlere olan ilgisi kısa süre önce babasının ona Thomas, James ve kırmızı bir vagondan oluşan ve kendi tren yollarını kurabildiği bir ahşap tren seti almasıyla daha da arttı. Onlarla yatıp onlarla kalkıyoruz. Böyle olunca geçenlerde bir arkadaşımıza hediye almak üzere gittiğimiz D&R’da Türkçe Thomas serilerini görünce bir tanesini tabii ki edindik. Sonrasında sağ olsun Deniz’in Nunu’su da bir tane daha alınca İngilizce-Türkçe karışık Thomas koleksiyonumuzun sayısı bir hayli arttı.

Kitapları tek tek değerlendirmeyeceğim. Genelde tavsiye ediyorum. Sevmeyen, kendini kaptırmayan çocuk görmedim, duymadım. Bir taneyle başlayın, gerisi gelecektir.

Thomas ve Arkadaşları serisi D&R’da 4,50 TL’ye satılıyor. Kitap Yurdu‘nda 3,51 TL.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

17 yorum

  1. Donları, çorapları, tshirtleri, pijamaları, yatak takımları, lambaları, çadırları, derter kalemi, DVD`si, TV`dek' showu ile başlıbaşına bir pazar bu Thomas. (ben şahsen çok teknik ayrıntılarıyla 7-8 yaş grubuna uygun olduğunu ama, trenlerin hatırına daha küçük çocukların daha çok ilgisini çektiğini düşünüyorum ve trenlerin yüzlerini çok korkunç buluyorum, Dante sevmedi, ileride sever mi bilmem, yani şimdilik Thomas bana komaz 🙂

    • Hah, bak şimdi kanayan bir yarama parmak bastın. Ben ki 30 yaşını aşkın bir insan olarak trenleri korkunç bulduğumu itiraf etmeye cesaret edemiyordum. Ama sayende artık gizlenmek zorunda değilim: "My name is Elif. I'm freaked out by Thomas and Friends" Oh be, Allah senden razı olsun Açalya!.. 😀

      Bu arada Thomas'ın donlarının bizde de olduğunu kabul etmek zorundayım. Anlayacağın bizim evde tam bir teslimiyet var bu korkunç suratlı trenlere karşı…

  2. Elif ben bu tthomastan pek haz etmedim.. pek bencik kibirli dediğinin yanı sıra benim anlayamadığım birşey var. Sürekli bir yarış, cezalandırma, birinin diğerinden iyi olması, "şişko" kondüktör" gibi kavramlar beni rahatsız etti. Ama belki daha ileriki yaşlarda bu kavramlar hayatımıza girecek diye pek yorum yazmadım bu duruma ve evdeki kuzenden gelen cd ile benim heves ve merak edip aldığım iki kitabın kaldırdım. Ve erin de bunu sevemedi Dante gibi.. belki ileride siler. Yerini biz Caillou ile doldurduk :=) Nedense Erin bunu daha çok sevdi: bende 😛
    Trenlerin tipi güzel de hikayelerinden ben pek haz etmedim..

  3. Ayça – sana hak vermiyor değilim.

    Kuzenimin Kanada'dan getirdiği kitaplar 3-4 yaş grubuna yönelikti ve böyle yarış kavramları pek yoktu içinde. Çok kısa cümleler, sade ifadelerle sayılar, hayvanlar, iş bölümü gibi konular vardı. Hatta Deniz'in sayı saymasını da oldukça geliştirdi.

    Gel gör ki sanırım yukarıda bahsettiğim kitaplar (Doğan Egmont'un çevirdikleri) daha ileri yaş gruplarına yönelik. Benim aldığım Thomas'ın Treni kötü değildi, ancak geçenlerde babaanne Gordon ve Thomas Raydan çıkınca diye bir kitap almış. Dün akşam ona göz gezdirdim (bu yazıyı da yazdıktan sonra), onda hakikaten "Ben daha iyiyim, sen daha iyisin" yarışı söz konusu. Belki de dediğin gibi ileriki yaşlarda üzerinde bize ters gelmeyecek bir kavram olacak bu (her ne kadar beni rahatsız ettiyse de), ama o kitap bana da çok hitap etmedi.

    Keşke Deniz de Dante ve Erin gibi Thomas'ı sevmemiş olsaydı… Ben de evin içinde sürekli onları görmek zorunda olmasaydım. Ancak trenlere o kadar kafayı takmış vaziyette ve onlarla o kadar güzel oynuyor ki seyretmekten başka bir şey yapamıyorum!

  4. Evet benim elime geçen ilk kitap raydan çıkan kitaptı:=))
    bir de dvd var bir tane treni cezalandırıyorlar önünü duvarla örüp orada bırakıyorlar taaa ki bir tanesi onun önünde bozulup daha genç olanı da itmeyi beceremeyene kadar. Sonra eh madem öyle gel sen bizim işimize yarayacaksın diyip duvarı kaldırıyorlar!! :=))) şaka gibi izledim Erinle beraber ve çocuğum bana şunu sordu " anne trene neden ceza yazıyorlar??" :=)) gülim mi ne diyim bilemedim.. biz de şimdilik kaldırdık bu kitapları :=) ama trenini görünce çok hoşuna gidiyor sadece seyretmiyor "aa bak berkauyın treninden" diyor berkay kuzeni bu arada :=)
    sen bir de şunu dene : http://hayalalani.blogspot.com/2009/09/yln-annesi
    öptüm:=)

  5. Off, bayağı kötüymüş bu yahu… Bir nevi okul öncesi korku filmi gibi.

    Verdiğin adresi incelemekle meşgulüm şu anda. Caillou'nun annesinin yerinde olmak istedim ben de 🙂

  6. Alpay bana diyor ki .. tamam bu çizgi film uygun ama sen de seyret lütfen !!:D heheh

  7. Uzun zamandır, söylemiştim ya, çok severek izliyordum siteyi, ama son süt yazışmamızdan sonra ziyaret edememiştim. Böyle çok daha iyi olmuş tasarımı. Yüzünüzü görmek de daha canayakın geldi.

    Thomas meselesine gelince, bugün, ne tesadüftür, kendi blogumda yazdım bu konuyu. Benim oğlum tam bir Thomas delisi çünkü. Vakit ayırabilirseniz bir göz atın. Karakterleri de ayrı ayrı betimlemeye çalıştım. Thomas'taki ana tema, ilk 26 kitabı kaleme alan Wilbert Vere Awdry bir rahip olduğu için olsa gerek, "kibir"dir. Örneğin, raydan çıkan kibirli, küstah, rekabetçi bir lokomotif bir gün önce alay ettiği kıdemli, köhnemiş bir buharlının yardımıyla kurtarılınca dersini alır. Temelde rekabet gibi kötü tınlayan bir konunun işlevi, yardımlaşmayı, paylaşımı, herkesin (antropomorf trenler bunlar) apayrı bir işlevi, yararlılığı olduğu konusunu körüklemektir. Ayrıca emektarlık, acemilik, deneyim, doğru iş görme ve hoşgörü, şakacılık (ama alaycılık değil), tevazunun ve bilgeliğin zaferi sıkça işlenen fikirlerdir. İyi-kötü ayrımı benim bildiğim tek bir öyküde biraz fazla netleşir, ödül-ceza sistemine gelince, adam bir rahip evet, ama bu hikayelerin 1943 yılında, dünyayı Hitler egosu (kibri) kasıp kavururken kaleme alındığını ısrarla vurgulayan araştırmacılar da var. Bu açıdan Sodor Adası'ndaki ceza-ödül sistemi çok ayrı koşullar içinde değerlendirilmeli belki. Bugünün çocuk-büyük ilişkisine uymayabilir, o ayrı.
    Sanırım bizdeki çevirilerin eksik gedikliği, kitapların Thomas evreninin başı sonu bilinmeksizin rastgele seçilerek rastgele kısaltılarak çevrilmiş olması olumsuz fikri daha bir güçlendiriyor.
    Ayrıca, rahip 1972'de yazmayı bıraktıktan sonra oğlunun kaleme aldığı 14 Railway Engines kitabında bazı eleştirileri ortadan kaldırabilecek yumuşamalar da oluyor, dişi karakterlere daha etkin roller verilmesi gibi mesela.
    Sanırım siz de bizim gibi Anadolu yakasında oturuyorsunuz, Deniz de yabancı dil öğreniyor, Kadıköy'deki Greenhouse kitabevine bir uğramanızı tavsiye ederim. Orada orijinal Thomas'ları bulmak mümkün. Olmadı internette de ailenin resmi sitesinde, sanayiden geçmemiş, orijinal kitaplar satılıyor. Ben kendi adıma Thomas'ın dünyasını seviyorum, oğlum dirayet etme, paylaşma ve rekabetin beyhudeliği konusunda, aklının erdiğince bir şeyler öğrendi. Trenlerinden de hiç ayrılmıyor. Bana da nedense çok sevimli geliyorlar.
    Thomas'tan hemen vazgeçmeyin derim, hele ki ufaklık seviyorsa.
    Sevgiler.

    • Esra yazdıkların için teşekkürler. Ben ilk olarak çeviriden şüphelendim sonrasında da çok eski olduğu için yazıldığı zamandan da etkilenmiş olabileceğini düşündüm.
      Yani haklısın.
      AMa bizim için erken kavramlar oldu.. niye ceza kesti şişko amca sorusuna ben cevap bulamadım:=)) -oğlum 2.5 yaşında- belki 4e yaklaşırken bir kere daha deneyebiliriz. Bizi şimdilik Caillou kesiyor. Hem oğlumun hem de benim anne olarak öğreneceğim çok şey var bu çizgi filmde :=))
      Sevgiler.

    • Sevgili Esra – çok teşekkür ederim bu aydınlatıcı yorumun için. Yazını da okudum, harika bir yazı olmuş, Thomas'la ilgili bu kadar detayını hiç bilmiyordum.

      Sana da, Ayça'ya da çeviri sırasında bazı mesajların değiştiği, hatta anlamını yitirdiği konusunda katılıyorum. Dediğin gibi belki de orijinallerine sadık kalmak önemli. Sanırım daha da önemlisi çocukların yaşına uygun olan kitapları okumak, ki bu Thomas ve Arkadaşları oldukça geniş bir yaş grubuna hitap ediyor. Dediğim gibi 3-4 yaş için yazılmış (ya da düzenlenmiş diyeyim) olan kitaplarında biz bir sıkıntı yaşamamıştık. Anladığım kadarıyla Türkçeye çevrilmiş olan Thomas kitapları daha üst yaş grubuna yönelik.

      Biz Avrupa yakasında oturuyoruz ama Anadolu yakasına da sık geçiyoruz. Greenhouse kitabevini duymamıştım ama en kısa zamanda ilgileneceğim.

      Paylaşımın için tekrar teşekkürler.

  8. Bebek için tebrik etmeyi unuttum. İçeride de, dışarıda da güle güle büyüsün.

  9. Ayça selam,
    Caillou'ya biz de bayılıyorduk, benim oğlum da tam iki buçuk yaşında, çocuğa neredeyse baskı yapıyordum, gel bak Caillou başladı, gelsene, diye. Tam da yuvaya başlayacağı sıralardı, bir-iki ay önce, Caillou'nun orada ne kadar iyi vakit geçirdiğini görmesini istiyordum. Ama bir bölümde, belki izlemişsinizdir, Caillou gece karanlıkta odasında tek başına yatmaya korkar, dışarıda ağaçtaki yaprakların hışırtılarını canavar zanneder vs. Sonra anne-baba gelir ve ona somut gerçekleri gösterir. Oğlumun karanlık korkusunun çok hafiften depreştiği günlerdi, anne-baba Caillou'nun odasına gelemeden bizimki odasına kaçtı ve ne yazık ki bir daha izlemedi. Talihsizlik. Hangisinin hangi teline neyin dokunacağı belli olmuyor bu çocuk kısmının.

  10. Derin de tam bir Thomas hastasi, o kadar guzel oynuyorki o trenlerle ben de hic karismiyorum ve cok hosuma gidiyor. Onlari konusturuyor, siraya diziyor, raylari kuruyor, uzerinde trenler calisinca hele cok seviniyor, neseleniyor. Bizde thomas, percy, salty ve ben var:)) simdi de gordon ve toby'yi istiyor:) hepsinin isimlerini biliyor bizimki, suratlarindan hangisi anliyor…
    Bizdeki kitaplarda da genelde yardimseverlik, paylasim gibi konular isleniyor…Ayca'nin anlattigi da korkunc, cidden korku filmi gibi…neyseki biz denk gelmedik oyle birseye.
    Caillou'yi merak ettim ben de bir bakayim:)

    • Evet, Deniz de bütün trenlerin numaralarını biliyor. Hatta doğum günü partisindeki Thomas'ın üstünde 3 numara görünce "Bu Thomas değil, bu Henryyyyy!" diye isyan etmişti 🙂

      Bu arada Deniz'in Halası Amerika'dan Hero of the Rails adında bir film göndermiş. Yaşına uygun, içinde yukarıda konuştuğumuz unsurların olmadığı, Deniz'in çok keyif aldığı bir film: http://www.amazon.com/Thomas-Friends-Rails-Greg-T

      Sanırım son dönem (çeviri olmayan) kitaplar ve filmler bu kibir, çekişme unsurlarını pek içermiyor.

  11. Vallahi cingoz bunlar:) hepsini biliyorlar…Evet biz de seyrettik o filmi, boyama kitabini da aldik:) guzel bence de…Derin de bayiliyor zaten thomas seyretsin:))
    Deniz'le Derin bir gun tanisirlarsa artik thomas trenleriyle oynar dururlar:)

  12. cocukların hepsi bu hikayeleri biliyor bilmeyen yoktur yani ama daha da coğunu billiyor o cingö cocuklar