2 Yorum

Lodos Balığı

Lodos BalığıÜniversiteyi okumak için Mersin’den kalkıp İstanbul’a geldiğimde iki şehir arasındaki iklim farkını hissetmiştim. Her şeyden önce Mersin’in insanı bunaltan, duştan çıktıktan beş dakika sonra yapış yapış yapan rutubeti burada yoktu. Güneyin aksine, burada “damda uyuma” diye bir olayı kimse bilmiyordu. İstanbul’da yaz akşamları keyifle uyunuyor, hatta evin konumuna göre bazen pencereleri bile kapatmak gerekebiliyordu.

Ancak, mevsim geçişlerinde nedense sersem gibi gezerdim. Amerika’da yaşamaya başladığımda bu sersemlik hissi yok oldu. Ki, Baltimore da İstanbul’la aynı enlemde olduğundan iklimi benzeşirdi. Hoş, oranın kupkuru bir soğuğu, “freezing rain” denilen, sadece Amerika’nın kuzeydoğu eyaletlerine özgü bir hava olayı vardı, ancak onun dışında aşağı yukarı İstanbul’la aynıydı.

İstanbul’a yaklaşık üç sene önce geri dönünce bu bahar dönümlerindeki sersemlik hissi yeniden başladı. Daha önceleri İstanbul’un havasından mı, suyundan mı olduğuna kanaat getiremediğim bu olayın lodostan (havasından) olduğunu neden sonra öğrendim. Etrafımda tokat yemiş gibi dolaşan bir sürü insan olduğu gibi, bunlara bir de isim takılmış: Lodos balığı.

Vikisözlük‘e göre Lodos Balığı alık, sersem, şaşkın, ne yaptığını bilmez hâlde dolaşan kimseymiş. İşte bugün ben böyleyim.

İki gündür kız kardeşim “Sersem gibiyim!” diye isyanlarda. Bugün sabah bir uyandım (ki birkaç gündür devam eden lodos bugün saatte 45 kilometreye kadar çıkacakmış) ben de aynı sersemlik içindeyim. Hava durumuna bakmama gerek yok, biliyorum ki lodos var.

Öyle böyle değil, bayağı ciddi bir olaymış bu lodos. Bakın neler yapıyormuş insana bu lodos denilen hava olayı:

  • İnsanın çalışma gücünü kırıyor ve iş kayıplarına yol açıyormuş.Lodos Balığı
  • Vücudun hormonal dengesini bozup, psikolojik rahatsızlık yaratıyormuş.
  • Sinir sistemini ve hormonal yapıyı bozuyor, uyuşukluk, baş ağrısı, göz kanaması, ağrı ve sızı, nefes darlığı gibi hastalıklara neden olabiliyormuş.
  • İnsanın uyku sistemini bozuyormuş. Bu rahatsızlık kiminde uykusuzluk, kiminde aşırı uyku şeklinde kendini gösteriyormuş.
  • Bazılarının iştahını açarken, bazılarında da iştahsızlığa neden oluyormuş.
  • Yorgunluk, baş ağrısı, sabahları yataktan kalkamamak, ağrılarla uyanmak gibi rahatsızlıklar yaşatıyormuş.
  • Solunum yollarını etkileyip, nefes darlığı, solunum güçlüğü yaratabiliyormuş.
  • İnsanlarda var olan depresif ruh halini artırıp, insanları daha depresif, daha huysuz, sinirli yapabiliyormuş.

Bunun dışında yıkılan vapur iskelelerine, sabahtan beri bilmem kaçıncı kere devreye giren jeneratöre, bozulan radyo yayınlarına değinmiyorum.

Geçsin gitsin, rahat bıraksın bizi lodos.

Kaynak: Lodos ve poyraz vuruyor, Radikal, 12 Haziran 2003

2 yorum

  1. Blogcu anne bir süredir yazılarını okuyorum benim bir blogum yok ama olursa en kısa zamanda seni haberdar edeceğim. Blogum olmamasına rağmen yorum yapmamın sebebi ise Baltimore'da yaşadığını okumam. Ben de 96-2000 arası Baltimore'da yaşamış idim.2 sene okula yakın olduğu için (Johns Hopkins) 3501 St.Paul ve 2 sene de White Marsh'da oturdum. Sanırım sen de aynı zamanlarda oradaydın. Zaten önceki yazdıklarını okurken de bir yakınlık hissi duyuyordum nitekim bu his çok da boşuna değilmiş.

    • Öncelikle yorumun için çok teşekkür ederim Vuslat! Yorum yapman için blogun olması gerekmiyor tabii, bir şey söylemek, paylaşmak istediğin zaman yazabilirsin, ki öyle yapmana da çok sevindim.

      Senin son senenle benim ilk senem çakışmış demek Baltimore'da. Bahsettiğin yerler ise çok tanıdık. Cadde adresini tam hatırlamamakla birlikte bir arkadaşım Johns Hopkins'in kampüsüne çok yakın oturuyordu, çok gelirdik oralara. Hatta kampüsünde köpekleri falan gezdirirdik. White Marsh'a da sinemaya giderdik hep, orada yaşayan arkadaşlarımız da vardı.

      Çok güzel günlerimiz oldu Baltimore'da. Mutlaka ortak tanıdıklarımız da vardır. Çok sevindim yazdığına… Benim adım da Elif bu arada 🙂