8 Yorum

Hamilelikte doktor seçimi – Benim tecrübem

Doktor SecimiHamilelikte doktor seçiminin ne kadar önemli olduğundan bahsetmiş, doktorunuza güvenmenin (doktorunuzun da size güvenmesinin) sağlam bir ilişkinin ilk şartı olduğunu söylemiştim.

İki numara söz konusu olunca beni destekleyecek bir doktor arayışına girmem gerekti.

Tabii ben de ilk olarak hâlihazırda görmekte olduğum doktorumdan randevu aldım. Hâlihazırda dediysem, zaten Türkiye’ye döndüğümden beri rutin kontroller için iki senede iki kez gördüğüm, doktorluk bilgi ve tecrübesine çok güvendiğim, ancak doğal doğumu desteklemesi konusunda şüpheli yaklaştığım bir doktordu kendisi.

Nitekim doğumunu yaptırdığı bir arkadaşım “Ben sana başından söyleyeyim, o öyle doğal doğum falan yaptırmaz” dediği için de tetikteydim. Ama yine de bir sorayım dedim.

İlk görüşmemizde söyledim: “Sayın Doktor. Biliyorsunuz ben ilk doğumumu da doğal yapmıştım. Herhangi bir tıbbi gerekçe olmaması halinde sezaryen olmaya çok çok karşıyım.”

Cevap?

Önce alaylı bir “Ben seni evde doğurtacağım zaten.” Sonra kız kardeşime dönüp “Sen ütüyü, sıcak suyu hazırla, ben geliyorum.”

Benim ısrarcı olduğumu görünce de “Elif’çiğim. Hele bir o zamana gelelim. Zaten şöyle de bir şey var: Otuz yedinci haftadan sonra, bebeğin akciğerlerinin olgunlaştığı noktada önemli olan onun sağlıkla dünyaya gelmesidir. Nasıl doğduğunun önemi yoktur.”

Nasıl yani NASIL DOĞDUĞUNUN ÖNEMİ YOKTUR?? Bebeğimin doğumunun, onu kucakladığım anın, hayatımın en muhteşem, en beni-baştan-yaratıcı, kendi vücuduma ve kadınlığıma olan inancımı pekiştiren deneyimi olmasının hiç mi önemi yok? Bunu bana, bu işi daha önce hiçbir müdahale olmadan, sancılanarak, bekleyerek yapmış olan bir kadına doğumun ne olduğu hakkında anatomisi nedeniyle fikir sahibi olması imkânsız, doğumu sadece kitaplardan okumuş olan bir tıp doktoru mu söylüyor?

Kendimi çok küçük hissettim. Aldatılmış hissettim. Çaresiz hissettim. O an muayenehaneden koşa koşa çıkıp gitmek, hayatımın en muhteşem tecrübesinin böylesine küçümsenmiş olduğunu unutmak istedim. Çok incindim.

Ve tabii ki yeni bir doktor arayışına girdim.

Etrafıma sordum, soruşturdum. En nihayetinde üçüncü çocuğunu üstelik iki hafta geç doğurmasına rağmen bütün Pazar gününü anneyle hastanede geçirerek doğurtan bir doktor buldum. İlk randevumuzda ben de, Deniz’in Babası da istediğimiz elektriği yakaladık. Doğru seçimi yaptığımızı düşünüyoruz.

Your Best Birth kitabı. D&R'larda satılıyor.

Your Best Birth kitabı D&R’da satılıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Geçenlerde Your Best Birth kitabından ve onun filmi The Business of Being Born‘dan bahsetmiştim. Her ikisinden de öğrendiğim önemli bir nokta şu oldu: Doktorlar canavar değiller. Tüm hastalarını sezaryenle doğurtan doktorlar bile bu işi sırf daha çok para getiriyor, daha az zaman alıyor olduğu için tercih ediyor olmayabilirler. Sezaryeni tercih eden doktorların bunu yapmalarının belki de ilk sebebi eğitimleri sırasında doğuma bir “problemmiş” gibi yaklaşmaları gerektiğinin öğretilmesi. Doğumun kadın vücudunun rahatlıkla altından kalkabileceği bir doğal süreç olmasından çok, ‘kriz yönetimi’ gerektiren, en kısa sürede, en hızlı şekilde çözülmesi gereken bir medikal sorun olduğunun anlatılması… The Business of Being Born‘da tıp fakültesini yeni bitiren doktorlara “Kaç tane vajinal doğuma tanık oldunuz?” diye sorduklarında verdikleri cevap “Neredeyse sıfır” oluyor. Türkiye’de bu oran ne kadar bilmiyorum ama en azından büyük şehirlerde herhalde çok da farklı değildir.

Your Best Birth kitabından:

Doktorlarımızın anormal gebeliklerle ilgili her şeyi bilmelerini isteriz. Nitekim onlara bunun için para ödüyoruz. Ancak, doktorların gebeliğe nasıl yaklaşmaları gerektiği konusundaki eğitimlerini göz önünde bulundurunca birçok doktorun gebeliğe neden “çözülmesi gereken bir kriz” gözüyle baktıkları anlaşılıyor.

Eğer gebeliğinizde sorun var ya da bebeğiniz stres altındaysa, doktorların birikim ve tecrübeleri bebeğinizin güvenle doğması için çok önemlidir. Doktorlar, bundan kırk sene önce hiçbir şansı olmayacak olan bebekleri bugün rahatlıkla doğurtabiliyorlar. Ancak bir konuda bu kadar ehil olmanın bir de dezavantajı var. Eski bir deyişe göre, elinde çekiç varsa, gözüne her şey çivi gibi görünür. Bu benzetmeyi doktorlara uygulayacak olursak, ellerinin altındaki bu kadar muazzam medikal alet ve ekipmanı kullanmak için sebep arıyorlar.

"O kadar becerikliyim ki insan yaratıyorum."

Yukarıda bahsettiğim doktor da kasap ruhlu bir doktor değil. Tam tersi, gördüğünüzde sizi rahatlatan, alanını çok iyi bildiği her halinden aşikâr, çok deneyimli, başarılı bir doktor. Öyle olduğu için de çok hastası var, çok yoğun. Hastalarının başında oturup sancılanmalarını, bebeğin doğum kanalına girmesini, sonra onun çıkışını bekleyecek vakti yok. Muhtemelen bana da kurbanlık koyun gözüyle değil, çözülmesi gereken bir problemmişim gibi baktı. Ama ben öyle olduğumu düşünmüyorum. Benim vücudum da, bebeğim de bu işin üstesinden nasıl gelmeleri gerektiğini biliyor. Buna inanan bir doktor istiyorum ben de…

Doktorlar iyi ki var. Tıp iyi ki ilerledi. Ama bunlar olurken doğumun doğallığı, normalliği, güzelliği keşke unutulmasa… Doktor adayları doğal doğuma tanık olsalar, görseler, öğrenseler. Gebeler doğal doğumu araştırsalar, korkmasalar, kendilerini eğitseler, boyun eğmeseler.

Ne iyi olur…

8 yorum

  1. Kesinlikle düşüncelerine katılıyorum… Türkiye'de özel hastanelerde sezeryan doğum oranı %99muş.ilk duyduğumda çok şaşırmıştım gerçekten, hem doktorların kolayına geliyor, hem doğumdan korkan anneler bunu tercih ediyor…tabiki normal doğumu çok isteyipde tıbbi zorunluluktan dolayı sezeryan olan annelerde var…ben normal doğumu çok istedim ve çok şükür bebeğim istediğim şekilde doğdu…hem bu doğallığı yaşamak gerektiğine inanıyorum hem de doğum sonrası dönem çok kolay atlatılıyor.
    Blogcu annecim dilediğin gibi bir doğum yaşaman dileğiyle…

    • Çok teşekkür ederim Turkuaz. İlk doğumum gerçekten çok güzeldi. Her şeyin yolunda gitmesini ve bunu da aynı doğallıkla gerçekleştirebilmeyi çok istiyorum.

  2. Geçenlerde Vatan gazetesinin haftasonu ekinde eski bir hemşiryle röportaj yapılmıştı. "Kadınlarn biyolojik yapısı normal doğuma uygundur," falan gibi bir açıklama cümlesine rastladım. Nasıl yani?! Neyi kastetmiş olabilirler? Yani kadınlarınki uygun da erkeklerin ki değil mi demek bu? Aa, vay canına! Demek kadınlar doğurabilen yaratıklarmış.
    Sanırım günün birinde sezaryenin en doğal doğum biçimi Olduğunu sanır hale gelecekler. Vajinal doğum mu? Doğum kanlaı mı? Onlar da mitolojilerde geçen,efsanevi kavramlar olarak kitaplarda yazılacak. Kadınların vajinalarından nasıl olup da bebek çıkarabildiklerini insanların aklı almayacak. b

    • Annemin "Vatan'da bir yazı vardı, senin için kesip sakladım" dediği yazı o olsa gerek… (Annemin internetle arasının pek olmadığı aşikar 🙂 )

      Doğal doğum yapan kadınlara genelde ya "Vay be! Ne cesur kadın" gözüyle bakılıyor ya da "Deli midir nedir? Ne gerek var o kadar acı çekmeye" diye küçümseniyor. Benim de başıma geldi. Ben her ikisini de kabul etmiyorum. "Acı çekme cesaretini" göstermiyorum ki ben… Doğal yolu tercih ediyorum, acı onun bir parçası olabilir ama sadece o kadar. "Acı çekmek için" ya da "onca acıya rağmen" yapmıyorum bu işi. Olması gerekenin o olduğunu düşündüğüm için yapıyorum. Canım acıyor mu? Evet, ama unuttuğum ilk şey ve aklımda kalan son şey o oluyor. Olmasa kadınlar üst üste denerler mi böyle bir şeyi?

  3. Seninle ordaymışım gibi hissettim resmen Elif.

    Ne demekmiş nasıl doğduğu farketmez? Hazır olmadan doğan bebeğin travması, vajinal kanaldan geçememenin verdiği enfeksiyona ve alerjiye yatkın olma durumu, fazla aspirasyon sonucu oluşabilecek astım riski… Bunlar ilk aklıma gelenler…

    Tabi ki acil bir durumda sezaryen hayat kurtarıcı, ama rutin olmasını ne aklım, ne bedenim ne ruhum hiçbir yerim almıyor… Anlamıyor.

    Ne yazıkki sezaryen oranı gerçekten çok yüksek bu şehirde… Bazen meslektaşlarımın sitelerini gezerken bunun farkına daha çok varıyorum.. Bir şekilde benim yoluma hep normal doğum çıkıyor, nedendir bilinmez…

    Çok güzel yazmışsın ellerine sağlık…

    • Aynen de öyle demişti inan…

      Ben işin sadece duygusal kısmına değinmiştim. Bir de bahsettiğin, bebek için avantajlı yönleri var tabii ki… Zaten bir doktor olarak bunları görmezden görmesi beni hayrete düşürmüştü!

      Ne mutlu sana ki genelde güzel hikayelerle karşılaşıyormuşsun.

  4. merhaba,

    Ben tüp bebek tedavisi görerek hamile kalabildim.Şimdi hamileligimin 9.haftasındayım ve bende doğal dogum yapmak istiyorum.Araştırdığım kadarıyla tüp bebekte daha da istemiyor dr’lar maalesef doğal doğumu.Neymiş bebekler kıymetli elbette öyle ama bütün bebekler kıymetli degil mi sanki?BEn herşeyi göze alarak doğal doğum yapmak istiyorum tüp bebek tedavisini gerçekleştiren dokoturum iyi bir dr fakat bir tane bile doğal doğum yapmamış, internette herkes sezeryan yaptığını söylüyor ve giden arkadaşlarımda pek doğal doğum taraftarı değil diyor.Hatta başta bakarız olabilir diyormuş ama doğum sırasında sezeryan diyormuş….
    Tüp bebek tedavisinin aşamaları oldukça zor aşamalar zaten bir dr a güvenmek bu konuda oldukça zor..Yarın dr um la konuştuktan sonra yüksek bir ihtimalle bende sizin gibi dr arayışına çıkacagım…Siz bulmuşsunuz umarım bende rahatlıkla bulurum..

    • Daha önce röportajına yer verdiğim bir tüp bebek uzmanı, bu yolla hamile kalmış olmanın başlı başına sezaryen sebebi olmadığını söylemişti: http://blogcuanne.com/2011/12/06/bir-doktorun-gozuyle-kadin-ve-dogum/

      Daha önce burada gebelik günlüğü tutan Nilü de tüp bebek olmasına rağmen Emre oğluna normal doğumla kavuştu.

      Elbette sizin şartlarınızı bilemem, ve tıbbi bilgim olmadığından herhangi bir yorum yapmam doğru olmaz. Ancak içiniz rahat değilse bir doktora daha sorun derim.