13 Yorum

Domuz gribi üzerine bir mini röportaj…

microphoneTam “Domuz gribi vız gelir, tırıs gider. Ne aşıyla işim olur, ne bir şeyle” derken, “Amma abarttılar ha!” diye düşünürken, aşı olmama kararımı vermemde etkili olan üç doktordan biri dediğim, ikinci annem saydığım enfeksiyon hastalıkları profesörü canım halamdan dün bir telefon geldi:

Hala: Elif! Deniz’i üç ay okula gönderme…

Elif: Neee?! Ne diyorsun sen Hala? Neden?

Hala: Domuz gribi yüzünden… O henüz çok küçük. E, sen de hamilesin. İkiniz de risk grubundasınız.

Elif: Halacığım. Canım benim… Sen ne dediğinin farkında mısın? Allah’ın kışında, üç ay boyunca Deniz’le evde ne yapayım ben? Tam da bebek geliyor, okula tüm gün göndermeye başlayacağız derken evde nasıl tutayım? Sonra ne yaparız? Kardeşi geldiğinde okula sepetlenmesini nasıl açıklarız? Hem evde kalsak ne olacak? Markete de mi gitmeyeceğiz? Eve gelen temizlikçi bayana “otobüse binme” mi diyeceğiz? Arkadaşlarımızla hiç mi görüşmeyeceğiz? Ya Deniz’in okula devam eden arkadaşlarından biri bizi ziyarete gelirse? O sabah da virüsü kapmışsa? Eve gelir gelmez elini yıkasa bile şapırt diye Deniz’i öpmeye kalkışırsa? O zaman nasıl engel olacağız?

Hala: Hasta kimseyi eve sokmayacaksınız. Marketten gelir gelmez ellerinizi yıkayacaksınız.

Elif: Peki ben çalışıyor olsaydım ne olacaktı?

Hala: Kadın tutacaktın.

Elif: Halacım seni çok seviyorum ama olacak iş mi bu dediğin? Kafam çok karışıyor, panik oluyorum.

Panik

Panik yok!

Hala: Panik olacak bir şey yok. Aklıselim davranmak lazım. [O sırada NTV’de gösterilmekte olan domuz gribiyle ilgili basın toplantısından bahsederek] Şunu seyret. Panik olarak değil, aklıselim bir şekilde karar ver.

Elif: Senin için söylemesi kolay. Sen işin içinde olduğun için nerede alarma geçmek gerekip gerekmediğini biliyorsun. Normal insan öyle mi? Her yerde bir felaket tablosu, bir kıyamet senaryosu. Ne halt yiyeceğimi şaşırdım.

Hala: Haklısın. Anlıyorum, ama kendini en iyi şekilde korumak zorundasın.

Dünkü bu telefon konuşmamız halamı bir türlü rahat bırakmayan ve çoğu domuz gribiyle ilintili olan başka telefonlarla kesilince yarım kaldı.

Hemen ardından Deniz’in okulunu aradım. Kendilerinin ne gibi önlemler aldıklarını öğrenmek istedim. Aldığım cevap şu yöndeydi: “Normal temizliğimize zaten dikkat ediyoruz. Kapı kulplarının temizlenmesiymiş, ortak alanların hijyeniymiş hepsini yapıyoruz. Bundan böyle daha da dikkat edeceğiz. Bir de bugün bir aletin tanıtımına geldiler. Havayı temizliyormuş. Bizim oldukça aklımıza yattı ve her sınıfa birer tane koymak istiyoruz. Ancak maddi olarak oldukça külfetli ve okulca altından kalkamayız, dolayısıyla velilerden de destek isteyeceğiz. Her sınıftan bir veli sözcüsü seçtik, Deniz’in sınıfından da sizi seçtik, lütfen Çarşamba günü bu aletin tanıtımını izlemek üzere okula gelir misiniz?”

Çarşamba günü gideceğim bakalım.

Halamla yarım kalan konuşmamızı tamamlamak ve içime düşürdüğü kurtları mümkünse ona iade etmek için az önce onu tekrar aradım. Ve kendisiyle mini bir röportaj gerçekleştirdim:

FluManAraştırmacı Blogcu Elif: Halam, sen dün öyle dedin, benim kafam iyice karıştı. Gel şunu bana bir daha anlat.

Enfeksiyon Hastalıkları Profesörü Hala: Bak canım. İster mevsimsel grip olsun, ister domuz gribi olsun bir grup insan var risk altında. Kim bu bir grup insan? Akciğer ya da kalple bağlantılı kronik hastalığı olanlar, kanser nedeniyle kemoterapi görenler, şeker hastası olanlar. Bu kişiler gerek domuz gribine, gerek mevsimsel gribe yakalanmaları halinde ölüm riski taşıyorlar. Dolayısıyla bu risk gruplarındaki kişilerin aşılanmaları lazım.

Bunlara ek olarak mevsimsel gribin risk grubunda bir de 65 yaşın üstündekiler var. Ancak söz konusu domuz gribi olunca tablo değişiyor. Nitekim bu 65 yaş üzeri grubun 1960’larda dolanan bir domuz gribi salgını nedeniyle bu virüse karşı bağışıklık kazanmış olabilecekleri düşünülüyor. Ancak bu sefer de 5 yaş altı çocuklar ve gebeler risk grubuna giriyor. Ve sende ikisi de var.

Elif: Çok şükür!

Hala: Normalde sağlıklı bir insanın gribe yakalandığında ölüm riski 10 binde bir. Risk grubundan olan bir insan için bu binde bire düşüyor. Mevsimsel grip aşısının taşıdığı ciddi yan etkilerin riski (örneğin nörolojik rahatsızlıklar gibi) 100 binde bir. Dolayısıyla mevsimsel grip aşısının zarar verme riski gribin kendisinden çok daha az olduğu için aşı olmak önerilir.

Elif: Peki domuz gribi aşısında durum nedir?

Hala: Domuz gribi aşısında durum farklı. Nitekim onun içinde adjuvan denen maddeden var. Ve onun yan etkisi kestirilemiyor.

Elif: Nedir ki bu adjuvan?

Hala: Adjuvan, aşıyı etkin kılabilmek için katılan bir madde. Adjuvanlı domuz gribi aşısındaki ölü virüs, yani aşı miktarı, adjuvansız domuz gribi aşısındakine göre yarı yarıya. Yani adjuvanlı grip aşısında, adjuvansız grip aşısına göre daha az aşı, daha çok adjuvan var etkili olması için. Ancak bu fazla miktardaki adjuvanın yan etkilerini henüz bilemiyoruz, çünkü aşı çok kısa süredir uygulanıyor.

Elif: Mevsimsel grip aşısında adjuvan yok mu?

Hala: Var. Ama o, domuz gribi aşısındakinin yaklaşık dörtte biri kadar. Ayrıca mevsimsel grip aşısının içindeki adjuvan miktarının olası yan etkileri hakkında elimizde yeterince veri var, çünkü uzun süredir uygulanıyor mevsimsel grip aşısı. Dolayısıyla mevsimsel grip aşısındaki adjuvan miktarının zararsız olduğunu biliyoruz. Oysa domuz gribi aşısı çok yeni, ve içindeki adjuvan miktarı çok fazla. Yani en azından bir altı ay geçmeden yan etkileri hakkında anlamlı veriler elde edemeyeceğiz. Bir tek Amerika’daki domuz gribi aşılarında adjuvan yok.

Elif: E, Amerika’nın canı can da bizimkisi patlıcan mı? Neden biz de adjuvansız aşı almadık?adjuvan

Hala: Çünkü adjuvansız aşıyı üretmek, adjuvanlı aşıyı üretmekten çok daha uzun sürüyor. Dolayısıyla adjuvanlı aşılar kısıtlı miktarda, onların hepsine de Amerika el koymuş durumda. Sağlık Bakanı’nın söylediğine göre adjuvansız aşı Aralık’ta Türkiye’ye gelecekmiş. O da gelirse… En azından o zamana kadar senin gibi gebelerin kendilerini en iyi şekilde korumaları gerekiyor.

Elif: Peki bugün gazetede bir haber vardı, “Şu andaki grip vakalarının hiçbiri mevsimsel grip değil, hepsi de domuz gribi” diye, doğru mu?

Hala: Hepsi olmasa bile yüzde 90’ı öyle.

Elif: Mesela bizim karşı komşunun kızının okulunda da varmış. Hatta kızı da grip olmuş, doktora götürmüşler, ancak domuz gribi testi yapmaya gerek görmemiş. Domuz gribi değil bu demiş.

Hala: İşte bu yüzden çok dikkatli olman lazım. Hasta insanlarla temasta mümkün olduğunca bulunmaman lazım. Anlatabildim mi?

Elif: Çok güzel anlattın ama ne yapacağım konusunda yine de hiçbir fikrim yok!

İşte budur halamla olan mini röportajım.

Yarın Deniz’in okuluna şu hava temizleyici aletin neye benzediğini görmeye gidiyorum. Öğrendiklerimi yine halamla paylaşacağım, çünkü böyle aletlerin iyi çalışanlarının gerçekten etkili olabileceğini, ancak bazılarının da fasa fiso çıkabildiğini, dolayısıyla alette ne gibi özellikler olduğunun önem taşıdığını söyledi. Göreceğiz.

Benim halam aklıselimin önde gidenidir. Gerek doktor olması, gerekse çok mantıklı bir insan olması sebebiyle ailede birçok şeyi ilk danıştığımız kişidir. Dolayısıyla onun endişelenmesi beni rahatsız ediyor.

Halamın bu kadar telaş etmesi benim hamile olmam yüzünden tabi. Risk grubunda olmayan insanların normal gribe karşı nasıl korunuyorlarsa domuz gribine karşı da aynı şekilde korunmalarının yeterli olduğunu söylüyor.

Ben yine de ne yapacağıma karar vermiş değilim. Deniz’i üç ay boyunca okula göndermeme durumu söz konusu değil. Henüz değil. Halam her ne kadar o yönde tavsiyede bulunsa da benim için ve Deniz için böyle bir şeyin ne kadar zor olduğunu anlatabildim sanırım. “Senin kararın” diyor. “Normal şartlarda okula gidecekse aşı olması gerekirdi, ancak şu an tavsiye edemiyorum” diyor. Ben de kendimi iki ucu [kirli] bir değneği tutarmış gibi hissediyorum. Bir yandan abartmak istemiyorum. Bir yandan riskleri aklıma getirdikçe rahatsız oluyorum.

Bekleyip göreceğiz bakalım…

13 yorum

  1. Hemen buraya gel ve adjuvansizindan iki tane vurduralim size 🙂
    Bu arada, biz burda normal grip asisi bulamiyoruz, birak adjuvansizindan domuz gribi asisini… Benim de aklim cok karisik valla.

  2. Elif, dun acile yigenimi goturduk yuksek ates, oksuruk ve kusma sikayetiyle ve sok yasadik megersem bizim mevsimsel gripsandigimiz grip domuz gribiymis. ustelik yigenm bizimle yasiyor ve benim ogumda son 2 haftadir hasta. Doktor buyuk ihtimalle Teoman'in da dmuz ribi oldugunu soyledi.Benim sasirdigim ise butun bunlari hic test yapmadan ve panikyapmadan soylemeleri sanki normalmis gibi. "evinize gidin bol sivi alsin ates icinse tylenol" bu kadar ne test ne bisey.Soylediklerine gore Pittsburgh'daki cocuklarin yarisindan cogunda domuz gribi varmis ve telikeli olanlar bagisiklik sistemi dusuk olan cocuklarmis. Ustelik mevsimsel gribin henuz baslamadigi ve suanda gorulen grip vakalarinin cogu domuz gribiymis. Kafam cok karisik bugun cocuklari okula gondermedik ama bu bir cozum mu bilmiyorum. Bugun tekrar kendi doktorunu aradim ve kendiyapacaklari biseyin olmadigi yapilacak tek seyin evde sivi alimi ve temizlik oldugunu soyledi. Eger istersek acile tekrar goturup swine flu test yaptirabilirmisiz. Elif ilk sorduklari sey hamile varmi evde, cok dikkat et kendine canim. Asiyi burda kimi doktorlar oneriyo kimisi onermiyo neyapacagimi sasirdim

  3. bencede doğruuuuu Amerikaya elifçim bi aşı vurdurup gel, şaka söylemiyorum ya, varsa durumun git gel yanii, bende Türkiyedeki domuz gribi aşılarının bizim ülkemizde denek olarak kullanıldığı haberini okumuştum, tamam herkes ayrı bişey söylüyor ama ne biliyim insan da kulak kabartmadan geçemiyor, bende kızımı oyun grubuna götürüyordum artık 3 ay götürmem en iyisi :/ napalım. yapacak bişi yok:/

  4. Evet bu aralar olan griplerin cogu H1N1, Derin'in doktoru da oyle demisti, %95…5 gun suruyomus, ates inip cikiyomus…Mevsimsel gripten daha fazla tehlikeli olmadigini soyluyorlar…
    Gecmis olsun Dila, senin oglun 2 haftadir hastaysa o baska birsey olabilir (virutik olunca genelde en fazla 7 gun icinde gecmesi lazim), atesi var mi?
    benim oglum da gecen carsamba aksamindan (mevsimsel grip asisi yaptirdik sabahtan) beri hasta, yani burnu tikaliydi, sonra akmaya basladi, oksuruk de var, ates yok allahtan…umarim cikmaz…
    Bu okula gondermeme olayi falan zor karar, blogcu anne…yani o zaman surekli evde mi oturmak lazim? yani disari attigin her adimda bu virusle karsilasabilirsin oyle degil mi? ne biliyim…kendinize dikkat edin!
    Sevgiler…

  5. Elif gercekten cok zor bir karar. Ama burdaki aşılar da gercekten hic guvenilir degil. Gercekten gelicek mi acaba bu adjuvansız aşılar. Bence de gerçekten vurdurulabilecekse gidip Amerika'da aşı vurdurup gelmeyi düşünebilirsin. Yakında toptan tırlatıcaz sanırım

  6. Halanız: “Akciğer ya da kalple bağlantılı kronik hastalığı olanlar, kanser nedeniyle kemoterapi görenler, şeker hastası olanlar. Bu kişiler gerek domuz gribine, gerek mevsimsel gribe yakalanmaları halinde ölüm riski taşıyorlar. Dolayısıyla bu risk gruplarındaki kişilerin aşılanmaları lazım.” .. demiş.

    Benim abim aşırı derecede ağır kalp hastası. Zaten doktorlar ona sıkı sıkı tembih etmişti “gribe yakalanmamak için çok dikkatli olmalısın” diye.
    Sonra annem: hem kalp hastası hem şeker hastası..

    Bugün haberlerde söylediler: “Her kim grip olmuşsa kesin domuz gribidir.”

    Abim de annem de grip oldular ve şimdi iki gündür tam olarak atlaşmış durumdalar. Ben henüz atlatamadım.

    Yani hepimiz grip olduk ve bu da sağlık bakanlığına göre domuz gribinin ta kendisiymiş! Özellikle abimdeki risk çok büyüktü.
    Abimin ayakta kolayca atlatmasının sebebi, her zaman dinlenme halinde olması ve gıdasına dikkat etmemiz.

    Fazla yorulan insanlar, yorgun bitkin bünyeliler ve gıdasız kalanlar, dengesiz beslenenler bu hastalığı kolay atlatamaz diye düşünüyorum. Ki onlar normal bir gribi bile kolayca atlatamaz.

    Neyse, Allah sizi de çocuklarınızı da korusun. Paniğe kapılmayın. Bünyenizi güçlendirin, halanızla irtibatı koparmayın. Kendimizi fanuslara kapatamayız ya…

  7. Herkese yorumları için çok teşekkür ederim. Anlaşılan hamile olsun olmasın, anne olsun olmasın herkes aynı telaşı, kararsızlığı yaşıyor.

    Dila'cığım – Teoman'a da, yeğenine de çok geçmiş olsun.

    Özge – sanırım anlamışsındır, Dila da Amerika'da yaşıyor, dolayısıyla durumlarınız benzer.

    Zeynep, Esra – Aşı olmak için kalkıp Amerika'ya gitmeyi düşünmek istemiyorum. Benden başka bunca hamile var, onlar ne yapacaklar acaba, merak ediyorum. Ancak dediğiniz gibi şu haliyle Türkiye'deki aşıyı olmayı düşünmüyorum. Kendimi korumak zorundayım, yakında boynuma yazı asmayı düşünüyorum "lütfen öpüşmeyelim" gibilerden. Ne kadar şapır şupur bir milletiz yahu! Unutmuşum bu kadarını!

    E. Ali – çok çok geçmiş olsun. Abinizin de, annenizin de sağlıkla atlatmış olduğuna çok sevindim. Umarım siz de kısa sürede toparlarsınız. Dediğiniz gibi sağlıklı beslenen, dinlenen normal insanların hastalığı rahatlıkla atlatacağı düşünülüyor. Dilekleriniz için de çok teşekkür ederim.

    Herkese sevgiler…

  8. ELIF CIM TV BASINDAYIM BUTUN GUN.. TELAS ICINDEYIM.. SANA BISI DEMEDIM. AMA SAGOLSUN GUNER HANIM HER SEYI SOYLEMIS.. EVDEN CIKMIYACASINIZ CANIM.. simdi kaynanaligim tuttu iste.. artik bilemem..

  9. ben o hava temizleyici aletin ne olduğunu sanırım biliyorum. işe yarıyor.
    markasınıda yazim mi ? nikken (doğru tahmin olduğunu düşünüyorum, isteyen varsa bununla ilgili bilgi verebilirim de)
    sadece havayı temizlemekle kalmıyor ortamda hasta olan biri varsa ondan gelen viruslerinide temizliyor.
    ben eve almyı planlıyorum bundan ama tabi iş evle bitmiyor 🙁 yine de önlem .

    • Bugün sabah tanıtıma gideceğim. Eğer senin dediğin şeyse daha fazla bilgi için senin peşine düşeceğim 🙂

      Senin dediğin gibi bir şeylermiş, yanı normal "air pruifier" değil de virüs temizleyiciymiş. Bakalım, göreceğiz.

  10. Bugün sabah 3ncü defa işe kızımla geldım. Çocuğu nasıl oyalayacağımı bilemiyorum itiş kakış bir ofiste.Üstelik herkes çocuk görmemiş gibi bakıyor ve çocuğu işyerine getirmeme ilişkin imalı sözler söylüyor ( ya da bana öyle geliyor) Öğle tatillerinde çocuğu bir yerlere götüreyim diyorum sonra vazgeçiyorum kalabalığa girmeyelim diye. Rutin olarak, "oraya dokunma buraya dokunma" şeklinde azarlayıp oturuyorum çocuğu. Bugün eşimin ( o da doktor) hastaneden getirdiği dezenfektanla heryeri (masayı, kalpı kulplarını, elektrik düğmelerini vs) sildim.Bir taraftan kolonya (artık ne işe yarıyorsa ama en azından ferahlatıyor) bir taraftan Pürel bir taraftan da ıslak mendille günümüzü geçiriyoruz. Bu arada iş yapmak hak getire.Bu bir hafta tatil olmasa "göz görmezse gönül katlanır" şeklinde geçiriyor olacaktık vaktimizi ama şimdi çocuk gözümün önünde olduğu için her dakika "aman orası mikrop" modundayım. Zaten de çok yatkınımdır böyle obsesif, compulsive olmaya. Şimdi tam oldum. Uzun lafın kısası, elbette ki halan doktor olarak hele ki hoca olarak ve de en önemlisi halan olarak en conservative öneride bulunmuş ama ben bunun çare olduğuna inanmıyorum. Risk unsurlarını en aza indirerek normal hayatı sürdürmeye çalışmak en ideal çözüm gibi geliyor bana.Tabi nacizane…

  11. herkese selamlar…elif ve ayca bu alet hakkındaki yorumlarinizi heyecanla bekliyorum…sevgiler,irem

  12. Dün bu aletin tanıtımına gittim. Ancak bize gösterdikleri Nikken değil, EcoQuest Fresh Air diye bir şey… Çeşitli üniversitelerden raporları varmış, şöyleymiş, böyleymiş. Göze fena görünmüyor ama bir bilene sormak lazım. Detaylarını, raporlarını bana gönderecekler, ben de halamla paylaşacağım. Sonuçlara burada yer vereceğim, bizi izlemeye devam edin 😀