5 Yorum

Okul kapatmaca…

OkulKapatmacaGeçenlerde domuz gribiyle yazdığım bir yazıya Ankara’da oturan ve çalıştığı için Ankara’daki okulların tatil olduğu hafta boyunca çocuğunu iş yerine götürmek zorunda kalan bir anne yorum yazmış, bu okul kapanmasından ne kadar olumsuz etkilendiğini anlatmıştı.

Üyesi olduğum yahoo gruplarından birinde de domuz gribi etrafında dönen bir tartışmaya yine Ankara’da oturan ve çalışan bir anne kaldığı zor durumdan yakınarak böyle okul kapatmaları durumunda “Valilik annelere de ücretsiz izin versin madem öyle” demiş.

Bugün Washington Post’ta çıkan bir makaleyi okuyunca bu anneler geldi aklıma. Yazının Türkçe özeti aşağıda. İngilizce orijinali ise burada.

Yazıya göre başkent Washington DC civarındaki okulların bazılarında domuz gribi başta olmak üzere diğer çeşitli hastalıklar yüzünden devamsızlık oranı yüzde 20’ye kadar çıkmış. Buna rağmen bu bölgedeki okullar (bir tanesi hariç) kapatılmamış.

Amerika’nın başka yerlerinde kapanan okullar da varmış, ancak bunlar genelde bir, en fazla iki günlüğüne kapatılıyormuş. Hastalık yüzünden devamsızlık yapmak durumunda kalan öğrencilere okula döndükleri zaman geri kalmamaları ve ödevlerini tamamlayabilmeleri için fazladan zaman verilecekmiş. Ayrıca öğretmenler çocukları geri kaldıkları konusunda paniklememeleri için de rahatlatmaya çalışıyormuş.

OkulKapatmaca2Domuz gribi ilk krizi ilk patladığında hükümet okullarda grip vakası görülmesi halinde kapatmaya gidileceğini duyurmuş. Ancak okul yetkilileri akademik ders yılının bölünmesine karşı çıkınca hükümet de okulların mümkün olduğunca açık tutulmasını, ancak ateş, kas ağrısı ve öksürük gibi belirtiler gösteren çocukların velilerini çocuklarını okula göndermemeleri üzere uyarma yolunu tercih etmiş.

Yazının bence en önemli mesajı şurada yatıyor: “Daha önceleri ateşli bir çocuğu okula göndermek konusunda çok da çekinmeyen veliler şimdi hastalanan çocuklarını evde tutmaya karar veriyorlar. İnsanlar gerçekten bu konuyu ciddiye alıyor ve düşünerek hareket ediyorlar.”

Bu yazı beni düşündürdü. Bizim Sağlık Bakanlığı da “Domuz gribi geldi, geliyor. Yandık, bittik, mahvolduk. Bilmem kaç kişi hastalanacak, şu kadar kişi ölecek” diyeceği yerde “Hastalığın belirtileri bunlar bunlardır. Çocuklarının hasta olduğundan şüphelenen veliler çocuklarını doktora götürsünler ve birkaç gün okula göndermesinler” dese ortalığı daha az birbirine katıcı bir yaklaşım olmaz mıydı? Böylece anneler sağlıklı çocuklarını okul yerine iş yerlerine götürmek zorunda kalmaz, çocuklar okuldan geri kalmamış olur, herkes işine, gücüne, okuluna devam ederdi.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

5 yorum

  1. "Çocuklarının hasta olduğundan şüphelenen veliler çocuklarını doktora götürsünler ve birkaç gün okula göndermesinler"

    E geçen gün doktora gittim ben. Doktor bana şöyle söyledi resmen:
    "Artık tüm gripler domuz gribi sayılıyor. Ölebilirsin de kalabilirsin de, ben grip oldum geçti ben kurtuldum, şimdi şu ilaçları sabah akşam al evinde yat ölümü bekle"

    Sorun biraz da doktorlarda aslında. Önlerine gelen her hastaya eften püften bir bakıp iki hap yazıp "dinlenin" diyorlar sadece. Doktora giden birkaç arkadaşım ile bana yazdıkları reçete aynı hatta.

    Bir de, Ankara'da bu hafta da okullar tatil olacak diye bir duyum aldım ben. Ne kadar doğrudur orası bilinmez.

    • Çok hoşmuş…

      Şunu biliyorum: Dinlenmek çok önemli, ve gerek domuz gribi, gerek bilmemne gribi, yapılacak şey ilaç alıp, bol sıvı alıp, dinlenip geçmesini beklemek. Ama "ölürsen ölürsün, kalırsan kalırsın" yorumu pek iç açıcı olmamış.

      Geçmiş olsun sana, umarım daha iyi hissediyorsundur.

    • Merhaba Ben 11 Yaşında Bir Kız Çocuğuyum Çocuk Bile Olsam O Anda Doktorun O yorumu Vermesi Çok Yalnış Yani Siz Domuz Gribi Olmasanız Bile Psikolojik Olarak "Ben Domuz Gribi Olacağım…"Diye Düşünüpte Olabilirsiniz…Ben Allah İzin Verirse Büyüyünce Bir Çocuk Doktoru Olacağım Ama Doktorunuz Size O Yorum Yerine Ayne Şöye Söyleyebilirdi "Siz Grip Olmuşsunuz Ve Küçük Sandığınız O Hastalık Büyüyerek Domuz Gribine Yol Açabilir Ama Benim Size Verdiğim İlaçları Kullanırsanız Ve Evde Dinlenirseniz Hastalığınız Geçebilir Ve iz Bu Virüslerleki Savaşınızı Yenebilirsiniz Ama Benim Dedikleri Dinlemesseniz Size Kötü Şeyler Olabilir Ve Siz Lütfen Domuz Gribi Olup Öleceğim Diye Kendinizi Psikolojik Açıdan Bozmayın Lütfen"Diye Bilirdi
      NOT:Her Gün Bir Bardak Nar Suyu Ve C Vitamini Alırsanız Domuz Gribi Riskinden Kurtulabiilirsiniz…Blogcu Anne Seni Öpüyorum:)))Geçmiş Olsun…Bu Dediklerim Tek Size Değil Tüm Dünyaya Haberiniz Olsun…

  2. Bu konuya eğildiğin için çok teşekkürler Blogcu Anne! Geçen haftaki okul kapatma maceramızın devamı şu şekilde oldu. En son Çarşamba günü kızımı 3. defa işe götürdüğümde sabah çay almak üzere çay makinesinin yanına gittim. O sırada karşılaştığım Müdürüm bana "bebiş çayı da alıyor musun" dedi. Ben de "huh?" bakışı fırlattım ama bu sırada bir taraftan da "yanlış duyuyorum herhalde ne alaka ya" şeklinde düşünmekteyim. Müdürüm tekrar "hani çocuğu da işe getiriyorsun ya ona da çay al bari" dedi…Ben de "haa" deyip birşey demeden uzaklaştım. Küfrederek masama geri döndüm. Perşembe günü 29 Ekim nedeniyle tatildi Allahtan. Cuma günü de mecburen kızım babasıyla hastaneye gitti (babasının işyeri). Eşimin de işi olduğu için çocuğu hemşirelere emanet etmiş. Onlar da "hadi tıp oynayalım" falan diyerek çocuğu oyalamışlar (belli ki bizimkinin çenesi düşmüş iyice). Bu arada okuldan mesaj geldi "Internet sitemize çalışma dosyaları eklenmiştir" şeklinde. Hafta bitmiş ve bir de baktık ki bir ton ödev. O günü ve tüm haftasonunu ödevleri yapmaya çalışarak geçirdik. Bugün okul açıldı ama bakalım ilk gün nasıl geçiyor ben de akşam eve gidince öğrenebileceğim. Grip tatilimiz çok hayırlı ve de uğurlu oldu kısacası:))

    • Müdürünün yaklaşımı çok mide bulandırıcıymış. Evde çocuğunla kalıp, ofise hepten gitmeyip sıfır iş yapmanı mı tercih ederdi yani? Anlayışsız, kütük kişilikli adam. (Adam sanırım?) Çok sinirlendim inan.

      Böylelikle geçmiş olsun bu zorunlu tatil.