Neler oldu neler…

Şimdi Sarı Çizmeli bana kızacak… “O kadar domuz gribi oldun, hala iflah olmadın. Hala domuz da domuz yazmaya devam ediyorsun” diyecek… Ama ne yapayım? Alışmış kudurmuştan beterdir.

Domuz gribini resmi olarak olmasa da atlatmış bulunuyorum. Yani henüz yedi günü doldurmuş olmamakla birlikte genel olarak ayaklandım, hatta bayram tatilinin başından beri konakladığım annemlerin evini yakında terk edip kendi yuvama döneceğim.

Annemlerin evinde geçirdiğim yaklaşık 10 gün boyunca neler oldu hep birlikte bir göz atalım:

  • Tatile mutlu ve huzurlu bir şekilde başladık. Annemdeki hafif nezle hali dışında kimseciklerde bir şey yoktu.
  • Üçüncü gün bende de aynı nezle halleri belirmeye başladı. “Hay aksi, annemden kapıverdim” dedim.
  • Ertesi gün sabah hafif ateşle uyandım.

Sonrasını biliyorsunuz. Bilmediğiniz kısım daha da sonra olanlar:

  • Virüsü önce bana domuz gribiyle ilgili bir değil, iki röportaj veren doktor halama bulaştırdım.
  • Ardından 88 yaşındaki babaannemi hasta ettik.
  • Ben hastalandığım için benim yanımda yatamamaya başlayan Deniz teyzesinin yatağına taşındı.
  • İki gün sonra kız kardeşim de hastalanınca Deniz üst katta anneanne ve büyükbabanın yanına yerleşti.
  • Evde kalan 7 kişiden 4′ü hastalanıp da Tamiflu kullanmaya başlayınca piyasada zaten zor bulunan Tamiflu stokuna bir darbe de biz vurmuş olduk.
  • Evin içinde hasta olanlar bulaştırmasın, sağlıklı olanlar da hastalanmasın diye maskeyle gezmeye başlayınca birbirimizi tanıyamaz hale geldik, koridorda karşılaştığımızda “Sen kimsin?” diye sorar olduk.
  • Bu sırada (annem tüm gün çalıştığı için) bana bakan halam, Deniz’le ilgilenen kız kardeşim, ve zaten bakıma muhtaç olan babaannem de hastalanınca uzantılı ailemizin diğer fertlerinden ek kuvvet istedik. Diğer halam ve iki kuzenim destek vermek üzere yardıma geldiler.
  • Son olarak babam önceki gün benzer sıkıntılarla “Ayaklarım üşüyor, her yerim ağrıyor” diyerek eve geldi. Onu da alt katta kız kardeşimin odasına yerleştirip kız kardeşimi halamın yanına taşıdıktan ve böylece alt katı “revir”e dönüştürdükten sonra Deniz’in evdeki tek sağlam insan olan annemle kurtarılmış bölge olan üst kata yerleşmesine karar verdik.

H1N1 virüsü bulaştırıcılık hızı aslında düşük olan bir virüsmüş. H1N1 virüsü taşıyan bir insan, virüsü ortalama olarak 1.4-1.6 kişiye bulaştırırmış. Görüldüğü gibi bizim evde bunun bütün olası permütasyon ve kombinasyonları gerçekleşti.

Benden başka kimse test olmadı. Ancak onların belirtileri bana çok benzediği için ve herkesin sıkıntısı ben eve geldikten sonra ortaya çıktığı için onlar da aynı tedaviye başladılar.

Bu süreçten en karlı çıkan Deniz oldu. Kuzenlerim, halamlar, (hastalanana kadar kız kardeşim) sürekli Deniz’i birbirlerine paslayıp durunca o acayip eğlendi. Ha bire birileriyle yapboz yaptı, boyama yaptı, parka gitti, manava gitti, markete gitti, gitti de gitti.

Ben ise bütün bu tecrübeden “çekirdek aile kavramı rafa kaldırılmalı, komün hayatına geri dönülmeli” sonucunu çıkardım.

8 Yorum
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 Kasım doğumlu Deniz’in ve 2010 Mart doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, orada yaklaşık 10 sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve bir süre sonra bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

8 Cevap verilmiş: Neler oldu neler…

  1. Hazırlıksız diyor ki:

    Hastaya gülünmez biliyorum ama haliniz çok komik olmuş. Felaket mi, şenlik havası mı, karar veremedim.
    Hepinize geçmiş olsun!

  2. berna diyor ki:

    Biz çekirdek aile formunu korumak zorunda olduğumuz için, Allah beni ve eşimi korusun diyorum. Ufak bir soğuk algınlığında bile yavrum perişan oluyor. Her kış ödüm patlıyor hastalıklardan :( Bu arada size çok geçmiş olsun. Evdeki halinizi gözümün önüne getirince gülmemek için kendimi zor tuttum :) )

  3. Nilgun diyor ki:

    Hepinize cok gecmis olsun. Ne fena birseymis bu domuz gribi! Allahtan ciddi boyutlara gelmemis en oncelikle seninki (gebelikten dolayi) ve diger aile bireylerinin durumu..
    Bir yandanda ailenizin boyle genis olmasi ve heran disardan destek gelme durumuda acikcasi imrenilecek bir tablo. Bu konuda cok sanslisiniz! Malesef benim hic kuzenim, halam,teyzem,amcam ws olamadi. Ailelerin tek kardes olmasi durumunda cocuklar boyle cekirdek aileyle buyumus oluyor iste :-(
    Yasadigim Frankfurt da yada Almanya`nin diger sehirlerinde acikcasi Turkiye`deki kadar yaygin bir grip, ozellikle domuz gribi haberleri olmuyor.
    Suan 12 haftalik hamileyim ve Ocak ayinda esimle Istanbul`a gelmeyi planliyoruz. Acikcasi ordaki durum beni hayli endiselendiriyor. Eger orda bu gribi kaparsam, burada bana bakicak kimsem de olmayacak :-( ( Gelmeyi cok istememe ragmen durumun gidisati beni korkutuyor..
    Umarim sen cok hafif atlatmis olursun, hem sana hem bebegine bol saglikli gunler diliyorum..
    ps. Ailenin diger hastalik kapmis bireylerine de tabiki.. :-)

  4. Vuslat diyor ki:

    anlatınca komikmiş dedirtiyor ama yaşarken eminim öyle olmamıştır.

  5. blogcuanne diyor ki:

    Herkes istediği kadar gülebilir. Gerçekten de gülünecek haldeydik. Neyse ki geçti gitti, kimse ciddi etkilenmedi.

    BERNA, NİLGÜN – Biz uzun seneler Amerika'da yaşadık. Deniz iki aylıkken Türkiye'ye döndük. Geçen hafta yaşadığım bu trajikomik olay bende hep "Şimdi Amerika'da olsaydım ne yapardım?" şeklinde düşünmeme sebep oldu. Bir şekilde atlatırdım elbet, ama sefil olurdum. Halinizi, endişenizi çok iyi anlıyorum.

  6. ElfAna diyor ki:

    Merhaba,
    Biz de 4. gunumuzdeyiz. Cok hafif&atessiz atlattik. Ama sizin dayanismanizin guzelligi bir yana; durumunuz da hakikaten komikmis:)

    • blogcuanne diyor ki:

      Çok geçmiş olsun. Sanırım sen de benim gibi geçip gittiği için rahatlamışsındır.

      Evet, sefilleri oynadık. Ama o kadar komikti ki, "güleriz ağlanacak halimize" modundaydık. Geçti gitti neyse ki :)

  7. Hatice diyor ki:

    neyse ki geçmiş gitmiş haklısın,ben de çekirdek aile olarak yaşamaktan sıkılıyorum,çocuklar da kalabalığı seviyor..komün hayatı iyi fikir :)

Bu yazıya yorum bırakın

Bu kategoride Sohbet Muhabbet (243 / 284 makale)


İki gündür gazetelerde, televizyonda yine her sene bu zamanlar tekrarlanan görüntülerden örnekler görüyoruz: İnekler, boğalar, koyunlar önde, eli kanlı bıçaklı ...