20 Yorum

“Aşı olmayan hamileler domuz gribi olursa ölür”müş

Yani!..

Ne diyeyim bilmiyorum.

Sabah Deniz’i okula bıraktım. Eve döndüm. Henüz kahvaltımı etmemiştim. Çayımı koydum. Ekmeğimi kızarttım. Masaya oturdum. Ekmeğime tereyağımı, üstüne balımı sürdüm, ağzıma attım. Ardından çayımı yudumlarken bir yandan da gazeteyi elime aldım. Manşeti görünce yediklerim boğazıma takıldı, az kalsın boğulacaktım:

BAKAN: AŞI OLMAYAN HAMİLE ÖLÜR
Sağlık Bakanı Akdağ konuştu: Domuz gribi hamilelere ciddi tehlike. Aşı olmayan hamileler, domuz gribi olursa ölür

Bir yandan boğazıma kaçan lokmayı çıkarmaya çalışırken bir yandan da “HABERTÜRK’e bak, amma abartmış, yuh!” dedim içimden. Haberi okumak üzere gazetenin 13. sayfasını açtım. Baktım, Fatih Altaylı’nın yazısı (burada). Meğer Sağlık Bakanı Recep Akdağ HABERTÜRK gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı’yı aramış ve demiş ki:

Sorumlu bir gazeteci olduğunuzu bilmesem aramam. Ama şunu bilmenizi isterim Fatih Bey, domuz gribi hamileler için ciddi bir tehlikedir. Şakaya gelir tarafı yoktur. Hamile kadınlarımız eğer aşı olmamışlarsa mikrobu kaptıkları zaman ölürler.

Fatih Altaylı da mesajı vermiş:

Bakan Prof. Dr. Recep Akdağ’ın bu kesin cümlesi karşısında benim de bunu duyurmaktan başka çarem yok. “Hamile hanımlar domuz gribi aşısı olmalı. Yoksa…”

E, ama bu doğru değil ki… İşte ben: Aşı olmadım, hamileyim ve domuz gribi oldum. Ama ölmedim. İşte, bu satırları yazıyorum. Yakın çevremde bir gebe arkadaşım daha var. Hastalığı oğlundan kaptı. O da yaşıyor.

Bu nasıl bir genellemedir? Bakan Akdağ böyle bir mesajı kafası zaten karışık ve korku içinde yaşayan gebeleri daha da korkutmak için mi vermiştir? Peki, Fatih Altaylı cümlelerini seçerken neden daha dikkatli olmamıştır?

Her gün bir sürü hamile kadın google’dan, diğer arama motorlarından “hamileler ve domuz gribi aşısı” şeklinde arama yaparak bu bloga ulaşıyor. Bazıları yorum da yazıyorlar. Kimi “Ben aşı oldum, rahatladım, korkacak bir şey yok” deyip diğerlerini rahatlatıyor. Kimi “Kafam çok karışık, çok korkuyorum” diyor.

Geçen gün İzmir’den bir gebe bana mail göndermişti:

4,5 yaşında bir oğlum var ve ikinci bebeğime yaklaşık 11 haftalık hamileyim. Fakat şu domuz gribi korkusu nedeniyle hamileliğime sevinemediğim gibi oğlum için ayrıca endişe etmeye başladım. Türkiye’ye Amerika’dan geldiği idda edilen hamileler için adjuvansız aşıdan yaptırmak konusunda da oldukça kararsızım. Çevremde bu konu ile ilgili soru sorduğum doktor çevresi ise tamamen farklı fikirlerde. Siz yurt dışında yaşamış bir anne olarak bana ne önerirsiniz? Daha doğrusu siz olsaydınız ne yapardınız diye sormak istiyorum. Oğlumu bile korkudan gittiği kreşten aldım. Açıkçası evden dışarı çıkmıyorum ve çok karamsarım.

Ben tabii ki bu konuda yetkili kişi değilim. Ne doktorum, ne bakan, ne gazeteci. Bir anne olarak, bir gebe olarak görüşlerimi paylaştım. “Siz ne yapardınız?” diye sorduğu için hastalığı geçirmiş olmasaydım büyük ihtimalle aşıyı olacağımı söyledim. Şimdi bu kadın bu haberi okuyunca ne yapsın? Zaten çocuğunu okuldan almış, eve kapanmış. Daha ne kadar izole olsun, ne kadar korksun?

Bu bana yazan sadece bir kişi. Kimbilir daha kimler, hangi mercilere ne sorular yöneltiyor. Kısacası gebelerin kafası inanılmaz karışmış, gözleri acayip korkutulmuş durumda.

Fatih Altaylı’ya bir mail gönderdim:

Sayın Altaylı,

HABERTÜRK’ün bugünkü manşetindeki ve sizin de köşenizde yer verdiğiniz “Aşı olmayan hamileler domuz gribi olursa ölür” yazınızı hayretle okudum.

Ben şu anda 21 haftalık hamileyim. Bundan iki hafta önce, yani yaklaşık 19 haftalık hamileyken domuz gribine yakalandım. Hastalığım testle de onaylandı. Erken teşhis ve tedaviyle, ateş, halsizlik ve öksürük belirtileriyle hastalığı atlattım. Şu anda sağlığıma geri dönmüş durumdayım. Hastalığımı blogumda şu şekilde anlatmıştım: http://blogcuanne.com/2009/12/01/en-nihayetinde-domuz-gribi-oldum/

Elbette bu hastalığı daha ağır atlatan, atlatamayan gebeler vardır. Nitekim domuz gribinden 27 gebenin hayatını kaybettiği söyleniyor. Ancak Türkiye çapında domuz gribine yakalanan gebeler sadece bu 27 kişiyle mi sınırlı? Hayır. Sadece benim yakın çevremde hastalığı atlatmış benden başka bir gebe daha var.

Gerçek şu ki: Doğrudur. Gebeler daha çok risk altındadır. Hatta bu yüzden aşılanmaları da doğru olabilir. Ancak aşı olmayan ve hastalığa yakalanan her gebenin öleceği doğru değildir. Erken teşhis ve erken tedaviyle hastalık atlatılabilmektedir. Bunun örneklerinden biri benim.

Dolayısıyla Sağlık Bakanı’nın söylediği “Hamile kadınlarımız eğer aşı olmamışlarsa mikrobu kaptıkları zaman ölürler” genellemesi doğru değildir. Sizin bu beyanı “Hamile hanımlar domuz gribi aşısı olmalı. Yoksa… “şeklinde aktararak “Yoksa ölürler” imasında bulunmanız da yanlış yönlendirmedir.

Bunun doğru ifade şekli “Hamile kadınlar genel topluma göre daha fazla ölüm riski altındadır. Domuz gribi aşısı olmalılardır” olurdu. “Aşı olmayan her hamile kadın hastalanırsa ölecek” değil.

Siz bir gazeteci olarak hamile kadınları uyarmak niyetiyle hareket ediyor ve üzerinize düşeni yaptığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Ancak maalesef Sağlık Bakanı’nın aktardığınız bu yanlış beyanı hamile kadınlar arasında yaşanmakta olan karışıklık ve korkuya tuz biber ekecektir.

Bu yanlışı düzeltmenizin ve “Aşı olmayan ve domuz gribine yakalanan her hamile kadının öleceğinin doğru bir genelleme olmadığını” da yazmanızın sadece yerinde değil, tarafsız gazeteciliğin bir gereği ve birçok gebe kadının içini rahatlatmak açısından zaruri olduğunu düşünüyorum.

Saygılarımla,

Elif Doğan

Blogcu Anne

Bunu yazmasam için rahat etmeyecekti. Fatih Altaylı bu yanlışı ama düzeltir, ama düzeltmez.  HABERTÜRK’teki haberin altına da yorum yazdım. Ama yayınlar, ama yayınlamaz.

Fatih Altaylı gazeteci pozisyonunu kullanarak gebeleri uyardığını düşünüyor olabilir. Ancak Sağlık Bakanı’nın bu uygunsuz ve yanlış genellemesini “Gebeler! Aşı olmazsanız ölürsünüz ha!” şeklinde duyurması en az onunki kadar yanlış olmuş.

Dipnot 1: Domuz gribi konusundan artık içime fenalık geldiği için yazmıyordum, yazmayacaktım da… Ama bunu görünce dayanamadım. Düpedüz göz korkutmaca. “Acaba yurt dışından getirilen 43 milyon aşının sadece 1 küsur milyonunun kullanılmış olmasının bu tür yönlendirmelerle bir alakası olabilir mi?” diye düşünmeden edemiyor insan)

Dipnot 2: Yukarıda yazdıklarım hiçbir şekilde “Domuz gribi tehlikeli değildir, kolayca atlatılır” olarak algılanmamalı. Ben atlattım diye her gebenin atlatılacağı düşünülmemeli. Herkes kendi şartlarını göz önünde bulundurarak en doğru düşündüğünü yapmalı, doktoruna danışmalı, gerekirse aşı olmalı. Hiçbir şekilde “Aşı olunmalı” ya da “Aşı olunmamalı” gibi bir mesaj verme kaygısı gütmüyorum. Sadece “Aşı olmayan ve hastalığa yakalanan her gebe ölecektir” genellemesinin yanlış olduğunun üzerinde durmak istedim. Nitekim aşı olmadım, hastalığa yakalandım, ve ölmedim.


20 yorum

  1. Ağzına sağlık. Maalesef birinci ağız (Yani Bakan) ne dedi bilmiyorum. Ancak Fatih Altaylı'nın daha sorumlu davranıp Bakan'ın dediğini doğru dürüst aktarması gerekirdi diye düşünüyorum. Açıkçası Bakan'ın bu derece bir genelleme yapacağına inanmıyorum (ya da inanmak istemiyorum diyelim)

    • Haberde verildiği kadarıyla (yukarıda da kelimesi kelimesine yer verdim) Bakan aynen şöyle demiş:

      "Hamile kadınlarımız eğer aşı olmamışlarsa mikrobu kaptıkları zaman ölürler."

      Fatih Altaylı da Bakan'ın dediğini olduğu gibi aktarmış. Biraz daha dramatize ederek.

  2. Ben de aynı konuyu az önce Hamileler Kulübü'ne yazmış ve hatta senin hastalığı geçirmenden bahsedip, yazının linkini koymuştum.

    İşte devir ki korkuyla, cehaletin kullanılmasıyla toplum yönetilmeye çalışılıyor. Çok acı. Hele de hamilelerin yüreğine bu şekilde korku salınması en basitinden "Vicdansızlık & Basiretsizlik".

    Oğlum doğalı 4 ayı geçti. Biz ne eve kapandık, ne de kendimizi alışveriş merkezlerine atıyoruz.

    Karar tabi beden sahibinin, tabi sağduyuyla , korkuyla değil. Okuyan pek çok hamilenin yüreğinin çarpacağı çok belli, çok üzgünüm.

  3. sevgili elif sana ne kadar teşekkür etsem az sadece şunu bilmeni istedim seninle tanıştığım için çok mutluyum senin ve diğer arkadaşların güzel ve pozitif yorumlarından yararlanabildiğim için ayrıca çok şanslıyım.Bir ülkenin koskoca sağlık bakanı nasıl böyle bir uslupla konuşabilir kendi başbakanını aşı konusunda ikna edemezken beni bu şekildemi ikna edecek?….

  4. Elif;
    Benim çevremde de 28 haftalık hamileyken domuz gribi olup aynen senin geçirdiğin gibi ağrılı ama rahatlıkla geçiren bir hamile var. Bu açıklamalar zaten endişeli hamileleri ne duruma sokuyor nasıldüşünmezler anlamıyorum. Üstelik ben hamile olsam 12 hafta geçip de bebeğin herşeyinin oluştuğu zamanlar oluşmadan aşıyı olmak istemezdim. doktorum ilk 16 hafta ağrı kesici bile almamı istememişti benim.. Neyse seni tebrik ediyorum çok güzel bir yazı yazmışsın. Bu kadar da olmaz kardeşim.. Önce 5000 kişi ölecek demeler, şimdi hamileler ölecek. Ne biçim bakanlık yapmak bu ..

  5. Ellerine sağlık Elifcim ne güzel yazmışsın.. Şimdi kimbilir ne kadar çok gebe kadının içini sıkıntılar basmıştır…

    Bu arada "Pozitif doğum hikayeleri" Aklımdakiler de… Ne zamandır yazamadım sana, süper bi
    r girişim olmuş bu yeni site, tebrikler…

  6. Merhaba,
    Durup durup domuz gribi salgınında hamile olmayı denk getirmiş biri olarak söylediklerinin hepsine katılıyorum. Hormonel nedenlerle tedirginliklerimizin tavan yaptığı düşünülürse, bu tip açıklamalar karşısında değil domuz gribinden kalpten gideceğiz en sonunda!
    Ne sağlık bakanını, ne tvde çıkıp konuşan, ol veya olma diyen tanımadığım doktorları(mutlaka hepsi çok değerlidiler ayrı), ne de internette dolaşan abuk subuk komplo teorilerini dinlemiyorum, okumuyorum,sinirimi bozmuyorum.
    Kişisel kararımı kendi etrafımda olan,tanıdığım, güvendiğim 5 doktorun görüşü ile verdim ve Pazartesi aşımı oldum. Üstelik son 5 yıldır hiç grip geçirmediğim ve mevsimsel grip aşısına çok karşı olduğum halde!
    Ama azıcık şüpheli gitseydim oraya inan vazgeçebilirdim. Aşıyı olduktan sonra hemşire aşı kartını kaybetmememi söylediğinde neden diye sordum. Sizin veya bebeğinizin başına birşey gelirse bu kart ile aşı olduğunuzu kanıtlayabilir ve dava açabilirsiniz dedi!!!!!!Nasıl bir tezattır ki bu sağlık bakanı ne diyor aşıyı yapan hemşire ne tembihliyor?

  7. ben her ne kadar test yaptırmamış olsamda olası ihtimal domuz gribi veya çok ağır bir grip atlattım.sadece domuz gribine karşı değil hamileler diğer hastalıklara karşı da daha dirençsiz fakat bunun açıklaması kesin ölecek olamaz.
    hayatımızda bu kadar olumsuz şey varken birde bu açıklamalar çok yersiz.ölüm heryerde sadece domuz gribinde değil bu kadar abartılması neden anlamıyorum.geçen gün üç çocuk yanarak öldü.pkk reşadiyede yine katliam yaptı.ondan fazla kişi göçük altında kaldı vs. eğer sağlık bakanının yüzüne söyleyebilseydim bu kadar yük binmişken omuzumuza bu açıklamalarla sizde yükümüzü daha fazla ağırlaştırmayın derdim.
    ve son olarak içinizi karartmak istemedim ama artık bu sonu gelmez açıklamalar beni o kadar yorduki domuz gribi hakkında bilgi edinmek bile istemiyorum.hamile olan arkadaşlarıma sabırlar ve sağlıklı doğumlar diliyorum..

  8. Hayy kalemine sağlık. Ne güzel etmişsin de yzmışsın.

    Ben ilk hamilelik haftalarımda o kadar çok korkuyordum ki işi biraz abartıp kendimizi temiz tutacağız diye eşimi antibakteriyel jellere alerji yüzünden hastaneye kaldırmıştık 1 ay kadar önce. Korkudan evden çıkmıyorduk. Her gece haberlerde artan ölümleri bağıra bağıra anlatmalarından, gazetelerde büyük büyük puntolarla yazılan ölümlerden etkilenmemek mümkün değildi.

    Sonuç ne kadar dikkat etsem de çokkk ( daha önce geçirmediğim kadar çok) ağır grip geçirdim. Açık açık Domuz gribi denmesede tüm belirtiler benzerdi. 1 gün hastanede kaldım 12 gün de raporluydum.

    Senin de yukarıda söylediğin gibi çok şükür ölmedim!! Vee kesinlikle evimizden o abartılmış korku da hastalıkla birlikte uçtu gitti. Şimdi kendimizi çok daha iyi hissediyoruz.

    Acaba hastalanmasaydım böyle rahatlayabilecek miyim? Kesinlikle HAYIR! Bazı kâr amaçlı cümlelere aldanıp, tüm senaryolara inanıp yaşadığım şu en güsel dönemi kendime ve çevreme zehir edecektim. Bu yüzden sana gelen maillerdeki kaygıyı çok çok iyi anlayabiliyorum. Ee bunun farkında olan sadece benim olmadığım da ortada.. Kaygılarımız,duygularımız gayet güzel kullanılıyor maalesef …

  9. Arkadaşlar, ben (dilimi ısırayım) çok şükür bu kışı sadece 1 hafta süren nezleyle kapatacak gibiyim. Size de tavsiyem her gün açıkhavada (tabi ki giyimli olduğunuzdan emin olarak) yürüyüş yapın, dolaşın..Mümkünse bol mandalina ve portakal yiyin, yiyemiyorsanız suyunu için (tabi ki kendiniz sıkın). Ayrıca kaşkol, bere, eldiven ve mont dahil dışarıya giydiğimiz herşeyi çok sık yıkıyorum (Haftada birden az olmamak kaydıyla).Ayrıca elinizi de sık yıkayın..Bunlar benim önerilerim. Sanki işe yarıyor ama dediğim gibi dilimi ısırıyorum. Gene de hastalığın ne zaman geleceği hiç belli olmaz.

  10. Şimdi okudum, dilim iki karış sarktı. Çok güzel bir yazı yazmışsın Blogcu anne. mektup da öyle. Ağzına sağlık.
    Hemen HABERTÜRK'ün sitesine girdim. Asıl bomba haber bugünkü yazıda: http://www.haberturk.com/HTYazi.aspx?ID=6602
    Bakan çark etmiş. Altaylı da ona karşılık yeni bir şey yazmış.
    Ama bence işin özü şu: İnsanların zayıf durumundan yararlanıp paranoya yaratıyorlar, başka bir şey değil. Yoksa onca ilaç elde kalacak.

    • Müsaadenizle Şerefsiz demek istiyorum bu yazıyı kaleme alan gazeteciye.Şimdi adını söylemeyim yoksa her adı taratıldığında bu yorum da çıkar okuyucuların karşısına.."Yok ben sizin ağzınızdan her çıkanı yazdım da yalanım varsa ne olayım vs"…Yok kusura bakmasın,F.A. bugün gayet şerefsizce bir yazı yazmış. Ben zaten Bakanın bu kadar ileri gitmiş olabildiğinden şüpheliydim. Nitekim de Bakanlık tarafından yapılan açıklamanın geri adım değil gerçekten de F.A.nın yazısını tekzip niteliğinde olduğunu düşünüyorum.Bu kadar sorumsuz gazetecilik olmaz.

  11. Dün gazeteyi alır almaz ilk okuduğum şey Fatih Altaylı'nın yazısı oldu. "Pöh" dedim içimden…

    Vuslat – benim Fatih Altaylı'ya karşı ne sempatim ne de garezim var. Ama nedense ilk etapta bakanın söylediklerini çarpıtması için bir sebep yoktur diye düşünüyorum. Yani bence de ağzından çıkanı yazmış, sonradan bakan (Hazırlıksız'ın dediği gibi) çark etmiştir gibi geldi bana… Sadece benim saftirik niyetim işte…

    Ama gerçekten de bir önemi yok. Çok uygunsuz, ortalığı birbirine katmaktan başka hiçbir işe yaramayan bir haberdi. Bununla birlikte biz Blogcugiller olarak gazete almaktan tamamen vazgeçtik. Gerektiğinde zaten internetten takip ediyoruz. Yeter, çok sıkıldım artık böyle safsatalardan.

    (Bu arada Bakan'ın tekzip metni yukarıda yazılanlarla neredeyse kelimesi kelimesine paralellik gösteriyor: "Her hamile ölecek diye bir şey yoktur, sadece daha fazla risk altındalardır. Bunu bu şekilde ifade etmek daha doğru olurdu…" gibi. Sesimiz oralara kadar gitti de duyuldu mu dersiniz? 🙂 )

  12. Kesinlikle duyurmayı başarmışsın. Zaten aklın yolu bir…Benim de F.A.'ya özel bir sempatim ya da antipatim yok…Hatta dün akşam onun programını seyredeceğim diye uykusuz kaldım gene. Kerata (diyim) Murat Bardakçı'yla güzel program yapıyor ama o yazısını beğenmedim. Ağzıma geleni yazdım açıkçası Cuma günkü yorumumda.

  13. Merhaba,
    Oncelikle inatla asi olmadan ama cok dikkat etmeye calisarak, hatta biraz da izole olmus bir durumda yaziyorum bu satirlari… Bizim 11 ayligin basindan gecmesinden korkarak :((
    Size cok gecmis olsun…
    Gectigimiz hafta, jinekologumla olan randevumuzda kendisine danistim. (Cerrahpasa'da Prof kendisi.) Virusun cok ilginc bir seyir izledigini, bazilarinin cok hafif bir sekilde gribi atlattigini, bazilarinin ise aniden olume gittigini ve neyin ne zaman olacaginin bilinmedigini soyledi. 3 gun icinde ya iyilesiliyor ya da kaybediyoruz hastayi dedi. Bunun daha onceden gecirilen hastaliklarla ya da bagisiklik sistemi ile mutlaka bir baglantisi vardir ama gidenler gorunum olarak ve tibbi olarak saglam olanlar, sadece sorunlari olanlar degil dedi. Daha simdiden 22 gebemizi yitirdik ki, gebeler en fazla yatak istirahati ile bu durumu atlatirlardi, onlarda oyle olmadi dedi. Elimizdeki tek silah da bu asi, ben yapilmasindan yanayim, milyonlar uzerinde denendi ve cok buyuk bir sorun cikmadi, kari, zararindan buyuk diye sozlerini bitirdi.
    Ayni seyleri Yedikule Gogus Cerrahisinde calisan bir yakinimdan da duydum. Hatta ameliyatlari durdular bir donem ki, yogun bakim bos kalabilsin ve hasta alabilsinler diye…
    Bundan sonra gozum korktu. Kucumenin yumurta alerjisi olmasa hemen kosup yaptiracak hale geldim :((((

    • Hoş geldin Berceste… Geçmiş olsun dileklerin için teşekkür ederim.

      Paylaştığın bilgiler için teşekkür ederim. Söylediklerin erken teşhis ve tedavinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurguluyor. Ayrıca çok önemli bir konuya değinmişsin: Kar-zarar hesabı. Herkes kendi koşullarını göz önünde bulundurarak kendisi için en iyisi neyse ona karar vermeye çalışmalı.

      Bir an önce bu sezonu ve korkuları geride bırakmak dileğiyle…

  14. bende 33 haftalik hamileyken gecirdim oglumda 14 aylikti biliyorsun konusmustuk. 3 gunde gecti bitti atesim bile hafif cikti…saka gibi bu yurdum insani yaa , ne bicim bir yer oldu burasi ya cahil cuheyla doldu..guzel yazmissin eline saglik

    • "Aşı olmayan hamile kadın domuz virüsü olursa ölür" savını çürüten bir gebe de sensin işte! 😀

  15. çok mutluyum bugün aşı oldum.3.5 yaşındaki oğlumda aşı oldu.içim çok ferahladı nihayet kendimi kimseden kaçırmıyacağım oooohhhbeee herkes olsun.