11 Yorum

Taksilerde sigara içmek yasaklanmamış mıydı???

Ben mi yanlış hatırlıyorum?

Taksilerde sigara içmek yasaklanmamış mıydı? Hem de 19 Temmuz’dan da önce?

***

Bugün Mecidiyeköy’den Nişantaşı’na gitmek için üç kez taksi değiştirdim.

Birincisine binmemle inmem bir oldu. Leş gibi sigara kokuyordu çünkü. “Arabanız çok kötü sigara kokuyor” dedim. “He he, az önce sigara içtim de bağyan, şimdi camları açarım” diye cevap verdi şoför. “Kusura bakmayın, inmek zorundayım, hamileyim” dedim. (İtiraf ediyorum: hamile olmasam da inerdim. Adam arkamdan küfretmesin diye hamilelik kartını kullandım.)

İkinci durdurduğum taksiye adımımı atarken şoförün elindeki sigarayı fark ettim. “Geç kardeşim” işareti yaparak savdım onu da… (Camında da “Sigara İçilmez” işareti vardı, ne ironi ama?.. Nedense bu yasaklar sadece müşterileri kapsıyor herhalde.)

Üçüncü taksiyi durdurduğumda artık sinirlerim tepeme binmek üzereydi. Hemen snıf snıf… kokladım, baktım asayiş berkemal, arka koltuğa kuruldum. “Bindiğim üçüncü taksisiniz, ilk ikisinden sigara içtikleri için inmek zorunda kaldım” dedim. Ne dese beğenirsiniz? “Valla, inanır mısınız, ben de bir buçuk saattir içmedim. Levent’ten bir müşteri aldım, ‘Bir tane yaksam rahatsız olur musunuz?’ diye sordum, lütfen yakmayın deyince ben de içemedim.” Üstü kapalı olarak benden izin/onay beklemesine aldırış etmedim ve hiç oralı olmadım.

Yahu, ne oluyor? Bu insanları nereye şikâyet edebiliriz? Lütfen kimse duraklar demesin. Onu daha önce denedim, ağzımın payını aldım.

Biliyorum, sadece şoförler değil, müşteriler de uymuyorlar bu yasağa… Onlar da içiyorlar. Ben mecbur muyum bindiğim takside bir önceki müşterinin sigara dumanını solumaya? Ve kansere yakalanma riskimi %30 arttırmaya?

Bu gibi olaylar yaşandığında şikâyet edebileceğim VE SONUÇ ALABİLECEĞİM bir merci arıyorum. Çok mu şey istiyorum?

Bunlar da ilginizi çekebilir:
Çocukken sigara dumanına maruz kalanların kanser olma riski artıyor.
Takcisi terörüne hayır!

11 yorum

  1. Ah blogcu anne ah…Ne desen haklısın.Ben de geçenlerde dolmuşa bindim. Tek yolcuyum. Şoför sigara içiyordu. Allahtan senin taksi şoförleri gibi pişkin değildi. Ben binince hemen söndürdü ve ben de hadi sinirimi bozmayım laf geçirmeyim şuna dedim. Yoksa Allah biliyor ya ağzıma geleni saymak geliyor içimden.

  2. Kapalı alanlar bir tarafa sokakta yanımdan geçen adamın sigarasının dumanına maruz kalmak bile dayanılmaz. Bebek etkilenecek diye ödüm kopuyor ancak günde 7 tane içmesine doktor tarafından izin verilip 3 tane içti diye övünen anne adayı tanıyorum. İnsan nasıl kıyar bebeğine, nasıl bir egoizmdir bu, ben anlayamıyorum.

  3. Belediyenin numarası var eğer ararsanız taksicilere büyük cezalar veriyorlar ben bir keresinde beni taksiden indiren taksiciyi şikayet etmiştim.
    Gideceğim mesafeyi (5tl tutuyordu) beğenmeyen taksici beni arabadan indirdi. Bende taksiciyi şikayet ettim. Sonra belediye ifadesini almış.

  4. Benzer olaylar benim de başıma geldi. Ayağım kırık olduğu için hastaneye taksi ile gidiyordum. Ev ile hastane arası mesafe çok uzak olduğundan mecburen korsan taksi kullanmak zorunda kaldım. Evet iyi bir şey değil belki ama o sıralar mecburdum. Çünkü İstanbul'da karşı tarafa geçiyorduk. Birkaç kez bu şekilde gittim geldim. Beni götüren şoförlerin hepsi çok nazik insanlardı. Sigara olayı zaten yoktu. Ayrıca rahat yolculuk etmem için ellerinden geleni yaptılar. Hiç bir sorun yaşamadım. Derken ameliyat olmam gerekti. Bu yüzden hastanenin yakınlarındaki bir otele iki günlüğüne yerleştik. Mesafe kısa ama ayağım kırık. Mecbur taksiyle gideceğim yine. 4-5 kere taksiye bindiğimi hatırlıyorum. Sadece bir taksici hariç hepsi, gideceğim mesafenin yakın olduğunu öğrenince; gitmek istemedi, duyduğu an yüzünü astı, beni zarara sokuyorsunuz, zaman kaybettiriyorsunuz dedi, taksimetre 5 lira göstermese de 5 liranın üstünü geri vermedi, yakın olmasına rağmen bilinmeyen yollara girdi, dolaştırdı. Eve dönerken yine normal taksiyle döndüm. Taksiciye şuraya şöyle şöyle gideceğiz. Başta tamam diyen taksici, eve vardığımız zaman -ki yanlış yola girdik 2 saat evin etrafında dolaştık- ben zarar ettim diyerek taksimetrede yazan değerden daha fazla talep etti.

    Bu olayların sonucu dedim ki korsanda olsa korsan taksi ne kadar iyiymiş gerçek taksicilerin yaptıklarıyla kıyasla. Sonra mitingde korsana hayır. Tamam da kardeşim, önce sen bana onlar gibi adam gibi hizmet sun, ben öyle diyeyim tamam korsana hayır. Yoksa daha çok bela olur sizin başınıza korsanlar eğer siz böyle davranmaya devam ederseniz.

    • Aynı fikirdeyim. Nitekim gerek kendimin, gerekse etrafımdakilerin korsan taksi deneyimleri aynen sizin dediğiniz gibi oldu: Temiz arabalar, düzgün giyimli, şoförler, adam gibi hizmet.

      Kelimesi kelimesine katılıyorum söylediklerinize. Hizmet yoksa destek de yok. (Bununla ilgili daha önce başka bir yazı yazmıştım: http://blogcuanne.com/2009/10/26/taksici-terorune… )

  5. hangi belediye içerisindeyse o belediyeye şikayet edebilirsin. kabahatler kanununa göre idari para cezası verme yetkileri var.

    bir de bildiğim SABİM var. alo 184 yapıyorsun, sağlık bakanlığı yetkilileri mutlaka başvurunu sonuçlandırıyor.

    elifçiğim yanlış anlama ama herkes şikayetçi olduğu şeyin gereğini yapmazsa o rahatsızlık verici durum pek çok insan nazarında normalleşiyor. bugün sen şikayet etmezsen, öbürü şikayet etmezse ne olacak?

    • Zeynep – inan denedim. Daha önce Kanyon'da benzeri bir olay yaşadığında, olayın üzerine (akşam 9 gibi) ihlalleri ihbar etmek için verilen numarayı aradığımda kimse açmadı. Ertesi gün aradığımda ise "ancak suç üstü yakalarlarsa ceza kesebileceklerini" söylediler. Burada anlatmıştım: http://blogcuanne.com/2009/06/20/sigara-yasagina-

      Ben bu tip şeylerin peşini kolay kolay bırakan bir insan değilim. Eşim bile bazen bıkkınlıkla, yeri gelir "uğraşma, nereye varacaksın" der, ben o jandarma senin, bu belediye benim arar dururum. Türkiye'de yaşadığım son üç senedir kaç kez sağa sola telefon açtım (sadece sigara için de değil), e-mail gönderdim, birinde bile sonuç alamadım. Bu blogun ortaya çıkmasının sebeblerinden biri de budur aslında — sesimi hiç olmazsa birilerine duyurabilmek, başkalarından yükselen sesleri de duyabilmek 🙂

  6. Merhaba Blogcuanne, sigara yasağı konusundaki bu yazını daha öncede görmüştüm ama şimdiymiş zamanı birşeyler yazmanın.
    Bu sabah dinlediğim bir radyo programı özelkapalı mekanlar ile ilgili bilgi verdi.
    Kısaca
    155 polis imdat ' a şikayet edebiliriz hemen baskına gidiyorlarmış. Kendi tecrübemi de blogumda paylaştım.. hoş pek şikayet olmadı ama 🙂 bir dahakine artık

    • Yazını okudum, inanılır gibi değil! 155'e şikayet edebilmeyi hiç bilmiyordum, bir daha böyle bir olay olduğunda mutlaka deneyeceğim. Çok teşekkürler paylaştığın için.

  7. Gene bir taksi hikayesi ama ne yapayım gene de paylaşayım dedim. Dün yoldan çevirdiğim bir taksiye binmek zorunda kaldım. Taksi leş gibi kokuyor. "Siz yoksa sigara mı içtiniz" diye sorunda şoför gayet hırıltılı ve öksürüklü sesiyle "yok hanımefendi, az önce binen müşteri içti, valla ben de çok rahatsız oldum ama birşey diyemedim" dedi (Yalan tabi ). Kafam o kadar meşguldu ki üstelemedim. Yoksa taksideki kesif koku bir sefer sigara içmekle oluşacak türden değildi. Ah ve ah diyorum sadece.

    • Kesinlikle… Sürekli içilen arabanın kokusu belli oluyor, acayip bir sinmişlik oluyor kokuda. Düşününce bile fena oluyorum.