14 Yorum

Hiçbir anne yoktur ki sütü bebeğine yetmesin!..

Ben Deniz’i emzirirken zorlanmadım. 13 ay boyunca sorunsuz olarak emzirdim.13. ayın sonunda da sorunsuz bir şekilde bıraktık ikimiz de…

Ancak emzirme konusunda herkesin bu kadar şanslı olmadığını, bu işin “doğal” olsa da herkes için kolay olmayabileceğini sonradan diğer annelerden öğrendim. Göğüs kalkanları, çıkmayan meme uçları, mastit gibi terimleri diğer annelerden duydum. Ve fark ettim ki birçok yeni anne bu konuda sorunlar yaşıyor.

Emzirme konusunda kendim sorun yaşamadığım için bu sık yaşanan sorunlar hakkında paylaşacak tecrübeye sahip değilim. Ancak bu konuda yazmak istedim ve bu sebeple de de daha tecrübeli bir annenin paylaşımlarına ihtiyaç duydum.

Aşağıda yazısına yer verdiğim Ayça Çalımer Moskova’da yaşıyor. Bebeğini de orada dünyaya getirmiş (Doğum hikâyesi yakında Pozitif Doğum Hikâyeleri‘nde yerini alacak.) Rusya, doğumun ve anneliğin doğallığı konusunda öncü ülkelerden. Televizyonda, belgesellerde rastlamışsınızdır – hamile kadın ailesiyle birlikte gizli saklı bir koya gider, hep birlikte suya girerler, kadın bebeğini suyun içinde huzurla doğurur. Her şey o kadar doğaldır ki, bebeğin bir süre suda yüzmesine bile izin verir. Kısacası bu konulara “çok doğal” yaklaşılıyor Rusya’da. Dolayısıyla Ayça’nın orada edindiği tecrübelerin ve yazısında yer verdiği emzirme uzmanının söylediklerinin birçok yeni anneye faydalı olacağını düşünüyorum.

Sevgili Ayça’ya beni kırmayarak bu konuda bir yazı hazırladığı için çok teşekkür ediyorum.

“Hiçbir anne yoktur ki sütü bebeğine yetmesin!…”

Anne olmak zor meziyetmiş; bunu yaklaşık 6 ay önce, 29 Haziran 2009 Pazartesi sabahı minik Kuzu’mu kucakladığım zaman daha iyi anladım. Savunmasız, her şeyden habersiz; kendisini senin kollarına emanet etmiş bir varlığı korumak-kollamak, büyütmekle görevlisin. Tüm hayatın boyunca elinden geldiğince ona her şeyin en iyisini sağlamaya çalışıyorsun. Ve bu çalışıp didinme dünyaya gözlerini açtığı ilk günden, ona hayatta ayakta kalabilmesi için ilk besinini vermenle başlıyor.

Tanrı, dişi kullarına öyle bir hediye vermiş ki; ne sırrı çözülebiliyor, ne taklit edilebiliyor ne de ona benzer bir şey üretilebiliyor. Anne Sütü. Kadınların, belki de en güzel uzuvlarından gelen bu sıvı, bir bebek için en bulunmaz besin maddesi.  Özellikle dişlerinin olmadığı 6 ay boyunca bu süt, bebeğin yegâne varlığı. Ama ne her anne kendisine hediye edilen bu sütü bebeğine verebilmekte, ne de her bebek bunu alabilmeyi başarmakta o kadar da şanslı olabiliyor maalesef. O küçücük ağızlar ve güçsüz çeneler için oldukça yorucu olan bu emme işlevi biraz yardım biraz da sabırla çok zevkli ve kolay bir hal alabiliyor…

İlk 30 gün oldukça başarılıydım, meme uçlarımın acısı da olmasa her şey mükemmeldi belki. O kadar çok canım yanıyordu ki, “keşke hep süt çekme aletiyle çekip biberonla versem diyordum içimden”; bilmiyordum ki bu aletler bebeğin çekmesinden daha çok can acıtıyormuş… Bu acıları yaşarken bir arkadaşımın tavsiyesiyle silikon meme uçlarını kullanmaya başladım. İlk bir kaç gün gayet iyi devam ettik; ama o kadar eziyetli bir işti ki her seferinde hepsi tek tek steril ediliyor, meme vermeye oturmadan silikon meme uçları tabaklar içinde yanıma getiriliyor, bebeğimin ağzındayken birden kayıp bütün sütler dökülüveriyordu vs… “Bu en pratik besleme yöntemi bu kadar da zahmetli olamaz” diyordum kendi kendime. Birkaç günün ardından özellikle akşam saatlerinde verdiğim memeyle bebeğim doymaz olmaya başladı. İki saat boyunca meme vermeme rağmen deli gibi ağlıyordu; eşim de ben de ne yapacağımızı bilmez bir haldeydik. Eşim beni besliyordu, ben de bebeğimizi; ama bir sorun olduğu açıktı. Acaba gücü yetemiyor, çekemiyor mu diye düşünüp süt çekme aletiyle çektiğimde en fazla 10 ml gibi bir sütün geldiğini gördüğümde dünya başıma yıkılmıştı sanki! Sütüm bebeğime yetmiyordu! Herkesten çokça duyduğum bu sorunla ben de karşı karşıya kalmıştım. Ağlayan bebeğimizi illa anne sütü vereceğim diye aç bırakmak gibi bir şansım yoktu, istemeye istemeye özellikle akşam sütünün yerini “baba sütü” aldı. Biberonla hazır mama vermeye başladık. Bütün bunları yaşarken eşim de belki bir şekilde biri bize yol gösterebilir diye iş yerindeki bayan arkadaşlarıyla yaşadığımız sorunları paylaşmaya başlamış. Birebir aynı sorunu yaşamış bir arkadaşının tavsiyesiyle, bir meme verme uzmanıyla tanıştık. Bu kişi ismi gibi ümit kaynağıydı bizim için.

1 Ağustos Cumartesi günü bizim ve bebeğimiz için yeni bir ayın ve yeni bir dönemin başlangıcı oldu. O günümüze güler yüzü, tonton bir teyze yaklaşımıyla güneş gibi doğmuştu Nadejda. Neler yaşadığımı anlattıkça o gülümsüyor, ben üzülüyordum. Konuşmamıza “hiçbir anne yoktur ki, sütü bebeğine yetmesin; Somali’deki açlıktan ölümle burun buruna olan annelerin bile” gibi bir cümleyle başlayan Nadejda, öncelikle sütümün olmaması gibi bir şeyin olmadığına kendimi inandırmamı sağladı (Hastalık veya bazı nedenlerden ötürü istisnalar hariç). “Süt çekme aletiyle çekiyorum ama sütüm gelmiyor” dediğimde “o aletler asla bir bebeğin yaptığı vantuz gibi çekmeyi yapamaz, o mememin ucundaki sütü çeker” diye karşılık verdiğinde az da olsa moralim yerine gelmeye başlamıştı. Meme uçlarında, bebek doğru çektiği takdirde hiçbir şekilde bir acıma olmayacağını söylediği zaman bu kişiye inanmaya ve güvenmeye başlamıştım. Ve artık söylediği her şeyi yapmaya hazırdım. İşe silikon meme uçlarını çöpe atmakla başladık. Bu uçlarla bebek, memeyi tam kavrayamadığı, kaygan bir yapısı olduğu için bebeğin sadece memenin ucundaki sütü almasına neden oluyor, vantuz yapmasını engelliyormuş. Bunlardan sonra da sıra, bebeğimle pratikte nasıl meme vermem gerektiğini göstermeye geldi. Yaklaşık bir buçuk hafta sadece akşamları biberondan mama almış olmasına rağmen maalesef biberon ağzından emmeye alışmış; bebeğim mememi doğru kavrayamıyormuş! Alt dudağını içeri dönük tutuyormuş Küçük Hanım, bu da memeye vantuz yapabilmesini engelliyormuş. Bebekler, biberondan emerken sadece ağzının ucunu hareket ettirdikleri için çok yorulmadan oldukça fazla miktarda sütü alabiliyorlarmış.  Oysa anne memesinden emebilmesi için çenesinden açıp kapama yapması, o küçücük ağzını daha çok yorması gerekiyor; ama buna rağmen daha az süt alabiliyorlarmış. İşte bütün bunlar eşimin de benim de meme verme konusunu daha iyi anlayabilmemizi sağladı. Artık eşimin de benim de en büyük görevimiz, bebeğimiz memeyi emmeye başladığında alt dudağını dışarı çekmek ve onun tüm meme ucunu kavrayabilmesi ve vantuz gibi çekebilmesini sağlamaktı. Burada kelimelerle yazıldığı  kadar kolay olmasa da…!!!

Sıra gelmişti, özellikle ilk 3 ayımda sütümü arttırmak için neler yapmam gerektiğine. İlk 3 aydan sonra anne vücudu meme vermeye alışır ve sütün gelişi düzene girermiş. Yapmam gerekenler eşim tarafında kelime kelime not edildi;

  • Günde 3 litre su içmek.
  • Vücudumu içten ve dıştan sıcak tutmak. Bunun için gün içinde özellikle sıcak çorba ve çay içmek. İçeceğim suyun da oda sıcaklığından biraz daha ılık olmasına dikkat etmek.
  • Rezene çayını evimin başköşesine oturtmak, günde 3 kez birer kupa içmek
  • Meme verdikten sonra göğüslerimi yarımşar saat açık tutarak dinlenmesini sağlamak.

Ne hemen o gün bebeğim düzgün şekilde meme almayı öğrenecekti, ne de sütüm yeterli gelmeye başlayabilecekti. Mama vereceksem bile biberon yoktu artık; kaşıkla verecektim. Nadejda’nın gitmesiyle eşim ve ben bebeğimizle baş başa kalmıştık, oldukça zorlu bir akşam ve günler bizi bekliyordu; ama artık korkmuyorduk.  Bebeğimize en güzel hediyeyi vermek için elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırdık; kendimize ve ona güveniyorduk. Nadejda’nın “kendinizi ıssız bir adada sadece siz, memeniz ve bebeğinizle baş başa düşünün” sözleri hep kulağımızdaydı. Ve yine onun söylediği gibi her şeyi doğaya bırakmak en güzel ve en kolay yoldu. Doğal akışında her şey yoluna girecek, bebeğim ne zaman meme almak istediğini bile kendisini bana söyleyecekti. Artık hayatımda ne ml ne cc ne 2 saatte bir beslemek diye kısıtlamalar vardı hayatımızda. Sadece doğallık vardı!

Cumartesi gecesi yaklaşık hiç aralıksız 3 saat meme verdikten sonra bebeğim uykuya daldı. Ertesi sabah pırıl pırıl bir güneşle yeni güne başlıyorduk. Pazar gününü de eşimin çok yoğun destek ve yardımlarıyla atlattıktan sonra, Pazartesi günü yalnız başıma kalmıştım ve sonraki 4 gün. O haftayı hiç unutmayacağım sanırım. Gün geldi sabah 11’den gece 1’e kadar toplam 13 saat aralıksız meme verdim. En fazla 15-20 dakika bebeğimin yorgunluktan uyuya kalmasından faydalanıyor iki lokma yemek yemeye çalışıyor sonra tekrar ona geri dönüyor meme vermeye devam ediyordum. Perşembe günü geldiğinde ikimiz de artık bu işi başardığımızı anlamıştık. Bunun şerefine ilk kez parkta meme bile verdim bebeğime, biraz mecburiyetten olsa da. Ertesi gün Türkiye’ye uçacaktık ve ben uçakta nasıl meme vereceğim diye deli gibi korkuyordum. O da bu korkumu anlamış olsa gerek “dur ben anneciğimi güzel bir teste sokayım” dedi herhalde ve parkta güzelce uyurken birden uyandı ve deli gibi ağlamaya başladı. Ne kucak, ne pusette sallamak hiçbiri işe yaramadı. Parktan eve dönmem en az 15 dakikaydı. Tek çarem oracıkta ona meme vermekti! Yıldızlı Pekiyi’le eve dönerken gözlerim yaşla dolmuştu; bebeğim, kendim ve eşimle gurur duyuyordum…

Vazgeçmemek ve sabretmek, işin özü bu iki kelime de gizli.  Anneler, siz kendinizden ne kadar emin olursanız bebeğiniz de o kadar çabuk öğrenecek ve o kadar çabuk bu güzelliğin tadını çıkarabileceksiniz. Şimdi sıra sizde…

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

14 yorum

  1. Bu güzel, bilgilendirici yazınız için teşekkürler.. Şu anda oğlum 9 yaşında. Doğduğunda aynı sorunları ben de yaşadım.. Maalesef tek meme ucu içe dönük olduğundan dolayı, bebeğim onu alamıyordu ve bende stres panik eklenince öbüründen de vermeyi beceremedim…O zamanlar bu silikon meme uçlarından da haberim yoktu tabi… Yanımda beni bu konuda bilgilendiren birileri olmadığı için, ben de sütümün yetmediğini düsünürek hastanede oğluma mama verilmesini kabul etmistim. Çünkü yeterince süt alamadığı için yenidoğan sarılığını atamamıstı ve bir gece küvözde kalmıştı… Sonucta hastaneden çıktık ve evde tüm uğraşlarıma rağmen meme vermeyi beceremedim oğluma… Hep sağıp biberonla verdim , 2,5 ay sonra da tamamen anne sütünü kesmek zorunda kalmıştım.. 40 günü doldurunca da işe başlamıştım..Başlamak zorundaydım .. Dolayısıyla o günler aklıma geldikçe hala vicdan azabı yaşamaktayım.. Oğluma doğru düzgün anne sütü verememenin suçluluğu var üzerimde… Keşke sizin bu yazınızdaki gibi bana da birileri böyle destek olmus olsaydı…:(( Artık olan oldu geriye dönüs yok… Su an Allah'a sükür oğlum sağlıklı oldukca ama bu yasa gelene kadar da hep hastalıklarla uğraştık… Zor günlerdi kısacası..Ama ben ve oğlum güçlüydük yine de… Her sorun geride kalıyor…ve elde kalan tek yararlı şey TECRÜBE oluyor kendi adıma…İkinci bir bebeğim olursa , artık neyi yapMAyacağımı, ve ne yapmam gerektiğini çok iyi biliyorum…Bu yazı da çok faydalı olmus kesinlikle…. Tekrar tesekkürlerr…

  2. Ne kadar güzel bir yazı olmuş. Hem bilgilendirici, hem de çok yakın. Çok sevindim sizin adınıza ve bu yazıyı okuyup rahatlayacak anneler adına. sevgiler.

  3. çok güzel bir paylaşım olmuş, ben de her zaman aynı şeyi savunmuşumdur, az veya bebeğe yaramayan süt yoktur. ya bebek emmeyi beceremiyordur ya da anne çok streslidir. benim bırakın göğüs ucu olmasını, resmen içe göçüktü göğüslerim ama öğrenince onu bile emdi kızım, ilk hafta çok uğraşsak da sonunda başardık, dolu dolu 16 ay emdi, keşke biraz daha emzirseydim diyorum şimdi, çok ama çok güzel bir duygu bu

  4. Cok bilgilendirici bir yazi olmus. Oglum ile ben de benzer problemler yasamistik. Biberon&emzik, basindan beri istemedigimiz seceneklerdi.Silikon meme ucu+cay kasigiyla mama+sut sagmak arasinda kosturup durduk. Bir de bebek reflusu olan bir bebekti. 8 saat araliksiz emdigine inanmiyorlardi. Sonradan tabii ki duzene girmisti. Bununla beraber, o donem, "emzik gibi kullaniyor","bu kadar kucuk bebek hic bu kadar emebilir mi?" lere kulak tikamak oldukca zor&yipratici bir donemdi. Ben de sadece doktoruma guvenmeyi sectim&ikimiz de birakmaya hazir olana kadar "bebek ne zaman isterse" ye uyduk.

  5. Blogcuanne vasıtasıyla Ayça hanımı sabrından ve güzel anlatımından dolayı tebrik ediyorum.
    Bebeklerin ilk aylarında mutlaka sorunlar oluyor. Tecrübesizlik ve heyecandan dolayı galiba.
    Sabretmek ve stres yapmamak en güzel yol.

  6. Çok güzel ve çok gerçek.
    Doktorumuz demişti ki: Süt vermek için ilk gereklilik "Niyet etmek. Ardından ise 3 ögenin hayatımızda yer alması sütü arttırır: Su İçmek, Uyku, Huzur."

    Demesi kolay da…
    Oğlum 4.5 aylık, ben 5'den fazla gündüz uykusuna gidemedim:) Ama kafamı dinç tutmaya, ona buna canımı sıkmamaya özen gösterdim ve her süt verişimde suyumu 300ml. suyumu yanıma alıp içtim.

    Sütünüz bol olsun:)

  7. Gercekten sabriniz ve anlatiminiz icin sizi gonulden tebrik ederim. Benim bebegim yaklasik 1 ay sonra dunyaya gelecek ve her anne gibi bende bebegime yeterli olamamak, besleyememek gibi korkular yasiyorum. Umarim sizin kadar sabirli olmayi basarabilir ve bebegime yeterli besini saglayabilirim. Tecrubeleriniz ve samimi anlatiminiz icin tesekkurler.

    • Sevgili Vildan,

      Ben de aynı korkuları yaşamıştım: "Ya sütüm gelmezse, ya yetmezse…" gibi… İnan pozitif düşünce çok önemli. Sen olumlu düşünürsen olumlu şeyler olacağına eminim. Kötü olasılıkları aklına bile getirme.

      Bebeğini sağlıkla kucağına alman ve doyasıya emzirmen dileğiyle…

  8. Keske yeni dogum yapmis her anne bir meme verme uzmaninin yardimini alabilse diye dusunuyorum. Ben ogluma dogum sonrasi depresyon, uykusuzluk, tecrubesizlik gibi nedenlereden dolayi sut veremedim. Bunun eksikligini her an hissediyorum ve vicdan azabima engel olamiyorum malesef. Su an hamile olan, bebek bekleyen annelere tavsiyem, eger hamilelikleri sorunsuz bir sekilde ilerliyorsa, hamilelik mevzuuna fazla takilmamalari ve dogum sonrasi egitimlere yonelmeleri. Hamilelik zaten doktor kontrolunde ilerleyen dogal bir surec oldugu icin (Eger ozel bir durumunuz yoksa) sadece o ay vucudunuzdaki ve bebeginizdeki gelismeleri bilmeniz yeterli olacaktir bence. Dogum sonrasi bazilarimiz (benim gibi) bu donemi oldukca zor atlatiyor. Bu yuzden yenidogan bebek bakimi ve ozellikle de emzirmeyle ilgili bilgileri olabildigince almak ve hatta pratik yapabilmek cok cok faydali olacaktir. Sevgiler.

  9. seni çok iyi anlıyorum,bebeğim dünyaya geldi,ilk gece yanımızda ablam kaldı,kendisi yenidoğan hemşiresiydi,o gece ablamın büyük çabalarıyla,olmuyan meme ucumdan emmeyi başardı oğlum,ertesi gün taburcu olduk ve eve döndük,ablam farklı bir şehirde yaşıyor ve oraya geri döndü,biz kaldık başbaşa ama tüm çabalarımız sonuçsuz kaldı ve emziremedim,hemen sütümü sağdım ve sadece 20cc sütüm geldi,ben bunu çok sanıyordum :))biberonla bunu içirdim,ama bir taraftanda gögüslerim sırf yara ve sütüme bir kaç cc de kan ekleniyor,evde sürekli bir hareket,sağ,emzir,kaynat,sağ,emzir,kaynat,sonra internetten silikon uc olduğunu öğrendik ve eşim hemen gidip aldı,onunla vermeye başladık,bazen alıyor bazen almıyordu,ama sağmayada devam ediyordum,silikon uç yere düşüyordu,tam tuttu diye sevinmişken,bir daha git sterilize et getir sonra tutmasın savaş ver,ilk hafta oğlum 450gr zayıflamıştı,inananılmaz moralim bozuldu,tek sevindirici şey hergün sütümün artmasıydı,eve geldim silikon uçla vermeye çalışıyorum,lohusa teri ve mayısın son günleri,hava inanılmaz sıcaktı bu yaz,biliyorsunuz,ter kan içindeyim,bir taraftan emzirmeye uğraşıyorum,ter damlar yavrumun üzerine onu sil,bebeği tut,memeyi tut,hayatımın en zor günleriydi,en son aldım devrimi karşıma bu böyle olmaz oğlum sen bunu tutcaksın ve doğal haliyle emceksin dedim ve inanın o andan sonra hep tuttu,tabi 2saatte bir her memeyi 15er dakika sağıyor olmam gögüs uçlarımı çıkarmıştı birazcık ve şimdi tam bir tosuncuk :)litaratüre girebilcek kadar iri bir bebek,
    tabi o dönem 1hafta boyunca hiç uyuyamam,etrafdan aldığım yok tutmaz,biberona da alışmıştır,bu gögüs ucu çıkmaz laflarıda cabası,sen lohusasın ve bebeğim benim yüzümden anne sütünden mahrummu kalcak düşüncesi,önceden tedbir almadığıım için kendimi suçlamalar,düşündükçe ağlıyorum halen,umarım kimse benzer sıkıntılar yaşamaz ve yaşıycak,yaşamış olanlarda bunları okuyup önlemini alsınlar

  10. Aynı sorunları ben de yaşadım üstüne birde eşimin doum yaptıımdan sonraki depresyonu eklenince cehennem gibi olmuştu o günler neyseki annem vardı yanımda.
    Ben ağlarken "olmuyor işte hiç göğüs ucum yok bulamıyor,olmayacak emziremeyeceğim işte boşuna uğraşıyoruz işte" die annem hep "emecek bak göreceksin.savaşman gerek hepimizin aynıydı o çektkçe gelecek göğüs ucun.Yeterki denemekten vazgeçme" dedi.
    İlk hafta her saat başı göüs sağmak ve kaşıkla vermekle ve mama takviyesiyle geçti.Annem hep dedi bak çok rahat edeceksin hem bebek içinde iyi bak şu mamayı vermeyelim.
    Arada deniyorduk hastanede bile hemşireler kan ter içinde kalmıştı şırıngayla bile çektiler kan oturdu göğüslerim artık sağacaım zaman bile ağlıyordum.Her denemede tabiki başarısız ben ağlayarak "olmayacak işte benimle dalga geçyorsunuz" die bağırarak bebei veriyordum içeri gidip ağlıyordum.
    Sonra karar verdim bu nereye kadar böyle gidebilirdi ki!!!
    mama vermeyecektim artık.Sağ kaşıkla ver hatta verirken bütün sütler dökülüyor die serçeparmağımı ağzına sokuyordum ki emmeyi unutmasın diye.O emerken serçe parmağımı ben sütü veriyordum kaşıkla.
    Birgün karar aldık ve annem çok casaretlendirdi beni artık sağmayacaktım sadece emzirecektim ne kadar inanmasam da.
    3 kişi tuttuk ben emzirme pozisyonunu aldım biri yardım ediyor annemde bebeğin başını tutyordu.Bizim zıpır oğlan alışmış tabi istemiyor,o ilk zamanlardaki delice emmeye calışan bebek emmek istemiyor,bulamıyor.Taktık göğüs ucunu ve (tabiki göüs ucu çıkarıcım sayesinde emzirmeden hemen önce göğüsucu cıkarmaya çaışıyordum) başladık savaşa,dedik ya emeceksin ya aç kalacaksın tam 1 saat emzirmeye çalıştık.o bağrıyor annemin kolu koptu çok güçlü kendini arkaya atıyor ben ağlıyorum.Neyse sonunda çok acıkınca takati kalmadı da emmeye başladı birkaç denemeden sonra göğüs ucuyla emzirmeye başladık.
    Göğüs ucu kayar,emer emer bir bakarım çok çekemez tabi göğüs ucu haznede değil.Çektiklerinin çoğu akıyor.
    Dr a bile nasıl gideceğiz diye kara kara düşünüyordum ya acıkırsa emziremem ne yaparım takım taklavat (göğüs ucu göğüs çıkarıcı felan) hepsini yanında taşı nerede temizleyeceksin.
    Annem artk gitmişti,her aradıında sorar bak kızım dene kendi göğüsünü yoksa istemez alışır plastik kokusuna derken.
    Dedim yeter azıcık göğüs ucumda çıktı normal emzireceim bir tutmadı iki tutmadı sonunda başardım ve şuan bebeğim 2,5 aylık o günden beri de emziriyorum…
    2. ayından beri de (aşıdan sonra),o en az yarım saat memede durmak isteyen bebek 5 dakika emiyor ya da 1-2 dakika sonra ağlıyor istemiyor.
    Ama bu kadar çok şey atlatmış olarak (artı eşimin rahatsızlığı,lohusalık,evde bin kişiyle uğraş vs..) dedim pes etmek yok.Çok gazlı bir bebek yani kolik.Her emzirmemiz savaş,artık evde dolaşarak bile emziriyorum elimden gelen herşeyi yapıyorum.
    Gerekirse koşarak bile emzireceğim ama pes etmek yok….

  11. Benimde 1 oglum 1 kizim var.oglumu sorunsuz bir sekilde 18ay emzirdim.kizimda oyle olucak sandim ama o daha ilk gunden problemli basladi.fakat en azindan 6ayda olsa kizima mama vermemeliydim.bu benim ona borcum diye dusundum.ustelik yakinlarimin mama ile buyuyen cocuklar farklimi oluyor,bukadar kendini kasma demesine ragmen:) oglumda oldugu gibi rezeneyi hic eksik etmedim,hem bebegimi rahatlatiyordu hemde sutumu cogaltiyordu.cunku kizim emmedikce sutum azaliyordu.onun disinda emzik verdigim icin bile anne sutunu reddeden bi cocuga biberonu kesinlikle veremezdim.2saatte bir sutumu aletle falanda degil sagip kasikla veriyordum.minicik agzini acip o kasigi oyle bi kapiyordu ki.yaklasik 3 ay bu sekilde surdu.birtek geceleri problemsiz emiyordu.sonuc ben kazandim.6 ayin sonuna kadar hic mama vermedim.hatta ogluma ve kizima hic mama vermedim ve kizim 14 aylikken kendi birakti emmeyi.elbette mecburiyetten mamayla buyuyen cocuklarda var fakat benim yol gosterenim olmadigi halde kendi cabamla kendimce bi zafer kazandim.cocuklarim icin caba gosterdim.ayni zorluklari ceken anneler icin soyluyorum,vazgecmek kolay olan,basardiktan sonraki mutlulugu tatmalisiniz.

  12. Bende sabredip başaranlardanım. Biraz kendimi gördüm. 5 cc sütü zor çıkaran ben 12 aylık oğlumu hala emziriyorum. 12 saat boyunca sadece emdiğini biliyorum. Yapışık yaşadık birbuçuk ay boyunca ama oldu ve sütüm bebeğime yetti. Pes etmemek en doğrusu. Gerçektende her annenin sütü bebeğine yeter

  13. çok güzel ve faydalı olmuş.oğluşum 5.ayında benzer sorunları bizde yaşadık.gerçekten kilit kelime vaz geçmemek,bence çünkü hiç bir sorun bir annenin bebişini doyurmasına engel değildir bencede.