Hamilelikte Ultrason: Azı Karar, Çoğu Zarar mı?

Deniz’e Amerika’daki hamileliğim sırasında toplam üç kere ultrasona girdim: Birincisi, 7. haftada gebeliği tespit etmek içindi. İkincisi, 18. haftadaki detaylı ultrasondu. Üçüncüsü de down sendromu testi “risk pozitif” çıktığı için amnio yaptırırkendi (Amnio konusuna burada kısaca değinmiştim.)

Amerika’da ultrasona isteseniz de çok sık zaten giremiyorsunuz. Bunun iki sebebi var. (1) Ultrasonu genelde doktorlar değil, teknisyenler ya da perinatolog denilen uzmanlar yapıyor. Dolayısıyla ultrason yaptırmak için özel bir merkeze gitmeniz gerekiyor. (2) Sigorta ancak belirli bir sayıda (2 ya da 3) ya da nitelikte (doktorun gördüğü şüphe uyandırıcı bir durum olması halinde) ultrasona girmenize izin veriyor.

Eğer bu bir iki ultrason sizi tatmin etmiyor da “bebeğimin rahimdeyken de bir fotoğraf albümü olsun” diye düşünüyorsanız yaklaşık 250 ila 400 Amerikan doları arasında bir para bayılarak 3 ya da 4 boyutlu ultrason resimleri ve hatta videosu çektirebiliyorsunuz.

Bu yaklaşım ne bana, ne de Deniz’in babasına hitap etmediği için diç düşünmemiştik. Dolayısıyla Deniz’in doğmadan önce bir 7 haftalık çekilen fasulye hali, bir de 18-20 haftalık çekilen profil fotoğrafı var.

Ya İki Numara? Gebeliğimin 24. haftasındayım, şu ana kadar her doktor randevumda bir, detaylı ultrason randevusunda da bir kere olmak üzere en az 7-8 kere ultrasona girmiş durumdayım. İki Numara’nın doğmadan önceki fotoğrafları neredeyse Deniz’in tüm albümü kadar!

Bu duruma kılım. Bebeğimi –her ne kadar zararsız olduğu söylense de- sonuçta doğal olmayan bir prosedüre bu kadar sık maruz bırakmaktan hoşlanmıyorum. Önümüzdeki randevumda da doktoruma soracağım, gerekmedikçe girmek istemediğimi söyleyeceğim.

Bu konuda biraz araştırdım, okudum. Yerli, yabancı makalelere baktım. (Güvenilir yerli kaynak bulmak konusunda sıkıntı yaşadığımı söylemeliyim). Nurturia’da diğer annelerin, anne adaylarının fikirlerini sordum. Gelen cevaplar karışıktı: Kimisi bir sakıncası olduğuna inanmadığını söylerken kimisi bu kadar sık girilmesini gereksiz gördüğünü söyledi.

Sonuç olarak vardığım noktaları aşağıda özetliyorum. (Bu noktalara varırken kullandığım kaynakların listesini yazının en sonunda bulabilirsiniz.)

  • Gebelikte ultrasonun zararı olmadığını söyleyen kaynakların genellikle öne sürdüğü gerekçe ultrasonun bebeğe zarar verdiği yönünde yeterli bilimsel kanıt olmaması.Bu benim için tatmin edici değil. Nitekim aynısı bundan 50 sene önce hamile kadınların X-Ray cihazına girmesi için söyleniyordu.
  • Ultrasonun sakıncalı olmadığını belirten birçok kaynak “ ‘Problemli gebeliklerde’ gerektiğinde fetüs gelişimini ve sağlığını takip etmek için periyodik kontroller dışında ultrason takipleri yapılması faydalıdır” diyor. – Buradaki anahtar kelime “problemli gebelik”. Gebeliklerin yüzde kaçı gerçekten yakın ultrason takibi gerektiren nitelikte problemli, bunu merak ediyorum.
  • American Pregnancy Association’a (APA) göre rutin gebelik kontrolleri boyunca uygulanması gereken belirli bir ultrason sayısı yok. APA, ultrasonun sadece tıbbi olarak gerekli olduğunda uygulanması gerektiği için birçok sağlıklı gebeliğin ultrason gerektirmeyeceğini söylüyor. Ve devam ediyor:  “Ultrason, düzgün uygulandığı takdirde, fetüse zarar vermeyen bir prosedürdür. Tekrarlı ultrasonun uzun vadede fetüs üzerindeki etkileri bilinmemektedir. Ultrasonun sadece tıbbi bir gereksinim olduğu zaman uygulanması gerekmektedir.”
  • “Ultrason gebelik kontrollerinin bir parçası mıdır” sorusuna ise şöyle cevap veriyor APA: Ultrason sadece tıbbi bir endişe duyulacak durumlarda gereklidir. Ultrason, doktorunuzun bebeğin durumunu değerlendirmesine ve potansiyel problemleri teşhis etmesine yardımcı olur. Komplikasyonsuz bir gebelik yaşayan kadınlar için ultrason gebelik sırasındaki kontrollerin gerekli bir parçası değildir.

Midwifery Today sitesindeki bir makale ise bu konudaki şüphelerimi daha da perçinledi. Makalenin bir kısmının çevirisine aşağıda yer veriyorum. Orijinali ise İngilizce olarak burada.

Ultrasonun düzenli olarak uygulanıyor olmasının en yaygın sebeplerinden biri bebeğin rahim içindeki gelişiminin geride kaldığı durumları belirlemek. Oysaki deneyimli bir ebe ya da doktorun gebe kadının karnını elleriyle hissederek yapacağı muayenenin de bu geriliği tespit etmekte ultrason makinesi kadar etkili olduğu biliniyor.

X-ray cihazları hamile kadınlar üzerinde 50 yıl boyunca uygulandı. 1937’de basılan bir kitapta şöyle deniyordu: “Anne karnındaki bebeğin X-ray ışınlarına maruz kalması halinde zarar görüp görmeyeceği sıklıkla sorulan bir soru. Bunun cevabı ise, yetkin bir radyolog ya da uzman tarafından uygulanması halinde hiçbir zararının olmadığıdır.” Aynı kitap seneler sonra şu ifadelere yer verdi: “X-ray ışınlarının fetüse kısıtlanmadan uygulanmasının çocuklukta kansere yol açtığı bilinmektedir.”

Norveç’te yapılan bilimsel bir araştırma gebelik süresince ultrasonun zararsız olduğunun varsayılmaması gerektiğini ortaya koyuyor: Hamileliği boyunca düzenli olarak ultrasona giren kadınların sekiz ve dokuz yaşlarındaki çocuklarında muhtemel nörolojik bozukluklara rastlanmış.

Lancet adındaki bir İngiliz tip dergisindeki bir makale ise şöyle diyor: Rahimdeyken ultrasona tabi tutulan çocukların büyüme ve gelişimlerinde ters etkiler olup olmadığını analiz etmeye yetecek boyutta tıbbi çalışma yapılmamıştır. Aslında, bu konunun güvenli olduğunu kanıtlayacak çalışmaların yapılması neredeyse mümkün değildir, çünkü bu tür araştırmalara duyulan ilgi yetersizdir.

Dünya Sağlık Örgütü sağlıkla ilgili teknolojilerin yaygın olarak kullanıma sunulmadan önce detaylı bir şekilde incelenmiş olması gerektiğinin altını çiziyor. Gebelik sırasında uygulanan ultrason teknolojisi böyle bir incelemeden geçmeden kullanıma sunuldu. Araştırmalar ultrasonun gebelikte ortaya çıkan belirli riskli durumlarda etkili olduğunu ortaya koyuyor, ancak yine de ultrasonun gebelerde rutin olarak kullanımının doğruluğunu destekleyen yeterli sayı ve içerikte araştırma yok.

Ben her şeyin doğalından yana olan, teknolojiye minnettar olmakla birlikte abartılmaması gerektiğine inanan bir insanım. Kuşkusuz ultrason da, aynı sezaryen gibi, modern tıbbın bizlere bir lütfu. Ancak tıbbi olarak gerekli olduğu durumlarda vazgeçilmez önemi olan bu tür uygulamaların abartılarak riskli risksiz her türlü hamilelikte rutin uygulanmasını naçizane doğru bulmuyorum.


Kaynaklar:

11 Yorum
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 doğumlu Deniz’in ve 2010 doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, yaklaşık sekiz sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve "sadece anne olmak"tan bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

11 Cevap verilmiş: Hamilelikte Ultrason: Azı Karar, Çoğu Zarar mı?

  1. ilk diyor ki:

    Blogcu Anne,
    Yazdiklarina yorum diye baslamisken cok uzun surdugunu fark edip sayfama aktardim bildiklerimi.
    Kisaca asagidaki makale ultrasona daha farkli bakmamizi saglayabilir. Ultrasonun farelerde anne karninda gelisim sirasinda beyin hucrelerinin gocunu etkiledigi gosterilmis. Benim kissadan hissem zorunlu olmadikca ultrason cektirmemek gerektigi.

    *Prenatal exposure to ultrasound waves impacts neuronal migration in mice
    Eugenius S. B. C. Ang, Jr, Vicko Gluncic, Alvaro Duque, Mark E. Schafer, Pasko Rakic; PNAS August 22, 2006 vol. 103 no. 34 12903-12910

    • blogcuanne diyor ki:

      Blogundaki yazını ve makaleyi okudum.Benim bu konudaki şüphelerimi destekledi. Her ne kadar fareden de bahsediyor olsak, ben de aynen senin gibi zorunlu olmadıkça ultrasona tabi olmak istemiyorum.

  2. zeynep diyor ki:

    bende ilk defa dün gittim, kalp atışlarını göremedi doktor bir hafta sonra tekrar gidicez, sonra bir daha ki ay ve her ay bizi çağıracak, çünkü türkiyede böyle oluyor genelde ve her ay ultrasona giriyorsunuz, çünkü doktor özel ve ona her ay 100 tl bayılıyorsunuz, şimdi elifçim sence en zorunlu haller hangileri? ona göre bizde tercihimizi belirleyip sadece bu bu bunlarda ultrasona girmek istiyorum bunlar dışında girmek istemiyorum diyelim doktora, gerçi benimkide sezeryan, doktoruma muhtaçım yani, onun dediğinin dışına çıkarsamda sanki iyi bakmıycakmış gibi geliyor insana maalesef, türkiye ve para….:/

  3. berna diyor ki:

    bazen diyorum ki kendime en iyisi bir ebe bulmak lazım ..bu ne canım
    zorla sezeryan,hatta hamileliğin başlarında vajinal ultrasona bile ikna etmeye çalışan istemediğinde sana cahil gözüyle bakan doktorlar..ebe bulmak lazım ebe

  4. ilk diyor ki:

    Blogcu Anne,
    Dedigin gibi bu deneyler fareler uzerinde yapilmis ama zaten bizlerin yaptigi pek cok deney fare gibi hayvanlarla yapilir. Insanlar uzerinde bir etki tespit etmek icin yillar gerekli (zaten yuksek doz ve/veya uzun sure maruz birakma insanda mumkun degil). Kisisel olarak o makalede yayinlanmis verileri cok ciddiye aliyorum.
    Aynen senin de soylemis oldugun gibi "Tıbbi bir gereksinim yoksa, riskli bir hamilelik değilse sıklıkla uygulanmasına gerek yok.". Hele hele sadece bebegi gormek, fotografini cekmek icinse hic gerek yok bence :)

    Cok guzel konulara deginiyorsun. Tesekkurler :)

  5. blogcuanne diyor ki:

    ZEYNEP – Bu konuda "şu şu durumlar ultrason gerektirir" diyecek tıbbi bilgim yok. O yüzden doktoruna güvenebilmen çok önemli. Ancak bildiğim, komplikasyonsuz hamileliklerin -ki yanılmıyorsam gebeliklerin yaklaşık %90-95'i bu gruba giriyor- takibinde ultrason her muayenede elzem değil.

    BERNA – sana kesinlikle katılıyorum. Maalesef Türkiye'de ebelik müessesesi olması gerektiği gibi işleyemiyor. Eğer yaklaşan doğumumu Amerika'da yapacak olsaydım, doktorumdan çok memnun olmama rağmen bu sefer ebeyle çalışacaktım. Onların yaklaşımları çok daha farklı, yakın, sevgi ve ilgi dolu gerçekten…

    İLK – Rica ederim, görevimiz :P Birazdan doktora gidiyorum, onun söylediklerini de paylaşacağım.

  6. gamze diyor ki:

    bence bu"her şey doğal olsun" davranışlarınızı abartıyorsunuz. polihidramnios'u olup gelişme geriliği olan bir bebek elle nasıl hissedilebilinir sizce?

    Örnek olarak verdiğiniz x ray dediğiniz şeye günümüzde de gebelerin girmesi TAMAMEN güvenli. bunu bir tıp öğrencisi olarak söylüyorum. x ray çekildiğinde alınan ışının miktarı çok az, ve bebek için güvenli. yalnızca CT(türkçesi BT-bilgisayarlı tomografi) çektiremezsiniz, onda x ray dozu fazla. MR da bebek için güvenlidir mesela.

    Lütfen bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayın! Doktorunuza danışın!

    • blogcuanne diyor ki:

      Tıp bilgim yok, bahsettiğiniz rahatsızlığın da ne olduğunu bilmiyorum. Dolayısıyla "ultrason yapılmasın da elle hissedilsin" gibi bir iddiam yok.

      Belki de yazımı dikkatli okumadınız. Birçok değişik kaynaktan çeşitli makaleleri derleyerek, tam da dediğiniz gibi BİLGİ SAHİBİ olmaya çalışarak yazmıştım bu yazımı. Sonuç olarak da kendi görüşlerimi, yaklaşımımı belirtmiştim.

      Ha, bu arada doktoruma da danışmıştım. Kendisi de benim "her randevuda ultrasona girmeme" görüşümü uygun görmüştü.

    • guliz diyor ki:

      4,5 yaşında ve -7 aylık 2 çocuk sahibi olan bir anne olarak, klasik tıp doktorlarındaki (maalesef tıp öğrencilerine de neredeyse hazırlık okurken sirayet etmiş olan) “insan” faktörünü yok sayan, karşısına çıkan her hastayı cahil gören, hasta ve hasta yakını psikolojisinden anlamayan, hatta o kadar körleşen ki okuduğunu bile algılamayan anlayışı sizin nezdinizde kınıyorum.
      blogcuanne nin diğer yazılarını okumadığınızı, bu yazıya sazan gibi atlamanızdan anlıyorum, kendisi terbiyeli bir cevap vermiş, ben metanetimi koruyamayacağım, kusura bakmayın. ne demiş, çalışmalar yeterli değil demiş, çünkü bu çalışmalara yeterli kaynak ayrılmıyor demiş, komplikasyonsuz gebelik yaşayanlar için gerekli değildir demiş, okuyup araştırıyorum demiş.
      siz ne demişsiniz, bilgiden fikirden filan bahsetmişsiniz, saygısızca. nacizane önerim, çocuk sahibi olmadan annelik hakkında fikir sahibi olmayın, egonuzu kontrol ettirin, hasta haklarını tekrar okuyun, statükocu olmak bir tıp doktoru için neden tehlikelidir bir düşünün. allah ilerideki hastalarınıza sabır versin.

  7. Çağıl diyor ki:

    selamlar
    sizlere bir sıkıntımı aktarmak için yazıyorum
    4 aylık gebeyim , bugüne kadar 3 kere ultrason ile muayene edildi..
    ilkinde birşey hissetmedim
    ikincisine girmekte sakınca görmedim
    ancak 2. ultrason (8. haftada uygulandı) 24 saate yakın bir süre karnımda sancılanmalar vardı, gece uyuyamadım. ultrasona direk bağlamak istemedim. yediklerimle ilgili olabilir diye düşündüm
    fakat geçen hafta girdiğim son ultrasondan sonra da (artık bebeğin hareketlerini hissedebiliyorum ) yavrum bütün gün takla attı durdu karnımın içinde .. bu kadar huzursuzlanmasını anlayabilmiş değilim.. . doktorların bunu umursadığını sanmıyorum , hastaneler ve işletmecileri para kaygısıyla bu tarz bir prosedür işletiyor olabilirler her neyse ben kendi adıma kendi yavrumu (gelişti dedikleri , benimse çok zayıf gördüğüm teknolojinin geliştirilme deneği olarak) riske sokmayacağım.
    ultrasonla ilgili ne kadar zararlıdır sorumun cevabını almak için senelerce bekleyebilirim , hiç dert etmiyorum. ancak bu riske girmeye ne kendim ne de doğacak yavrumuz için gerek görmüyorum.

  8. ebru diyor ki:

    saglık memuruyum ve şunu diyebilirim ultrason ses dalgalarından mevcuttur emin olun ve şunu diyeyim mr ve tomogrofiden daha güvenilir

Bu yazıya yorum bırakın