9 Yorum

Önüm, arkam, sağım, solum GEBE

Her hafta buluştuğumuz oyun grubumuzda benden başka iki gebe daha var. Biri benden 10 hafta geride, diğeri 3 hafta içinde bebeğini bekliyor.

Blogcu Anne sayesinde internette edindiğim arkadaş çevresinde ise artık sayısını hatırlamadığım sayıda gebe arkadaşım ve takipçim oldu.

ETRAF GEBEDEN GEÇİLMİYOR!

Gebeler için “Hamilelik hakkında doktorunuzun size söylemedikleri” konulu bir yazı hazırlıyorum. Önümüzdeki hafta yayınlayacağım. Neler açıklayacağım, neler!  😛

İkinci gebeliğimin 6 ve de yarım ayına girdiğim şu günlerde birden aklıma aşağıdakiler geldi. Şeytan mı dürttü, melek mi bilmiyorum ama banyodan “Bunları paylaşmalıyım!” diyerek apar topar çıktım ve oturdum bilgisayarın başına.

Aslında, kendimi balina gibi hissettiğim, yer yer yalnızlık hissine kapıldığım, bu kadar çabuk yorulduğum için sinirlendiğim, kısacası bir nevi Hamile Depresyonu yaşadığım şu günlerde sanırım biraz da kendime hatırlatmak istediğim şeyler bunlar… Her neyse…

Ey gebeler!

  • Doğum tarihinize çok fazla kafayı takmayın. BabyCenter öyle diyormuş, ultrasonda bir iki hafta atıyormuş, önemli değil. BEKLENEN DOĞUM TARİHİ KABA BİR TAHMİNDEN İBARETTİR. İlla bir tarih düşünmeniz gerekiyorsa kabaca “Mayıs sonu”, “yaz başı” gibi düşünmeye çalışın. Bunu sadece doğum tarihi geldiğinde “E hani, hala doğurmadın mı?” diye soracak olan üçüncü şahısları elimine etmek için değil, asıl kendiniz belirli bir güne takılmamak için yapın.
  • Kilo olayına kafayı çok takmayın, ama çok da koyvermeyin. “İlk üç ayda şu kadar, ikinci üç ayda bu kadar, son üç ayda ise işte bu kadar” şablonuna uymayan ÇOĞUNLUKTAYSANIZ bunalıma girmeyin. Ama oturup da pastaları, börekleri yuvarlamayın. Tatlı ihtiyacınızı mümkünse meyve ile karşılamaya çalışın. Değilse ağzınıza bir iki ufak çikolata atın. (Cennet meyvasını bilir misiniz? İstanbullular HURMA diyorlar. Hani turuncu, yumuşak, çok şekerli bir meyve. Olgunlaşmamışsa ağzınızı mayhoş yapar. İşte bu meyvede hem oldukça C vitamini varmış, hem de çok şekerli olduğu için tatlı ihtiyacınızı fazlasıyla karşılıyor.)
  • BOL su için. İNANILMAZ önemli. Hem çatlaklar (üzgünüm, anneniz çatladıysa sizin de kaçarınız yok, ama en azından kendinizi iyi hissettirir), ama asıl kasılmalar için ÇOK ÖNEMLİ. Ben dikkat etmiyordum, doktorum geçen hafta yaptığı idrar testi sonrasında kulağımı çekti. O günden beri pet şişeleri ardı ardına götürüyorum.
  • Aklınıza gelen her dakika Kegel Egzersizleri yapın. Hamileliğinizin kaçıncı haftasında olursanız olun, mutlaka yapın. Henüz erken diye düşünmeyin. Nasıl olduğunu biliyorsunuz, değil mi? İdrarınızı yapıyormuş da  birden tutarmış gibi aşağıdaki kasları sıkıp bırakıyorsunuz. Doğumda çok, çok faydasını göreceksiniz.
  • Kendinizi bilgilendirin, ama saplantılı olmayın. Güvenilir kaynakları okuyun, ama benim ilk gebeliğimde yaptığım hataya düşüp sanki DOKTORA TEZİ HAZIRLIYORMUŞÇASINA her kitaba, her web sitesine saldırmayın. Kafanızı gereksiz yere doldurmayın.
  • Keyfini çıkarın. Büyüyen karnınızı geh geh gerinerek sergileyin. Kilo da alsanız, balina gibi de hissetseniz inanın çok, ÇOK güzelsiniz. (Buna siz inanıyor musunuz? Ben kendi adıma inanmıyorum. Ama bu aralar “kelimelerin gücü”ne kafayı taktım. “Bir şeyi söylersen olur” gibilerinden… O yüzden söylemem gerektiğini hissettim, bakalım olacak mı?)
  • BOL su için!
  • Olumlu düşünün. Kötü hikayelere kulak tıkayın. Yıldırma politikalarına gelmeyin, size korku hikayeleri anlatmaya çalışanları önce tersleyin, baktınız vazgeçmiyorlar, bana adreslerini verin, ben adamlarımı göndereyim 🙂
  • Vücudunuza iyi bakın. Öncelikle bir hayat yaratma ayrıcalığına sahip olduğunuz için mutlu olun. Vücudunuza ihanet etmeyin. SİGARA İÇMEYİN. Su için! Düzenli spor yapamıyorsanız bile kendinize iyi bakın. Hareket etmeye, yürüyüş yapmaya çalışın. Kendinizi koyvermeyin.
  • Vücudunuza güvenin. Vücudunuz inanılmaz, muhteşem bir değişimden geçiyor. Bunun için tasarlandı. Gebeliğin de, doğumun da üstesinden rahatlıkla gelebilirsiniz, geleceksiniz. Güzel şeyler düşünün, güzel şeyler olsun. Pozitif düşünce, pozitif kelimeler, pozitif sonuçlar…
  • Doğumun doğallığına odaklanın. Ama saplantı haline getirmeyin. Güvenebileceğiniz bir doktor (mümkünse ebe) bulun, kendinizi eğitin ama doktorunuza da tercihlerinize saygı duyacağını bilerek güvenin.
  • Bu ayların çok, çok çabuk geçeceğini, şimdi ne kadar zorlansanız, bunalsanız da özleyeceğinizi unutmayın!
  • Su için demiş miydim?

Şimdi yazdıklarımı tekrar okudum da… Evet, evet kesinlikle bunları kendime söylemişim ben. Son bir hafta-10 gündür duygusal inişler çıkışlar yaşıyorum. Geçenlerde tesadüfen çekilen ve balinayı ne kadar andırdığımı gösteren bir fotoğrafı görmem de bu hislere katkıda bulundu sanırım.

Umarım ciddiye alırım bu yazdıklarımı…

9 yorum

  1. İlahi ELif! Neren balinaya benziyor Allahaşkına? Gayet normal ve sağlıklı bir hamilelik yaşıyorsun fotoğraflarından anladığım kadarıyla.Öyle düşünme lütfen.

  2. Elif, yine tam noktasindan yakalamıssın…
    Aramızda 3-4 hafta var sanırım ve tam da bu 3-4 haftadır hormonlarımın esiri olmus durumdayım ki sen de yazmıssın…
    Gecen gun annemlerde kaldım, babam da(normal de mesafeli sayılabilir bir insan) kucuk kızının gebelik hallerine oyle duygusallasmıs ki uyurken gelip karnımı sevip, yanaklarımı optu… Bunu esime anlatırken hungur sakırt aglamaya basladım… Bu aralar kontrolsuzum… Hafta 26 itibari ile cok alıngan ve kırılganım… Kilolar da baskı yapiyor uzerimde… Ilk 4 ay hic kilo almamisken simdi takip etmek de zorlaniyorum ve gercekten anlamiyorum… Is & ev & ivir zivir derken 5 dk oturamadan hala nasil kilo alabildigimi anlamiyorum… Bir yandan karpal tunel sendromuna tutulan bilegimin agrisindan uykularim bolunuyor…Yine de mutlu sona az kaldi… Son haftalari huzurla yasamak istiyorum…

  3. elif hamileliğim son gününe dek-ki az buz değil tam 16 kg almıştım- kendimi çoook güzel hissettim. şişmanlıkla özgüvenin hiç alakası yok bence. hamilelik tamamen hayatın tadını çıkarmak gereken bir dönem olmalı. yemeli içmeli, mutlu olunmalı… mümkünse kafaya tokadan gayrısı takılmamalı

  4. Ben hem gazdan hem de şişkinlikten (bak 76 olmuş 29 haftalık bir hamile olarak kilo demiyorum avutuyorum kendimi şişkinlik diyorum) dolayı kendime zeplin diyorum…

    Cin-kek reklamları çıkınca da sevgili içeriden bağırıyor aaa bak sen çıktın diye…

    :)))

  5. Ama Elif, yapma böyle… Bu yazıları okudukça bebek diye deliren kocam ve senin yüzünden bir tane daha doğuracağım sonunda 🙂

    Şu güzellik meselesine gelince, neden inanmıyorsun ? Ben kendimi en çok hamileyken güzel bulmuştum. Hala düşününce öyle geliyor 🙂 Hem de 20 kilo almış olmama rağmen 😛 Hayatımın en güzel, en mutlu, en pozitif dönemiydi. Kızımla çok daha farklı bir mutluluk yaşıyorum, o ayrı 🙂

  6. Yapma Elif abartma diyicem ama bende ayni psikolojide oldugum icin yalan soylemis olurum ! 🙁

    Ama senin fotolarin cok tatli kibar hamilesin, onun gebe sagin solun sobe oyle duruyor,
    sen gel beni gor ben vucudumda ayriim yapmayi sevmiyorum herbiryerim sissin :))

    Zaten gobegim son 3 haftada yarisa basladi simdi depar atti diger taraflarin onune gecmeye basladi.

    Ya ben anlamiyorum buradaki hamileleri nasil olurda insanin gobegi buyurken diger yerler minnacik sort giyecek kadar ince kalir, nohut yutmus gibi, besleyemiyorlar canim cocugu :))

    Ya ben su icemiyorum cabaliyorum ama 1,5 lt yi gecemiyorum gunluk.

    Ben tesadufen foto cektirmiyorum, hata foto esnasinda dik durup gobegimi icime cekmeye bile calisiyorum futbol topunu nereye cekiyosam
    'neyse dogum ola hayrola; kilolar bir bir kaybola' 🙂

    Sevgiyle kalin

  7. ya bende bugün çocukluk arkadaşlarımın eşlerinin ikisininde hamile olduğunu ve aynı haftada olduğumuzu öğrendim, şoktayız üçümüzde, birde çok yakın arkadaşlarız, yani istesek tarih koysak tutmaz, nasıl oldu anlayamadık eşlerimizi tebrik ediyorum gerçektende:)))

  8. Elifcim valla guldum yazdiklarina. Tabiki kocaman olacagiz. Benim rahmim futbol topu kadarmis, eee daha organlarim da vardi karnimin icinde topu sokunca icine onlarda yayildilar etrafa. Ben cok mutluyum, kizim buyuyor 🙂 (Boyle diyorum ama tatildeyken yoruldugum bir anda bayanin biri iyimisin dedi, ben de iyiyim merak etmeyin biraz yoruldum dedim. Kalkip bana ben de doguracaksin sandim dedi. Ama nasil moralim bozuldu, kitaplardan etrafinizdakilerin dediklerini duymamamin gerektigini okumus olmama ragmen… Rahmimin futbol topu buyuklugunde oldugunu bulmamla moralim de duzeldi :).)

    Ben de catlaklar konusunda anneniz catladiysa siz de catlayacaksiniz, yapacak bir sey yok diye okumustum. Annem benim coookkkk catlamis. Sonra ablamla konusurken onun hic catlamadigini ogrenince sok oldum. Kakao yagi kullanmis. Tabi bir matematikci olarak, kakao yagi kullanmis ve catlamamisin, kakao yagi kullanirsan catlamayacaksin demek olmadigini bildigim icin oyle bir yorum yapmiyorum. Konu uzerine biraz sorusturman uzerine annemin ilk hamileliginde asiri kilo aldigini, ablamin ise normal sinirlarin disina cikmadigini da ogrendim. Netekim bu da catlak sonucumun sebebi olabilir. Bol su icmenin catlaklar konusunda da faydali oldugunu duydum.

    Hoscakalin,

  9. Pek sevgili arkadaşlar,

    Hepinize çok teşekkür ederim rahatlatıcı sözleriniz ve kendimi iyi hissettirme çabalarınız için. "Bu dünyada ne varsa kız arkadaşlarda var" olduğu savımı bir kez daha kanıtlamış oldunuz. Bu kız arkadaşların hiçbirisini hayatımda görmemiş olsam bile…

    Kilo olayını burada yansıttığım kadar kafama takmıyorum aslında, ancak bunu yazdığımda o fotoğraf olayı çok tazeydi, pek bir depreşmişti sinirlerim.

    Ben uzun zamandır yorgunum. Son birkaç gündür iyice yorgunum, en son yazımda okuyacaksınız, tabii o kadar sabrınız varsa. Yoruluyorum. Yorulmama sinirleniyorum. Son günlerde Deniz'in Babası'nın işleri çok yoğun, normalde vakit geçirdiğimiz kız kardeşim de aynı şekilde. Bir de uzun zamandır kendime hiç vakit ayıramadım. Deşarj olamadım. Deşarj olamadan şarj olarak sürekli aynı tempoyu sürdürmeye çalışıyorum, fazla geliyor.

    Deniz doğmadan önce Deniz'in Babasıyla bir "babymoon"a çıkmıştık. İlaç gibi gelmişti. Öyle bir şeye ihtiyacım var. Yalnız bile gitsem, vallahi çekip gidesim var. Nasıl olacaksa bu koşturmacada…

    Sevgiler hepinize…