31 Yorum

Hastaneler tarafından düzenlenen “Doğum öncesi eğitim”ler

Çarşamba günü Amerikan Hastanesi’nin Doğum Öncesi Eğitim derslerinin ilkine katıldım. Dersler altı hafta sürecek ve doğumdan bebek bakımına kadar çeşitli konuları içerecek.

Derste benden başka yaklaşık 20-25 tane daha gebe vardı. (Biri de DMR’in annesi SimgeTuğçe’ydi, bu vesileyle tanışmış olduk, ne de güzel oldu!)

Bu gibi programlar Simge’nin de dediğine göre başka hastanelerce de düzenleniyormuş. Amerika’da da hemen her hastane doğum öncesi eğitimi veriyor. Oradayken hastane eğitimlerine katılmamıştım. Doğal doğum eğilimli olduğum için, hastanelerin eğitimlerinin de doğal doğuma hiç değinmediklerini bildiğim için ilgi duymamıştım.

Açıkçası Amerikan Hastanesi’nin eğitimine de doğum konusunda bilinçlenmekten ziyade hastaneyi tanımak, yaklaşımlarını öğrenmek için gittim. (Doktorum orayla anlaşmalı olduğu için orada doğum yapacağım.)

İlk ders Doğumda Anestezi idi.

Şaşırmadım, ama sinir de olmadım değil hani. Neden “doğumda anestezi almak gerekir” gibi bir mesajla başlansın ki Doğum Öncesi Eğitim dersine? Hadi ben mutlaka öyle olmak zorunda olmadığını biliyorum, (belli ki SimgeTuğçe de biliyordu), ama geriye kalan 23 tane gebe bilmiyor olacak ki tuvalette şöyle konuşmalara şahit oldum: Gebe A: “Nasıl doğum yapmayı düşünüyorsun?”  Gebe B: “Bilmem, hiç düşünmedim. Normal de olabilir, sezaryen de. Normalden biraz korkuyorum aslında…”

Bu konuşmalar ben tuvalette işimi görürken dışarıda bekleşen gebeler arasında gerçekleşti. O sırada tuvaletten fırlayıp “Sezaryen bir doğum yöntemi değildir! Bir kurtarma operasyonudur, ameliyattır! Sezaryen olmayı DÜŞÜNMEMELİSİNİZ, zorunda kalırsanız sezaryen olmalısınız!” diye haykırmak istedim. Ama kendimi tuttum. Oraya doğal doğum propagandası yapmaya gitmemiştim.

Nitekim, Doğumda Anestezi sunumunu yapan anestezi uzmanı epidurali gümüş tepside sunduğunda da sesimi çıkarmadım. Hatta vajinal doğum yapacak gebelere hastaneye gelir gelmez kateter takıldığını söylediğinde bile yutkundum, bir şey demedim. (Doktoruma daha önce bu konuyu gündeme getirdiğimde “Onların ne dediği önemli değil, ben ne dersem o olur, sen kafana takma” demişti.)

Ancak ne zaman bir baba adayı epiduralin risklerinin olup olmadığını, epidural almadan doğum yapmanın mümkün olup olmadığını sordu, ve anestezi uzmanı o şekilde doğum yapmayı tavsiye etmediklerini söyledi, ve baba adayına hiç doğum videosu seyredip seyretmediğini sordu, seyretse gidip annesinin elini öpeceğini belirtti, işte o noktada kendimi tutamadım. İzin isteyip “Af edersiniz, ben bunun böyle olmak zorunda olmadığını eklemek istiyorum. Bu benim ikinci gebeliğim. Daha önce de doğal doğumla, hiçbir müdahale olmadan bebeğimi doğurmuştum. Doğumdan sonra aklınızda kalan en son şey çektiğiniz sıkıntılar, epiduralsiz doğum korkunç bir doğum olmak zorunda değil” dedim. O sırada odada biraz fısıltı oldu, “Epiduralsiz mi yaptınız???” gibi onay soruları döndü, anestezist de “Evet, tabii canım, doğum aynı zamanda güzel de bir süreç” gibilerinden bir şeyler söyledi.

Yukarıdakiler benim yorumlu anlatımlarım tabii ki. Ancak özetle dersin bu bölümünde verilen mesajlar şunlardı:

  • Doğum iki şekilde yapılabilir: (1) Vajinal doğum,  (2) Sezaryen
  • Vajinal doğumu yapacaksanız epidural almanız önemle tavsiye edilir.
  • Her müdahale gibi epiduralin de yan etkileri vardır, ancak çok çok azdır. Bebek için yan etkisi yoktur, hatta faydalıdır ( ???  Bu açıklamayı benim “epiduralin bebek için ne gibi yan etkileri var?” sorum üzerine yaptı. Ne gibi faydaları olduğunu sormadım ama gerçekten çok merak ediyorum.)
  • Vajinal doğum yapmak istemeyen, sezaryeni tercih eden anne adaylarının bu isteği rahatlıkla yerine getirilecektir. Hatta “ben doğuma şahit olmak istemiyorum, doğum sırasında uyutulmak istiyorum” diyen anne adaylarına genel anestezi de verilecektir. Ancak bu noktada anestezi uzmanının tavsiyelerini dinlemek gerekir, nitekim her anestezi her anne adayına uygun olmayabilir.

Kısacası, dersin bu bölümünün ana mesajı “normal doğum yapacaksanız mutlaka epidural alın, sezaryen olmak istiyorsanız da sizi hiçbir şekilde kırmayız” şeklindeydi.

Bunları Amerikan Hastanesi’ni hiçbir şekilde eleştirmek için yazmıyorum. Bunu yapmak için hiçbir sebebim yok. Hatta bebeğim orada doğacağı için sempati bile besliyorum bu hastaneye karşı. Kapısından girerken bir hoş oldum. “Demek benim bebeğim burada doğacak” diye duygulandım.

Kaldı ki gerek Amerikan Hastanesi’nin, gerek benzer Doğum Öncesi Eğitimleri üstelik de ücretsiz olarak gebelere sunan diğer hastanelerin bunu yapmalarının sebebi onları ellerindeki bilgi ve malzemeler doğrultusunda eğitmek… Çünkü hastaneler hastalıkları iyileştirmek için var. Ancak bu noktada gebeliğin hastalık olmadığı, komplikasyonsuz gebelikler yaşayan kadınların hasta olmadıkları unutuluyor.

***

Aynı gün dersin ikinci bölümünde Doğuma Hazırlık ve Doğum konusu işlendi. Bebek Dostu unvanı alan hastanelerin özelliklerinden ve emzirmeyi ne kadar teşvik ettiklerinden, bebeğe gerekmedikçe mama, hiçbir şekilde yalancı meme vermediklerinden, bebeğin sadece bakım için bebek odasına götürüldüğünden, geri kalan zamanda annesiyle aynı odada kaldığından bahsedildi. Şüphesiz bunlar güzel şeyler. Ama keşke bebek doğduktan sonra izlenen bu “bebek dostu politika” bebek doğarken ve doğduktan hemen sonra da uygulansa… Epidural ya da benzeri ilaçlar anneye hemen dayatılmasa, böylece bebek mümkün olduğunca ilaç tesiri altında kalmasa… Anneye orada acıdan kurtulmak için değil de, vücudunun bu işin altından kalkabileceği konusunda hatırlatmalar yapılsa… Bebek doğduğunda ışıklar kısılsa, hemen annenin kucağına verilse, tensel temas sağlansa…

İşte bunlar da ancak gebelerin bilinçlenmesi ve bu gibi taleplerini doktorlarına ve hastanelere iletmesiyle olacak.

***

Doğuma Hazırlık ve Doğum kısmında annelerin doğum sırasında nasıl nefes almaları gerektiği konusuna bir iki dakika değinildi. Birkaç tane doğum fotoğrafı gösterildi, ancak hemşire bunları göstermeden önce anneleri uyardı, görmek istemeyenler varsa bu bölümü geçebileceğini söyledi. Sonra iki üç resmi hızlı hızlı gösterdi, ve doğuma hazırlık bölümü böylece tamamlanmış oldu. Ben diyeyim 5, siz diyin 6 dakika sürdü “doğuma hazırlık” kısmı…

Benim bu dersten çıkardığım sonuç (en azından doğum söz konusu olunca) doğal ya da müdahalesiz doğum yapmak isteyen gebelerin sadece hastanelerin eğitimleriyle yetinmemeleri gerektiği oldu. İşin uzmanları tarafından verilen ve doğal doğum odaklı derslere mutlaka gidilmeli. Bu tür derslerin kimler tarafından verildiği konusuna daha önce burada değinmiştim.

Her anne adayının nasıl doğum yapacağı onun kişisel tercihi. İlaç almamayı tercih edenler kendilerini o yönde bilinçlendirir, bilinçlendirmek istemeyenler epidural alabilir, vajinal doğum yapmak istemeyen sezaryen de isteyebilir, hatta, anestezi uzmanının dediği gibi “ben doğuma şahit olmak istemiyorum, doğumda uyutulmak istiyorum” diyenler genel anesteziyle bile bebeklerini doğurabilir. Bu alternatiflerden birini tercih etmek kadını daha iyi ya da daha kötü bir anne yapmaz. Ama bu tercih bilinçli yapılmalıdır.

Benim kişisel görüşüm bu.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

31 yorum

  1. Ben de 32 haftalık hamileyim ve ilk hamileligim. Ben de gecen hafta MedicalPark Goztepe hastanesinin ucretsiz egitimine katildim, bu egitim 2 hafta 3er saat ve agirlikli olarak bebek bakimi ile ilgili aslinda. O kısmını Ayse Oner veriyor ama ondan once gecen haftaki bolumde hastanenin kadın dogum uzmanlarından biri 1 saatlik tarama testleri ve dogum hakkinda bilgilendirme semineri verdi.

    Beni de bu seminerde en rahatsız eden sey epiduralsiz dogumun nerdeyse mumkun olmadigi gibi gosterilmesi olmustu, hatta doktor hanım kendisinin vajinal dogumu en cok destekleyen doktorlardan biri oldugunu ama epiduralsiz dogum yaptirmadigini soyledi, yani size isteyip istemediginizi bile sormayip epidurali zorunlu tutuyormus, ustune ustluk "bu çağda bağıra çağıra doğum yapmanın ne geregi/anlamı var?" dedi, kursa katılan gebelerin cogu onaylar ifadeler kullanınca ben de sizin gibi dogal dogum propagandası yapamadım maalesef 🙁

    • sevgili ısıl bende aynı eğitime katıldım. özellikle ayse öner in eğitim kısmı için gitmiştim. kadın dogum uzmanının asagı yukarı nasıl konusacagını (dogum hakkında) tahmin edebildim. seni de rahatsız eden özellikle o cümle benide acayip rahatsız etti. fakat benim etrafımdaki gebelerin pek aklı yatmamıstı. hatta birisi epiduralle dogru zamanda ıkınma olmuyomus demişti. tabiki dr onu geri püskürttü. ben dr.lerin bazılarının bu durumda olaya sadece bir operasyon olarak baktıklarını gözlemliyorum. olayın hissiyatı onlar için sanki yok. belkide bir savunma mekanizmasıdır.

    • Ben Ayşe Öner'in düzenlediği bambaşka bir eğitime, yanlış hatırlamıyorsam Mother & Baby dergisinin düzenlediği emzirme konulu bir seminere katılmıştım. Doğal yaklaşımını oldukça beğenmiştim. Aynı seminerin bir de doğuma hazırlık bölümü vardı ama denk gelemedim.

    • Ben de bundan 1 sene öncesinde MedicalPark Goztepe'nin eğitimine gitmiştim. Oradaki kadın doğum uzmanı epidural sezaryeni ballandıra ballandıra anlatmış, "en fazla 2 çocuk doğuracaksınız ne gerek var normal doğumda sancı çekmeye " demiş, arada eşinin de aynı hastanede anestezi uzmanı olduğunu söylemiş, ancak konuşmasını "tüm bu anlattıklarım sezaryen propagandası olarak algılanmasın" diyerek bitirmişti. Peki nasıl anlayacaktık???? O gün kendi doktorum, o doktor olmadığı için mutlu olmuştum.

      Isıl'ın katıldığı eğitim sırasında "bu çağda bağıra çağıra doğum yapmanın ne geregi/anlamı var?” diyen doktorun aksine benim doktorum, "bağırmadan doğum mu olur Yasemin hn. Bağırın bağırabildiğiniz kadar" demişti. Ben o sırada içinden "siz de bir karar verin hem ıkınırken ses çıkarmayın diyorsunuz hem de bağırın" demiştim. Meğersen yavrumun doğması için gereken son ıkınmadan sonraymış o bağırma faslı:)

      Doğuma hazırlanırken hep, "dünyada 5 milyar insan var, bu kadar çok olduğumuza göre, doğum o kadar da zor olmasa gerek " dedim içimden. Araştırdım, okudum ama öyle kitapları, internet sitelerini hatmetmedim. Herşeyi doğal akışına bırakmayı tercih ettim. Bazen fazla bilgi zararlı olabiliyor.

      Sanırım anne adaylarının yapması gereken- ben öyle yapmıştım- aklına yatan konuları kabul etmesi, hoşuna gitmeyen cümleleri de hiç dikkate bile almaması. Tabi hamilelik dönemi, hormanlar, buna ne kadar izin verir bilemiyorum. Ama önemli nokta şu: doğumu yapacak olan anne: bu durumda nasıl hissediyorsa öyle davranmalıdır. Kendi iç sesini dinlemelidir.

      Şunu da eklemek istiyorum: Benim ilk doğumumdu, normal doğum yaptım, epidural almadım. Son ana kadar evde vakit geçirdim. Hastaneye 19:45te gittik, 20:45te kızım doğmuştu (hikayem sitede yayınlandı- Yasemin ve Zeynep Ekin). Doğumda çekilen ağrı, sancı, acı artık hangi kelime ile ifade ediliyorsa, onunla ilgili HİÇ BİR ŞEY HATIRLAMIYORUM. Şu kötü doğum hikayelerini anlatanlar da nasıl o detayları hatırlıyorlar anlayabilmiş değilim. Anneme özellikle teşekkür ediyorum, doğumum ile ilgili güzel hikayeler anlattığı için.

      Doğumundan sonra, aynı kursa, bu sefer hem anne adaylarına moral vermek hem de Ayse Hemşireye teşekkür etmek için gittim. Kendimce normal doğumu destekleme yolu olarak bunu buldum.

      Doğumumla ilgili hoşuma gitmeyen ufak tefek şeyler de var tabi, onlar da acemiliğime geldi diye yorumluyorun: Doğum sırasında bebek hemşiresi doktoruma "bebekte komplikasyon var mı" diye sordu. Doktorum "bu ne munasebetsiz bir soru" bakışını attı, ben de "buna aranızda bir kod bulur musunuz lütfen: 3 var mı 5 var mı gibi. Moralimi bozmayın " dedim. Bebeğim doğduktan sonra onu kucağıma aldım ama emziremedim, şaşkınlığıma geldi. son olarak da, doğumdan sonra odama gece 11de çıktım, ertesi sabah 9da gelip "taburcu olabilirsiniz" dediler ve devamlı rahatsız ettiler "çıkmıyormusunuz "diye. zar zor öğleden sonraya kadar uzattık kalışımızı. Ama dediğim gibi bunlar halledilebilir konular, acemilik işte… Sizlerin aklında bulunsun..

      Sevgiler

  2. İlk doğumumu maalesef sezeryanla "Bebek Dostu Hastane" de yapan biri olarak bende keşke diyorum. Keşke emzirme konusundaki ısrarlarını, motivelerini doğum içinde gösterselerdi….

  3. türkiyede malesef böyle… Sezaryan doktorlar icin cok pratik, önceden planlaniyor, islerini ona göre ayarliyorlar. Oysa normal dogumu doga kendi belirliyor. Ne kadar sürecegini, nasil olacagini…

    Ben dogum kurslarina almanyada katilmistim. Ve ebemiz bize "bebegin basi gözüktügünde sizden ona dokunmanizi isteyecegiz, cünkü ona bu dünya "hosgeldin" siz demelisiniz. Ilk dokunus plastik eldivenlerle ve yabanci birinden olmamali" demisti… O an ben kesin normal dogum yapacagim demistim. 3 günlük dersin sonunda sezeryan ve acil durumlari kisaca konusmustuk.

    Ve ben malesef acil durum kategorisine düstüm. Ben dogumumu almanyada yaptim, sanirim türkiyede olsaydim su an hayatta bile olmaya bilirdim.

  4. Ben de onumuzdeki ay katilacagim kurslara, merakla bekliyorum nasil olacak diye. Bu hastanede dogumu ebeler yaptigi icin ve benim izlenimim onlarin dogaldan yana olduklari seklinde oldugu icin cok umitliyim. Insallah hayal kirikligi yasamam…

  5. Ben normal dogumdan yana olmama ragmen basima ne gelecegini bilmedigim icin cok korkuyordum. Sanirim bircok hamile kadin ayni durumda. Turkiye'de olsam kesin sezeryana ikna ederlerdi beni. En buyuk sannsim Belcika'da dogurmak oldu. Cunku burda sezeryan sadece ve sadece tibbi gereklilik oldugunda yapiliyor. Doktorum bastan kirmizi cizgisini cizdi. Iyiki de cizmis. Epidural anestezi karasini da bana birakti. Altinca aydan itibaren dogal dogum kurslarina gittik esimle birlikte ve cok faydali oldu. Ama epiduralsiz dogumu gozum yemedi. Kisacasi 6 saatte dogum yaptim, uc itme sonucunda kizim cikti ve ben ellerimle alip onu gogsume koydum. Muhtesem bir histi. Dogum sonrasi hemen ayaktaydim. Simdi diyorumki bizi bosuna korkutmuslar kotu dogum hikayeleriyle, iyileri de olabiliyor.

  6. Elif, yakinda ozeller birlesip seni protesto etmeye baslayacaklar ortalik karistiriyor diye:) Saka bir yana agzina diline saglik. Umarim ulasabildigin kadar gebeye ulasirsin da dogal dogumdan olesiye korkutulan anne adaylarinin dikkatini cekip yandas olabilirsin.

  7. Benim bildiğim vajinal doğum'un özellikle sancıyla olması gerektiği..
    Epidural'in vajinal doğumda faydaları ne merak ettim bende doğrusu.

    SEVGİLER.

  8. Benim kuzenimin eşi de 2-3 hafta içinde doğum yapacak.
    Karı-koca hamileliğin başından beri doğal doğum istediklerini söylüyor ve geçen haftaya kadar da bu konuda gayet kararlı devam ediyorlardı.
    Dün akşam konuştum en son. ‘Biz sezeryan doğum yapacağız bu arada’ dedi bana kuzen.
    Şaşırdım. ‘Bizden kaynaklanmıyor ama. Doktor bebeğin kafasının biraz büyük olduğunu, dolayısı ile vajinal doğumda anneyi çok zorlayacağını söyledi, biz de tamam demek durumunda kaldık’ dedi.
    Bu kadar doğal doğum destekçisi, son haftalara kadar bile farklı bir seçeneği akıllarından geçirmeyen çiftleri bile yoldan çıkartıyorlar ya daha ne diyeyim!
    Doktor böyle dedikten sonra başka ne yapsın bu çocuklar?!!

    Ben doğum yapmış biri değilim. Ama en yakın arkadaşım resmen kollarımda doğurdu Tamam tamam doğumhaneye girmedim ( orada da max 20dk kaldılar zaten) ama sürecin başından hemen hemen sonuna kadar elim elindeydim. Doğum yapmamış bir hatun içni takdire değer bence !
    Epidural ile normal doğum planları yapılmasına rağmen o dakika gelince canım arkadaşım ‘ben bu işi yaparım’ dedi ve başladı ıkınmaya. Elinin tersiyle itti epidural makinesini. Nöbetçi doktoru onu çok güzel hazırladı ve resmen gözümün önünde uzaklaştırdı arkadaşımı yavaş yavaş edipural düşüncesinden.
    Ben o noktadan sonra oradaki ‘yaşam mücadelesini’ herkese anlatmaya ve normal doğumdan kesinlikle korkulmaması gerektiğini söylemeye başladım. Hatta ben 8 tane falan doğururum hepsini de vajinal doğururum diye hava atar, ahkam keser oldum. Doğum sonrası da salya sümük bi halde gidip arkadaşımı alnından öpüverdim.
    Şimdi ne zaman onlara gitsem ‘bak kızım eben geldi’ gibi şakalara maruz kalmak durumundayım işin tek can sıkıcı kısmı bu olsa gerek
    Bütün gebeşlere gönülden sevgilerimi gönderiyorum. Tez zamanda sağlıkla, mutlulukla bebelerinizi kucaklayıverin inşallah.

    Sevgiyle kalın.
    NzN

  9. elif sen böyle anlattıkça bir kez daha hamile kalmak ve bu kez vaginal doğum yapmak istiyorum:)

  10. Ulkemizde sezeryan ile dogumun kisinin tercihine birakilmasi ve hatta sezeryana tesvik edilmesi cok garip. Burda ancak mecbur olundugu zaman sezeryana basvuruluyor ki bence en dogru olan da bu. Elif in de soyledigi gibi sezeryan aslinda bir kurtarma ameliyatidir.

  11. Merhaba Elif; sitenin sessiz takipcilerindenim. ayrica birkac yahoo grupda yazilarini okuyorum pozitif dogum cabalirin gercekden tebrik edilmeye deger, bende 32. haftalik hamileyim ve normal dogum isteyen bir anne adayiyim. calismadigim icin ilk ogrendigimden itibaren cesitli hastanelerin doguma hazirlik kurslarina katildim. amerikan hastanesi de baslarda dogumu burda planladigim icin iclerindeydi. ancak dr um ne kadar dogumu ben yaptirsamda ekip de cok onemli gibi bir aciklama yapinca onun istegini kabul edip Florance nightingale hastanesinde yapmaya karar verdim. Katildigim seminerlerden bir tanesi Acibadem Hastanesinin kursu idi. Ayse Onerde program dahilinde katilimcilara egitim veriyordu. ilk gunoncelikle hastane kadin dogum uzmanlarindan bir hekim sezeryanin yararlarini ve normal dogumun zararlarini anlatti. kendisinin sher zaman sezeryani tercih ettigini normal dogumda olusabilecek komplikasyonlarda hastalarin drlari dava ettigini ve kendisinin bu riski almak istemedigi icin sezeryan yaptigini ballandira ballandira anlatti. nasil sinirlendim anlatamam. arkasindan ayse hemsire de insanlar dogru bilgilere ulastilar. gerek nefes egsersizleri gerekse normal dogumun surecleri ve kolayligi ile ilgili bilgilerle insalara aktardi da bende rahatladim:) diger katildigim hastane kurslarinda da sezeryan tavsiye edilen bir dogum yontemi malesef.. neyse cok uzun yazdim dertliyim sanirim bu konuda

    • merhaba,
      ben de medical park da bir seminere katilmistim, oradaki kadin dogum uzmani da sezaryeni destekler konusmalar yapti ama aciklamasini da yapti, soyle ki Turkiye'de normal dogum sonrasi olusan herhangi bir negatif durumda doktoru koruyan bir kanun yok ve su ana kadar bu yuzden doktorlar ve hastanelere cok dava acilip, tazminatlar odenmis. Ama sezaryen icin ayni durum soz konusu degilmis. Bu yuzden doktorlar kendilerini koruyabilmek icin boyle bir tavir sergiliyorlarmis. Yurtdisinda ise doguma girmeden anneye, normal dogum sirasinda ve sonrasinda olusabilecek komplikasyonlardan doktor ve hastanenin sorumlu olmadigini kabul ettigine dair bir belge imzalatildigini soyledi. Bu yuzden yurtdisindaki doktorlar normal dogumu desteklemeye devam edebiliyorlarmis. Bilmiyorum bu soylediklerinin ne kadari dogru ama doktorlar icin sezaryenin daha zahmetsiz ve sikintisiz oldugu bir gercek. Eger boyleyse saglik bakanliginin bu duruma el atmasi gerek ama su anda yaptigi gibi sezaryen kisitlamasi getirerek degil, doktorlarin da neden boyle yaptigini inceleyip bunun caresini bulmalilar.
      bir de semineri veren doktor kadindi ama dogum yapmamisti, kendisine nasil yapardiniz diye soruldugunda once soylemek istemedi, sonra binlerce vaka gordugunu ve aklinda en kotu vakalarin kaldigini, bu yuzden normal dogumu tercih etmeyecegini ima etti. Bir kadin doktorun boyle soylemesi de cok aci, bu isin bilimini okumus ama korkusu daha agir basiyor ve tum gebelere bunu tavsiye ediyor.Ya dogal dogumdan haberi yok ya da haberi yok gibi yapiyor (bir doktorun haberinin olmamasi da cok ilginc). Zaten doktorlarin agzinin icine bakan biz gebeler de aa bak doktor hanim bile boyle soyluyor diye dinlemistik o gun. Bu yaklasik 3 ay onceydi, ondan sonra internette yaptigim arastirmalar, blogcu anne, dogal dogum, hamileler kulubu gibi siteleri okuduktan sonra fikrim cok degisti ve kendimi daha bilincli ve kendine guvenli hissediyorum. O zamana kadar sadece doktorumun dediklerini harfiyen uyguluyordum simdi herseyi sorgulamaya ve sormaya basladim.
      Umuyorum bu bilgi paylasimi buyuyerek devam eder ve bazi seyleri degistirir.

      peri

      • BERRİN VE PERİ – tecrübelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.

        Peri – bahsettiğin "imza" konusu sezaryen için de geçerli diye biliyorum. Müdahaleyi senin iznin doğrultusunda yapacakları ve sorumluluk dağılımları konusunda benzeri bir belge yine sezaryende de isteniyor sanırım.

        Sezaryenin doktor için çok daha zahmetsiz olduğu konusunda çok haklısın. Benim doktorum (ki doğal doğumu destekliyor) da kendisi için çok daha kolay olduğunu, işinin 20 dakikada bittiğini söylemişti.

        Normal doğum konusunda yapılan korkunç yorumlara ve yanlış yönlendirmelere mümkün olduğunca kulağını tıka, olur mu? Senin vücudun, senin bebeğin ve senin doğumundan sen sorumlusun. "Teneke mahallesindeki kadınlar gibi bağıra çağıra mı doğuracaksın?" türünden talihsiz yorumlar seni yıldırmasın.

  12. Mecburiyet, tibbi mudahalenin gerekliligi disinda sezaryen bana soguk bir dogum yontemi geliyor ne bileyim videolarini da izledim gercekten secenek olmamali!!

    Epidural iyi ki var diyorum cunku ihtiyac olursa kullanilsin diye ama tabiki dogal dogum farki baska olmali.

    Amaaa benim dusuncem su: eger dogal doguma layikiyla hazirlanabiliyorsaniz, yasayacaginiz agrilara hazirlikliysaniz onu tolere etmeyi becerebilecekseniz, yani kisacasi aci icinde de olsaniz o anlardan sonraki o muthis kavusmanin farkindaysaniz, iste o dogum "mukemmel" olur.
    bunlar yoksa cidden bagira bagira, sabirsizca olup, o anin tadina varilmaz diye dusunuyorum.

    Burada hevesle dogum kursuna gittim ama bir kac nefes ve masaj teknigi disinda bisey soylenmedi ne yazikki!!, hypnobirthing icin kurs yok, dogum kocu yok hepsi icin 1,5 saatlik yol gitmem lazim, kendimi donanimli bilincli hazirlamak istiyorum , kitaplarda alacagim teoriyle nereye kadar bilemiyorum, en azindan Elif'in pozitif bakis acisiyla gidip ,bir sure kendi dayanikliligimi test edecegim, belki epidural istemeyecek gucu bulurum …..
    [ama cidden o cikis aninda o'nu ben tutmak istiyorum]

    Herkese saglikli dogumlar

  13. Elif, agzina saglik gercekten! Senin gibilere nasil ihtiyac var oralarda, hissettim bunu okurken.. Cunku, oyle korkulu bir surec olarak anlatiliyor ki bu dogum olayi, anne adayinin onunde epidural ve sezeryandan baska secenek birakilmiyor.. halbuki oyle dogal bir olay ki bu dogum, her ani hissedilmeli bence.. tabi ki zorunlu mudahale gerektiren durumlar haric..sonucta once annenin sagligi onemli olan.. ama gunumuzde en sudan sebeplerle oyle gozumuzu korkutuyorlar ki, yok efendim yeni nesilin catisi darmis, yok bebek fazla buyukmus cikamazmis.. resmen yanlis yonlendirme! bilinclenmeli, bilinclendirmeli…
    sevgiler

  14. Hepinize çoook teşekkür ederim paylaşımlarınız için. Bu konunun böylesine desteklendiğini görmek gerçekten çok yüreklendirici… Ben yazmaya devam edeceğim, sizler de desteklemeye devam edin, varsa kendi bloglarınızda yazın. Bu bilinç ancak böyle yayılacak.

    ELFANA- inan ben de aynı şeyi düşündüm. "Ya bu özel hastaneler bir olup beni mimlerlerse, istemezlerse" dedim 🙂 Olsun, o zaman ben de evde doğururum 🙂

    HÜLYA – Zamanı gelince, şartların da uygunsa en büyük destekçin ben olacağım!

    Hepinize kocaman göbek dolusu sevgiler…

    • ben 5,5 sene önce amerikan'da doğum yaptım. 18 saatlik evde çekilen sancının ardından epiduralsiz normal doğum yapmak için geceyarısı gittim ancak gider gitmez yapılan lavmanın ardından hemen yatağa sırt üstü bağlandım: nst ve o şekilde sürekli hareketsiz kalmam istenerek koluma takılan suni sancı. 9 aylık hamile bir kadın suni sancı olmasa bile nasıl sırt üstü yatabileceğini anlayamamışken sırf doğumu hızlandırmak için (başkaca bir sebep yoktu) verilen suni sancı işkencesiyle uzun süre hareketsiz (nst sebebiyle) sırt üstü yatmam beklendi. buna rağmen sesimi çıkarmadığım halde gelen nöbetçi doktor ilk rahim ağzı açıklığı kontrolünde, sancı nedeniyle yaşadığım refleks geri çekilme hareketimin ardından "siz normal doğum yapamazsınız" diyerek odayı terketti.

      18 satlik sancıyı evde misafir ağırlayarak, neşeli şekilde çekmiş ve rahat doğum yapabileceğimi düşündüğüm için amerikan h.'ni seçmiştim. o geceki nöbetçi doktordan daha sonra şikayetçi de oldum. hastane bu tür şikayetler nedeniyle doktorun hastaneyle ilişiğinin kesildiğini söylediler.

      • Ne kadar zor bir deneyim olmuştur senin için! Bu tür olayların istisna olduğuna inanmak istiyorum. Sanırım sadece Amerikan Hastanesi'ne özgü olduğunu var saymazsak da yerinde bir düşünce olur, değil mi? Maalesef her yerde yaşanabiliyor böyle gereksiz uygulamalar!

        Benim bu tür konuları gündeme getirmemdeki sebep işte bu tür uygulamaların azalması, anne adaylarının isteklerine saygı duyulması, onlara daha çok alternatif tanınması. Bu da ancak bizler istedikçe olacak…

  15. Oncelikle tum hamisleri cani gonulden tebrik ediyorum umarim saglicakla ve normal dogumla bebekleriniz bu dunyaya gelir. Ben iki dogum yaptim (Kanada'da). Ikiside normal oldu.

    Ilk dogumdan once esimle 6 haftalik egitimlere gittik. Cok faydasini gorduk, ozellikle nefes calistirmislardi bizi. Sancilari nefesi kontrol ederek etkisini azalmayi hedefledik. Ilk dogumda 4 cmde hastaneye gittim tum gece uyuyarak, 4 cm acildigima hastanede inamadik. 5 cmde acilara dayanamaz gibi olunca hemsireminde ilk dogum zorlama al epidural demesiyle aldim. Ama cok hizli giden dogum yavasladi bi sureligine, cok zayif bi hamile olmam yuzunden biraz sarsildim epiduralden dolayi. Ama aci falan gitti:) dusununce ilacsiz tamamiyle normal deneyebilirdik ama cok bilinmez idi dogum sureci korktum sanirim.

    Ikinci dogumum da sancilarin baslamasi ve herseyin olup bitmesi 2 saat surmedi. aksam 5 gibi sancilar siddetlendi, 6 gibi yola ciktik. 6.35'de hastanedeydik. 6.52'de canimiz dogdu. Hastanede sadece 17 surdu hersey ben yatis bile yapmamistim herkes asansorde dogurcak sanmis ertesi gun hastanede gun konusu olmustum. Tabi serum bile baglamadilar cunku vakit yoktu. Geldigimde 8 cm imisim, suyu patlatir patlatmaz 10 oldum esim park yerinden gelmemisti onu bekledik 1-2 itmede dogdu minis.

    Dogurabilene epiduralsiz cok daha iyi ben dogumdan 5 dk sonra inanilmaz hissediyordum. Bir diger tecrube ve bizim dogum sinifin ebesinin tavsiyesi. Evde ne kadar zaman gecirebilirseniz gecirin ozellikle ilk dogum agrilar 5 dk ya inse bile gerceklesmesi icin en az 1 saat var. Dolayisiyla hastaneye gitmek icin hic ama hic acele etmeyin onun yerine ilik bi dus alin..

    Herkese kolay dogumlar!

    @ Yasemin, cok uzuldum yasadiklarina..Eminim senin icin cok buyuk yikim olmustur, doktorunun normal dogumu uygun gormemesi. Benim icin sezeryan kelimesi felaket gibiydi, epidural in yan etkileri yuzunden benim tansiyonum birden bire cok asiri dusup, bebegin kalp atislari yavaslayinca bile bana sezeryan dememislerdi ama ben ya olursa diye aglamaya baslamistim.

  16. Elif canım nasıl olduysa ben bu postu atlamışım…
    Çok güzel ve bilgilendirici yazmışsın yine; tebrik ederim kader arkadaşım (biraz arabesk oldu ama biz herşeye rağmen direnen ve bilgilendirmeye çalışan iki hamiş olarak kader ortağı gibiyiz bence)
    Sevgiler
    Deniz'e öpücükler

  17. Benim hamile olduğum 2002 senesinde Internetteki hamilelik öyküleri randevulu epidural sezaryen vakalarından oluşuyordu.Şimdiyse bırakın normal doğumu doğal doğum hatta SSVD hikayeleri var. Ben de bu hikayeleri okudukça açıkçası SSVD'yi düşünmeye başladım. Ha ortada ikinci hamilelik falan yok ama eğer olursa kesinlikle bu maceraya kafama uygun bir doktorla çıkmak niyetindeyim. Açıkçası, ilkinde doktorumu doğal doğuma ikna edememek bile sonuçta sezaryen istememde etkili olmuştu.

  18. İŞ ARAMA GÜNLÜĞÜ – paylaşımın ve güzel dileklerin için çok teşekkürler!

    SİMGEUGCE – misyonumuz "en az bir gebe" miydi? 😉

    VUSLAT – Bu söylediklerin inanılmaz yüreklendirici! Eğer ikinciyi düşünecek olursan nerede, nasıl destek bulacağını biliyorsun, değil mi?

    • Sevgili Elif, Senin yazdıkların insanda öyle bir doğurma isteği yaratıyor ki…Başlangıçta "keşkeeee ama nerdee" şeklinde okuduğum doğal doğum yazıların aklıma pek bir yatar oldu. 2-3 gündür eşimin kafasını "bu sefer normal doğuracaksam hamile kalırım" şeklinde ütülüyorum. O da bana "aklını mı kaçirdin kadın?" diyor. En son "peki canım, sen öyle iste, nasıl olsa son kararı ben veriyorum" dedi (Sözde, doğumdan önce doktora "sezaryen olsun,bitsin, ben artık dayanamayacağım" demiş, bilmem artık ne kadar doğru). Ben o zaman sonuç olarak kızımı kucağıma aldığım için çok mutluydum ama senin anlattıklarınla normal doğumun aslında ne kadar farklı ve güzel bir deneyim olduğunu idrak edebiliyorum.

  19. acaba en iyisi eğitimlere gitmemek mi,ben bir tek ayşe öner eğitimine gitmeyi planladım,o normal doğumu destekliyor,kitabında falan da.Offf ne fena yaa,çok korkuyorum bu kadar kararlıyken ben bu uzun süreçte kararımdan vazgeçirilmekten.

  20. Ben de geçen hafta Amerikan'ın internet sitesinden kurs isim ve içeriklerine bakınca apayrı bir anlam çıkartmıştım. Demek ki sunum farklı içerik farklıymış. Eskişehir'deyim fakat amcam Amerikan;'da çalıştığından merak etmiştim. Burada Devlet hastanesindeki ebe-hemşirelerle konuştum , yakın zamanda kurs başlayacakmış ve kursun içinde sezeryanın ya da epiduralin adı pek geçmezmiş, bu kurs anneyi doğal doğuma hazırlama kurslarıymış ve babalar da katılabiliyormuş. En doğrusu bu tabikide ama buna çok şaşırdım desem yeridir. Bir kaç uyarı yaptılar, sıcak su torbalarınızı şimdiden alın, karşılayabiliyorsanız plates topu alın, internetten saçma sapan doğum videoları izlemeyin ,daha ilk sancıda hastaneye koşturmayın 🙂 SAKİNLEŞİN.

    • Bu söylediklerin devlet hastanesi adına çok yüreklendirici gerçekten. Belli ki sen de ne beklemen gerektiğini biliyorsun.

      Kurstan sonraki izlenimlerini benimle paylaşırsan çok sevinir, uygun olursa burada da yer vermek isterim. Doğal doğumu ön plana çıkaran eğitimler/hastaneler de vurgulanmalı…

      Bebeğini sağlıkla kucağına almanı diliyorum. Sevgiler…