Hamilelik hakkında doktorunuzun size söylemedikleri…

Eczaneden gebelik testini alıp yaptıktan ve üzerinde iki pembe çizgiyi gördükten sonra bebeğin babası, belki annemiz ve bir iki yakın arkadaşımızdan sonra (belki de önce) ilk aradığımız insan herhalde doktorumuz oluyor. Neden? Çünkü o bu işin uzmanı. Ona güveniyor, hamilelikle ilgili tüm sorularımızı ona soruyor, her türlü konuda bilgi alıyoruz.

YOKSA ALIYOR MUYUZ? Hiç mi utanıp sıkıldığımız konular, kızarıp bozardığımız, sormaktan çekindiğimiz sorular yok?

Olmaz olur mu? Kadın doğum doktorumuz ister kadın olsun, ister erkek, işi ilk olarak sağlıklı bir gebelik geçirmemizi sağlamak ve sonrasında da bebeğimizi sağlıkla kucağımıza almamıza yardımcı olmak. Bizim arkadaşımız olmak, örneğin ayak parmaklarımızın dolma gibi şişeceğinden bahsetmek değil.

Hangimizin kadın doğum doktoru ikinci üç ayda tavan yapan libidomuz yüzünden vahşi bir kaplan gibi eşimizin üstüne atlayacağımızdan bahseder?

Ya da karnımızın, bebeğimizin çıkacağı yerimizi göremeyeceğiniz kadar büyüyeceğinden?

İşte aşağıda ben bunları anlatmaya çalıştım.

Hamilelik hakkında doktorunuzun size söylemedikleri:

  • Gebelik, bütün vücudunuzu etkiler: Hamileliğin sadece karnının şirince büyümesinden ibaret olduğunu zanneden garipçik gebeler büyük yanılgı içindedir. Gebelik, saç diplerinizden ayak parmaklarınıza, kaburgalarınızdan idrar kesenize kadar vücudunuzun görünen görünmeyen her yerini tamamıyla etkileyen, hatta alt üst eden bir tecrübedir.
  • Büyüyen tek yeriniz karnınız değildir. Göğüsleriniz sağılacak inekmişsiniz hissi vermeye başlar (bir bakıma da öyle değil midir zaten?) Yüzükleriniz ellerinize sığmaz olur. Ayak parmaklarınızın kalın sarılmış yaprak dolması görüntüsü almasının yanı sıra ayaklarınız hepten yarım numara kadar büyüyebilir.
  • Regl kanaması yaşamıyor olabilirsiniz ama… Adet dönemlerini ağrılı, sızılı, bol kanamalı geçiren her genç kızın hamilikle ilgili en büyük beklentilerinden biri de aylık kanamaların en az dokuz ay boyunca rafa kalkmasıdır. Ancak acı hayat o kadar adil değildir — nitekim gebeliğiniz boyunca sizi terk eden kanamalar yerini yumurta akı gibi diğer başka sıvılara bırakacak ve sizi şaşırtacaktır.
  • Göbek deliğiniz dışarı fırlar. Bazı kadınların göbek deliği zaten fırlaktır, dolayısıyla bu değişiklik onları fazla etkilemez. Ama eğer içerlek ve kendinize göre nispeten “seksi” bir göbek deliğiniz varsa gebeliğiniz boyunca onunla vedalaşmak zorunda kalır ve 1-2 yaşında bir çocuğunkini andıran pırtlak bir göbekle gezmek zorunda kalırsınız.
  • Bazı gebeler uzun ve bakımlı tırnakların tadını çıkarma fırsatı elde eder. Gebe kalmadan önce başka kadınların uzun, bakımlı tırnaklarına özenen bazı kadınlar, hamile olduktan sonra içlerindeki bu ukdeyi biraz olsun giderebilirler. Nitekim vücuttaki hormonsal değişiklikler tırnakların hızlı uzamasına ve güçlenmesine sebep olur. Ancak burada altı çizilmesi gereken kelime HIZLI UZAMASIdır. Fazlasıyla hızlı uzayan tırnaklarınız bu sefer de manikür masraflarınızın artmasına sebep olur.
  • Aynı hormonsal değişiklikler saçlarınızı da etkiler. Saçlarınız ışıl ışıl parlamaya başlar, gürleşir. Gürleşmesinin sebebi gebelik boyunca saç dökülmesinin yavaşlamasıdır. Gelin görün ki hayatın adaletsizliği burada da kendini gösterir: gebeliğiniz boyunca dökülmeyen saçlarınız bebeğinizin doğumuyla beraber misliyle dökülmeye başlar. Banyoda, saçınızı tararken saçlarınız avuç avuç öyle dökülür ki, peruk arayışına girmeniz gerekeceğini düşünmeye başlarsınız.
  • Bu “hızlı uzamak ve gürleşmek” maalesef sadece saçlarınıza özgü değil, vücudunuzdaki tüm tüyleri (evet, İSTENMEYEN cinsten olanları da) etkileyen bir değişimdir.  Bacak tüyleriniz de çok daha hızlı uzar. Lazer epilasyonun nimetlerinden faydalanmamışsanız ve banyo sırasında jilet teknolojisine başvuruyorsanız, eskisinden daha sık uygulamanız gerekir. Ancak giderek büyüyen karnınız öne doğru eğilmenizi günbegün zorlaştıracağı için banyo sırasında gerçekleştirdiğiniz bu epilasyon seansları giderek zorlaşan akrobatik hareketler gerektirmeye başlar. Eşinizin yanında maymun gibi gezmek istemezseniz onun yardımına başvurmanız kaçınılmaz olur. Böylece mahremiyet sıfırın altına iner.
  • Mideniz sabah, akşam, uykudayken, uyanıkken, SÜREKLİ bulanabilir. İngilizcede “morning sickness” olarak adlandırılan bu bulantılar birçok hamile kadın açısından sadece sabahla kısıtlı değildir. Mideniz gün boyunca bulanabilir, hatta benim ikinci gebeliğimde olduğu gibi geceleri uykunuzdan bile uyandırabilir. Ben de dahil birçok zavallı gebe çareyi tuzlu ve karbonhidrat açısından zengin yiyeceklere yönelmekte bulunca kendini başka bir problemle yüz yüze bulur: KİLO SORUNSALI!
  • Hamilelik sırasında kilo alacak olmak gebeleri en çok sıkıntıya sokan konulardan biridir. Popüler anne-çocuk dergileri, web siteleri ve gebelik üzerine yazılmış birçok kitap hamilelik sırasında ortalama 9 ila 12 kilo kadar alınmasının normal olduğunu söyler, ve eklerler: “Birinci üç ay boyunca 0-1 kilo, ikinci üç ay boyunca 5-6 kilo, üçüncü üç ay boyunca 4-5 kilo.” BU “MODEL” KİLO ALIM SÜRECİ NEDENSE ORTALAMA GEBEYE PEK UYMAZ. Birçok gebe ilk aylardaki mide bulantısını bastırmak için karbonhidratlı yiyeceklere sığınınca altıncı ayına geldiğinde toplamda alması gereken kiloyu çoktaaan geçtiğini fark eder!
  • Bebeğinizin çıkacağı yeriniz olan malum bölgeniz büyüyen göbeğiniz sayesinde giderek gözden ırak olmaya başlar. Her ne kadar ilk başlarda, en azından doktorunuzu düşünerek temizlik ve estetiğe önem veriyor olsanız da karnınız büyüdükçe “ayıbın yolu kayıp” felsefesini benimseyerek “Aman canım. Doktor değil mi bu? Kim bilir neler neler görüyordur” şeklinde kendinizi avutmaya başlar ve malum yerinizle aylar sonra görüşmek üzere vedalaşırsınız.
  • Hamileliğin en güzel fiziksel belirtilerinden biri şüphesiz bebeğinizin içinde hareket etmesidir. Hele de ilk gebeliğinizi yaşıyorsanız, neye benzeyeceğini bilmediğiniz bu anı heyecanla beklersiniz. Bilmediğiniz şey gebeliğinizin son zamanlarında bu tekme-yumrukların zaman zaman canınızı acıtmaya başlayacağı, siz tam uyumaya çalışırken kaburganıza yiyeceğiniz bir tekmenin, ya da idrar kesenize yöneltilen bir sağ kroşenin “kiracıyı sepetleme vakti”nin geldiğini düşündürtmeye başlatacağıdır. BU DÜŞÜNCE SİZİN KÖTÜ BİR ANNE OLACAĞINIZ ANLAMINA GELMEZ.
  • Gebelik sırasında vücudunuzun her yeri gibi cildinizde de türlü değişiklikler gerçekleşir. Göbek deliğinizin hemen altından malum yerinize doğru koyu renk bir çizgi inmeye başlar. Bu çizginin yok olması doğumdan sonra aylar alabilir. Aynı zamanda meme uçlarınız ve areola denilen halka kısmın rengi koyulaşır (Söylentiye göre bu koylaşmanın sebebi bebeğin memeyi kolayca görebilmesidir). Bu renk değişimleri doğumdan sonra eski haline dönebilir, dönmeye de bilir.
  • Çatlaklar birçok gebenin korkulu rüyasıdır. Hele de ilk gebeliğinizi yaşıyorsanız pahalı kremlerden koca karı ilaçlarına kadar her türlü solüsyonu denemeye hazır hissedersiniz. Bilmeniz gereken gerçek ise çok basittir: ÇATLAKLAR GENETİKTİR. Anneniz çatladıysa kaçarınız yoktur.
  • Kilo alımınız ve kilo dağılımınız Siyaset Meydanı konusuymuşçasına her ortamda tartışılır. Hamile olduğunuz zaman nedense hamileliğinizden önce “dış kapının mandalı” konumunda olan birçok insan aradaki mesafeyi hiçe sayarak vücudunuz hakkında yorum yapmaya başlar: “Sadece kalçanız büyümüş, yoksa hiçbir yerinizde bir şey yok” gibi iltifat niyetiyle yapılan meymenetsiz yorumlar sizi deli eder.
  • Büyüyen göbeğiniz de orta malına dönüşür. Otobüste giderken, alışveriş merkezinde gezerken, markette gezinirken herkes, özellikle de yaşlı teyzeler, size sormaksınız karnınızı okşar, onunla da yetinmez şekline göre kız ya da erkek çocuğunuz olacağına dair kehanette bulunurlar.
  • Vücudunuzdaki tüm değişikliklerden sorumlu olan hormonlarınız rüyalarınızda da sizi rahat bırakmaz. “Masum anne kadın” imajıyla tamamen çelişen, 18 yaş altındakiler için uygunsuz rüyalar görmeye başlarsınız. Özellikle de ikinci üç ayda görmeye başladığınız bu rüyaların ertesinde eşinizin üzerine vahşi bir kaplan gibi atlamak ister, ancak onun “Bebeğe zarar vermeyelim” endişeleri yüzünden geri püskürtülmek durumunda kalabilirsiniz.
  • Gebelikten önce portakal büyüklüğünde olan rahminiz 40 haftanın sonunda karpuz kadar olur. (Bu karpuzun Adana karpuzu mu, Diyarbakır karpuzu mu olacağı gebeden gebeye değişir.) Bunu yapabilmek için de rahminizin esnemesi gerekir. Bu da bambaşka bir gerçeği birlikte getirir: Gebelik sırasında esneyen tek kaslarınız rahim kasları değildir. Gebe kadınların sakar olması, normalden daha fazla düşme ve sakatlanma riski taşımaları işte bu vücut genelinde esneyen kaslar yüzündendir. Hatta yemeklerden sonra yaşanan reflü de işte yemek borusu kapakçığının gevşemesi yüzündendir.
  • Sindirim sisteminize dâhil olan kaslar da bu esneme ve gevşemeden nasibini alır. Hamile kadınların şirin görüntülerine tamamen ters olarak olur olmaz yerlerde gark gurk geğirme eğilimindedirler. Sindirim sisteminizdeki bu gaz sorunu sizi gittiğiniz hiçbir yerde rahat bırakmadığı gibi tek çıkış noktası ağzınız olmadığı için kötü kokulu başka gazların da ortaya yayılmasına sebep olur.
  • Uyku sorunsalı: Hamile kadınların sıkıntısını çektiği konuların ilk sırasında mide bulantıları geliyorsa ikinci sırada uyku problemi gelir. İlk haftalarda başını kaldıramamacasına bastıran uyku halleri ikinci üç ayda kaybolur gibi görünse de son üç ayda bu sefer büyüyen karın, çeşitli ağrı ve kramplar, yaklaşık yarım saatte bir gidilen tuvalet ziyaretleri uyku uyuyamamanıza sebep olur. Bu aslında doğanın sizi bebek geldikten sonraki uykusuz gecelere hazırlaması olarak da görülebileceğinden sıkıntı yaratsa da uzun vadede işinize yarayacak bir geçiş sürecidir.

Yukarıdaki paylaşımları biraz kendi yaşadıklarımdan, biraz yakınımdaki gebelerin deneyimlerinden, biraz da The Girlfriend’s Guide to Pregnancy kitabından derledim. Eklentilere açığım. Utanmaca, çekinmece yok. Herkes her şeyi yazsın, gebeler sıkıntılarını paylaşmaktan çekinmesin!

25 Yorum
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 doğumlu Deniz’in ve 2010 doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, yaklaşık sekiz sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve "sadece anne olmak"tan bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

25 Cevap verilmiş: Hamilelik hakkında doktorunuzun size söylemedikleri…

  1. hilal diyor ki:

    Gerçekten de bir sürü ergen rüyası görüyorsunuz ve sabah kalktıgınızda sevgili eşinize ihanet ettiğinizi düşünerek utanıyorsunuz :) ve cok arzuluyorsunuz eşinizi ; o da ilk haftalarda hafifi leke geldıgı ve doktorunuz dıger doktorlara tirad haftada 1 kere dedıgı ıcın , bir de bebege baskı olması ıhtımalıyle kendisini uzak tutmaya calısıyor .. bazen dayanamıyor , abartıyorsunuz :)

    Siz bu uzak tutmaları acaba "benı artık begenmıyor mu" dıyerek özgüven sorunsalına cevirebiliyorsunuz .. vs vs ; hamilelik ve sex böyle gerilim hattında birşey .. sonrası da biraz zor olabılıyormus ..

    Bu konudaki tavsiyeleri beklıyorum :)

  2. Vuslat diyor ki:

    Hepsi doğru…Bizzat test edilmiştir.Saçlarımı kuaförün "kestirme, bebeğin ömrü kısa olur" lafından kıllanıp kestirmedim ve sonra uzadı da uzadı taa belime kadar. Halbuki normalde omzumu geçmez ama sonra da bir döküldü ki en sonunda çareyi kısacık kestirmekte buldum. Diğer kılsal konu ise valla ben de eşimden yardım istiyordum. Napacaksın, doktora ayıp olmasın diye.Zaten hamilelik ve sonrası insanın karizmasının tümden sıfırlandığı bir dönem. Baştan kabullenmek lazım galiba.

  3. Zeynep A. diyor ki:

    Elif'çiğim, yüzümde sırıtma ifadesi ile okudum hepsini :)
    Ellerine sağlık, çok güzel yazmışsın!!!

  4. Banu diyor ki:

    Çok komik çok :) Eğlenceli bir yazı olmuş. Başta sen olmak üzere, tüm gebelerin "Tabi oturduğum yerden konuşmak kolay," dediğini duyar gibiyim. Ama ne yalan söyleyeyim, çok eğlendim.

  5. Nilgun diyor ki:

    Elifcim, bu yazinin her kismini a bu da dogru diyerek tebessumle okudum. Henuz 2.donemimde olsamda nelerin bekledigini biliyorum beni. Eline , koluna en bastada ruhuna saglik :-) tum yazilarin on kaynak oluyor bana. Walla ekleyebilecegim bisey kaldimi diye dusundum ama bulamadim bile.. hepsine deginmissin neticede! ama ben en cok sunu tuttum; “Hangimizin kadın doğum doktoru ikinci üç ayda tavan yapan libidomuz yüzünden vahşi bir kaplan gibi eşimizin üstüne atlayacağımızdan bahseder?“ :-) ))

    supersin!

  6. simgeugce diyor ki:

    “Sadece kalçanız büyümüş, yoksa hiçbir yerinizde bir şey yok” gibi iltifat niyetiyle yapılan meymenetsiz yorumlar sizi deli eder.

    Ben yukarıdaki yoruma benzer bir yorumu sana yapmış bulundum :) )) Utanarak hatırlıyorum.Ama gerçekten yok birşey vucudunda…karnın dışında!!!

  7. ozguranne diyor ki:

    Süper olmuş Elifcim. Utanmaz anne olarak ben de ekleme yapayım, malumunuz oksitoksin çok sevdiğimiz bir hormon olup malum zamanlarda salgılanır. Bebiş için çok faydalıymış, içerde annem mutlu eyoo diye seviniyormuş.

    Konuyla alakalı: http://ozguranne.blogspot.com/2008/05/gebelik-ve-

    sevgiler!

    yazıya bayıldım!

  8. Bahar diyor ki:

    Blogcu Anne yazi pek hos. Ben de hakkaten super ruyalar gormustum, keske yine gorsem :) . Bir de alt tarafi gorememe konusu beni en cok her doktor randevusunda idrar ornegi vermek rahatsiz etmisti, gormemeye alismistim ama cisi gormeden verilen kaba isabet ettirmek zor, iskalaniyor.
    Gobek olayinda da soyle bir tezim var, benim gobek deligim disari firlamadi. Sanirim daha zayiflarda daha kolay firliyor. Benimkinin altinda biraz yag tabakasi vardi hamilelikten oncesinden kalan tampon gorevi gordu :)

  9. şule-bilge diyor ki:

    gayet açık ve net bir yazı olmuş :D

  10. ilk diyor ki:

    Cok guzel yazmissin Elif, okurken cok eglendim :) )

    Gobek deligi, geri puskurtulen vahsi kaplan, Adana'ya karsi Diyarbakir karpuzu, gevseyen kaslar, aslinda hepsi harika ornekler olmus.

    Cise kalkma yuzunden uyku sorunu bende ilk 'uc ay'da baslamisti. Sebebi idrar kesesine baski yapan rahim degil hormonlar imis. Zaten artan kan hacmi, bobreklerden suzulen sivi miktarinin artmasi yani daha cok cis demek.
    "Sidikli anne sorunsali" diyebilecegim bu durum simdi buyumus gobekle had safhada. Ustune benim gibi allerjik bir insansaniz ve hapsirik krizi geldi mi ilk hapsirikta degilse illa ki sonuncuda altiniza kaciriyorsunuz.

    Bir de kendini cok guzel hissetme halleri oluyor. Sabah kalkiyorum "Allahim ne guzelmisim ben ya" diyorum, aksam ise aynaya bakinca moralim bozuluyor. Dalgalansa da bu kendini begenme hali, gayet keyifli kendini aldigin onca kiloya, degismis sekline ragmen bu kadar guzel bulmak.

    Orta mali olan gobegi teshir etmeyi seviyorum ben. Sanki dunyadaki tek hamile kadin benim :)

  11. blogcuanne diyor ki:

    Hah şöyle!

    GEBELER – bu "hamilelik sırasında cinsel yaşam" konulu bir manifesto hazırlayıp eşlerimize mi sunsak, ne yapsak? :D

    HİLAL – verebileceğim birkaç naçizane tavsiye: Doktorundan, internetten, oradan buradan destek bularak sağlıklı, sorunsuz bir gebelik sırasında birlikte olmanın hiçbir sakıncası olmadığını anlatmaya çalış. Özgür Anne'nin yazısını göster. Baktın olmuyor, tehdit boyutuna getir :) Şimdi yaptınız, yaptınız, bebek olduktan sonra nereden baksan bir iki ay sıkıntı yaşayacağınızı dikkatine çekmeye çalış.

    Ayrıca, hamileyken ilişki sırasında korunmak da (kondom) sakıncaları azaltıyor. Çünkü semende kasılmaları tetikleyen maddeler var. Belki bu da eşini ikna etmeye yardımcı olur?

    "Beni çekici bulmuyor mu?" gibi hissetmekte çok haklısın, eşi tarafından püskürtülüp de bu şekilde hissetmemek çok zor. Onlar her ne kadar "vallahi öyle değil şekerim, işte sakıncalarıydı, şuydu buydu" deseler de "külahıma anlat" demek istiyor insan.

    ÖZGÜR ANNE – ağzına sağlık ve sağ ol paylaştığın için.

    VUSLAT – sıfır karizma lafı çok doğru. Ben ki kız arkadaşlarımın önünde soyunmaktan çok fazla çekinmesem de öyle sutyenler fora gezen bir tip değildim. Emzirme dönemiyle birlikte bu değişti tabii. Göğüslerim benim olmaktan çıktı. Sanırım birçok emziren anne için bu böyle!

    SIMGEUGCE – bunu yazarken senden ziyade "Elif Hanım, kalçanız da olmasa hiiiiçbir şeycikleriniz yok" ve "Karın ve popo aksi yönde ilerliyor, başka da bir şeyin yok" diyen iki patavatsız insan aklıma gelmişti. Seni, gebe bir yoldaşım olarak hiçbir şekilde "dış kapının mandalı" konumunda düşünmüyor ve yorumlarından kesinlikle alınmıyorum :)

  12. simgeugce diyor ki:

    Halt etmiş onlar millet milyonlar harcıyor o Jeniferımsı-Beyoncemsi-Jessica Albamsı popo için…

    Hay Allahım konuşturuyorlar asamı,onlar şey de diyordur; doğumum şööle kötüydü böööle kötüydü kanlar fışkırdı,yırtıklar oldu,çığlıklar vardı…
    Kadın SAW filminin setinde mi doğurmuş,hastanede mi belli değil…ama sorsan 3 çocuğu var.
    Canım madem faciaydı niye 2 tane daha doğurdun diye sromuşluğum var benim. :) ))

  13. Nilufer diyor ki:

    Ne guzel bir duygu yasadiginiz seylerin diger gebeler tarafindan da yasandigini bilmek. Benim de gobegimdeki cizgiyi ilk esim farketti. Benim cizgim gogus hizasindan basliyor, asagida goremedigim alana kadar devam ediyor, karnimi tam ortadan boyuna bolecek sekilde. Hic bilmezdim baskalarinda da oldugunu…

    Catlak konusunda annenizde varsa sizdede olacak lafini ben de duymustum ama bu tezi curutecek bir ornek var karsimda: Annem ve Ablam. Annemin karni acayip catlamis ablama hamileyken, ama ablamin karninda bir tek catlak yok yigenime hamileliginden… Bakalim ben de nasil olacak.

    Kilo konusuna cok sasirdim. Turkiye de 9-12 kg almak normal yaziyor. Burda 25-35lb almak normal diye algilaniyor, o da 11-16 kg ediyor. Niye bu kadar fark var bilemiyorum????

    Benim listeye eklemek istedigim bir konu var: Gebelik sirasinda Her iki elinizdeki bas parmaktan baslayarak 3.5 parmaginiz veda edebilirsiniz. Ben ne tekim pek fazla kullanamiyorum toplam 7 parmagimi. Parmaklarin hissetmesi ne guzel bir seymis oyle. Saclarimi yikarken bile sanki kendi ellirimle degilde, bir aracla yikiyor gibi hissetdemeden oluyor. En zoruda klavyeyi kullanmak. Ince islerin hic biri mumkun degil. Bazen hatta bardagi tutup kaldirmak bile buyuk bir is, aman dusurecem mi korkusuyla yapilan birsey. Sebebi: Hamilelikte vucut normalden cok su tutuyor, o da damarlarin genislemesine neden oluyor. Bileginizden gecen bu damarla orada elinizin 3.5 parmagina gider sinire baski yapiyor. Boylelikle parmaklariniz bir guzel uyusuyor. Surpriz surpriz hic beklermiydim boyle birseyle karsilasacagimi?? Ben de o hamile olunca sadece cok tatli birsekilde gobucugunuz buyuyor, hepsi o sananlardandim. Ilk uc ayda yorgun olmama bile super sasirmistim.

    Son bir sey: Hamilelik butun bunlara ragmen dunyanin en guzel duygusu. Inanin icimden(belki de butun gebelerin icinde) hic bir sekilde ah keske su yonu de olmasaydi hamileligin seklinde birsey gecmedi. Ben hamile olmaktan, icimde kiprasan kizimi hissetmekten o kadar mutluyum ki, bulutlarin uzerinden inipte ayaklarimin yere basmasi imkansiz.

    Herkese bol sevgiler,

  14. Vuslat diyor ki:

    Tek bildiğim hamilelikte her türlü anormalliğin normal olduğu.

  15. Damla diyor ki:

    Ah o saçlar, geri istiyorum onları :(

    Bu arada saçı kısa olan kadınlar için hızla uzatmaları için kaçırılmayacak bir fırsattır.

  16. Ozge diyor ki:

    Aynen ben de…az sacli biri olarak hamilelikte gurlesen ve parildayan saclarimi geri istiyorum! off dogumdan sonra amma dokulmustu, eski zayif haline geri dondu:(

    Elif super yazi olmus:)

  17. blogcuanne diyor ki:

    NİLÜFER – Çok teşekkürler eklemelerin için. Parmak hissiyatsızlığını duymamıştım, fakat heyhat! Daha duymadığımız neler yaşıyoruz biz gebeler!

    VUSLAT – Çok tuttum bu deyişi…

    DAMLA, ÖZGE – Belki benden nefret edeceksiniz ama ben saçlarımın dökülmesinden şikayetçi değildim. Yükseleni de aslan olan bir aslan burcu olarak kafama sığdırmakta zorlandığım miktarda saçım var. "Oh, birazı dökülsün de şekle kolay girsin" diye sevinmiştim. Ama sonradan o saçlar tekrar çıkıp farklı farklı uzunluklara kavuşunca saçlarımın kontrolünü hepten kaybettim. Bu sefer de öyle olacak herhalde ama hazırlıklıyım: Doğumdan sonra kısa kestireceğim!

  18. blogcuanne diyor ki:

    Hmm, carpel tunner syndrome'u duymuştum, hamilelikte olabileceğini bilmiyordum. Ne ilginç…

  19. eda diyor ki:

    son birkaç haftadır vajinal kuruluk ve hafif kaşıntıdan muzdaribim ben de..var mı bir önerisi olan?

  20. nuray diyor ki:

    harika süper bayıldım.
    5 dk önce bende önde büyüyen göbeğime rakip arkada büyüyen toplarımı
    gururla arkadaşlarıma sergıledim.normalde olsa saklamak için yapmadığım
    hile kalmazdı:)
    vede en guzelı hamileliğin canınız istediği zaman kullanabileceğiniz bir kozunuz olması.
    'ayy ben yapamaki hamileyim:)off canım çekti amaaa' şeklinde:)

    en kötüsüde doktorunuzun hep negatif yaklaşımlar sergilemesi ve sizin sonunda sezaryan olayımda kurtulayım çabanız.sonrada bebeğinizin tadını çıkaramamanız.
    malesef ssvd adayıyım.bu sefer dogurcam inş…
    sevgiyle kalınız..

  21. blogcuanne diyor ki:

    EDA – Hamilelikteki düşük estrojen seviyelerinin vajinal kuruluğa yol açtığını duymuştum, ancak aynı şekilde mantar da sıklıkla görülebiliyor diye biliyorum. İşin içinde kaşıntı da varsa doktoruna mutlaka danış derim.

    NURAY – Paylaşımın için çok teşekkür ederim. SSVD girişimini tüm göbeğimle destekliyorum.

  22. banu diyor ki:

    süperrr. ilk hamileliğini yaşayan biri olarak 1 sene geç olarak yazdıklarınızı okuyorum. İnsan yalnız olmadığını anlıyor. sitenizi keşfettiğim için çooooookk mutlu oldum. özelliklede kilo konusunda yazdıklarınızı okuyunca:)

  23. Gözde diyor ki:

    Hihi bende ”Ayıbın yolu kayıp” sözüne bayıldım, hamile olmasam da not aldım ilerde kullanmak için hatta hayat felsefem haline getirme eğilimim var :’))

Trackbacks for this post

  1. Blogcu Anne – Balon etkisi, karpuz etkisi ve daha nicesi…

Bu yazıya yorum bırakın

Bu kategoride Hamilelik ve Doğum (367 / 423 makale)


Aslında bu yazıya birkaç gün önce yer verecektim. Çünkü İki Numara'nın ismine çoktan karar vermiştik. Hatta o kadar ki, Deniz ...