12 Yorum

Türkçe YAZILDIĞI GİBİ okunur

Türkçe eşit DEĞİLDİR Rusça

Şu dünyada böbürlendiğim şeylerin arasında ÖSS’de Türkçeyi bir boşla kotarmış olmak gelir.

İster blog yazayım, ister mektup, Türkçeye mümkün olduğunca dikkat etmeye çalışıyorum.

Konuşma dili gibi yazmak başka, yeri geliyor bazı kelimeleri özellikle bozduğum oluyor. Bu tür kelimeler yazıya şirinlik, samimiyet katıyor bence…

Nereden çıktı şimdi bu diyecek olursanız, Hülya’nın geçenlerde yazdığı bir yazı düşündürttü beni. Daha doğrusu beni de aynı tür bir tepki vermeye zorladı.

Kusursuz yazdığımı iddia etmiyorum. Ancak dikkat ediyorum, özellikle de bazı temel kurallara gerçekten dikkat ediyorum.

Beni en çok illet eden şeylerin de başında ‘pçtk kuralı’na uyulmaması, örneğin “yatakdan” gibisinden söylemesi mümkün olmayan ya da çok zor olan kelimelerin türetilmesi geliyor.

Böyle yazıları, ister blog olsun ister mektup, ister makale olsun, ister fıkra, okumuyorum, OKUYAMIYORUM.

Konuşurken yatakDan kalkDım diyor muyuz? Ya da internetDen kapDım? Bir deneyin, bakın ne kadar zor.

Türkçe fonetik bir dildir. YAZILDIĞI GİBİ OKUNUR. OKUNDUĞU GİBİ YAZILIR. (Bana inanmıyorsanız Vikipedi’ye bakın)

Ya dahi anlamındaki -de’nin bitişik yazılmasına ne demeli? Bende geldim şeklinde yazınca büyük bir anlatım bozukluğu çıkıyor ortaya.

Türkçeye dışarıdan giren kelimelerin Türkçeleştirilmemesi olayına girmiyorum bile. Apayrı bir yazı değil, BLOG konusu… (Mortgage??? Hani tutsat denecekti? Neden bilgisayar örneğindeki gibi yepyeni bir kelime yaratmadık? Ya fotokopi? Tıpkıçekim‘in nesi kötü?)

Bu yazıyı “Türkçemize sahip çıkalım” mantığıyla kaleme almıyorum. Her ne kadar benden bir önceki nesle ait olan halamla Türkçenin zenginliği konusunda tartışsak da, ister Türkçe konuşalım, ister Arapça, ister İngilizce, ama bir dili konuşuyorsak, onunla da yetinmeyip yazmaya kalkıyorsak özen göstermemiz gerektiğini düşünüyorum.

***

Baktım da, her hafta bir şeylere söylenme konusunda bilinçaltı bir arayıştayım sanki… Taksiciler, polisler, yabancı sitelerin içeriklerini kendininmiş gibi yayınlayanlar, sigara yasağı, vesaire, vesarie… Bu hafta da kısmet bu konuyaymış 😀

12 yorum

  1. hay diline eline sağlık !!:=)
    Ben de oku-ya-mı-yo-rum kötü bir Türkçe ile yazılan yazıları..

  2. benim türkcem kesinlikle hatasiz degil, cünkü türkceyi okulda ögrenmedim. Yani anadilim aslinda almanca ve okulda ögrendigim diller ingilizce ve fransizca. Simdi istanbulda oturuyoruz. Home office yapiyorum ama calistigim sirket almanyada oldugu icin almanca yaziyorum, konusuyorum hatta düsünüyorum. Kitaplarimin hepsi almanca, bilgisayarimdaki windows almanca, arkadaslarimin cogu alman, kizimla almanca konusuyorum. Ama birgün türkce blog yazmaya karar verdim cünkü türkce benimde anadilim, annemden ögrendigim dil. Evet hatali yaziyorum ama ögreniyorum 🙂 ve bu konuda kendimi gelistirmeye calisiyorum… Belki birgün benimde okunasi bir blogum olur 😉

  3. Ben de özellikle direkt yerine DİREK yazılmasına ve -de ekinin ayri yazılmamasına takıntılıyım. İmla hataları olan yazıları okurken dikkatim dagılıyor,zor tamamlıyorum.

  4. Tebrikler..Cok doğru bir noktaya temas etmişsiniz..Ben de en çok -de, -da ekine ve -ki ekine takmış durumdayım..Hatta televizyon kanallarında, gazetelerde bu hataları görünce daha da sinir oluyorum…

  5. Valla, karşılaştırmalı redaksiyon yapan biri olarak yarama parmak bastın. O kadar zorlanıyorum ki okurken böyle metinleri. Bazen yarım bıraktığım bile oluyor. Benden de eline diline sağlık! Uzun zamandır yazmak istiyordum bu konuyu. Çook iyi etmişsin!
    ç.

  6. Ben senin blogunu "duzgun Turkce" kullandigin icin okumaya basladim:)Sonra da cok faydalandim… Gercekten. Okumaya, faydalanmaya deger buldugum diger bloglari da oyle…
    Yukarida yazdigin hatalari gorunce bir yazida, bir daha donup okumuyorum o kisiyi. Yani ilkokulda ogrenilmesi gereken bir yazim kuralini uygulamaya dokememis birinin yazdiklarina ne kadar deger verebilirim ki?
    Bir de noktalama konusu var ki, o da derin bir yara aslinda:)
    Eline saglik…

  7. en fenası "şiir yazıyorum, yazdıklarımı kitaplaştıracağım" gibi niyetleri olup da bu kurallardan bihaber olanlar.
    var öyleleri, tanıyorum ben 🙂

  8. Ay cok hossunuz… Turkler Turkce'nin, Italyanlar Italyanca'nin, Ruslar da Rusca'nin yazildigi gibi okundugunu dusunur nitekim. 🙂

  9. http://www.dahianlamindakideayriyazilir.com/

    Bu site tam da bu yazının konusuna göre bence:)
    Geçenlerde rastlamıştım,şimdi senin yazını görünce denk geldi dedim:)

  10. YELİZ – benim ve sanırım burada "katılıyorum" yorumu yazan herkesin de kastettiğimiz grup, Türkiye'de doğup, büyümüş, Türk ilkokul ve liselerine gitmiş, kısacası okulda Türkçe dilbilgisi eğitimi almış olan kesim. Benim yakın çevremde, arkadaşlarım, ailemde bile bunu yapan çok insan var. Bir kuzenimle ha bire didişiriz "Şu -de'leri, -da'ları ayrı yaz!" diye. Senin durumun çok farklı olmakla birlikte çok da güzel bir şey yapıyorsun. Ama mutlaka kendimi geliştirmek isterim dersen imla klavuzundan, dilbilgisi kitaplarından faydalanabilirsin.

    HÜLYA – ben de kitap çıkaracağım, o yüzden dikkat ediyorum bu kadar! 😀

    AYSEM – Benim vurgulamak istediğim "yazıldığı gibi okunduğunu düşünmenin" çok ötesinde, dilin teknik özelliğinin öyle olmasıydı. İtalyanca konusunda haklısınız, o da fonetik sayılabilecek bir dil, birçok kelime yazıldığı gibi okunuyor. Ancak bu her dil için geçerli değil, örneğin İngilizcede bir kelimenin nasıl okunacağını bilmek için dili bilmek lazım. Aynı kelime aynı şekilde yazılıp farklı okunabiliyor: Read (oku), read (okudum) gibi…

    ELİF – Gerçekten de tam bu konuda bir site. Ama 2006'dan beri yazmayı bırakmışlar, keşke güncelleseler.

    Hepinize yorumlarınız için teşekkür ederim.

  11. yatakdan kalkdım diye neden yazılır ki çok merak ediyorum, değişik olsun diye mi?
    ısrarla bu şekilde yazanlar var.

  12. Okumak gerçekten çok zor dahi’nin kısaltması olan ‘de’ ve ‘da’ ile ‘ki’ bağlacının ek gibi bitişik yazılmasının. Artı soru eki -mı, -mi, -mu, -mü’ nün kelimeden ayrı yazılmaması da zorlar beni. Herkez, şarz… Sessiz harflerden oluşmuş yeni kısaltılmış kelimeler, büyük harfle başlayamayan cümleler…