3 Yorum

Son dakika golü…

Amerika’da yaşadığım yıllarda sivil toplum örgütlerinde çalıştığımdan bahsediyorum. Bunların çoğu sosyal yardım dernekleri olmakla birlikte bir tanesi Amerika’daki Türk derneklerinden biriydi.

Orada yaklaşık bir buçuk sene boyunca çalıştım. Çalıştığım süre boyunca çok şey öğrendim.

Mesela, Amerika’daki Ermeni topluluğunun ilk ve en önemli gündem maddesinin her daim bu konu olduğunu öğrendim.

Mesela, “soykırım vardı” ya da “Hayır, karşılıklı bir savaştı” tartışmalarını bir kenara bırakacak olursak, bu konunun ABD’de yasayla kabul edilmesinin ucu Türkiye’yi maddi ve hatta toprak olarak oldukça zorlayacak tazminat davalarına kadar uzanabileceğini öğrendim.

Mesela, Amerika’daki Ermeni topluluğu soykırım tasarısını geçirmek için gece gündüz çalışır, lobi yaparken, bizimkilerin ha bire birbirleriyle uğraştığını, 24 Nisan’dan bir iki ay önce “Aman tasarı geçmesin” diye tutuşup bir şeyler yapmaya çalıştığını, ve tasarının son anda kıl payı geçmediğini, ancak bunun bizimkilerin son dakika çabaları sayesinden ziyade, ABD yönetiminin işine gelmediği için olduğunu öğrendim.

Bu beş sene önceydi. Ben bu dernekten ayrılalı beş sene oldu. Bu süre zarfında yönetim değişti, yepyeni bir kadro geldi. Belki şu andaki çalışmaları çok farklı boyuttadır, bilemiyorum.

***

Dün gece yatmadan haberlere bir baktık: “Ermeni soykırımı iddiaları ile ilgili yasa tasarısı, ABD Dış Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesinde Kabul Edildi”

NTV’nin bu haberine göre komiteden geçen karar tasarısının bağlayıcılığı bulunmuyor ve sadece tavsiye niteliği taşıyormuş.

Hürriyet bu konuda güzel bir dosya derlemiş. Komitede kabul edilen tasarının içeriğine burada yer vermiş. Okumanızı tavsiye ederim.

Hürriyet’te yer verilen aşağıdaki açıklamaları da aydınlatıcı buldum:

Tasarının kabul edilmesiyle birlikte ABD sözde Ermeni soykırımını tanımış mı oluyor?

Hayır. Ancak tanıma konusunda bir adım atmış oluyor. Şimdi bu karar tasarısının yeni adresi 435 üyeli Temsilciler Meclisi Genel Kurulu. Tasarının Genel Kurul gündemine alınıp alınmayacağı henüz belli değil. Burada karar Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin. Pelosi, 1915 olaylarının “soykırım” olduğuna inanan, Ermeni lobisine yakın bir isim.

Daha önce benzer girişimler oldu mu?

Evet. Esasında böyle bir karar tasarısının artık her yılın başlarında yani sözde soykırımın anma günü olarak gösterilen 24 Nisan öncesi konuşulmaya başlanması neredeyse bir gelenek haline geldi. Daha önce 4 defa böyle girişimler oldu. 1975 ve 1984 yıllarında Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’nda benzer bir karar tasarısı kabul edildi. Ancak tasarı Senato’dan geçmediği için yasalaşamadı. 2000 ve 2007 yıllarında ise ABD Başkanlarının devreye girmesiyle tasarı Temsilciler Meclisi Genel Kurul gündemine alınmadan rafa kaldırıldı.

Türk olsun, Ermeni olsun, birçok insanın canını yakan, çok çetrefilli bir konu bu. Yakın zamanda da her iki tarafı memnun edecek bir çözüme ulaşılabilecekmiş gibi görünmüyor.

3 yorum

  1. Merhaba Blogcu anne…

    "bizimkilerin ha bire birbiriyle ugrasmasi" sozun oyle dogru ki ne yazikki. Bir avuc insan ABD'de bile bolunmek icin bahaneler bulmamiz, hala kisisel secimlere saygi gostermememiz, bunu ogrenmememiz, birarada yasamayi ogrenecek kadar olgunlasamamamiz ne kotu. Bu yazin icin de tesekkurler…

    Sevgiler.

  2. Bu is organize olmaktan ve parali olmaktan geciyor. Diaspora yillarini ve paralarini bu soykirim iddialari lobiciligine verdi. Cocuklarini nefreti ogreterek buyuttuler. 100 yildir bu nefreti iclerinde tasidilar ve torunlarinin torunlarina bile ogrettiler.
    Bizim ise milli bilincimiz bir turlu uyanmak bilmiyor. Hep birileri bizim icin bir seyler yapsin diye bekliyoruz. Herkes de boyle dusundugu icin bir sey yapilmiyor. Sonuc ortada. ….

    • Tamamen katılıyorum. Amerika'da yaşadığım sürece beni en çok şaşırtan şeylerden biri -özellikle de bir kısım genç nesil Ermenideki- bu nefret unsuru olmuştu. Türkiye'de -etrafımda birçok Ermeni arkadaşım olmasına rağmen- hiç rastlamadığım, üzücü bir durumdu.