10 Yorum

Trafik polisleri nerede?!?!

Daha önce de sormuştum: Polisler ne işe yarıyor bu memlekette?! İhtiyacımız olduğu zaman neredeler???

11 Mart’ta gazetelerde şöyle bir haber vardı:

İstanbul Merter’de, Bahçelievler Kemal Hasoğlu Lisesi öğrencisi, ikisi kız 3 öğrenci, okul çıkışında karşıdan karşıya geçerken, Bağcılar-Zeytinburnu seferini yapan Ali Osman Erdoğan yönetimindeki tramvayın altında kaldılar. 25 metre sürüklenen ve üçü de ağır yaralanan öğrenciler çevreden gelen ambulanslarla İstanbul Hizmet, Bakırköy ve Bağcılar Devlet Hastanelerine kaldırıldılar. – Milliyet

Bu haberin üzerinden üç gün geçti. Öğrencilerden ikisi öldü, bir tanesi de kalbi dört kere doktorlar tarafından yeniden çalıştırılmak üzere ağır yaralı…

Vatan Gazetesi bugün yazmış:

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Bahçelievler’de 3 liseli gencin tramvay altında kaldığı “ölüm yolu”na üst geçit yapma kararı aldı.

Geçmiş ola demezler mi buna? Aklın yolu bir değil mi? Oraya tramvay yolu yaparken yayaları düşünmediniz de, şimdi üç tane genç harcandıktan sonra mı aklınız başınıza geldi?

Vatan’daki haber şöyle devam ediyor:

Bağcılar-Merter hattındaki gibi Kabataş-Zeytinburnu tramvay hattı da öğrencilerin güvenliği için tehlike yaratıyor. Fındıklı’daki Mimar Sinan Üniversitesi, Karaköy’deki Saint Benoit Lisesi, Cevizlibağ’daki Zeytinburnu Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi ve Seyitnizam’daki Haluk Ündeğer Lise ve İlköğretim Okulu… Bu eğitim kurumlarının kapıları tramvay yoluna çıkıyor ve öğrenciler öncelikle tramvay yolunu kullanarak karşıya geçmek zorunda kalıyor.

‘Trafik polisi gerekli’

İstanbul Şehir Plancılığı Odası Yönetim Kurulu Üyesi Akif Burak Atlar, okulların çıkış kapılarının plansızlık nedeniyle doğrudan tramvay yolu ile buluştuğunu belirterek, belediyenin bir an önce tedbir alması gerektiğini söylüyor: “Öğrenciler okuldan çıkınca tramvayla burun buruna geliyorlar. Bundan sonra risk taşıyan okullara önlem almak lazım. Öncelikle belediye ilk iş olarak bu okulların tespitini yapmalı. Tramvay yolu öğrencilerin giremeyeceği şekilde bariyerle çevrilmeli. Yaya geçidinde okul giriş ve çıkış saatlerinde ya trafik polisi ya da bir okul görevlisi bulunmalı, tüm geçişler kontrollü trafik ışığı ile yapılmalı. En doğru çözüm yaya alt ya da üst geçitleri yapılmasıdır. ”

İstanbul Mimarlar Odası Afet Komitesi Sekreteri Mücella Yapıcı ise tramvay kazasından öğrencilerin değil önlem almayan yetkililerin sorumlu olduğunu söylüyor: “Kazadan sonra üst geçit yapılması geç alınmış bir karar. Belediyenin bu kararı ’suçun itirafı’dır. Edirnekapı-Sultangazi hattı örneğinde olduğu gibi tramvay yolları yaya geçişlerine kapatılmalı. Kabataş-Zeytinburnu hattı boyunca özellikle okulların çevresinde bulunan tramvay yolları da öğrencilerin giremeyeceği hale getirilmeli. Öğrenciler ciddi risk altında okula gidip geliyorlar. Bir kaza daha olmamaması için belediye buralara alt geçit yapmalı.”

İşte tehlike

Zeytinburnu’daki Haluk Under Lisesi ve Ilkogretim Okulu (üstte) ve Seyit nizam’daki Anadolu Teknik ve Endustri Meslek Lisesi öğrencileri ders çıkışında tramvay yolunu kullanarak karşıya geçmek zorunda kalıyor. Çünkü her iki noktada da alt veya üst geçit bulunmuyor. – VATAN

Yukarıdakilerin hepsini Mimar Sinan’ın Fındıklı’daki kampüsünde doktora yapan kız kardeşim de doğruladı. “Tarla gibi, Elif” dedi. “Herkes her yerden geçiyor. Çünkü yayaların tramvay yoluna girişini engelleyecek bir düzenek yok. Ben de geçiyorum. Taa bilmem kaç metre ötedeki trafik ışığına yürümüyorum. Çok dikkatli olduğumu düşünerek geçiyorum. Ancak tramvay çok sessiz ilerleyen bir taşıt. Geçmeden önce gelmediğinden emin olarak geçiyorum. Geçtikten sonra arkamda bir ses duyuyorum, bir bakıyorum ki köşeyi dönmüş, gelivermiş.”

Bütün bunlar Türkiye’nin en büyük şehrinde oluyor.

Öğrenciler okul çıkışında kelle koltukta karşıdan karşıya geçmeye çalışıyorlar. Adeta bilgisayar oyunlarındaki minik yaratıklar gibi ziv ziv geçen araçların arasında, arabadan kaçayım derken tramvayın altında kalıyorlar. İnanılmaz bir şekilde ezilerek ölüyorlar.

Hadi bir sebeple (hangi sebepse) buralarda alt geçit-üst geçit yok. Peki bu okul çıkışlarında neden trafik polisi yok?

Amerika’da şehir dışındaki okullarda bile okulun başlama ve dağılma saatlerinde mutlaka okul görevlileri olur. Arabaları durdurur, çocuklara geçiş hakkı tanır. Okul yakınlarında arabaların hız limitleri bu saatlerde düşürülür, bu saatlerde yapılan ihlaller normalin iki-üç kat üzerinde bir cezayla sonuçlanır. Sonuç olarak herkes okul civarında, hele de okulun başlama ve dağılma saatlerinde hızına dikkat eder; öğrenciler, görevlilerin de gözetiminde rahat rahat, koşmadan, bariyerlerin üstünden atlamadan okullarına girer çıkarlar.

Amerika’da bir sokak arasında gördüğüm şu aşağıdaki trafik işareti bana “Medeniyet bu olsa gerek” dedirtmişti:

“Sağır çocuk”

O mahallede yaşayan, işitme engelli bir ya da birkaç çocuk için yerleştirilmiş bir tabelaydı bu… Arabaları “Burada işitme engelli çocuk(lar) yaşıyor. Burada dikkatli gidin. Karşınıza çıkan çocuklar sizi ve uyarılarınızı duymayabilir” yönünde ikaz etmek adına konulmuş bir işaretti.

KISACASI…

Amerika’da: Ara sokaklarda giden arabaları, mahallede yaşayan bir ya da birkaç işitme engelli çocuğa dikkat etmeleri yönünde uyarmaktan geri kalmayan bir anlayış…

Türkiye’de: Türkiye’nin en büyük şehrinde, Avrupa Kültür Başkenti’nde, her gün yüzlerce öğrencinin geçtiği yola bırakın geçit yapmayı, sabah 8-9, akşam 3-4 saatleri arasında bir iki trafik polisi dikmeye bile tenezzül etmeyen bir zihniyet…

İsyan etmek geliyor içimden…

Bu yazıyı yazdıktan sonra sevgili Filiz’in şu yazısından haberim oldu: Türk polisi yakalar. Ben “polisler nerede?” diye sormuştum ya, nerede olduklarını çok güzel anlatmış Filiz…


Bunlar da ilginizi çekebilir:
“Hamile göbeğini al, git!”
derler mi?
Taksici terörüne hayır!

10 yorum

  1. Gittikçe de yaşanmaz hale geliyor Türkiye. Bunu, Türkiye'de yaşayan ve irtibat halinde olduğum birçok kişiden sıkça duyuyorum artık.

  2. Bunun gibi bir cok seye sahit oluyorum Amerikada.Ve vayyy be medeniyet bu diyorum.Neden bizim ulkemizde yok diye de kiziyorum ve ozeniyorum

  3. bitmez elif, bitmez bunlar!
    bir defasında da bir kamyonet beni sıkıştırıyor diye ilk gördüğüm trafik polisinin yanında durup, aracı gösterip, plaklasını da vermiştim. polis bön bön bakıp, kamyonetin yanımızdan geçmesini seyretti. niye bir şey yapmıyorsunuz dediğimde de; senin hasmın mı ne bileyim demişti. bizim ülkemizdeki trafik polislerinin kafası galiba böyle çalışıyor. ama iki dk.onlarla sohbet etsen, başlıyorlar dökülmeye, yok arabalarında benzin yokmuş da onun için kimsenin arkasından gidemiyorlarmış da, …da ..da…bırakalım da gidelim mi bu ülkeyi bu insanlara? hayır, mücadele edeceğiz işte

  4. Ahhh ahhh !! Hiç haber izlemiyoruz biz bu güzel bloğun yazarı.Ne gazete var hayatımızda ( zaten olsa bile alcak para yok cepte bir öğretmen olarak düşünün ) nede haberler. Televizyonu ya kapatıyorum yada başka kanal belgesel vs açık oluyor. Bıktık artık.Bıktım! Vurdumduymazlık , insana hayvana değer olmayan bir ülkede yaşamaktan bıktım.Çocuğa eve yetişememekten bıktım. Bir öğretmen olarak rezil bi hayat sürdürmekten bıktım. Bizim burda ( Ankara) da da durum aynı.Üst geçitten geçmenin imkanı yok.Çünkü hem indiğmiz yerden çok uzakta hemde ülkemin akılalmaz insanı orayı tuvalet olarak kullanmış.Ben 15 yıllık öğretmen olarak bıktım.Bugün 2. bir iş için adım atıyorum.Tek çocuğa bakamamıyorum,2009 da araba aldım ve kredisi 2013 te bitecek.Varmı böyle birşey ya? 15 yıl çalış ve bir araba al ama 4-5 yıl kredisini öde . Vurdumduymazlık,üçkağıtçılık,gözü açlık ne ararsan var artık. YAZIK !!!

  5. Polis nerede olacak Elifcim, yollarda depremzedelere yardım yapanların araçlarını kontrol edip yolunu buluyor. Tam da rast gelmiş yazılarımız, senin linkini kullandım umarım kızmazsın. Detaylar için http://www.filizmorkoc.blogspot.com

  6. Bu önlemler çok zor ve çok para gerektiren şeyler değil aslında, nelere para harcandığını gördükten sonra! Sadece "insan" kavramıyla ve "sorumluluk"la ilgili kafalarında çoooktan oluşması gerekenlerle ve insana değer verilen ülkelerdeki uygulamalar örnek alarak yapılması gerekenlerle ilgili tüm mesele… Ben bu konuda umutsuzum 🙁

  7. Sevgili Blogcu Anne,

    Bu yazinin bir kismina katiliyorum ama bir kisminda da insanlarin basina ne geliyorsa kendi yaptiklarindan geliklerini dusunuyorum.

    Turkiye'nin kurali kuralsizlik oldu artik. Illa da koyun gibi gudulmek mi lazim. Kendi insanimizda "hayatin degeri" diye bir deger yok. Butun bunlar "Allah'tan". Oyle olunca polis kural koymus kac yazar.

    O tramway yoluna git simdi, kac kisi tehlikesini bile bile karsidan karsiya geciyordur gor.

    Malesef, halkin da "yeter laaaan", diyerek kendine insan gibi muamele edilmesini ve boyle bir duzen konulmasini talep ettikleri gunler yerine tam aksine, olan kurallarin etrafindan nasil takla atsam da gecsem dedikleri gunlere dogru ilerledigi bir Turkiye'de her iyi seyi devlet ve polisin yapmasini beklemek zaten abes olur.

  8. Off, ne üzücü yorumlar… Keşke kimse benimle aynı karamsarlıkta olmasaydı da ben abartıyor olsaydım. Ancak söylediklerinizin hepsine üzülerek katılıyorum.

    A.B – Hoş geldiniz… Ve evet, bizim evde de haber falan seyredilmiyor. Gazete almayı da bıraktık. İnternetten canım istedikçe takip ediyorum gelişmeleri. Daha az sinir bozucu… Size de kolaylıklar diliyorum, yalnız anne olmak, hele de öğretmen maaşıyla, gerçekten zor olsa gerek…

    PRATIK ANNE – Çok doğru söylüyorsun. İnsan tabii ki önce kendini değerli, korunmaya layık görmeli. Bundan bir iki sene önce bir arkadaşım E-5'te, 100 m ilerideki üst geçide yürümeye tenezzül etmeyen, tavşan gibi zıplayarak, saatte bilmem kaç km ile seyreden araçlarin arasına atlayan bir adama çarpmıştı. Adam poposunu kaldırıp üç adım ötedeki üst geçide yürümeye tenezzül etmedikten sonra polis ona ceza yazsa ne yazar, doğru…

    Dediğin gibi Türkiye'de kural kuralsızlık. Gün geçmiyor ki yeni bir kural çıktığında onun alternatifi çikmasin. Sigara yasagi bu konuda son örnek. Millet ne yaratıcı (!) çözümlere giriyor kanunun etrafından dolanmak için, delirmek işten değil…

    Maalesef halkın çoğu bu kafada… Ancak ben, kurallara uyan, vergisini ödeyen ve insanlardan da kurallara uymalarını bekleyen -azınlıktaki!- bir vatandas olarak kuralların uygulanmasını da devletten bekliyorum. İhlal etmek isteyen, buna cesaret eden her zaman olacaktir.

    Dün köprü trafiğinde normal şeritlerde adım adım ilerleyen arabaları aptal yerine koyarmışçasına emniyet şeridinden giden cingözleri polis cezalandırmalı. Ama onun için önce polis orada olmalı…

    Çok şey değişmeli bu memlekette, ve bence ben de, benim çocuklarım da, hatta belki onların çocukları da bunları göremeyecek…

  9. kesinlikle katılıyorum blklogcu anne

  10. Trafik polisleri sabahları millet emniyet şeridinde dorduncu, beşinci şerit yaparken yoktur., Erkek olduğu sadece trafikte araba kullanırken aklına gelen iktidarsızlar teror yaratırken yoktur, milleti enayi yerine koyup ters yönden yola girenler varken yoktur.. Trafik polisleri başbakan veya etrafından birileri istanbul trafiğini mahvedeceği zaman o sırada zaten en kalabalık olan yolları kesip sevgili devlet büyüklerimize yol açmak için vardır. Vergi vermeyenlerden vergi alamayıp, vergisini veren, vergisi verilmiş parasından bir daha bir daha suyunun suyu gibi vergi veren benim gibi enayilerden her defasında biraz daha fazla vergi almaya çalışmak yerine çıkarın şu maaş alıp nerede olduğu belli olmayan göremediğimiz polisleri caddelere de o alamadığınız vergilerden kat kat fazlası nasıl toplanır öğrenin.. Emniyet şeridinden giden ve polislerin selam verdiği siyah camlı arabaların kimler olduğunu çok merak ediyorum. Yok mu bir Allah’ın kulu bunlara hesap soracak…??