12 Yorum

“Yeni babalar”

Çocuğunuzun babası annelik yapıyor mu? Cevabınız evetse aşağıdaki alıntıları dikkatle okuyun, ama bununla yetinmeyin, daha önce de bahsettiğim “Freud’a Ne Yaptık da Çocuklarımız Böyle Oldu?” kitabını mutlaka alın ve okuyun derim.

Bunlar, kitabın “Yeni Babalar” bölümünden… Başka bir konu için kitabı tekrar incelerken bu bölümde altını çizdiğim yerlere gözüm takıldı. Çok ilginç tespitler var.

Örneğin, babanın anneyle çocuk arasındaki dengeleyici rolünün öneminden bahsediyor kitap. Ve şöyle diyor:

Babalık işlevi zorunludur, çünkü baba üçüncü kişi rolünü üstlenir. Çocuğun anne ile olan iç içe geçmiş ilişkisinde, aralarına gerekli mesafeyi koyar.

Ayrıca otorite söz konusu olduğunda baba figürünün ne kadar önemli olduğundan da bahsediyor. Bu kısmı beni çok düşündürttü, çünkü ben de yer yer Deniz’in Babası’na daha otoriter olması gerektiği konusunda çıkışıyorum. Hoş, benim çıkışmalarım “Neden benim yaptığım gibi iki değil de üç kitap okudun?!” ya da “Madem yemeğini yemiyordu, neden önünden almadın da sen yedirdin?” şeklinde oluyor. Ben bu tür konularda daha katı oluyorum. Deniz’le sürekli vakit geçirdiğim için bazı şeyleri salıvermekten -belki de biraz fazla ve gereksiz yere- çekiniyorum. Babası ise bazı konularda biraz da Deniz’in istediğinin olması gerektiğini, her şeyin kitabına göre yapılmak zorunda olmadığını, kural iki olsa bile o üç dediyse zaman zaman ortada buluşulması gerektiğini söylüyor. Çok yanlış değil belki ama bende sürekli bir “Ya ipin ucu kaçarsa?” korkusu oluyor.

Kitapta anlatılmak istenen “olması gereken” baba figürü, çocuğun ilerideki hayatı açısından neredeyse yaşamsal önemi olan bir figür:

Gelişiminin bir anında çocuğun babasıyla çatışması kaçınılmazdır. Bu çatışma çocuğun dengesi, boyunun ölçüsünü alması, kimliğini bulması açısından önemlidir.

Ama günümüzde babalar bu karşılaşmadan çekinir görünüyor. Oğullarıyla arkadaş olmayı, sevecenliği, hafifçe “yumuşak karınlı” olmayı yeğliyorlar. Oysa oğulların, onların direnç göstermesine ihtiyaçları var. … Bir oğul, kendini saydıran bir babayı, kaytaran bir babadan daha çok sevecektir.

Baba, kızının ona duyduğu hayranlığı ve sevgiyi gerçekten bağlanabileceği başka bir erkeğe yöneltmesine yardımcı olmalıdır. Bu, çoğu zaman kızının gösterdiği aşk dolu sevecenlikten pek hoşlanan babanın, kendisinden büyük fedakârlık etmesini gerektirir.

Daha nice ilginç tespitler yapılan bu bölüm, günümüz babalarının yardımcı özelliğine de şöyle değinmiş:

Günümüzde moda, babaların çocuklara annelik yapması. Biz onlara “yeni babalar” diyoruz. Her zaman hazır, dikkatli, biberon vermekten çekinmeyen, çocuklarının altlarını değiştiren, onları azarlamaktan kaçınan babalar.

İş dönüşü evde düzeni yeniden sağlayan “eli kırbaçlı babalar” kalmadı. Erkekler ev işlerini kadınlarla paylaşıyor, çocuklarla en az onlar kadar ilgileniyorlar. Neden olmasın? Yeter ki bunu bana konumunda kalarak yapsınlar, çocuklarına bir ikinci anne olma fantezisine kapılıp anneyle özdeşleşmesinler. Çocuklara tek anne yeter de artar! Babalar yasaklayıcı olmaya çekiniyor, çünkü çocuklarının kayıtsız şartsız sevgisine sahip olan anneye göre daha az sevilmekten korkuyorlar.

Anne ve baba işlevlerinin her ikisinin de etkisini duyurması gerekir; yoksa çocuğun biri ya da ötekiyle ikili ilişkinin arasında sıkışması kaçınılmaz olur ve çocuk kendini kaçınılmaz olarak mutlak egemenlik konumunda bulur.

Günümüzde baba olmanın kolay olmadığını görüyoruz. Kadınlar da erkek otoritesini körü körüne kabul etmeye artık hiç niyetli değiller.

Daha önce ben de “Babalık, gerektiğinde annelik yapabilmektir” başlıklı bir yazı yazmıştım. Babanın anneyi, annenin babayı tamamlaması gerektiğine, çocuk yetiştirmenin bir “takım işi” olduğuna inanıyorum çünkü… Ama işte kimse kimsenin görevini üzerine almamalı demek ki… Baba nasıl annenin görev bölgesini ihlal etmemeliyse, anne de babalık görevi üstlenmemeli…

Ben bizim ufak ailemiz açısından çok göz açıcı buldum bu tespitleri…

Diğer annelerin, ama bir o kadar da babaların görüşlerini çok merak ediyorum.

12 yorum

  1. Evde "hafiften korku salan" baba tiplemesinin gerekliligine ben de inaniyorum. Babanin anne olmayacagina ve anne+baba nin bambaska bir yapisi olduguna inaniyorum. Bu demek degildir ki fiziken bazi isler de paylasilamaz. Veya paylasilinca yumusak, hanim hanimcik izlenim verir. Nasil anneler de ise gidiyorsa, babalar da evde is ustlenmek durumundadirlar. Yoksa anneden hayirli bir performans beklememek lazim.

    Bu arada mesela bizde babanin ise gittigine oglum uzulse de kabullenir. Ama benim is yapiyor olmami kabullenemiyor. O bebekken full-time calistim halbuki. 2.5-4 arasi calismadigim icin onu hatirliyor olsa gerek.

  2. bebek doğduktan sonra, anne ve bebek gibi babalar da aslında bir şoka giriyor. babalar da önce uykularından fedakarlık edip, bebeğe alışma, sonra yardımcı olma sürecini yaşıyor. bizde bebek biraz daha ele gelmeye başlayınca babanın anneye yardımcı olması söz konusu olmaya başladı. ama dediğin gibi bu iş takım işi. anca beraber kanca beraber:)

  3. yeni bir baba olarak ilgiyle okudum yazınızı. paylaşım için teşekkür ederim. Artık tüm anne-babalar çocuklarının mutlu olmasını istiyor ve bence böylece mutlu çocuklarının kendilerini daha fazla seveceğini düşünüyorlar. Hani mutlu anne mutlu çocuk deniyorya, aslında anneler farkında olmadan tam tersini istiyorlar, çocuğum mutlu olsun ki ben de mutlu oluyum. ama hiç bir yerde mutlu baba mutlu çocuk diye birşey duymadım; onun yerine mutlu ebeveyn mutlu çocuk gibi yaklaşımlar var.
    Aslında anlatmak istediğim, bizler ebeveynler olarak çocuklarımız büyüdüğünde bizleri suçlamasını istemediğimiz için gereğinden fazla iyi, kuralsız davranıyoruz. Bir baba olarak, bu yazıyı okuduktan sonra, ben de böyle davranmaktan, yani kızım mutlu olsun da beni sevsin de ne olursa olsun diye düşünebileceğimden – hareket edeceğimden korktum. bu kadar yazdıktan sonra demek istediğim, "olması gereken" baba figürü olmak çok kolay gibi görünse de işin içine girince ve günlük – anlık ilişkilerde bunların farkına varmak, bilinçli hareket etmek pek kolay olmuyor.

  4. Evde yapılan iş bölümünün fiziksel ve bakımsal yanı var. Babanın işin fiziksel yönünü paylaşmasında yemek yapmasında, yedirmesinde bence sorun yok. Ancak kitapta da dediği gibi rol modeli olarak var. Biz anneler anne olunca biraz abartıyoruz olayı. Hormonlar filan derken, kaptırmak kolay. Baba o noktada erkeksi ilkenin sahibi olarak cesaret, özgüven desteği olmalı. Dur kadın napıyorsun demeli yeri geldiğinde. Benim babam annemden daha "cool" olmuştur her zaman. "Bırak yapsın, bırak gitsin, yaşasın görsün tadında". Annem "daha çok küçük" hislerinde.

  5. Ben henuz anne , esim de baba degil. Tahminen birseyler yazacagim. Yazilanlarin kesinlikle mantikli olduguna inaniyorum, ozellikle de cocuklarla anne-baba arasinda catismanin gerekliligine katiliyorum. Bunun sert bir sekilde olmasi gerekmez, tatli dille ama oteriteyi hissettirecek sekilde yapilabilinir. Ancak ben anne-baba figurlerinin ayrilmasi gerektigine inanmiyorum. Bence her insanin bazen harkinda olmadan cocuguna fazla yumusak oldugu zamanlar olacaktir. Benim fikrim anne ve baba ailenin icinde olmalarina ragmen, ayni zamanda ara ara disaridan biri gibi olanlari izlemeli ve aralarinda guzel bir iletisim kurup, gerekli yerlerde oteriteyi birlikte kurmalari. Bakalim uygulamasini yapabilecek miyiz 🙂 ???

  6. Henuz anne adayiyim ama dusunduklerimi yazmak istedim. Bence bunun "rol"den cok "kisilik"le alakasi var. Mesela benim esim, yillardir, bir cocugun isteyip de ebeveynin veremeyecegi ne olabilir der:) Bu da beni cok korkutur ama bize baktigimda, esim cok yumuak basli, sakin yapidadir. Yani onun biraz olsun otorite kurabilecegine pek inanmiyorum. Ben ondan daha otoriter gorunuyorum simdilik. O zaman hep sunu dusunuyorum, o iyi polis ben kotu polis mi olacagim yani:))
    Benim annem ve babamla da iliskim boyledir aslinda. Babam cok yumusak, bir dedigimizi iki etmeyen babalardandir. Anneminse hep dizginleri elinde. Babamin yumusak basliligini hic suistimal etmedik, 3 kardes ama annemin dizginlerini hep kirmak istedik. Bu da biraz otoriter olmaktan uzaklastiriyor aslinda beni…
    Ozetle kafam karisik, yasayip gorecegiz:)

  7. Çok güzel bir yazı olmuş. Yazdıklarına son derece katılıyorum ve bu işi abartanların, modernleşmeyi, paylaşımın dibine vurmayla karıştıran anneler olduğunu düşünüyorum. Yeni anne olduğunda kadın, çok yorgun, aşırı duygusal bir dönemden geçiyor ve babalar bu durunma üzülüyor, anneyi desteklemeye gayret ediyor. Gördüğüm kadarıyla da çoğu zaman dozu kaçıyor işin.

    Bu konuda Annelerin Dünyası'nda bir yazı yazmıştım.
    Bence baba elbette elinden geldiğince katkı sağlar, yemek de yapar, çocuklara da bakar.. ama zamanında ve gerektiği kadar. Bir yazgı ve gelenek olmaktan öte, tüm bu işler bence annenin görevidir. Babanın aile içinde yapması gereken çok daha önemli ve ciddi görevleri olduğunu unutmammak lazım…

  8. Biz de ev işlerini çalıştığımız sürelerce hep paylaştık. Ne zamanki ben çalışmayan, pardon, evde çalışan anne konumuna geçtim, o zaman doğal olarak ben daha çok üstlendim ev işini…

    Önemli olan bence de kim bulaşım makinesini yerleştirdi, kim daha çok alışveriş yaptı'dan ziyade adil bir iş bölümü… Ve ondan da önemlisi, anne-baba figürlerinin, bu fiziksel iş bölümünden de ziyade manevi rollerini gereği gibi doldurmaları diye düşünüyorum.

    AHMET- Hoş geldiniz. Yazdıklarımın size hitap ettiğini düşünüyorsanız kitabu mutlaka alıp okumanızı tavsiye ediyorum. Ben çok faydalı buldum. Söyledikleriniz çok doğru, ancak kitabın bir başka çok önemli noktası da: Yapmak değil, olmak. Yani "mükemmel ebeveyn" olmaya çalışmaktansa ebeveyn OLMAK. Bazen elimizdeki bilgiler aklımızı o kadar karıştırıyor ki, doğruyu yapalım derken anne-baba OLMAYI unutabiliyoruz. Oysa çocuklarımızın ihtiyacı olan önce sevgi ve saygı, gerisi bir şekilde geliyor.

    NİLÜFER, SİBEL – Bebeklerinize kavuştuktan ve uygulamaya geçtikten sonraki fikirlerinizi ve gözlemlerinizi de tekrar paylaşın, olur mu?

    Sevgiler…

  9. Bizim evin de babası hep ben annesi hep eşim olmuşuzdur…Kişilik meselesi…Ben çok becerikli ve dışarı işlerinden anlayan biri olarak görününce ve eşimse bu tür şeyleri kafası götürmeyen biri olduğu için maalesef bu işleri bana yıktı. Çocuk konusunda ise zannedersem tamamen onu daha çok sevmesi için ilgileniyor. Benim otoritemi de maalesef çoğu zaman yıkıyor. Aslında bu konuda çok şikayetçiyim ve çok yazasım var . Ne var ki bugün biraz meşgulum..Kısacık da olsa yazayım istedim.

  10. ben de bir babayım.. bütün bu yazıları bir tavsiye üzerine okudum. sonuç olarak şunu düşünüyorum.

    yukarıda babaların rolünün önemine (otoriteye) ilişkin yazının doğruluğuna bende katılıyorum. Bende bir "yeni babayım" . ancak sayın annelerimizin yorumlarına baktığım da, "yeni baba" tanımının annelerin davranışları yüzenden ortaya çıktığını düşündüm. çünkü annelerimiz bir yandan babaların her türlü işi yapmasında bir sakınca görmezken ve bunu isterken (yemek yapmak ve yedirmek, cocugun altını değiştimek, banyo yaptırmak, oyun oynamak, gezdirmek vb.) bir yandan da cocuguyla olan ikili ilişkilere baba tarafından karışılmamasını ve otorite kurmasını istiyor. Eğer bir baba her türlü işe karıştırılırsa bu otoriteyi sağlaması bence beklenemez. bu her türlü iş için böyledir. son sözü söyleyen asla iş yapılırken veya tartışılırken orada olmaz soradan gelir ve otoriteyi sağlar. Eskiden olmayan bir terim şimdi konuşuluyorsa (yeni baba)Sanıyorum annelerin biraz babalık görevini bırakıp annelik görevini yapması gerekiyor.

    hepinize saygılar sunuyorum.

  11. Merhaba,
    Bir önceki yorumu bırakan BABAcık benim canım kocam. Gerçeten süper baba. Ve yukarıda yazdılarında haklı.
    Bence bir de yeni anne tanımı yapmamız gerekiyor : Malum; süper çocuk yetiştiren, her şeye yetişen, evi – işi -sosyal hayatı 24 saate sığmayan…
    Amaaaa bu kadar koşturmaca sebeple illa ki ''yeni baba'' isteyen :))
    Svg,

  12. VUSLAT- Her evin dengesi farklı gerçekten de…

    BABACIK – Hoş geldiniz. Ve değindiğiniz nokta -bahsettiğim gibi- kitapta da "anneler babaların otoritelerini kabul etmek istemiyorlar" şeklinde özetlenmiş. Doğru. Hem yardımcı, hem otoriter baba istiyoruz. Dengeyi bulmak kolay değil.

    ÖZGE – Katılıyorum. Yeni baba gibi Yeni Anne tanımı da yapılmalı, ve eminim çok daha fazla bilinmeyenli bir denklem çıkar ortaya 🙂