35. hafta: Hastane çantası

Artık tam olarak inişe geçtiğimi hissediyorum.

Cumartesi günü Derin Oğlan için Hoş Geliyorsun Partisi (nam-ı diğer Baby Shower Partisi) vardı. Çok, çok güzel geçti. Detaylara ve resimlere yakında yer vereceğim.

Dün ise annemle bebeğin eşyalarını yıkadık, ütüledik ve hastane çantamızı hazırlamaya başladık. Böyle çoğul konuşuyor olmam kimseyi yanıltmasın; ben daha çok oturur ve annemi izler pozisyonda takılırken zavallı kadıncağız bilmem kaç posta çamaşır yıkayıp, yukarı çıkıp asıp, aşağı inip yeni postayı koyup, bu arada kuruyanları ütülemekle meşguldü. Sonuç olarak Derin Oğlan’ın hemen her kıyafeti hazır.

Hastane çantamıza gelince, henüz tamamlamamakla beraber geçen seferkine çok benzeyecek:

Benim için:

  • Gecelik, sabahlık
  • Diş fırçası, diş macunu
  • Saç fırçası, saç tokası
  • Çorap, terlik
  • Emzirme sutyeni, iç çamaşırı
  • Göğüs pompası, göğüs pedleri
  • Dudaklarımın kurumasına karşı nemlendirici
  • İhtiyaç duymam halinde kullanabilmem için pilates topu
  • Deniz’in doğumuna hazırlanırken ve hastanede dinlediğim, Steve Halpern’in rahatlatıcı müziği ve CD çalar
  • Hamileliğimin başından beri yanımdan ayırmadığım yastığım
  • Eve dönüşte giymek için rahat bir kıyafet

Deniz’in Babası için:

  • Kişisel bakım eşyaları (kıyafet, diş fırçası, traş malzemeleri, vesaire)
  • Mayo (Suda rahatlamak istemem halinde benimle girebilmesi ve bana destek olabilmesi için)
  • Fotoğraf makinesi, kamera

Derin Oğlan için:

  • Eve gelirken giymesi için kıyafet (Hastanede kıyafeti onlar sağlıyormuş, ancak biz yine de bir iki tane fazladan body ve tulum attık)
  • Birkaç tane bebek bezi (Yine hastane veriyormuş)
  • Dönüşte üzerine örtmek için battaniye
  • Araba koltuğu

Bunların dışında bir de Deniz kardeşini ilk kez görmeye geldiğinde ona “abi olduğu için” vereceğimiz hediye olacak.

Her gece başka bir işkence…

Geceleri kabusum oldu… Resmen uyumak istemiyorum. Uzanmak, bir taraftan diğerine dönmek, tuvalete ya da Deniz’in üstüne kalkmak o kadar, o kadar zor geliyor ki sabah kadar uyanık kalmayı tercih ederim. Sabah olup da Deniz uzayan günlerin sayesinde 6′da hortlayınca rahatlıyorum. Güne başlamak mutlu ediyor beni şu aralar… Hele de baharın nihayet yüzünü gösterdiği, güneşin ısıttığı şu günlerde…

Hazırlık kasılmaları

Günde iki doz magnezyuma 37. haftaya kadar devam edeceğim. 37′de bırakıp, “Ne zaman istersen gelebilirsin” mesajı vereceğiz Derin Oğlan’a. Bunca magnezyuma rağmen, son iki-üç gündür sıklıkta hafif, şiddette ağır kasılmalar yaşıyorum. Herhangi bir düzende gelmese de, geldi mi şöyle bir durup nefesime konsantre olmam, hatta ayaktaysam -ki o zaman daha rahat atlatıyorum- esneme hareketleri yapmam gerekiyor. Dün gece şiddetli bir kasılmayla uykumdan bile uyandım.

Bunların çok normal olduğunu düşünüyorum. Marie Mongan’ın HypnoBirthing kitabında bu ön hazırlık kasılmaları için kısaca şöyle diyor:

Doğum öncesi alıştırmaları

Bebeğinizin doğumu yaklaşırken doğanın size, doğumun neye benzediğine dair bir mesaj göndermesi hiç de sıra dışı değildir. Bu erken kasılmalar size doğumun başladığını düşündürtebilir. Ancak bu kasılmalar rahim ağzını açmaya yeterli değil, ancak doğanın, sizi doğuma hazırlamak için verdiği bir fırsattır.

Gerçek doğumun aksine, bu kasılmalar gelişigüzeldir. Her bir kasılmanın süresi birbirinden farklıdır.

Bu tür kasılmaları yaşadığınızda uzanmanın, ya da pozisyon veya hareket değiştirmenin işe yaradığını görürsünüz. Öte yandan, bu tür kasılmalar gün boyu beş dakikada bir aralıklarla da gelebilir, ancak bu düzen de yanıltıcıdır.

Bu “doğum alıştırmaları”nın, özellikle de uzun süreli olduğunda sinir bozucu olabilmekle birlikte, yaklaşan doğumunuzun habercisi olduğunu unutmayın ve heyecanınıza gölge düşürmesine izin vermeyin.

Hay hay… Ben de böyle yapıyorum zaten. Yaşasın yalancı kasılmalar!

Artık acıkmıyorum

Çok garip… Artık acıkmıyorum. Sanırım bebek o kadar büyüdü, içim o kadar sıkıştı, midem o kadar ezildi ki artık “Boşaldım, yemekle doldurt beni!” sinyali göndermiyor beynime… Yemek yemem gerektiği zaman açlıktan daha farklı bir his ediniyor, yemek yemem gerektiğini düşündüğüm için yiyorum. Bu günleri de gördük… Bari birkaç hafta önce olaydı da kilodan biraz kısaydım diye düşünüyorum ama ne yapacaksın…

İçeride neler oluyor?

Derin Oğlan’ın artık takla atacak yeri kalmamış. Ancak bu, hareket sayısında bir azalma olması gerektiği anlamına gelmiyormuş. Aynen öyle. Hareketleri tekmeden ziyade itiş kakıştan ibaret olsa da bir gerileme yok çok şükür. Göbeğim sürekli oradan buradan yamuluyor.

American Pregnancy Association‘a göre, bu hafta itibarıyla bebeğin gelişimi neredeyse tamamlanmış oluyormuş. Böbrekleri tamamen gelişmişmiş, karaciğeri de atıkları işleyemeye başlıyormuş. Ancak yine de şu an doğmaya kalksa deri altındaki yağ dokuları tamamlanmadığından bir ısıtıcıya konarak sıcak tutulması gerekirmiş. Kalsın, Derin Oğlan’ın henüz doğduğu yok çok şükür…


Daha önce: 34. hafta: İçeriye bir bakalım

Bu da ilginizi çekebilir: Pozitif Doğum Hikâyeleri

21 Yorum
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 doğumlu Deniz’in ve 2010 doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, yaklaşık sekiz sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve "sadece anne olmak"tan bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

21 Cevap verilmiş: 35. hafta: Hastane çantası

  1. missred diyor ki:

    Geceler tam bir işkence gerçekten, dönmek ayrı sorun ağrılar ayrı sorun. Bu arada ben de hala kasılma olmadı sanırım ben doğuma giderken öğrenicem nasıl bir şey olduğunu:)))

  2. ELİF LALE diyor ki:

    İhtiyaçlarla ilgili bir arkadaşın önerisi çok hoşuma gitti. Hastane çantasında yelpazenin bulunmasında fayda var. Hastane ortamı çok bunaltıcı olabilir ilk üşüme ve titremelerden sonra.
    Bir de bebek takımları kilitli buzdolabı poşetleri içinde çantada bulunursa çanta alt üst edilmeden görevlilere verilmesi daha kolay olabilir.
    Bu arada 35. haftamı sürmekteyim ve henüz yalancı doğum kasılmalarının ne menem bir şey olduğunu bilmiyorum doğuma hazırlık olması için doğadan bana bir lütuf olmadı ama olmasa daha mı iyi ki bilemedim.

  3. hilal diyor ki:

    Ben de 31. haftayım güzel blogcu anne ; seni de heyecanla takıp edıyorum .. doktorum bana da 2 doz magnezyum dedı ama ben hala 1 doz alıyorum ; 2 dozu aynı anda alsak sizce bir sakıncası var mı ?.. ben doktora sorduktan sonra da sizden teyit alıyorum ; gercekten cok bilgilendirici bir siteniz var .. emeğinize sağlık .. kolay ve rahat doğumlar sizi beklesin insallah ..

  4. saricizmeli diyor ki:

    Bir de abi oldun hediyesi var di mi:))
    Zamanın nasıl hızlı geçtiğinin göstergesisin. Ne ara oldu 35. hafta…

  5. damla özcan diyor ki:

    Ben çok telaşlı bi kadınım sanırım :) Geçen hafta Nil İdil'in nesi var nesi yok yıkadım bu hafta sonu da keyifli keyifli ütüledim. Daha 28.haftadayım :) Canım birşeyler yapmak istiyor, yapılması gereken birşeyler varken yapmadan oturmak canımı sıkıyor sanırım bu yüzden buluşma yerlerine bile neredeyse 1 saat öncesinden giden biriyim :) Son aylar gerçekten böyle kabus gibi mi gidiyor :(

  6. yasemin diyor ki:

    Benim çeyizimde onlarca bohça vardı, eşim sürekli "bunları ne yapacağız verelim verelim", der ; ben de "hayatım!!! çeyiz verilir mi hiç, dursun". Hastane çantasında işe yaradı o bohçalar. Benim eşyalar ayrı bir bohçada, kızımınkiler ayrı bir bohçada ve en üste. Hiç bir karışıklık olmadı.

    Bir de ben 1-2 poşet koymuştum, olur da birşeyleri koymak gerekir, kıyafet kirlenir vs. vs.

  7. blogcuanne diyor ki:

    Yelpaze bence de çok iyi bir fikir. Doğum sırasında bir terliyor, bir üşüyebiliyorsunuz, çantada bulundurmakta fayda var.

    Poşetler de keza öyle…

    Teşekkürler!

    HİLAL – Benim doktorum magnezyumu sabah-akşam almamı söylemişti, ben de öyle yapıyorum. Doktoruna danışmadan iki dozu birleştirme bence… Aynı iyi dilekleri ben de sana iletiyorum.

    KASILMALARLA İLGİLİ BİR NOT: Benim burada yazdıklarım hem fikir vermek, hem de bir nevi günlük tutmak amaçlı… Ben her iki hamileliğimde de kasım kasım kasılan bir gebe oldum, neden bilinmez. Bu herkese olacak diye bir şey yok. Aranızda benimle aynı haftalarda, ya da daha ileride olup da kasılmalarla henüz tanışmayan gebeler varsa lütfen "neden olmuyor?" diye sorgulamasın. Her gebe, her gebelik farklı…

    Sevgiler…

  8. ilknur malcı diyor ki:

    insallah normal dogum yaparsında dişlerini fırçalayacak halin olur yoksa benim fırçalar gittiği gibi geldi oysa dişlerimi fırçalamadan uyuyamam normalde

  9. Nihan diyor ki:

    Pilates topunu balon sanan güvenlik gorevlisini asabilecek misiniz bakalim :) kocam 10 dakika onla ugrasti!
    Nacizane bı ekleme göğüs pedine ek olarak göğüs kalkani da olmalı. Benim gogus uçlarım pede yapıştı çok canım yandı. Eve gelip kalkanı taktigimdaki huzur, kızgın kumlardan serin sulara atlamak gibiydi bilmem anlatabildim mı :)

    • blogcuanne diyor ki:

      Ha ha! Biz de pilates topunu sokarken zorlandık. Onlarda da aynısından varmış da, karışmasınmış da, falan da filan. Bir ara "alın sizin olsun!" demek geldi içimden. Orada huflaya puflaya kasılmalarla uğraşıyorum, top için arıza çıkarıyorlar bana!

  10. Merve diyor ki:

    Bizde 32.Haftaya girmiş bulunuyoruz.. Kasılmalarım ve kramplarım çok olduğu için doktorumda bana günde 2 doz Magnezyum önerdi. Kullanıyorum bi problem yok şimdilik. Hıçkırıklarımız çoğaldı bu hafta:) Çok komik oluyor ama gerçekten ritmik hareketler gibi sanki. Bide benim oğlum çoğu zaman sağ tarafımda tekmeliyor. Bu nedenle sağ yana yattığımda epey zorlanıyorum. Hepinize sağlıklı doğumlar..

  11. Zeynep diyor ki:

    Ben biraz geriden takip ediyorum bu blogu. Taa Mart ayinda yazilmis, sizin bebekler iyice kendine gelmistir artik.
    Ben de bu hafta 35. haftamdayim. Bu benim ilk bebegim. doktor bana kasilmalar baslayabilecegini onlari bizimkinin tekmesinden nasil ayirt edecegimi anlatmamis olsaydi ben anlamazdim. Bende bir agri olmuyor. Gobegimin ustunde birsey bastiriyor ama oglanin dizi olmayacak kadar genis bir bolgede. Genelde yorulunca artiyor. Bir de benim kasiklarim cok agriyor, gene yorulunca artiyor. Rahmim genisliyormus. Ama ilk hamilelikte boyle seyler korkutuyor tabii.
    Bana doktorum progestan verdi, 37. haftaya kadar bizim Can'i icerde tutmak bakimindan.
    Bir de su anda yurt disinda yalnizim, bir kocamin yanina atsam kendimi…
    Gece uykulari hakkaten kabus, her bir tarafima ayri boy yastik koyuyorum, tabii tuvalete kalkinca ayni tarafa yatmis olmaktan uyustugumdan o yastiklarin yerini degistirip obur tarafa yerlesmek gerekiyor. Bu da belki bizi bebek dogunca gece bol bol kalkmaya hazirliyor.
    Neyse super bir blogmus bu, insanin yazdikca yazasi geliyor bu ilk hamilelikte.
    Sevgiler

  12. Seza diyor ki:

    Ben de bugün 35.haftama girdim ve benim müstakbel oğlumun adı da Derin..Bir Derin oğlan daha olduğu için çok mutlu oldum..Yaşasın Derin oğlanlar :)

    • ezgi diyor ki:

      arkadaşlar merhaba oğlum 20.07.2010 doğumlu ve adı DERİN. kadın doğumcumun adı DERİN beydi.sizlerede sürekli "aaa erkek olarak ilk kez duydum?" ya da "bebk kız yani?" şeklinde yorum yapıyorlar mı? Bu arad oğlumun tam adı DERİN ATEŞ.
      hepinize iyi seneler ve bebişlerinizle uzuuunn ömrüler dilerim.

  13. turkiyehastane diyor ki:

    Blogunuz gerçekten çok güzel, yazılarınızda öyle.

  14. hanife diyor ki:

    bitermi bu ay

  15. yelda diyor ki:

    ben mi göremiyorum acaba? 35. haftadan sonrası hakkında yazı yok mu?

  16. kelebek diyor ki:

    merhaba ben 36 haftalık gebeyım blogu yenı buldum hılayeler cok guzel herkese hayırlı dogumlar

Trackbacks for this post

  1. Nilü’nün Gebelik Günlüğü – 29. hafta – Oğlanın ismi belli! « Blogcu Anne
  2. Derin’in Doğum Hikayesi | Blogcu Anne

Bu yazıya yorum bırakın

Bu kategoride Hamilelik ve Doğum (335 / 414 makale)


Geri dönüşü olmayan bir yoldayım ve beni korkular aldı. Birkaç hafta sonra ikinci bebeğim burada olacak. İkinci kez anne olacağım. ...