22 Yorum

Bizden kısa kısa haberler…

Hastanedeki yazı yazma verimliliğimi eve çıktıktan sonra devam ettiremeyince kaç gündür habersiz kaldı blog. Her ne kadar vücudum uyumak istese de yatak odasına bütün gücüyle giren güneş beni uyutmayınca iyisi mi iki satır karalayayım dedim.

  • Perşembe günü hastaneden çıkıp evimize döndük. Evin her odasında uyuyan bir çocuk olmasına alışmaya çalışıyoruz.
  • Deniz-Derin buluşması beklediğimizden çok daha ılımlı gerçekleşti. Deniz oğlum çok sevgi dolu yaklaştı canım. Bebeği ilk gördüğündeki bakışını hiç unutmayacağım. Şaşkınlık, heyecan, sevgi, hepsi birbirine girmişti.
  • İlginç bir şekilde, Deniz’in ziyarete gelen ve annesi ikincileri bekleyen arkadaşları da benzer bakışları fırlattılar Derin’e. Sanırım doğru şekilde hazırlayabiliyoruz çocukları.
  • Derin iyi. Hastaneden çıktığımızın ertesi günü gözleri ve yüzü sararmaya başlayınca geri götürdük. Doktor “Siz sarı çocuk görmemişsiniz” diyerek bizi eve geri gönderdi. Fırsat buldukça güneşe tutuyoruz, istediği sıklıkta emziriyoruz, bu şekilde atlatacağız gibi görünüyor.
  • Deniz iyi. Derin’e karşı çok iyi. İlk günler ağladığını duyunca “Anne, kucağına al, ağlamasın!” diye panik oluyordu. Derin uyandığında yalnız hissetmesin diye beraber yattığı Mickey’sini Derin’in yatağına bile koydu. Tensel temastan kaçınıyor, biz de üstelemiyoruz. “Hadi öpücük ver kardeşine, al bakalım kucağına” gibi zorlama taleplerde bulunmuyoruz.
  • Deniz’in derdi bizimle. Daha doğrusu, bize bir şey yaptığı yok aslında çocuğun. Ama evdeki kalabalık onu şaşırtmış durumda. Zaten var olan inadı tavan yaptı. Aile büyükleri olunca şımarıklığının önüne geçilmiyor. O kadar değişiyor ki, “Bu çocuk kimin?!” diye kapı dışarı etmek istiyorum. Dün bir iki kere kızıp dizginlemeye çalıştım, çok üzüldü. O üzülünce ben daha da üzüldüm. Karşılıklı ağlaştık. Bugün kendime söz verdim: Etrafta onunla ilgilenecek başkaları varken karışmayacağım. Varsın, şımarıklık yapsın. Çok büyük bir değişim geçiriyoruz, alışmamız elbette zaman alacak. Kardeşine ılımlı yaklaşıyor, derdi bizimle olsun, ne yapalım.
  • Ben iyiyim. Hamile olmamaya alışmaya çalışıyorum. Geçen akşam koltuktan yardımsız kalktığımı fark ettiğimde çok şaşırdım. Yeniden ayaklarımı görebilmek, ayakkabılarımı bağlayabilmek ne büyük özgürlükmüş! Kendimi lohusa gibi hissetmiyorum, ancak dün bu mazeretle ortalıkta fazla gezinip doğumdan önce yaşayamadığım “Evi toplamalıyım” hırsına bürününce biraz fazla yorulup ev halkından uyarı aldım.
  • Cuma günü itibarıyla sütüm geldi. Şimdi Derin’in talebine göre ayarlamaya çalışıyorum. İlk zamanların ne kadar acı verici olduğunu unutmuşum. Dün Deniz koltukta yanlışlıkla göğsüme çarpınca acıdan ağlayasım geldi. (Bu ara her şeyden ağlayasım geliyor, teşekkür ederim lohusa hormonları!)
  • Hamilelik sonrası özgürlük beni şaşırttı. Hastaneden hayal kırıklığı içinde sadece 6 kilo vermiş olarak ayrılmış olsam da karnımın 5-6 aylık gebe ölçülerine dönmüş ve yumuşamış olması beni “Acaba karın üstü yatabilir miyim?” diye heyecanlandırdı. Ağzıma girecek kadar büyüyen göğüslerimi hesaba katmadığım için bu girişimim başarısızlıkla sonuçlandı.
  • Derin güzel emiyor, ancak sütün gelişi henüz onun talebine inemediği için sağmam gerekiyor. Sağmayı çok istemiyorum çünkü henüz biberon vermeye başlamadık. E, buzluğa koymak istemiyorum, “sütün içeriği bebeğin ihtiyacına göre değişiyor, şimdi sağdığınız sütün 3 ay sonra pek bir kıymeti kalmıyor” diyorlar. Ben yine de atmaya kıyamadığım için sağıp buzluğa koyuyorum, belli mi olur ne olacağı…
  • Uykusuzluk tabii ki had safhada. Derin üç saatte bir meme istiyor. Geceleri izin verse bir kere dörde çıkma hakkımız var ancak henüz olamadı. Zombie gibi geziyorum.
  • Buna rağmen iki çocuk annesi olmak harika bir şey! Elbette henüz yeni başladık, mutlaka zor zamanlarımız olacak, şimdiden oluyor. Ama sürekli değişen halet-i ruhiyem ve bebek kokusuna olan özlemim sayesinde, hamileliğimin sonlarında sarf ettiğim “Üçüncüyü yapmaya kalkarsam biri bana gebelikte çektiğim sıkıntıları hatırlatsın” sözleri yerini -şimdilik- “Bebeği biraz büyüteyim, birisi bana bunlardan 10 tane daha yapmamı hatırlatsın”a bıraktı.

Bunun ilerleyen zamanlarda “Çekip gidesim var bu diyarlardan”a dönüşmesi oldukça muhtemel…

22 yorum

  1. gaza getirme bizi Elif… 🙂
    ben de talep fazlası sütü sagmıstım, buzluk süt dolmustu. tabi ki sonra onları içmedi, kesinlikle kafasını ceviriyordu. nedir bu cocugun bu kadar kafasını cevirdigi diye baktıgımda , gercekten tadı cok farklı. taze anne sutu, vanilyalı gibi, sekerli, harikulade bir tat, buzluktan cıkan ise farklı bir tat var.
    yaglı yaglı mis gibi sutleri atmak çok acı verici bir sey gercekten!

  2. canim, 3 saatte bir emzirmek masallah cok iyi. can ilk zamanlar 15 dk da bir emiyordu. sonra yarim saatte bire kaydi, sonra saatte bire ve boyle gitti. 16 aylik olana kadar gecede 8-9 kere kalktigimi bilirim 🙂 neyse, tekrar 41,5 kere masallah. bu emme suresi cok iyi, bence tabi 🙂

  3. Sizden haber almak güzel, merak etmiştim 🙂 İyi olduğunuza çok sevindim, sevgiler…

  4. Elif, Deniz ve Derin'İn heyecanları, merakları, gayretleri ve her gün birbirlerine yeni birşeyler öğrenme ve öğretme istekleri yuvanızı sıcacık yapar ve çok daha mutlu olursunuz :)) Anlattıkların o kadar içten ve samimi ki.. kızımın bebekliğine gittim, teşekkürler..

  5. merhaba elif..
    sağlıkla bebeğini kucağına almış olmana çok sevindim.. gülmseyerk okudum yazdıklarını.. sanki bende düşünmeye başlamışım ama haberim yokmuş.. bulaştırıcan galiba bize bu ikinci çocuk işini.. allah sana sabırlar kolaylıklar versin. süt kokuluyu benim içinde kokla..mis gibidir oş imdi..

  6. Sevgili Blogcu Anne,
    Güzel bir pazar günü, güneşli bir havaya böyle güzel haberler yakışırdı. Deniz-Derin iklisinin güzel ilişkisini duymak niyeyse içime dokundu. Ne güzeller. 🙂
    Bahar dolu, prıl pırıl günler sizin olsun.
    Not: Her gün Blogcu Anne yazısı okumak alışkanlık olmuştu; yeni haberler almak iyi oldu.

  7. blogcu annecim hayırlı olsun,geç oldu benimkisi ama giremedim bu ara.denizle buluştukları sahneyi çok merak ettim.
    ne güzel kokuyordur yavru şimdi,kokla bizim yerimize de

  8. Canım herseyin yolunda olduguna emindim.Senin ve meleklerin için dua ediyordum ama bunu yazinla teyit etmen beni çok mutlu etti.
    Evde cep kullanmadığını bildigim halde SMS attım arayıp uyandırmak ya da gürültü çıkarmak istemedim.
    Sizi seviyorum
    Ben hala DMR Pasanin keyfini bekliyorum.
    Öpüyorum sizi The Dogans :)))

  9. Elif, iyi oldugunuzu bilmek cok guzel! Umarim hersey yolunda gider bundan sonra da 🙂 Sevgiler…

  10. Cok sevindim herseyin yolunda gittigine. Insallah hep boyle devam eder.

    Ama buyuk bir de hayal kirikligina ugradim yazini okurken: hep doguracagim gunu bekliyordum dort gozle yuzustu yatmak icin, bir de gogusler mi cikacakti 🙁 ama haksizlik buuuuuuu!

    Yazacak vakti olmaz, yeni dogmus bebek var ama yine de bir gozatayim seklinde bakiyordum her gun bloguna. Guzel haberlerini almak sevindirdi.

    Ben de zor kararlar vermeye calisiyorum. Babam tuberkuloz olmus. Doguma geleceklerdi. 3.5 ay ilac kullanmasi gerekiyor. Dogum tarihinde iki ayi bitmis olacak. Genel olarak 15 gunden sonra bulasiciligi kalmiyor diyorlar ama okudugum bilimsel bir makalede kulturu negatif ciktiktan 3 ay sonrasina kadar yeni dogan bebek ile temasi onlenmeli diyor. O da 3.5 aylik ilac kullaniminin sonuna denk geliyor. Bunu gorunce ben hemen iptal edelim, gelmesinler dedim. Tabiki uzuntu hat safhada iki tarahta da. Ote yandan babamin doktorlari gonul rahatligiyla gidin, risk yok demisler. Ya birsey olursa seklinde hala gelmemelerinden yana benim gorusum ama dusunmeden de edemiyorum. Her an aklimda risk varmidir/yokmudur??? Napcagimi sasirdim. Elifcim senin teyzen doktordu. Bir onun fikrini alabilir misin bu konuda? Tabiki vaktin olursa, biliyorum cok yogunsundur simdi, cevaplamasan da onemli degil. Ben burdaki hastanedeki doktorlarla da gorusecem.

    Opuyorum cok, en guzel, en mutlu gunler sizlerin olsun.

  11. merhabalar,
    gözünüz aydın!!

  12. hergun okuyorum ama ılk kez yazıyorum sıze herseyın ısstedıgınız gıbı olmasına cok sevındım ah keske bende karar verebılsem 2.ye

  13. Hani resim?

  14. öncelikle hayırlı olsun demek ve bebişinizin evinize bereket,mutluluk getirmesini temenni ediyorum.
    Sağdığın sütlerle alakalı olarakta bi hayli pahalı olan ''kaşık biberon'' isimli ucu kaşık şeklinde olan bir cisim kullanmıştık biz,cisim diyorum çünkü biberona benzemiyor..hastanede sağılmış sütümü onunla vermişlerdi kızıma..tabi bebeğimle süt hadisesinden dolayı yakınlaşmama içerleyen kocam bende beslicem kızımı dierekten bir koşu e-bebekten almıştı,çok kullanışlı olmasada memnun olanlarda yok diil,en azından biberon kullanmadık ve yara olan gögüslerim dinlenme fırsatı bulabildiler
    kolaylıklar diliyorum

  15. merhabalar…
    tesadufen bizim Derin icin internette arastirma yaparken ogrendik Derin bebegin geldigini, hayirli olsun Elif cim.Deniz ve Derin le saglikli, uzun bir omur gecirmeniz dilegiyle,tebrikler……

    sevgiler
    Elcin&Vedat

  16. Elif iyi oldugunuza cok sevindim. Yalniz sutu neden sagdigini tam anlamadim? Fazlaysa sagma ki daha da cogalmasin-azsa da sagdigin sutu icirmen gerekir oyle degil mi? Kolay gelsin insan unutuyor ilk gunlerin ne zor oldugunu…

  17. Elifcim bu hallerinle benim gözümde de bir ekolsün ve de örneksin 2 ay sonra yaşayacaklarım için.

    Deniz ve Derin'e maşallah, sana maşallah diyorum..

    Göğüs ağrıların için de biliyorum sen Lansinoh'cusun ama Ameda-Purelan tavsiye ederim..

    Lütfen böyle umut dolu yazmaya devam et ki, bize de moral ol:-))

    Sevgiler, sütün bol olsun…
    Filiz.

  18. Bebek kokusu hakkında kesinlikle haklısınız, ben bile saatler geçtikçe "Biraz daha büyüdü" diye hayıflanıyorum. Yeni bebeğin gerçekten bambaşka bir hissi var…

    SİMGE – Sabırla beklemeye devam 🙂

    NİLÜFER – senin yorumunu okurken halam Derin'i görmeye gelmiş, karşımdaki koltukta oturuyordu. Dolayısıyla ona danışma fırsatı buldum, sana mail atacağım.

    BERNA – Önerin için çok teşekkür ederim. Hastanelerdeki "kadeh" dedikleri şey mi o acaba?

    Annem geçen gün normal çay kaşığıyla verdi, zor olsa da işe yaradı. Sanırım yavaş yavaş istenen düzeyi yakalıyoruz, umarım başka şeye gerek kalmayacak yakında.

    ELCİN – Çok teşekkürler! Derin'leri tanıştırmak ümidiyle…

    BAHAR – Evet, birden fazla gelip çok şişince sağıyorum. Bir yandan dediğini de düşündüm, sağdıkça daha çok gelecek, ama öyle acı verici oluyor ki, rahatlamak için sağmak zorunda kalıyorum. Fakat gün geçtikçe Derin daha çok emiyor, süt sevıyesi de ona uyum sağlayacak gibi görünüyor. Yani giderek daha az sağıyorum.

    FİLİZ – Benim derdim göğüs uçlarımdan ziyade genel şişlik ağrısı, ki ona boşaltmaktan başka ne iyi gelir bilmiyorum. Sıcak banyo da işe yarıyor ama Derin'in bir an önce yetişmesi lazım bana! Ben de sabır ama heyecanla bu iki ayın geçmesini bekliyorum. Sen de çok umut dolu yazacaksın, bak gör…

  19. Elif, göğüs ağrısı için haşlanmış lahana yaprağını duymuştum. Haşlanmış ve sıcakken göğsünün üstüne koyuyormuşsun ve çok rahatlatıcıymış. Önemli olanın sıcak birşeyle kompres yapmak. Sıcak bir havlu olabilir mesela.

  20. supersin.
    çok duygulandım dogum yaptıgını duyunca bir ara kendi bloguma resimleri koymayı dusundum.mutluluklar dilerim.hersey geciyor o korkunc gogus ucu acıları bile.sağmak iyileşmesini geciktiriyor gibi gelmişti bana.ben sağıp biberonla vermiştim.sarı lohusa sütünden bol bol içmişti kızım.
    ben biberonu öneririm.birde emziği öneriyorum.bunlar bu dönemlerde alışacakları şeyler.sonradan almıyorlar.gunde 1 kere sağıp biberonla vermeye devam etmeni doktor ne derse desin ben oneriyorum.sonradan dısarı çıkmak bile sorun oluyor.2 cocuk var mutlaka diğerinin ihtiyacı için dısarı çıkman gerekecek.sağıp bırakabilirsin.

  21. http://www.e-bebek.com/biberon_ve_bardak/medela/m
    2 senede daha da pahalanmış
    bu biberonun bana faydalarından biride kaşık şeklindeki ucuyla yutmayı ögrenen kızımın ek gıdaya geçişte hiç yutma problemi çekmemiş olmasıydı
    kaşıkta iş görebilir ama biraz kol yorar 🙂

  22. Tesekkur ederim Elifcim, sabirsizlikla bekliyecegim emailini.

    Sevgiler,