30 Yorum

Beni Türk hekimlerine emanet edin

İki hamileliğimden birini Amerika’da, birini Türkiye’de geçirip doğumlarımdan birini Miami’de, diğerini İstanbul’da yapınca her iki sağlık sisteminin işleyişini bir yere kadar kıyaslama imkânım oldu.

Ve kararımı verdim: Beni Türk hekimlerine emanet edin.

Eee, hani ben doğal doğumcuların oymakbaşıydım? E, hani Türkiye’deki doktorlar sezaryenciydi? Ultrasoncuydu? Müdahaleciydi? Yakıştı mı şimdi bana Türk doktoru tercih etmek?

Yakıştı tabii, çünkü benim “doğal doğum” yaklaşımımla tamamen örtüşen, beni destekleyen ve istediğim, beklediğim gibi bir doğum yapmama yardımcı olan harika bir doktora denk geldim.

İstanbul’dakiler için: Doktorumun ismi Op. Dr. Kübra Taman. İsteyenlere adres ve telefonunu verebilirim, bana mail atın: blogcuanne@gmail.com

Yanlış anlaşılmasın. Bu bir reklam yazısı değil. Destek yazısı. Normal ve doğal doğumu desteklediğini bildiğim, bilmekle kalmayıp test edip onayladığım bir doktoru öne çıkarma ve Türkiye’deki doğal doğum hareketine destek olma yazısıdır. (Varsa sizin de önermek istediğiniz isimler, yorumlar kısmında paylaşın.)

Kübra Hanım’la gebeliğimin üçüncü ayında tanıştım. Önceki doktorumla yaşadığım tecrübe hüsranla sonuçlanınca, bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine Kübra Hanım’ı görmeye başlamıştım. İlk görüşmede ben de, Doğan da ona ısınmıştık. Kübra Hanım tavsiye eden arkadaşımın doğumu iki hafta gecikmesine rağmen hiç müdahale etmemiş ve yaklaşık iki gün süren doğumu boyunca onunla olmuştu. Dolayısıyla normal doğumu desteklediğini biliyordum.

Hamileliğim boyunca her görüşmemizde kendisine biraz daha ısındım. Önceki doğum tecrübemi anlattım, “hastanede ama evde gibiydi” dedim, yine aynı beklentide olduğumu söyledim. Kendisi her seferinde bunun olabileceğini, kendinin de normal doğumu desteklediğini, ancak bunu yapmak isteyen kadınların bu konuda gerçekçi beklentilere sahip olması gerektiğini söyledi. “Birçok kadın neyle karşılaşacağıyla ilgili kulaktan dolma bilgilerle ‘normal doğum yapacağım’ diyor, ancak iş gerçeğe dönüştü mü sezaryen istiyor, çünkü konuyu hiç araştırmıyorlar” dedi.

Gebeliğim boyunca beni sürekli rahat ettirdi Kübra Hanım. Sürekli ulaşabildim ona. Domuz gribi furyasında aşı olmamı gerekli görmemesi ona kafaca yakın hissetmemi sağlayan bir başka unsurdu. Nihayet hastalığın kendisini oldum, benimle yakından ilgilendi, arayıp nasıl olduğumu sordu. Ve her seferinde telefonun ucunda sekreteri değil, kendisi vardı.

Bu noktada bir anti parantez açma ihtiyacı hissediyorum: Bu “telefonla ulaşılabilme” özelliği sanırım sadece Kübra Hanım’a mahsus bir olay değil. Deniz’in doktoruna da, şimdi Derin’in doktoruna da telefon açtınız mı genelde kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Ya da mesaj bıraktığınız zaman sizi geri arıyorlar. Amerika’da ise bırakın doktorun cep telefonunu arayabilmeyi, doktorun ofisini aradığınızda aynı gün içerisinde konuşabilirseniz şanslı sayılıyorsunuz. Orada genellikle sorularınız -acil ve ciddi durumlar dışında- hemşireler tarafından cevaplanıyor. En azından bizim 10 senelik Amerika tecrübemiz boyunca öyleydi. Belki de burada şansımız yaver gitti, hep “ulaşılabilir” doktorlara denk geldik.

Gebeliğim boyunca yaşadığım tüm abuk sabuk olaylar sırasında da kendisini arayabilme rahatlığını hissettirdi bana Kübra Hanım. Henüz 27. haftamda, gecenin köründe üç dakikada bir kasıldığımda, ya da 29. haftamda ne olduğu anlaşılamaz bir şekilde yatağı sırılsıklam bulduğumda kendisini aradığım zaman hep sakin ve ilgili bir şekilde yaklaştı.

Yine kasılmalı bir gecenin ertesinde onu aradığımda beni görmek istediğini söyledi. Muayenehaneye gittiğimde kendisini gözleri kızarmış bir şekilde bulduğumda babasının az önce kalp krizi geçirdiğini ancak onu görmeye gitmek için beni beklediğini öğrendim. 45 dakika boyunca benim gelmemi beklemiş olmasına rağmen muayenemi bitirmeden gitmedi. Babasını kısa süre sonra kaybettiğinde olayın ciddiyetini daha da anladım, ve kendisini inanılmaz takdir ettim.

Doğum planımı kendisine verdiğimde okuyacağını söyleyip bir kenara kaldırdı. Bir sonraki randevumuzda ortaya çıkarıp benimle detaylar hakkında konuştu. Dosyama iliştirdiği planın üzerine notlar alınmış, fosforlu kalemlerle üzeri çizilmiş, kısacası gerçekten vakit ayırıp benim için önemli olan detaylara dikkat etmişti.

Hastane uygulamaları ile ilgili endişelerimi belirttiğimde, epidural istemediğimi, damar yolu açılması gibi rutin uygulamaları tercih etmediğimi söylediğimde benim isteklerime saygı gösterileceği, kendisinin doğum boyunca benimle olacağı ve istemediğim bir uygulamanın -tıbbi bir gereklilik olmadığı sürece- yapılmayacağı hakkında bana güvence verdi.

“Her seferinde ultrasona girmek istemiyorum” gibi, başka bir doktorun kolaylıkla burun kıvırabileceği, gereksiz bulabileceği isteklerime saygı gösterdi.

Derin’in doğduğu hafta tatile çıkacaktı Kübra Hanım. Bana onun yokluğunda benimle ilgilenecek bir doktorun ismini vermişti, ancak gitmeden önce beni son kez muayene etmek istediğini de söylemişti.

Derin de Kübra Hanım’a ısınmış olacak ki, başka bir doktorun kollarına gelmek istemedi. Baktı Kübra Hanım gidiyor, “Ben iyisi mi şimdi doğayım” dedi, ve 35 hafta 3 günün sonunda gelip Kübra Hanım’ı tatile öyle göndermeye karar verdi.

Doğumda da harikaydı Kübra Hanım. Gerçekten de dediği gibi, doğumun başından sonuna kadar bizimleydi. Daha doğrusu biz istediğimizde yanımızda, ancak yalnız kalmak istediğimizi anladığında dışarıdaydı. Hastane ekibinin “damar yolu açalım, hastane geceliği giydirelim” gibi taleplerine “Kendisi nasıl isterse” diyerek yanıt verdi. Ben “istemiyorum” dememe rağmen gelen ısrarları “Rahat bırakın, anne nasıl isterse öyle olsun” diyerek susturdu.

Kasılmalarım sırasında beni rahatlatacağını düşündüğü pozisyon ve masajları göstererek sancıları daha rahat atlatmamı sağladı.

Son ana kadar istemediğim hiçbir müdahalede bulunmadı. Açılma tamamlanmasına rağmen ıkınma hissimin gelmesini bekledi. Su kesesi patlamamasına rağmen “sancılar beni daha fazla zorlamasın” diye acele ederek patlatma yönüne gitmedi.

Ne zaman ki kasılmalar beni iyice zorlamaya başladı ve ben hazır olduğumu söyledim, o noktada doğumhaneye gittik.

Ikınmalar sırasında “yüzüne değil, aşağıya doğru ıkın!” diyerek beni doğru yönlendirdi.

Hiçbir zaman “bitse de gitsek” gibi bir his uyandırmadı. Benimle, en az benim kadar uğraştı. Yırtığı minimumda tutmak için gerektiğinde masaj yaptı. Hiçbir şeyi aceleye getirmedi.

“Yeter artık, çıksın!” dediğim noktada “Az kaldı, başını görüyorum” diyerek bitirmeme yardımcı oldu.

Ve sonunda Derin’i çekip çıkararak, tam de istediğim gibi kucağıma verdi.

Bunları yaparken hep sakin, serinkanlı ama sevgi dolu ve güven vericiydi.

***

Kısacası harikaydı Kübra Hanım.

İşini hakkıyla yapan, kendi rahatlığından çok anne-bebeğin tercihlerini düşünen ve saygı gösteren bir doktor…

Ona denk geldiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum.

***

Son not: Bu yazıyı yazmak konusunda önce çekindim. Reklam yapıyor gibi görünmekten kaçındım. Ancak sonradan düşündüm, ona buna laf ediyor, o öyle yapılmaz, bu böyle olmalı diyorum. O halde işini iyi yapan insanları da öne çıkarmalı ki benzerleri artsın. Kübra Hanım’ın da izniyle ismine burada yer verdim. İsteyen anne-bebeklere benzer tecrübe yaşatan doktorların artması dileğiyle…

30 yorum

  1. Cok sevindim Elif, kolay degil boyle doktorlarla karsilasmak! Gercekten sanslisin 🙂

    Peki Kubra Hanim gibi bir doktoru Ankara'da bilen var mi acaba??

  2. Evet var :)) Ankara'da Dr.EBRU SARAÇ. Bildiğim kadarıyla şu anda herhangi bir astane bağlantısı yok. Doğum için hangi hastaneyi isterseniz beraber karar veriyorsunuz. Normal doğum taraftarı. Hatta bana istersem ikinci doğumumu evde bile yapabileceğimi söylemişti. Dünya şekeri, dünya sakini, dünya ilgilisi. Evhamlarınızın hepsine duyarlı. Babalarla ilişkisi de süper. '' Benim babalarımdan şimdiye kadar doğuma girmeyen olmadı'' diyor. Eşim de ben de eşimin doğuma girmemesi taraftarıydık. Ama süreç içinde herşeyi öylesine kendiliğinden yoluna koyuyor ki… Bir anda eşim sanki kırk yıllık doktormuş gibi kendini Ayşegül'ün kordonunu keserken buldu.
    En en başında ( hamilelikten birkaç yıl önce) beni ilk etkileyen tavrı bir tahlil için illa bilmemne laboratuvarına göndermemesi; ''bu tahlili şu dört lab.dan herhangi birine götürebilirsin ama diğer tahlili falanca lab. daha güzel çalışıyor, lütfen oraya götür '' demesi olmuştu. Hem gelenekselci hem son derece güncel. Muayane ekibi de çok ilgili. Bir de benim için en önemli noktalardan biri anesteziydi; Ebru Hanım'ın beraber çalıştığı anastesi mütehassısı Funda Hanım da fevkalede işinin ehli ve güleryüzlü. Hatta doğum sırasında eşimin heyecanını farkedip anılarımız ziyan olmasın diye kamerayı alıp kendi çekmişliği bile var :)) Daha çook anlatacak şey var ama ana hatlarıyla bu kadarı yeterli sanıyorum. İsteyen ufak bir googlingle bilgilerine ulaşabilir. Tabii herkesin herkesle elektriğinin uyuşamayabileceği gerçeğini de saklı tutarım. :))
    Sevgiler,
    Özge.

  3. Ozge cok tesekkurler, Ankara'ya gidince ilk isim Ebru Hanimi bulmak 🙂

  4. Hamileliğimde normal doğum istediğim için eşim doktorumun erkek doktor olmasını istemişti. Eşim de doktor ve bazı "kadın" kadın doğumcuların hastalara kötü davrandığını hatta "ne abartıyorsun, biz de yaşadık" gibilerinden tavırla doğuma yaklaştıklarına şahit olduğunu söylemişti. Bana da bu dediği o zaman çok mantıksız gelmedi ama eğer bir daha hamilelik tecrübesi yaşarsam kadın olmasını tercih edeceğim.Ankara'da yaşadığım için Ebru Saraç ismini kaydedeceğim. Çok teşekkürler bu bilgi için.

    • Bu yoruma katiliyorum. Istanbulda yasarken 3 erkek bir kadin jinekologa gitmistim. Kadin doktor, gercekten hem hoyrat muayene etmisti, hem de tavrindan hosnut kalmamistim. Ama demek ki genelleme yapmamak lazim. Amerikada kadin ebemden de bir kez gittigim erkek doktordan da genel olarak cok memnun kaldim.

  5. merhaba blogunuzu yeni kesfettim, benim de 20 aylık bir oglum var. Kubra hnm, yengemin de doktoru, yegenım epidural normal dogumla dogdu, o zman international hospital da calısıyordu. Ben de kubra hanıma gidiyordum ama ani bir kararla nişantasına tasınınca bize cok uzak oldugu için ona gidemedim ama sonra dogum esnasında yasadıklarımdan sonra o kadar pişman oldum ki, ama tabi son pismanlık fayda etmez. Son olarak bende herkese gönül rahatlığı ile Kübra Hnm'ı tavsiye ederim…. Sevgiler, Şebnem

  6. Durun sizinle Ebru Hanım'ın beni nasıl hamile bıraktırttığını da paylaşayım ( evet doğru okudunuz 🙂 : 2006 yılında Ebru Hanım'la rutin bir randevum olacaktı. Hamile değildim. Olma konusunda da emin değildim 🙂 . O sıralar birkaç aydır hamile kalmaya çalışan bir arkadaşım '' Özge, 200 tl.lik bir test varmış. Ne zaman hamile kalacağını söylüyormuş. Ebru Hn.'a sorar mısın, aslı astarı var mı?'' dedi. Ebru Hn. '' Gel ben sana ne zaman yumurtlayacağını söyleyeyivereyim'' diyerek ultrasonla yumurtalarıma bakmaya başladı. İçlerinden en büyüğünü işaret ederek '' Özgecim, bu ay bu yumurtan çatlayacak. Hatta cumartesi çatlayacak. Size cuma ve pazar günü için ev ödevi veriyorum'' dedi. Kahramanımız cuma ve pazar günkü iki adet çalışma sonunda pazartesi gününe hamile başlamıştı 🙂 İnanamadık. Tabii hemen bahsettiğim arkadaşlarım da Ebru Hanım'ın yolunu tuttular. Ev ödevlerini aldılar; bu arada o güne kadar yanlış günleri değerlendirmeye çalıştıkları da ortaya çıkmış oldu; ve….VOILA!! Şimdi bebeler beraberce büyüyorlar…

  7. ya ben yazıyı tamamlamadan gözlerim dolu dolu doğum doktoruna içten sevgi ve saygılarımı iletmek istiyorum ve çok duygulandım , etkilendim, sözcük bulamıyorum.

  8. Ben bugünlerde bu blogta okuduğum her yazının ortalarında gözlerimi silerken buluyorum kendimi :).

    Çok güzel duygular bunlar. Buradaki tüm annelere buradan kocaman sevgilerimi gönderiyorum.
    Hepiniz bebeklerinizle mutlu, sağlıklı, bol neşeli, kahkadan geçilmeyen, huzur dolu, güzel dostluklarla ve muhteşem sevgilerle kuşatılmış, güzel hayatlar yaşarsınız umarım. Çocuklarınız da bu harika enerjileri kendi hayatlarına taşırlar ve belki bu dünyada bi şeyler değişmeye başlar…

    Bunları okudukça "Dur ben de hamile kalayım da normal doğurayım" diyorum. Hiç doğurmamış ama en yakın arkadaşının normal doğumunda sadece son 20dk da yanında bulunmayan biri olarak bunları söylüyorum, bir de doğurmuş olsam herhalde 3. cüyü falan yapardım bu okuduklarımdan sonra 🙂

    Sevgiler

  9. Elif, sonucta damar yolunu actilar mi? yoksa istemedin mi? Ben Amerikada o konuda cok sansizzdim 3 doktor denedim hicbiride izin vermedi, eger damar yolunu acmazsak hastaneye kabul etmeyiz filan gibi sacma sapan seyler dediler. Bir ara Turkiyede bile doguma gelmeyi dusundum ama mumkun olmadi tabii. Bu birazda sans iyi bir doktora dusmek.

  10. Elif son derece katiliyorum iyi ki de adini acikladin ve ayrintili olarak tecrubeni yazdin. Bu tip deneyimler paylasilsin ki bu tip doktorlarin sayisi artsin.

  11. türkiye yada amerika değil de bence bu iş biraz kısmet işi.. en iyi dr diye gittiğinden bile bir nane çıkmayabiliyor.. sağlık çok feci ticarileşti.. zaten devletin sağlık sistemi de özelleşiyormuş..:S
    şahsen ben hastanelerden uzak bir yaşam diliyorum.. çünkü iyi dr lara gidebilmek eşittir maddi güç.. çok fazla eleştirmiyorum onlarda esleğini icraa ediyor hayrına çalışmıyor ancak parasız hatta bazen paranla değer görememek durumunda kalabiliyor insan.. bu tr yada başka ülke..
    ama senin adına çok sevindim.. çok güzel bir tecrübe okuyorum başından sonuna kadar..

  12. Ellerine saglik Kubra hanimin.. Ne kadar kutsal bir is yapiyorlar… Sevgili torunumun dunyaya gelisinde ,Sevgili kizimiza deskteklerinden dolayi cok tesekkur ederim …
    Boyle degerli doktor kizlarimizin yetismesine daha cok destek verelim…
    DENIZ VE DERIN bebegin. babaannesi

  13. VUSLAT, BAHAR – Benzer yorumları ben de sıklıkla duymuştum. Kübra Hanım benim ilk kadın kadın-doğum doktorumdu. Duyduklarımın tam aksini yaşattı bana, ancak öyle bir sendrom olduğundan haberim var.

    SEMA – Hayır, damar yolu açmadılar.

    SÜMEYYE – Söylediklerinin her kelimesine katılıyorum. Daha önce gördüğüm doktor da daha az başarılı ya da kötü bir doktor değildi belki (ve ücreti de daha az değildi) ama yine de bana istediğim gibi bir yaklaşımda bulunmayacaktı. Şans da önemli bir faktör gerçekten.

  14. Elif oncelikle cok cok tebrikler… Cesaret veriyor bu yazilarin 🙂
    Kubra hanimi tanimak icin can atiyorum…insallah Basak'in dogumunda beraber olacagiz…
    Ama boyle bir yaziya cok ihtiyac vardi. Bu mudahalelerin cogunun gereksiz oldugunu insanlar bu doktorlar cogaldikca ogrenecekler insallah.

    Sevgiler

    Asli

  15. ben de bunu uzun zamandir dusunuyorum, empati kurabilen kadin dogum doktorlarimizin isimlerini acikca soylemeliyiz bence.bir saglik calisani olarak bile beni dinleyebilecek bir kadin dogumcu bulmakta cok zorlandim cunku..

  16. arkadaşlar yaşadığınız şehirde böyle iyi doktorlar olması çok sevindirici ben izmirde yaşıyorum burada da bildiğiniz bana önerebileceğiniz doktorlar varsa yazarmısınız doğuma 4 haftam kaldı ve doktorumdan memnun değilim 🙁

    • Esra – Doğrudan tanımadığım ancak doğal doğum yahoo grubundan haberdar olduğum bir doktor var İzmir'de: Dr. İbrahim Yanık. Pozitif Doğum Hikayeleri'nde de yer verdiğim, şu yazısını doğal doğum grubuna göndermişti: http://pozitifdogumhikayeleri.wordpress.com/2010/… Yazının altında iletişim bilgilerinin olduğu web sitesine link de var.

      Yazıdan da görebileceğin gibi, doğumu doğal akışına bırakmayı uygun gören bir yaklaşımı var. Belki senin için bir başlangıç noktası olur.

      Sevgiler…

  17. Elifcim, hayırlı uğurlu olsun bebeğin. Ben seni en son 33 haftada bırakmıştım. Ancak yeni duydum bebeği de ve yazılarının da hepsini şimdi bir çırpıda okumaya çalışıyorum.

    Kopmamın sebebi eşimin beyninde aniden bulunan tümör. Yumurta büyüklüğündeydi ve ameliyat şart dendi. Şimdi kendi özel dertlerimi buraya anlatmam değildir olayım. Konu Türk hekimleri konusu diye ben de eklemek istedim. Bizim hekim kadın doğumcu değil, beyin cerrahıydı. Mükemmel bir iş çıkardı. Süper hızlı karar alınan, 6 saat süren riskli bir ameliyattan eşim tertemiz uyandı. Bütün herşey bir hafta içinde oldu, bitti. Bunu yaparken doktorumuz o kadar rahat ve 'hiçbir şey değil' modundaydı ki içimize serinlik geldi.

    Amerikan web sitelerinde doğru cerrahı nasıl bulursunuz, konulu makaleler vardı. 'Senede en az 5 ameliyat yapıyor olsun' şeklinde bir madde vardı. Bizim doktorlarımız bazen günde 5 ameliyat yapabiliyor. Belki genellikle hasta psikolojisinden anlamıyorlar, belki çok dediğim dedikler. Bilemiyorum. Biraz da yoğunluklarından bu böyle olsa gerek.

    Amerika'da da yedi sene yaşamış bir insan olarak Türk hekimlerini her zaman tercih ederim. Amerika'da bir hafta içinde bir doktordan randevu alabilirsem şanslı hissediyordum kendimi . Eğer Amerika'da olsaydık bu ameliyatı bir hafta içinde bırakın gerçekleştimeyi, teşhis koyabilmek adına MR çekilme seviyesine ancak ölürken falan getirildiğiniz için senelerce teşhis falan da konamazdı.

    Bebek konusunda da aynı. Bir önceki bebeğimi 9 haftada kaybetmiştik. İki hafta boyunca kanamalarım olmasına rağmen bebek yaşıyordu ve büyüyordu. İçinizi kemiren o merakla iki hafta boyunca dan diye en az yedi kez hastaneye gittim. Her seferinde ultrasonla bakıldım, bebeğin durumuna dair yorumlar aldım. Evet, sonu iyi olmadı ama en azından günübirlik olayı takip edebildim. İçimde olan bitenden haberim oldu. Hep Amerika'ya gidip doğum yapmayı düşünmüştüm o zamana kadar ama başıma gelen bu kötü tecrübeden sonra vazgeçtim. Amerika'da ultrasona hamilelik boyunca ancak 3-4 kez girildiğinden olası bir terslik durumunda kendi kendime krizlendiğimi düşünemiyorum.

    Bir arkadaşımın bebeği 42 haftalıktı ve hala doğmamıştı. Doğumunu beklerken kendi dışkısını yiyip zehirlenen ve doğar doğmaz kalp ameliyatı geçirmek zorunda kalan bebeğimizde bir özür olup olmadığını da zamanla göreceğiz. Ben de sezaryenci değilim ama zaten bin yaşına geldim, bin zahmetten sonra bir tanecik bebek yapıcam. Bu kadar riske atılmayı istemiyorum.

    Dağınık bir yazı oldu ama neyse işte. Özetle, bence de Türk hekimi.

    • Çok, çok geçmiş olsun! Umarım daha iyidir eşin…

      "Bizim doktorlarımız bazen günde 5 ameliyat yapabiliyor. Belki genellikle hasta psikolojisinden anlamıyorlar, belki çok dediğim dedikler. Bilemiyorum. Biraz da yoğunluklarından bu böyle olsa gerek."

      Doktor halamın doktor olan bir arkadaşı özellikle de teşhis konusunda Türk doktorlarının daha güvenilir olduğunu çünkü çok fazla vak'a gördüklerini söylemişti.

      Her ikisinin de artıları, eksileri var elbet… Her zaman seçim yapma şansı da olmuyor insanın. Şans da çok önemli rol oynuyor.

      Sizin durumunuzda her şeyin yolunda gitmesine çok sevindim. Tekrar büyük geçmiş olsun.

  18. Ben de 2. dogumumu Kubra hanimda yaptim.Gercekten yazdiginiz her kelimeye katiliyorum.Benim ki sezeryan sonrasi normal dogumdu.Tum Istanbul da sezeryan sonrasi normaldogum yapan doktor aradim.Buldugum birkac doktor bana korkunc bir sekilde risklerini anlatarak imza alip deneyeceginden bahsetti.Ama Kubra hanim ne riskten ne imzadan bahsetti.Neticede istedigimoldu.Superdi.14 saat basimda bekledi.Ben Camlicadan gittim .Uzakti ama degdi.Simdi anlatirken zevk aldigim bir dogum hatiram var.

  19. Ben de bu konuda doktorlarımın adını vermek isterim. Doktorlarımın diyorum çünkü, hamileliğimin başından itibaren, tüm kontrollerimi, testlerimi Uzm. Dr. Senem Aras'a yaptırdım. Normal doğum isteğimi sonuna kadar destekledi, hiç tereddüt etmememi sağladı. Özel bir hastanede çalışıyordu, fakat ben kendi muayenehanesine gidiyordum. Malesef kendi insiyatifinde olmayarak yıllık izin tarihi benim muhtemel doğum tarihimle çakıştı. Aylardır kendimi emanet ettiğim, sevdiğim, güvendiğim doktorumun doğumumu gerçekleştiremeyecek olması endişesini yaşamak kötüydü ama beni son 2 haftamda çok güvendiği, kendi doğumlarını da gerçekleştiren meslekdaşı Uzm. Dr. Dilek Küpelioğlu'na emanet etti. Bana bahaneler sunup, sezaryen endikasyonları çıkarmadı. İzne çıkmadan zamansız yere beni kesip biçmedi. Bence etik olanı yaptı.
    Normal doğum isteğimi ışıldayan gözlerle karşılayan ikinci doktorum Dilek Hanım, tüm korkularımı yok etti ve sağlıklı bir kız çocuğu dünyaya getirmeme yardımcı oldu. Sancılarımı çekerken sevgiyle elimi tuttu, ben çektiğim sıkıntının etkisiyle ortalığa çemkirirken beni sabırla sakinleştirdi.
    Bu yüzden de iki doktorumu da her zaman sevgiyle anar ve herkese tavsiye edebilirim. İstanbul'dalar. Dilek Küpelioğlu Bakırköy'de halen kendi muayenehanesinde hasta görüyor.

  20. Elif Hanım çok güzel bir yazı:) Sizin gibi doğum konusunda bilinçli ve titiz birini görmek inanın beni çok mutlu etti. İçtenlikle sizi tebrik ederim. Benim de iki oğlum var. Her ikisini de sizin gibi hiç bir müdahelesiz tam da istediğim şekilde doğurdum. Büyük oğlum Amerikan hastanesinde dogdu, damar yolu açtırmak istemedim bana kağıt imzalattılar. Küçük oğlum Alman Hastanesinde Dr. Kübra Taman’ın eline doğdu ve tam da anlattığınız gibi bir doğum yaşadım:) Şimdi ise Kübra hanım ile üçüncü bebeğimi bekliyoruz:)

    • Ne mutlu size!

      Ben doğumumu Amerikan’da gerçekleştirdim. Kübra Hanım başından sonuna kadar yanımızdaydı, dolayısıyla istemediğim herhangi bir durum yaşanmadı.

      Sağlıklı, mutlu bir doğum geçirmenizi diliyorum. Sevgiler…