13 Yorum

Koyunların arasında koyun gibi yaşıyoruz

Karikatürün kaynağı meçhul, ama hislerime tercüman...

Bilmem bir tek biz mi uyandık dün akşam. Daha doğrusu sabaha karşı 4’te… DÖRTTE!

Derin’i emzirmeye kalktım, işimi bitirdim, geri yattım, dışarıda bir uğultu… Bir makine çalışıyor.

Önce elektriğin kesildiğini düşünüp “jeneratör mü acaba” diye aklımdan geçirdim. Ama baktım, farklı, daha yüksek bir ses…

Yatak odasının penceresinden dışarıya bir baktım ki bizim sitenin arkasında başlayan inşaatta birileri makineyle iş yapıyor.

SABAHIN 4’ÜNDE… DÖRDÜNDE!!!

Projektör gibi ışıkları açmış, ortalık apaydınlık olmuş, adamın biri sistre gibi bir makineyle dün dökülen betonun üzerinden geçiyor.

Doğan da sese kalktı, önce inanamadı, sonra adamlara “Şşşşhhht, hoooop!” diye bağırmaya çalıştı, tabii ki gürültüden sesini duyuramadı.

Jandarmayı aradık, “Tamam, gelip bakacağız” dediler. Hızımızı alamadık, bir de sitenin güvenliğini arayalım dedik. Adam ne cevap verse beğenirsiniz? “Onlar jandarmadan izin almışlardır.”

Kusura bakmayın, ağzımı az da olsa bozacağım.

Behey geri zekâlı! Jandarma Pazar günü inşaat yapılmasına izin vermiyor, sabaha karşı 4’te betonun üstünde sistire midir her ne haltsa ona mı izin verecek? Bu kadar mı sorumsuzsun? Bu kadar mı bizim ödediğimiz aidattan aldığın parayı hak etmiyorsun? Sen orada güvenlik görevlisi sıfatınla kukumav kuşu gibi dikiliyorsun diye biz de uykumuzdan olmak zorunda mıyız? Hiç mi k.çını kaldırıp jandarmayı aramayı düşünemezsin?!

Sonuç olarak daha jandarma gelemeden adam bir sebeple makineyi çalıştırmaya son verdi. Doğan dördüncü kattan yine yarı beline kadar sarkıp “Kardeşim, ne yapıyorsun bu saatte?! Olacak iş mi bu?!” diye bağırdığında adamın verdiği cevap, ellerini iki yana açıp “Pardon, abi…” demek oldu.

Bu kadar basit… Sen sabahın dördünde insanları yatağından zıplat, inşaatı bitireceğim diye makineleri çalıştır, ondan sonra “Pardon abi”yle geçiştir.

Sabah sekize yirmi kala yine başladılar aynı gürültüye… CUMARTESİ SABAHI!

Nasıl bir koyunluktur bu?? Neden başka kimsenin sesi çıkmaz???

Nefret ediyorum bazen bu ülkeden.

Şu an çok sinirli, çok uykusuz, çok lohusa bir haldeyim. Bu sivridilliliğim mazur görülsün.

13 yorum

  1. Gelin bur tarafa siz, insan mide ülseri olur orada be…

  2. Daha çok para kazanmak için düşük ücretle bilinçsiz eleman çalıştıran, yenisine başlamak için elindeki projeyi bir an önce bitirmek adına sabahın köründe bu bilinçsiz elemanına iş makinesi çalıştırtan aç gözlü müteaahhitlerin arsızlığı bu ülkenin kabahati değil, on paraya imal edilen o sitelerdeki evlere milyonlarca dolar verenlerin kabahati olsa gerek.

    • Size katılmıyorum. Ne ben o bahsettiğiniz milyon dolarlık sitelerde oturuyorum, ne de bahsettiğim inşaat o milyon dolarlık sitelerden… Gecekondu artığı bir araziye yapılan, tren gibi bitişik apartmanlardan bir tanesi sadece…

      Kaldı ki o milyon dolarlık sitelerde oturan insanlar da "acaba bu site yapılırken aç gözlü müteahhit bilinçsiz eleman çalıştırıp sabahın 4'ünde iş makinesini açtırtırmış mıdır?" diye sorgulamalı mı, sorgular mı?

      Evlerin on paraya mal olup milyon dolarlara satılması bambaşka bir konu. İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara…

  3. gözlerim fal taşı gibi açıldı, şaşırdım kaldım bu durum karşısında..

    pardon abii!!!

  4. Selcuk Erdem' in karikaturu o canim:) Yasadiginiz olaya da epey bi uymus:) Yasadiginiz seylere 10 kere yorum yazdim sildim. Vazgectim, agir kacacak verdigim tepki, tatile siginiyorum:)

  5. Geçen yazdan beri evimizin karşısında Ağaoğlu(ismini vermekten çekinmiyorum) gece gündüz demeden gerçektende 24 saat boyunca inşaata devam ederek bizi mahvettiler.Üstelik ışıkları gece boyu evin içinde uyumamızı bile engelledi.Özellikle pencerelerin açık olduğu Yaz döneminde uzmanlık sınavına hazırlana 32 haftalık bir gebe olarak beni hayli çıldırttılar.Defalarca onlara ve Ataşehir belediyesine yazmama rağmem hiçbir sonuç alamadım.Cevap dahi vermediler.Yaptıları evleri dünya kadar paraya satıp biraz daha zengin olacaklar ya başka insanlara saygı onların aklına bile gelmez.

    • Aynısını biz de Sadıkoğlu inşaattan çekmiştik. Bundan yaklaşık iki sene önce, o zaman oturduğumuz apartmanın yanında bir inşaat yapıyorlardı. Sabahın köründe inşaata başladıkları yetmezmiş gibi bir gece saat 11 buçukta iş makinelerini çalıştırmaya başlamışlardı. Ama öyle küçük de değil, buldozerler, kepçeler falan… Yataktan "War of the Worlds gerçek oldu!" diye fırlamıştım, öyle bir gürültü olmuştu. Şikayetlerimiz ise hiçbir yere varmamıştı.

  6. Şİkayetlerinize bir sonuç alamamanız kötü. Yoksa insanlar düşüncesiz ve umursamaz olabiliyor maalesef.Geçen sene çalıştığım işyerinde italyan granit pencere dış taşları söküldü. Yerine zift gibi gözüken ne idüğü belirsiz birşey yapıldı. Öyle kötü bir firmayla çalışılmış ki elemanlar sigara içer, aralarında küfürlü konuşur, en bed sesleriyle şarkı türkü söyler falan hiç kimse oralı olmadı. Biz çalışmaya çalışıyoruz bir anda pencereden bir adam çıkıyor falan.Bir de böyle manzaralar. Güler misin ağlar mısın!Herneyse artık bir gün dayanamadım senin Doğan gibi ben de "kardeşim yeter" diye bir bağırmışım. Ustabaşı da "Kusura bakma abla, tamam" dedi. Sonra olanı da söyleyeyim oldu olacak. Çalışırlarken biri gene dalıp türkü söylemeye başladı. Bizim ustabaşı ne dedi peki?: oğlum la sus la, abla rahatsız oluyor! …Herneyse sonuç olarak meğersem o gün zaten son günleriymiş.

  7. Ah Elifcim canım sen gel bizim buralarda yaşa bir de :=)) misal pazar sabahı davulla evden kız çıkartmalar, gece saat 2 de aile kavgaları sokaklarda !!:=)) yaz geceleri ev içi düğün kıvamı eğlenceler, maaile aynı evde yaşam sonucu her akşam ziyafetler!!!
    overlok makineniz ayağınıza geldi hanımlardan tut da yazın domates biber patlıcancılar..
    bunların hepsine bir ben mi muhalifim diye merak ediyorum.. hep şikayet hep şikayet yüz bin kere mustafa sarıgüle yazı yazdım.. en son bir sabah baktım saat 7 de gülben ergen şarkısını minibüsün tepesinde bangır bangır çalarak ara sokaklardan geçip seçim bilmemnesi yapıyor!! sabah saat 7 diyorum dikkat!!
    adama ben bunu şikayet ediyorum adam kendi yapıyor!! daha ne diyeyim..
    allah cezanızı versin demekten başka birşey kalmıyor.. en kısa zamanda buraları terk etmek üzere de çalışmalara devam etmek gerekliğimi hatırluyorum..
    biri beni durdursun.. yazdıkça yazasım var bu konuda 🙂

  8. :))) çok haklı ve de tatlısın! hiç de sivridillilik değil dediklerinin hepsinde haklısın!

  9. sizinkiler yine sokak..ben tam işe kalkacağım vakit (saat 6buçukta ) üst komşum(çözümünü bulamıyorux) çalışmalara başlıyor her sabah.. halbu kı 30 dk sonra saatım calacak onunla kalkacagım 🙁 o yarım saat uyumaya cabalamakla gecıyor ama nafıle sonra kalkma saatı.. her gun banyo yapılıyor (ama ses bızım banyodan gelır gıbı şakır şakır) sonra (hadı o cocuk) ama cocuk bagırtılıyor annee gıtme dıye.. sonra her sabah katı meyve sıkacagı kıvamında bır ugultu vızırtı.. mecburı yataktan kalkıs.. ses yalıtımı ıyı olmayan bır ev de cok can sıkıcı oluyor..hele farklı bır konuya dalıs olacak sesten cıkıp ama hele de şu milletin şakır şakır cam kapı yıkaması tependen ınen sular.. ve herseyı camdan kapıdan sarkıtıp cırpan bu huylarına sınır oluyorum!!!

  10. Hemen her yerde aynı şeyler demek…

    AYÇA – Davul-zurnalı o köy düğünlerinden burada da var. Özellikle yazın çok keyifli (!) oluyor. Kapı-pencereyi kapatmak da yetmiyor, insanın evini terk edesi geliyor gürültüden!

  11. salman farisi

    Gürültüden bu kadar muzdaripseniz türkçe konuşulmayan bi yerlere gidin . en azından ne dediklerini çözmeye çalışırken unutursunuz neden sinirlendiğinizi ..
    Şişli dahil istanbulda bu tadilat gürültüsüne alışın .
    ve sakın hesap sormak için yukarı filan çıkmayın . geçen yıl
    akşam saat 19 dan sonra matkapla kırım yapan komşumuza çattım
    bana tam 2 bin liraya maloldu …amman ha