16 Yorum

“Abi/Abla Olma” olayı

Deniz’in bir kardeşi olalı henüz üç hafta oldu. Bir ay bile değil. Şimdiye kadar bir sorun yaşamamış olmamız, yaşamayacağımız anlamına gelmiyor. Nitekim konuda tecrübeli anneler asıl kıskançlığın iki numara hareketlenip dillenince, bir numaranın oyuncaklarına sulanınca, bir numara göze hafif kart görünmeye başlarken iki numara ortalıkta tüm sevimliliğiyle gezinince başlayacağını söylüyor. Göreceğiz.

Ben nedense kendimi başlarda da daha kötüsüne hazırlamıştım. Deniz’in Derin’e kıskanç bakışlar savuracağını, bizim arkamızdan bebeği pıncırmaya çalışacağını falan düşünmüştüm. Öyle olmadı. Şimdilik…

Derin’i eve ilk getirdiğimizde Deniz’in ona bakışlarını hiç unutmayacağım. Şaşkınlık vardı, merak vardı, heyecan vardı, sevgi ÇOKÇA vardı, ama kıskançlık yoktu gözlerinde.

Deniz daha çok bize tepkili gibi… Beni de, babasını da duymamazlıktan geliyor bazen. Deli edici bir durum.

Son üç haftadır ev Olağanüstü Hal Bölgesi gibi olduğu için bunun ne kadar devam edeceğini bilmiyoruz. Nitekim üç haftadır önce annem, sonra kayınvalidem, şimdi yine annem bizimle… Öyle olunca Deniz’le birebir ilgilenecek, daha da önemlisi Deniz’in sonsuz şımarıklık yapabileceği insanlar var evde. Yemeğini ağzına yedirmeler, mızır mızır şımarıklıklarına göz yummalar derken ipin ucunu kaçırmak üzereyiz. Önümüzdeki hafta kendi başımıza kalacağız ve bir hasar kontrolü yapacağız. Bakalım normale dönebilecek miyiz, nasıl döneceğiz.

Bundan sonrası nasıl devam edecek, bilmiyorum. Zamanla paylaşacağım. Ama buraya kadar neyi, nasıl yaptık, onu anlatayım. Biliyorum ki takip eden gebeler arasında ikinci bebeklerini bekleyenler var. Belki birilerine hitap eder bizim yaklaşımımız.

  • Annenin karnında bebek var! – Deniz’e büyük haberi verdiğimizde Derin’e dört aylık hamileydim. Herhangi bir kayıp riskini minimuma indirmek için ilk üç ayın bitmesini beklemiştik. Deniz’in okulundaki psikologla da sürekli iletişim halindeydik. Doğru zamanlamanın ne zaman olduğunu sorduğumuzda o da üç ayı geçirmemizi tavsiye etmiş, ama asıl önemli olan noktanın Deniz’in bizden duyması olduğunu söylemişti. “Özellikle de karnınızın belirginleşmesiyle birlikte insanlar yorum yapmaya başlayacaklar. Deniz’e “Eee, abi oluyorsun?” gibi şeyler söylemeye kalkışacaklar. Önce sizden duymalı” demişti. Biz de öyle yapmıştık. Babasıyla birlikte Deniz’i karşımıza alıp, annenin karnının içinde bebek olduğunu, büyüyünce, bahar aylarına doğru yanımıza geleceğini söylemiştik. Deniz’in ilk tepkisi bluzumu kaldırıp göbeğime bakmak olmuştu. Biz de bebeğin içeride olduğunu, göremeyeceğimizi, bir zamanlar kendisinin de aynen orada olduğunu anlatmıştık.
  • Kitaplar: Abi-Abla olma kavramı hakkında Deniz’in yaşına uygun güzel Türkçe kitap bulamadım. Ancak Amerika’dan aldığımız iki kitap bu konuda bize yetti. Her ikisinde de bebeğin annenin karnında olduğu, bebek gelince her şeyin değişeceği, abinin onunla oynamak isteyeceği ama bebeğin ilk başlarda oyun oynamak için çok küçük olacağı, anne-babanın abiyi de, bebeği de çok seveceği çocuğa hitap eden bir dille anlatılıyordu.
  • Gerçekçi beklentiler: Deniz’e hiçbir zaman “Sana oyun arkadaşı geliyor” mesajı vermedik. Tam tersi, sürekli “Bebek ilk geldiğinde çok küçük olacak. Ağlayacak, meme emecek, kaka yapacak ve uyuyacak” diye anlattık. Ben emzirme olayını özellikle anlattım. Deniz emmeyi 13 aylıkken bıraktığı için memeyle ilgili pek bir anısı yok. Etrafta da emziren anne-meme emen bebek/çocuk pek görmedi. Derin’i emzirirken gördüğünde şaşırmaması için bebeklerin annelerinin memelerinden süt içtiğini özellikle vurguladım.
  • “Sen de oradaydın” mesajı – Hamileliğim sırasında da, Derin doğduktan sonra da Deniz’e kendisinin de bir zamanlar bebek olduğunu, aynen Derin gibi karnımın içinde olduğunu, doğduktan sonra meme emdiğini, sürekli ağladığını, kısacası aynı durumlardan geçtiğini anlatmaya çalıştık. Deniz’in bebeklik fotoğraflarını gösterdik, videolarını seyrettirdik. “Derin de böyle olacak” dedik. Böylece ne beklemesi gerektiği konusunda onu hazırlamaya çalıştık.
  • “Abi olma” olayı – Derin’in doğumunu “Deniz’e kardeş geliyor”dan ziyade “Deniz abi oluyor” şeklinde sunmaya çalıştık. Deniz’e de, etrafa da bunu böyle yansıttık. Deniz şimdi ne zaman birilerini görse “Benim kardeşim oldu” demiyor; “Ben abi oldum” diyor.Derin’i görmek için hastaneye gelirken de babaannesinin aldığı “Big Brother” t-shirtünü giydi. Onu geh geh gerinerek etrafa göstermek o kadar hoşuna gitti ki, ertesi gün aynı t-shirtü okula da giyip arkadaşlarına gösterdi.
  • “Abi olma” hediyesi – Nasıl doğum gününde hediye alıyorsa, abi olacağı zaman da ona bir hediye alacağımızı söyledik. Ve Deniz hastaneye geldiğinde ona hediyesini verdik. (Bu hediye işine o kadar önem veriyorduk ki, doktorum bizi “5 santim açılma var, eve gidip, eşyalarınızı toplayıp hastaneye gelin” diye gönderdiğinde ilk olarak oyuncakçıya uğrayıp Deniz’in hediyesini aldık!) Bu hediyenin büyük bir şey olmasından ziyade onun çok istediği bir şey olmasına gayret ettik. Deniz’in tercihi tabii ki uzun zamandır istediği Thomas trenli legodan yana oldu.
  • “Abi olma” partisi: Bu fikri Deniz’e kardeş geleceğini söylediğimde Deniz’in okulundaki psikolog vermişti. “Nasıl yapacağız, Deniz’i bu konseptle nasıl tanıştıracağız?” diye sorarken okul olarak yardım etmeye çalışacaklarını söylemiş, “Bir de Abi Olma Partisi yaparız ona” demişti. Geçen hafta da bu partiyi okulda yaptık. Aynı doğum günü partisi gibi, arkadaşlarıyla kutlayacağı bir olaydı sadece… Ne hediye vardı, ne başka bir şey. Sadece Deniz’in en çok önem verdiği şey: PASTA! Öğretmenleri bir de “BIG BROTHER” yazan bir şapka yapmışlardı ona… Yine tüm ilgi onun üzerinde olduğu için çok mutluydu Deniz. Okula giderken Derin’in de gelmesini istedi. Sanırım arkadaşlarına göstermek istiyorduk kardeşini. Biz de onu da alıp gittik. Hakikaten de Deniz hem kardeşini gösterdi, hem de çok güzel vakit geçirdi.
  • “Sen artık abi oldun” muamelesi – Bütün bu “Abi olma” festivallerine rağmen Deniz’e “Sen artık abi oldun, şöyle şöyle yapmalısın” gibi bir muamelede bulunmuyoruz. Eve yeni bir bebek gelmesinin, Deniz’in 3 buçuk yaşında bir çocuk olduğu gerçeğini değiştirmemesinden hareketle “A-aaa! Abiler ağlamaz!” gibi sonuçlar doğurmasına izin vermiyoruz.
  • Normal olmayan zamanlar, anormal davranışlar – Amerikalı bir arkadaşım, bebek geldikten sonra yaşanacak karmaşayı şöyle özetledi bana geçenlerde: “These are not normal times, so abnormal behavior is expected.” (Normal olmayan bu zamanlarda anormal davranışların görülmesi doğaldır”)  Kulağıma küpe yaptım bu sözünü… O kadar doğru ki… Deniz her ne kadar kardeşine iyi davranıyor olsa da bir şekilde bir şeyler yaşıyor olmalı diye düşünüyoruz. Kolay değil üç buçuk senelik tahtının sarsılması. Üzerine kuma geldi resmen!Dolayısıyla Deniz’in anormal davranışlarını sineye çekmeye çalışıyoruz. En azından evdeki popülasyonun arttığı, olağanüstü halin devam ettiği şu günlerde üzerine gitmeyelim, bırakalım biraz istediği olsun dedik. Şımarıklıklarını la havle getirerek, Doğan’la birbirimize kaş-göz işareti yaparak görmemezlikten gelmeye çalışıyoruz.Deniz’e elimizden geldiğince vakit ayırmaya uğraşıyoruz. Zaten saat beşte eve geliyor canım. Derin tepemdeyse Deniz’i anneannesi alıyor, birlikte alış verişe gidiyorlar. Ben müsaitsem servisten inince ben karşılıyorum, hava güzelse Paphia’ya birlikte parka gidip oynuyoruz. Salı günleri Derin’i evde bırakıp Deniz ve ben oyun grubumuza gidiyoruz.Kısacası Derin’i emzirmediğim her an Deniz’le ilgilenmeye çalışıyorum. O geldikten sonra bilgisayarı kapatıp vaktimi ona adıyorum. Kitap okumak istiyorsa kitap, oyunsa oyun, Derin izin verene kadar ne istiyorsa yapıyoruz.Tabii bu geçici… Haftaya annem gidince başlayacak asıl fasıllar. Deniz parka gitmek isteyecek, Derin meme isteyecek, Elif ortadan ikiye bölünecek.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

16 yorum

  1. çok guzel çok bilinçli davranmışsınız.aklımın bir köşesine yazdım bunları.kimbilir birgun benim kuzuda abla olur belli mi olur.

  2. Gercekten bravo Elif! Cok bilincli ve cok guzel bir yol izlemissiniz Deniz konusunda. Yalniz merak ettim, siz boyle yapiyorsunuz ama baskalarinin da boyle davranmasini saglayabiliyor musunuz, basta anne-babalar olmak uzere? Yani siz demiyorsunuz ama baskasi gelip "Abiler boyle yapmaz, abiler aglamaz" demiyor mu mesela?

  3. annanesi ve babannesinin yaninizda olmasi ne buyuk sans biz yanliziz ve inanilmaz zor bi surec atlatiyoruz kisaca ozetlersem benim kizim daha kucuk ben kucugu emzirmeye calisiyorum abla anne gel kule yapalim diye eteklerimden cekistiriyo bi yandan o agliyo bi yandan kucugun gazi emmesi vesaire derken kac parcaya bolundugumu anlatamam bende sizin gibi ikinci kez anne olanlarin yasadiklarini okuyup en azindan aaaa yanliz degilmisim diyorum bide esimin yardimlarini asla yabana atamam tabi Allah yardimcimiz olsun

  4. Türkçe kitap yok demişsiniz; dün 3 tane mini masal kitabı aldık kızıma tesadüf kitaplardan biri tam da konuyla ilgili "panda pandi" (d&r'dan 1tl'ye aldık). Panda pandinin anne babası küçük bir misafir getirmek için giderler, evde babannesi ve dedesiyle kalan pandi çok meraklanır ve hazırlanır, ertesi gün anne babası minik bir sepetle döner, sepetteki kardeşidir… Bilgi olsun diye yazmak istedim.

  5. Goreceksin ki bir anne olarak bir numara senin gözune hic hafif kart görünmeye başlamayacak !!! Etrafinizdakileri bilmem… Ama cocuklar arasindaki kiskancligin siddetini ayarlamak oncelikle anne babanin elinde diyebilirim;-)
    Kolay gelsin…

  6. Elif bu yazdıkların çok faydalı lacak bizler için, sağolasın

  7. Ne guzel, ne faydali bir yazi! Siz bu isi cok iyi kotaracaksiniz besbelli… Cocuklarla ilgili her konuda oldugu gibi bunu da ciddiye almanizin, akisina birakmamanizin, Derin' in gelecegini ogrendiginizden beri hazirlik yapmanizin karsiligini alacaginiza eminim. Kolayliklar dilegiyle.

    Sevgiler.

  8. kardeş konusunu işleyen iki adet türkçe kitap önerim var naçizane: tudem yayınlarından "karıncanın kardeşi" (yazarını hatırlayamadım) ve aytül akal'ın "nerden çıktı bu kardeş?"'i.
    üstesinden kolay gelmenizi dilerim 🙂

  9. Sevgili Elif,ne kadar bilincli bir annesin.Ozellikle bunu vurgulamak isterim ve de tebrik ediyorum..Bu arada Istanbulun hangi semtinde oturuyorsun cok merak ettim?Doktorun Int.hospitalda sanirim..Yesilkoyde misin yoksa:))

  10. Ellerin dert görmesin elifcim, bu yazılarını dört gözle beklediğimi biliyorsun.. Biz de benzer yaklaşımlarda bulunuyoruz ama tabi Emre henüz 2 yaşına gireceğinden durumlar biraz farklı.. Hepimize kolaylıklar diliyorum.

  11. Yorumlarınız için çok teşekkürler. Bunları yazmak uygulamaktan daha kolay aslında. Ama mümkün olduğunca sadık kalmaya çalışıyoruz yukarıdakilere…

    BENDEN BİZDEN – Anneanne-babaanne ekibine de yukarıdaki düşüncelerimizi açıklamaya çalıştık. Ara sıra ağızdan kaçmalar oluyorsa da genelde aynı şeyi uygulayabiliyoruz.

    NURGUL – Haftaya ben de çocuklarla yalnız kalacağım, o zaman dediklerinizi daha da iyi anlayacağım sanırım. Kolaylıklar dilerim.

    MESECİNA, JASMİNGREENTEA – Önerileriniz için çok teşekkür ederim. Özellikle Tudem Yayınları'nınki çok ilgimi çekti.

    Sevgiler…

  12. Kart gözükme olayıyla ilgili hadi ben de yorum yapayım. Bizim sülalede bir dönem doğum yapan eksik olmazdı. Kuzenler peşpeşe doğum yapardı. Her yeni doğan çocukla beraber diğerleri gözümüze acaip "kart" gözükürdü gerçekten de…Fakat şimdi kendi kızıma bakıyorum. 7 yaşında ama hala ben onun ayaklarını ısırıyorum. Küçüğü olsa belki gözüme büyük olan kart gözükürdü ama tek olunca insanın gözünde hiç büyümüyor.

  13. :))) Elif ortadan ikiye bolunmesin.Yoksa kim yazar bu yazilari

  14. Benim de aynı yolları izlemiş olmam içimi ferahlattı. Gerçi biz bebeği abisi istediği için daha plan aşamasında açıkladık. "Karnımda bebek varsa ağırlık taşıyamam seni kucağıma alamam" gibi açıklamalar yapmak zorundaydık. Hatta testimi bile gösterip bak bakalım burada kaç çizgi var diye sordum. O testi günlerce atmamı istemedi 🙂 Şimdi 16. haftadayım. Alper yaz ve seneye okul dönemi ile ilgili konu her açılmasında "o zaman kardeşim doğmuş olacak mı?" diyor.
    Bebeklik oyuncaklarını, renkli oyuncakları kardeşine renk ve hayvanları öğretmek için ayırıp kaldırdı bile…

    Umarım herşey yolunda gider ve sağlıkla dört kişilik aile oluruz biz de.

    sevgilerimle

    • Canım… Yaş farkı olmasının da bu yönü var işte, çok daha dahil oluyorlar olaya…

      Ben de aynı dilekleri diliyor, yeni bebeğin aranıza sağlıkla katılmasını umuyorum.