Çocuğunuz yemeğini kendi yiyor mu?

Yemeğini kendi kendine yiyebilecek yaşta çocukları olan anneler: Siz (ya da bakıcı, ya da anneanne/babaanne, ya da herhangi biri) mi yediriyorsunuz, yoksa kendi kendine yiyor mu?

Deniz’de “yapamadım, beceremedim” diye kabul ettiğim, Derin’de “farklı yaparım” dediğim bir konu varsa o da kendi kendine yemek yeme konusudur.

Evet, 3,5 yaşında olmak üzere olan oğlum hala kendi yemeğini yemiyor.

Yiyebiliyor. Ama yemiyor.

Niye yesin ki? Birileri yediriyorsa niye uğraşsın?

Okulda yiyormuş. En azından sevdiği yemekleri yiyip bitiriyormuş. Sevmediği yemeklerde öğretmenleri yardım ediyormuş. Evde onu da yapmıyor.

Masanın başına oturuyor. Eğer biz bin-sekiz-yüz-elli-iki kere “Hadi” demezsek, “Ye” demezsek, tabağını önünden almakla tehdit etmezsek ve en sonunda pes edip ağzına lokmaları tek tek vermezsek yemiyor.

Hiç karışmasak aç kalkacak.

Birkaç kere onu da denedim. Hiç ellemeyeyim dedim. O zaman son ana kadar bekliyor. Son anda, ben masayı toplamaya başladığımda “Amanın, yemekler gidiyor!” diye panik olup ağzına o andaki açlığını bastıracak kadar lokma atıyor, sonra doydum diyor.

***

Ben boş bulundum. Benim hatam oldu, yüzüme gözüme bulaştırdım bu yemek yeme işini. Koyacaktım yemeği önüne… Dalacaktı içine. Parmaklarını yağ içinde bırakacaktı. Yemeğini etrafa döküp saçacaktı. Kâh oynayacak, kâh yiyecekti. Ama kendi kendine yemeyi öğrenecekti.

Ama ben ne yaptım? “Aman, televizyon karşısında yemesin! Sakın arkasından lokmayla gezmeyelim” diye o kadar uğraştım ki, yemeğin masada yenmesi gerçeği yeterliymiş gibi geldi. Masada yesin de, nasıl yerse yesin diye düşündüm. Karnı doysun da, varsın ben yedireyim, nasıl olsa kendisi günün birinde yiyecek dedim. Ona yeterince şans tanımadım, sabretmedim. Yedirmek, yemesini beklemekten daha kolay geldi. Kitap okuyarak yemek yedirdim ona. Oyuncaklarını masaya getirmesine izin verdim. Şimdi her sofrada oyuncak var masada…

Tamam, anlıyorum. Henüz üç buçuk yaşında… Masada kıpırdamadan oturup, yemeğini başından sonuna çatal-bıçak kullanarak yiyecek sabrı yok belki. Ama niyet önemli… Başından biraz kendisi yese, sonra sıkılıp bıraksa ben yine de yardım edeceğim. Ama öyle bir kullanmaya başladı ki bu konuyu, öyle farkında ki bizim (benim) kafaya nasıl taktığımızın (taktığımın), parmağında oynatıyor resmen!

Doğan’ın da hatası oldu. Bu konuda takım işi yapamadık. Bana kalsa ben bir süre aç kalmasına razıydım. “Yemiyor musun, sen bilirsin” deyip tabağını önünden alırdım. Aldım da… Ama bir öğün yaptıysak sonrasında Doğan koyverdi. O koyverince ben üstelemedim. Deniz bu konuda babayla hemfikir olmadığımızı görünce onu da aleyhimize kullandı.

Özellikle anneanne-babaanne takımının evde olduğu son üç haftadır Deniz Efendi ağzına lokma atmıyor sofrada. O kadar ki, artık sinir krizi geçirmemek için onunla aynı sofraya oturmak istemez oldum. Annem Deniz’in ağzına her lokma tıkıştırdığında tüylerim diken diken oluyor.

Haftaya annem gidiyor. Deniz’e şimdiden söylüyorum: Deniz’ciğim, anneanne gidince artık kendi yemeğini kendin yiyeceksin, vır vır vır. Pek oralı değil. Bana kalsa vallahi ve de billahi alacağım önünden yemeğini, ne olacak, üç gün az yesin. Ama önümde Doğan engeli var.

“Normal olmayan zamanlar, anormal davranışlar”, falan filan… Şimdi, evde bunca değişiklik varken bir de yemek stresini eklememeli miyim? “Battı balık, yan gider. Elbet düzelecek” deyip ben de akıntıya mı salmalıyım kendimi? Bir yandan Derin’e meme verirken, bir yandan Deniz’e kaşık kaşık yemek mi yedirmeliyim? Nasıl yaparım? Olur mu öyle şey?!

Hep sinir olurdum, böyle koca koca çocuklar, gelmişler okul çağına, hala anneleri, ablaları, anneanneleri yediriyor. “Yuh!” derdim içimden, koca çocuk hala kendisi yemiyor.

Çok mu büyük konuşmuşum?

***

Siz ne yaptınız, nasıl alıştırdınız, alıştırdınız mı çocuğunuzu? Yoksa benim gibi elinize yüzünüze bulaştırdınız mı bu yemek konusunu?

35 Yorum
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 doğumlu Deniz’in ve 2010 doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, yaklaşık sekiz sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve "sadece anne olmak"tan bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

35 Cevap verilmiş: Çocuğunuz yemeğini kendi yiyor mu?

  1. ÖZLEM diyor ki:

    sevgilli elif tamda benim yarama parmak basmış bulunmaktasın benim kızımda 4 ü henüz doldurmamış koca bir bebek daha dün okuluna gidip öğretmenleri ile konuştum okulda yemeğini kendisinin yediğini en son kalan olursa yardım ettiklerini söylediler ama bizim hanıma sorarsan okulda hep öğretmeni yediriyormuş kendi yorgunmuş yiyemez miş…Elbette dediğin gibi bende hep farklı hayaller kurduysam da başaramadım aman zaten zayıf bide aç kalmasın deyip o alışkanlığı kendisinin kazamasına müsade etmedim şimdi bizde de kardeş yolda kardeşi olduktan sonrada abla gibi olacağını hiç sanmıyorum tam tersi bebekleşecek belli şimdiden..Kısacası çözsen çözsen sen çözersin bu konuyu tecrübelerini bekliyorum sevgiler…

  2. CocuklaGezerizBiz diyor ki:

    Oğlumda çok güzel alıştırdım halada çok güzel yer kendisi:))7 yaşında…
    Kayınvalidem baktı oğluma belki o sebeb belki ilk heyecan işten gelir gelmez sadece ben ilgilenirdi yemek banyo emzirme pilimde biterdi… Ama ben yemek konusunda tek ilgilendim sayılır gündüzleri hariç kayıonvalidemde günüz hiç Tv karşısında yedirmedi sağolsun Ege 7 alıktı mama sandalyesinde haşlanmış etleri yerdi!!!!
    Ama Denizde öyle olmadı 3,5 yaş ama hala yemek yemek işkence anneanne baktı Tv karşısında yedi akşamları anneme ben gelmeden yedir ne olur dedim için onlar yemek işini halletmiş oluyorlar biz stres olmuyorduk:) Ama hala kendi kendine yemiyor:((((Çocuğun yapısı ile alakası var birde benim boşluğuma geldi rahatlık olsun diye boşverdim biraz:(((( Şimdilerde kardeşe abide özeniyor çorbayı beğenmedim Deniz yemiyor bende istemiyorum gibi şımarıklıklar yapıyor….

  3. Vuslat diyor ki:

    Ya Elif boşver…Benim kıza da annem hep yedirdi. Bizimki de nane molla zaten. Öyle herşeyi yemez. Yemeğin içindekileri seçer. Yanlışlıkla çatalına/kaşığına yemeğin içinden sevmediği birşey gelirse tiksinme ifadesiyle "eww" yapar ve çatalını/kaşığına o şeyden kurtulmak için rasgele sallar. Artık Allah ne verdiyse duvara, yere nereye giderse gider o şey. O yüzden bizim de sofralar hep gergin geçer. Ben şurada hata yaptığımı düşünüyorum. Bebekliğinde katı gıdalara geçerken eşimin "asla blenderlama" tavsiyesine uydum (daha doğrusu uymak zorunda kaldım). Kızıma o sıra annem baktığı için o da cam rendeyle ya da çatalla ezilebilecek yumuşaklıkta şeyleri yedirmeye çalıştı. Kızım onun dışındaki hiçbir yiyeceğe alışmadı. Haliyle de yemediği şeyleri biz yedirmek zorunda kaldık (hoş onları da yemedi). Halbuki içindeki malzemeler çok karışık olmamak kaydıyla özellikle sebze çorbalarını blenderla gerekiyordu…O zaman tüm sebzelerin tadına alışacaktı belki de. Şimdi ki aklım olsa blenderlardım brokoliyi, pırasayı vs.. Bir de komik bir sebep daha söyleyim. Benim kız solak. Annemin de solaklara bir garip yaklaşımı var (Halbuki sanırım o da solak ama okulda zorla sağ elle yazdırılan solaklardan) Çocuk ne zaman eline kaşık, çatal almaya kalksa "yahu bunun eline yakışmıyor" deyip kendi yedirmeye kalktı…

    • CocuklaGezerizBiz diyor ki:

      Benim oğlumda solak:)ama çok güzel yemek yer biz müdahale etmek..Ve katılıyorum he sebzeyi meyvayı tek tek vermek damak tadını oluşturuyor…. Oğlum yaşasın karnıbahar var bugün deyip sevinen bir çocuk:)))
      Ve önemli bir nokta ilk önce meyva suyu ile değil sebze çorbaları ile ek gıdaya geçmek!! Vtaminli diye bol meyva yedirmeden çorba ile beslemeye alışmak…Şeker bağımlılığı oluşuyor meyvada ki de şeker!!Meyvaları yoğurttan 10 15 dakika sonra yedirmek gerek insülin direncini aniden yükseltmemek için!!!Şeker ağırlklı beslenmeye alıştırmamak için önemli!!!

      • Vuslat diyor ki:

        Haklısınız…Solaklığa gelince solaklar bir de sakar olur derler…E bizimki de sakar sayılır ama benim tatlı sakarım. Napalım böyle böyle büyüyecekler.

        • CocuklaGezerizBiz diyor ki:

          Solaklığın sakarlığını bilmiyorum ama sağ elini kullananlardan artı olarak beynin diğer tarafını da aktif kullanabiliyorlar:)) Sağ beyin oluyor galiba ters etki ediyor diye biliyorum. Her iki eli kullanıyor olabilmesi çok artı:))))

  4. zeynep diyor ki:

    Elif,

    Ben bir çocuğun kendi başına yemek yiyebilmesini çok önemsiyorum. Çocuksuz gittiğimiz tatillerde fark etmiştim ben. Türk anne ve babaları ile yabancı anne ve babalar yemekte bile o kadar faklılar ki. Çocuk döke saça kendi yiyor. Kimse müdahale etmiyor. Adamla kadın kendi havalarında aheste aheste yemek yiyor, şaraplarını içiyorlar. Oysa bizde anneler lokma lokma yedirmeye uğraşıyor ve ben izlerken bile yoruluyordum ve ben böyle bir anne olmayacağım diyordum. Peki ne oldu?

    Beril, 22 aylık. Çatalla kendisi yemek yiyebiliyor. Ama kaşık tutamıyor. Çünkü ben "döker diye" eline kaşık vermiyorum. Tamamen benim yüzümden. Saçmalık. Oysa dökmeden yemek yiyebilmesine imkan yok. Yemediği yemeği önünden almadıktan sonra aç kalıp bir dahaki öğüne saldırmasına da imkan yok. Aç kalmalarına da imkan vermek gerek. Kendi başlarına bırakmak. Açlığa bile dayanıklılar.

    • CocuklaGezerizBiz diyor ki:

      :) )Evet oğlumla tatillerimiz hep böyle idi bizimde:))))Asso sokakağzında sahilde balık yer şarap içerdik oda masasında balığını yerde(ayıkladıklarımızı)….
      Ama kızımda öyle olmadı:(((Fakat tatilde ve hafta sonu kasmıyorum yemek konusunda isterse yer…
      Birde bırak yemesin dediğinde açlıktan stres ve gergin olmalarıda ayrı çabası..
      Çocukların kişilikleri de belirliyor yemek yeme alışkanlıklarını

  5. Açalya diyor ki:

    Çok dürüstçe yazdığın için önce tebrik etmek isterim. Yaptığın yanlışları biliyor olman ve bunu dile getirmen de çok önemli birşey.
    Okulda kendi yiyor olması çok yi bir işaret. Demek ki potansiyel var evde de kendi yemesi için, o yüzden çok da tren kaçmış gibi üzülme. Ben son Türkiye ziyaretimde 7 yaşında ve 10 yaşında iki ayrı çocuk gördüm anneleri ve babaları yediriyordu, biri evde, biri restorandaydı. Gözlerime inanamadım.
    Neyse, soruna geleyim;
    Dante`ye, eli ve gözü kaşığa alışsın diye sanıyorum 9-10 aylıkken eline kaşık vermiştim. Ondan sonra da zaten elinde hep kendi kaşığı oldu, ben başka kaşıkla yedirirken o da kendi kaşığıyla tabağındaki yemekten almaya çalışıyordu hatırlıyorum. Elbette eliyle kendi ağzına isabet ettirmek o yaşta o kadar da kolay değil. O yüzden çocuklar deneye deneye, bulaştıra bulaştıra yiyor kaşıkla ilk aylarda.
    Dante'nin peşinden dolaşıp hiç yemek yedirmedim. Öğlen yemeklerini kendi masasında, akşam yemeklerini büyük masada bizimle yedi, yiyor. Masasına yemeğiyle birlikte bir iki tane küçük araba almasına ses çıkarmıyorum. Bence hiçbir zararı yok. Yetişkinler gibi masa muhabbeti yapmadıkları için, onları oyalayacak şeylere karşı değilim. Biz zararını görmedik, çocuktan çocuğa da değişebilir belki bilmiyorum.
    Herneyse, Dante 15 aylıktan beri, tabağındaki yemeğini oturup kendisi yiyor. 15 aylıktan beri yemeğini yemesine yardım etmiyorum. Yemek seçmeyen bir çocuk Dante, biz ne yiyorsak onu yemek durumunda. O yüzden daha da kolay oluyor elbette. Eğer tabağındaki yemekte birkaç kaşık arttıysa ve onun da dikkati dağılıp masadan kalktıysa (çok uzun süredir ne mama sandalyesi, ne de yükseltici istemiyor, bizim gibi sandalyede oturup çenesini masaya koyup tabağına ulaşmaya çalışıyor, kendisi kabul etmiyor yükselticiyi) son iki üç kaşığı, ben masada oturmaya devam ederek, "hadi gel de bitir yemeğini" deyip elimde son kalan bir iki lokma ile onu bekliyorum. Gelip atıyor ağzına ve tekrar gidiyor oyununa. Zaten bir kere daha gelince yemek de bitiyor. Bu da nadiren oluyor.
    Bazen kaşığının içinden mesela yeşil biberini çıkarıyor parmağıyla ve yemeğini öyle yiyor. Bakıyorum biberler birikmiş, yemeyecek. O arabasıyla oynarken birkaç kaşık ben tıkıyorum ağzına o biberler de öyle gidiyor mideye, kendine kalsa o biberler tabakta kalır. Bazen de böyle hileler yapıyorum.
    Bir de, nasıl yapıyorsun bilmiyorum ama, yemeğe en az iki saat kala falan hiçbirşey yedirmiyorum ben, su hariç. Bizimle yemeğe acıkmış olarak oturuyor. Hatta bizden önce sandalyesinde oturup yemek bekliyor. O zaman kaşıkla dalıyor tabağına tabi. Bir de son aylarda tabağındaki yemeği bir tarafa toplayıp, kaşıkla alması ona daha kolay olsun diye yardım etmeme de izin vermiyor, kendisi toplayacakmış kenara…3 yaşına 1 ay kaldı, bağımsızlığını ilan etmenin doruğunda şu an…
    Peki birşey soracağım, Deniz kaşık ve çatalla yenmeyecek şeyleri nasıl yiyor? siz mi yediriyorsunuz? örneğin lahmacun, pizza, sandvic, kahvaltı dilimi vs.? eğer bunları kendi yiyebiliyorsa kaşıkla da yiyebilir demektir. Kahvaltılarda kendi ekmeğine kendisi birşeyler sürmesine izin veriyor musunuz? Kendi bıçağı var mı? Yemekleri de yapmana (artık kim yapıyorsa evde o kişiye) yardım etmesine izin veriyor musun? yaparken de anlatırsanız, ve yemek yerken de bunu Deniz yaptı, şuna yardım etti falan gibi masadaki kişilere ilan edince çok hoşlarına gidiyor ve o yemeği yiyorlar seve seve.
    İşte bizim taktiklerimiz bunlar Elif. Sende bitmiyor iş tabi, babaya da çok pay düşüyor, ki sen de yazmışsın zaten eşin ile ilgili şeyleri. Bence Derin katılara başlamadan bu işe el at. Tam da bir birey olduğunu ilan ettiği bu 3 yaşı değerlendirmeye bak bir an önce. Evdekş büyükler de gidiyormuş zaten, bu fırsatı değerlendir.
    Kolay gelsin

  6. Aslı Tür diyor ki:

    Elif

    Ada tam 28 aylık, ve daha yeni kendi kendine yiyor. Kendi başına bırakmanın gücünü görünce inanamayacaksın!
    Evet eller saçlar yağ içinde, evet kaşıktan dökülmeler oluyor ama bir kaç gün. Şimdi çok güzel yiyor ve çok seviniyor. Birtek sevdiği şeyleri ama o da birşeydir.
    Blogda da yazacağım zaten bu konuyu ama tek birşey söyleyeceğim. OKU. "Çocuğum yemek yemiyor" Carlos Gonzales. Doğan Kitaptan yeni çıktı.

    Kolay gelsin!

  7. Isil diyor ki:

    Elif,Defne de kendi yemegini kendi yiyebildigi halde genelde yemez,ancak acliktan oluyorsa masa basinda oturacak sabri vardir.Derin dogduktan sonra da bu yemek konusunda iyice azitti diyeyim.Ben de cok kiziyordum,annem yediriyordu bazen,sen yedirme alissin yemege,yoksa ben nasil hem Derin'e bakip hem ona yemek yedirecegim diyordum.Annemin burda kaldigi 2 ay boyunca hep problemdi yemek olayi,annem gider gitmez duzeldi.Biraz da bebek geldigi icin ilgi istiyorlar sanirim.
    Bu arada,Asli'nin bahsettigi kitap cok cok guzel bir kitap,ben de blogumda bahsetmistim ondan.

  8. Girno diyor ki:

    Elif,
    Madem Deniz herşeyin bunca farkında, sen bu konuyu takamamaya çalış lütfen, herşey tam olamıyor ne yazık ki,
    Ada 5,5 yaşında ben hep dediğin gibi önüne koydum yemeğini, mama sandalyesinin altına bir örtü, üst baş battı, ama iki yaşınbdan beri kendi yemeği öğrendi…

    Ama herşey her çocukta aynı olmuyor, tüm formülasyonlar aynı sonucu vermiyor, keşke mat. problemi çözer gibi çocukları çözebilsek, oturup afiyetle yediği halde benim yedirmemden inanılmaz keyif aslıyor Ada, varsın alsın, varsın yedir. Evet ikinci çocukla herşey daha da zorlaşıyor ama, emin ol kendiliğinden hallolacak, takma yeterk i, ve onunda şimdiden üstüne gitme, konu daha da stres ve korku vesilesi gibi algılanmasın, küçük opyunlar yap bence, sen yedir mesela bir kaç kere, sonra ben gelene kada başla de, tepsiye koy yere örtü sar, çizgifilm izleyerek yesin, ne olur, böyle böyle alışır, oyuncaklarını getirsin ne olur, gerçekten hayati şeyler değil bana kalırsa bunlar..

    Derin kuzusu büyüdükçe zaten Deniz daha da alışacak, hele şimdi evde kardeş varken üstüne varma derim ben, naçizane..

    Kolay gelsin, sesini duymak isterim bir ara, bir türlü arayamadım seni, bu vesileyle tekrar tebrişk ederim,
    sevgilerimle…

    haa bide lütfen eliyle yemesine izin ver, mesela makrana koy önüne beraber elinizle yiyin, çok keyifli oluyor, Ada 1,5-2 yaşındayken yoğurda bile parmaklarını daldırırd, çok eğlenerek yerdi, fotoğrafı var hatta.ç..
    ek olarak keyifli tabaklar, kaşıklar alabilirsiniz birlikte, sevdiği kahramanların oldugu..

    aklıma bunlar geliyor…

    sevgiler tekrar

  9. fazi diyor ki:

    annenin olaya hassasiyetini anlayan çocuk özellikle bunun üzerine gidebilir diye düşünüyorum.Evde büyüklerle bir otorite kurma işide zor gibi.Bence artık yemek yeme sorumluluğunu denize bırakmalısın.Babanın da desteği şart ama daha sağlıklı uygulama için uzman birinin görüşünün önemli olduğunu düşünüyorum.Yine de benim inancım ne yaparsan yap karar vermiş olduğun şeyi uygula.Çünkü kararsızlık çocuğa kötü etki eden eden en önemli olgu .

  10. yeliz diyor ki:

    of elif ya ben de böyle büyük konuşuyorum, yanlış mı yapıyorum acaba. ablamın kızı 8 yaşında tv karşısında ablam yedirdi diye öyle tepki verdim ki sonra üzüldüm. annem biraz büyüsün tv karşısında da yedirirsin dediğinde de aynen HAYIIIR yapmıştım!! haklısın büyük konuşmamak lazım. ve bizde de anne-baba uyuşmazlığı var. ben herşeyi kendi yesin derdindeyim, ilker sıkılıveriyor. hoş öyle sakarım ki arca kendi yemek yerken benim yedirdiğimden daha az döküp saçıyor:) kaşık ise mümkün değil tabii şu anda. umarım sorunu en kısa zamanda çözersiniz. kendi yemek yiyebiliyor olması umut verici

  11. jasmingreentea diyor ki:

    benim oğlum da 4 yaşında ve tam 3-3.5 civarı aynı krizi yaşamıştık. daha doğrusu krizi ben yaşamıştım, her yemekte ciyak ciyak bağırıyordum. şimdi kendi yiyor, heyhat başka yeme sorunlarımız var ayrı konu, ama kendi başına yemeyi başarma şöyle oldu
    - evdeki herkes yedirmeme konusunda kararlılık gösterdi
    - yemediyse yemedi kalktı bu yöntem tutarlı olarak uygulanırsa gerçekten işe yarıyor, zaten başka hiçbirşey işe yaramıyor
    - okulun çok faydası oldu, 2.5 yaşında gittiği yarım günlük kreşte bile ilk günden kendi yerdi hapır hupur. şu an bazı şeylerden ikişer porsiyon yiyor sıpa. okulda ayrıca eve burun büktüklerini de bir güzel yiyor.
    özetle; yeme işini anne ne kadar kafaya takarsa velet o kadar kaşıyor bu konuyu. artık asla biz beslemiyoruz, yemezse ölmez diyorum kendi kendime sürekli. ha ben hallettim bitirdim gibi ahkam kesmek istemem hala sinirler tepeye çıkıyor akşam yemeklerinde bu sefer de yemek seçme başladı çünkü ama ye ısrarı da asla işe yaramıyor, yememesine aldırmamak ve net/sakin bir şekilde mesajı vermek lazım. evde yeni bebek varken de hiç kolay olmuyor (bizim küçük de 45 günlük).
    ah o anneanne, babaanne ve dedeler…. ama siz de biliyorsunuz çocuklar onların büyükanne-büyükbaba olduğunun farkında, ne kadar şımarırlarsa şımarsınlar. eninde sonunda mommy rules….allahtan bu biliniyor…

  12. ozguranne diyor ki:

    Merhaba Blogcuanne,
    Bu yemek konusu benim için önemli bir konu. O nedenle Ela'nın kendisinin yemesini çok önemsiyorum. Ek gıdalara geçtikten sonra kendi elleriyle yemesi hep hoşuma gitti ama kendi eliyle yemesi TV karşısında yemesi ya da geze geze yemesi anlamına gelmiyor. Masaya hep birlikte oturuyoruz ve ben onun eliyle yiyebileceği şeyleri köfte, bezelyeler, haşlanmış havuçlar, örneğin sebze çorbasının susuz kısımları, pilavlar vb önüne koyuyoruz. Sadece sulu şeyler varsa çorba gibi, ben kaşıkla yediriyorum ama yanında mutlaka onun da yiyebileceği şeyler koyuyorum.

    Dökülüp saçılıyor. Yemeğin bitmesine yakın elindekileri aşağı atmak, tabağı ters çevirmek gibi hareketler çok oldu. Üstü başının battığı çok oldu ama idare ediliyor. Titiz bayanlar mama sandalyesinin altına ve çevresine bir sofra bezi gibi serebilirler belki.

    Sulu şeyleri genelde öğle öğününde yediği için daha çok bakıcı abla yedirdi. Ela'da anne yedirmez, bakıcı abla yedirir gibi bir mantık oldu. Ben bu anneye kalırsam ohoo aç kalırım gibi bir hissi de olabilir. :) Yakıında kendi yemeğini de pişireceğini tahmin ediyorum hehe:)

    Bakıcı abla uzun zamandır eline kaşık veriyor. Kaşıkla beraber yeme gibi bir şeye bir süredir biz de başladık. Çok eğleniyor. Kaşığı beraber götürüp getiriyoruz. Ama son dönem çatal ve kaşığı kendince kullanmaya başladı. Bir süre sonra sıkılıp ele dönüyor. Kaşık için ortaya örtü serip, mercimek pirinç gibi ufak taneli şeyleri bir kaba koyup, kaşıkla aktarması oyununu oynadık. Kaşık becerisinde çok gelişme olduğu gibi evcek çok eğlendik bu süreçte. (Sonrasında pirinçleri iyice yıkayıp kullanıyorum israf yok.) Ev biraz pirinç oluyor ama bi süpürgeye bakar. Kenara köşeye kaçanları el süpürgesiyle Ela ile birlikte süpürüyoruz.

    Belki sadece şanstır ya da gerçekten doğru yaptığım bir şey var bu konuda. Bence doğru yaptığım şeyler şunlar:

    1 – Hiç sallamadım. Yani ne kadar yedi, aç mı tokmu gerçekten sallamadım ama bunda kızımın yiyen bir bebek olmasının büyük etkisi var. Büyük konuşmamak lazım. İştahsız olsa bu kadar rahat olabilir miydim bilmiyorum. Aramızda güven ilişkisi var şimdilik. Yemiyorsa doymuştur. Yani cool gözükmek anlamında değil. Tombik çocuk da istemedim hiç. Obezite korkum açlıktan fazla.

    2- Sabır: Kendi kendine gerçekten çok yavaş yemek yiyor. Kimine göre kötü olabilir ama bana göre bu çok büyük bir meziyet. Keşke ben de yavaş yiyebilsem. Annem buradayken sabırsızlanıp kaşıkla girişiyor mesela pilava. Bence çocuğun öyle tane tane yemeye çalışıp acı çektiği gibi bir fikri var. Acı yok rocki. Ben öyle düşünmüyorum. O taneleri teker teker yemenin ince motor gelişimi açısından bulunmaz fırsat olduğunu düşünüyorum. Ayrıca kendisi eğleniyor da. Ben de seviniyorum rahat rahat yemeğimi yiyorum. Bir sürü artısı var. Hatta Ela yiyor mu diye bakmıyorum çoğu zaman. Görenler ne biçim anne filan diyo olabilirler.

    3- Yemekte zorlanmayacağı yiyecekler. Diyelim ıspanak yaptım. Havuçları bütün bütün atıyorum ki onları tabağına ayrıca koyabileyim. Patatesleri büyük kesiyorum ki alabilsin eline. Gerçi ıspanağı hiç eliyle yemedi daha Allah için…

    Umarım ukala bir tını vermemişimdir. Daha Ela 2 yaşına girmedi, ne inatla, ne birşeyle karşılaşmadım belki gerçek sınav o zamandrır bilmiyorum. Yazmamın sebebi toplum olarak yemekle bebeklikten itibaren yanlış bir ilişki kurduğumuzdan endişe etmem. Yemek ödül, mutluluk, sevgi, vs olmamalı. Anne rahat olmalı. Yemek doymak için olmalı, biraz da keyif. Böyle işte.

    sevgiler, ne kadar güzel ve içten yazmışsın. teşekkür.

    • CocuklaGezerizBiz diyor ki:

      Kesinlikle elle yemesine katılıyorum 6 aylık mama sandalyesin i terasımza çıkarır orda yerdi yemeklerini döke saça ve yemek yeme stresi yaşamamak annenin yemek konusunda ki psikolojisi kısmına da katılıyorum:)))

  13. berna diyor ki:

    Allah Allah, yorumların tümünü okudum, yapılması gereken herşeyi bebkliğinden beri yaptım. 3,5 yaşındaki kızım, kendi yiyebildiği halde (çorba dahil) ille de benim yedirmemi istiyor!

    Kaldırıyorum tabakları deyince de "aç kalacağımm" diye ağlıyor :( Alem kızım benim. Eller sofrada boş boş bekliyor. Ben 8-9 aylıktan beri döke saça yemekleri mıncıklamasına ve kendini beslemesine izin verdim. Yemek seçmez, hep sofrada, mutfakta bizimledir. Daha da ne yapmalıydım bilmem!

    Elif'çiğim sana kolay gelsin, hem Derin'i hem Deniz'i beslemek hiç kolay değildir eminim…

    • ebru diyor ki:

      aaahh benim 4,5 yasindaki melih im de beni ac kalmakla cezalandiriyor aklinca. aslinda basariyor da laf aramizda. bi de son zamanlarda ‘ben yiyemem i am a baby’ demeye baslamisti.ben de ‘tamam bebegim o zaman sana sadece sut verelim,snack de yiyemez baby ler deyince kivirmaya basladi.onunden aliyorum artik tehditi, timer i 20-25 dk ya ayarlamak alarm calinca onunden almakyemek sonrasi sedigi tatli gidalar filan hic ise yaramadi.neden? cunku ben yemek boyunca kendimi yirtiyodum.cool olamiyodum.sanki yemedigi zaman onu da sevmiyomusum gibi bi sonuc bile cikariyor olabilir diye dusunuyorum:-( son bikac gundur yapmaya calistigim su:calistigim diyorum cunku hala istedigimi yapabildigimi sanmiyorum..ama olcak insallah:-)yemegini yerken en fazla bi kac kere SAKINCE ve COK DA UMURSAMAZCA hatirlatiyorum.herkesin yemegi bitince deyaas yavas topluyorum masayi.en son ona geliyorum ki yine de sans veriyorum.bakiniyor hala etrafina,alakasizca hayali dunyasindan konusuyor ama onunden yemegini almamdan da cok korkuyor.yemese de onu bi ceza gibi gordugu icin -ki daha once belki bu mesaji verdim ben davranislarimla ve sozlerimle- vermek istemiyor yemegini.ben yine en sakin ve bi rutini yaparcasina ona kizmadan aliyorum onundekini. yemzsen lolipop eya cikolata isteme benden gibi pazarliklara da girmiyorum ama istedigi takdirde de ‘hayir’deyip sebebini soyluyorum: yemek yemeden abur cubr kesin olmaz!ac oldugu halde ogleyin corbasini icmedi.ogleden sonra sadece seftali dilimleyip verdim.aksama cok acikmisti.yuzmeden geldiginde dolabi acip ‘anne yemekten sonra bana bunu verir misin?’ dedi nutella kavanozunu gostererek.yemegini de mukemmel degilse de en azindan ben kendimi yirtmadan bitirdi.bakalim yarin n’olcak?:-) kendimden tek istegim sakin olmam o kadar ugrastim pisirdim yemeli diyene kendimi ne kuzumu helak etmemem..
      herkese kolay gelsin….:-)

  14. Güneş diyor ki:

    Sevgili Elif,

    Begüm Çatalı, Kaşığı çok güzel kullanabiliyor.

    Biz mama sandalyesine oturttuğumuzda hep eline kaşık verdik, bir kaşıkla bizde besledik ama onun da elinde sürekli kaşığı vardı, döktü saçdı sonunda banyodaydık, (durum babannesindeyken daha farklıydı hep öyle zaten o ayrı bir konu da, önlüğünü takıp dökmeden saçmadan mutlaka eline kaşığını alarak yedi,)

    Begüm yaşını geçtiğinde acil bir işimiz bile olsa hemen yedireyim çıkalım yapamadık kesinlikle itiraz etti, kendisi yemek istedi,

    Ben rahattım bu konu da o dönemlerinde hafta da 4 gün birlikteydik, katı gıdalara başlamasından itibaren alıştırdığımız için böyle olduğunu düşünüyorum, tabi bir de yemek yemeği seven kalabalık bir ailede etken.

    Begüm şu an 22 aylık, Bazı yemeklerde kaşık veriyoruz, çatal istiyor :) 2 aydan beri bardaktan suyunu da dökmeden içebiliyor.

    Kolaylıklar Diliyorum
    Sevgiler.

  15. ElfAna diyor ki:

    Ben ek gidalara gectigimizden beri pek mudahale etmemistim. Cok mucadele verdim kendimle cunku yemek yemeyen cocuk sinirlerimi ziplativeriyor! Kaldiriverdim onunden, cok agladigi da oldu, acliktan oluyor biliyorum ama gozumun icine baka baka oyalanirdi siritarak. Gormezden geliyordum yada deniyordum cunku masada gozlerim donuyordu, biliyorum:) RifBaba yemeklerde pek bizimle olamiyor. O yuzden hala simartmayi seviyor. Elleriyle besler:) Babanla boyle yapacaksan kendi tercihiniz ama benimleyken ac kalirsini net bir sekilde belirttim. Ara ogunlerde gozunun onune bir tabak hazirla veya bir kucuk yer belirle Deniz' in goz hizasinda, gelip gecerken atistirabilir. Geri adim atma diyecegim , zor biliyorum ama ileride daha da zorlasacak. Eger ki Derin de bunu gozlemleyip abisini ornek alirsa vay haline!

    • ebru diyor ki:

      demissin ya derin de abisini ornek alirsa vay haline diye.tam da oyle! 2. oglum pek bi hevesli idi yemek yeme konusunda cok istahli olmamamasina ve biraz secici olmasina ragmen cok mutluydum bu gayretinden dolayi.ama zamanla etrafinda donenleri anladikca ve kendinden birazcik buyuk minik abisini ornek aldikca o da yaydi bu konuda kendini:-)yasindan biraz ufak yapida oldugundan ve zaten yasi da ufak oldugundan (26 aylik) kiyamiyor yediriyorum amaagac yasken egilir sanirim:-) oysa ben uykulari konusnda ne kadar kararli ve tutarliydim.dogru oldugundan kesin emin oldugum icin hic tereddut etmeden aglattim uyumalari icin kendi kendilerine.aslinda bu konu da ayni sey. bikac ogun c kalirlarsa bisey olmaz,hatta gereksiz yere korktugum gibi mideleri de kuculmez.her canli yasam mucadelesi verme kapasitesiyle yaratilmistir..

  16. Zeynep A. diyor ki:

    Ne yazık ki yorumların hepsini okuma fırsatı bulamadım ama ben de bir iki satır birşey yazmadan edemedim:
    Şu anda Deniz'in alışkanlığını değiştirmenin zamanı olmadığını sen de biliyorsun. Sana epey zor olacak belki ama bir süre daha, birkaç ay daha böyle devam edin bence. Sonra da – bu sefer gerçekten kararlı bir şekilde- yediği kadar yiyip, tabağı önünden almaya başlayabilirsiniz. Aradaki geçişte de belki bir tabağın yarısını kendi yer, diğer yarısında siz yardım edersiniz?

    Benim kontrolümde yemediği öğünler arttıkça, Aslı'da da "yardıım eeeeet" pazarlıkları başladı. Ki Aslı, yemeğe epey düşkün bir çocuktur ve yemek tecrübelerimiz şimdiye kadar hep olumlu olmuştur. Ama bununla uğraşma sırası değil şu anda :)

    Ayrıca, çocuk sahibi olduktan sonra anladım ki bu yemek işleri daha çok çocukların yemeği sevip sevmediğine de bağlı. Bazı çocuklar var ki hiçbirşey yemese bile umrunda olmuyor. Ama Aslı gibi boğazına düşkün bir çocuk olunca, ona bazı kuralları daha bir kolay kabul ettirebiliyorsun.
    Hem belki Derin yiyen bir çocuk çıkar da, katı mamalara geçtiğinizde Deniz de ona özenip kendi yemeğe karar verir?… :)

  17. Gökşen diyor ki:

    Elif,
    Yazından ve yorumlardan okuduğum kadarıyla hepimiz olması gerekeni biliyor ama annelik güdümüze yenik düşüp yapamıyoruz. Aynı sıkıntı bende de var, üstelik Lâl masada bile yemiyor, daha bebekken mama sandalyesinde de yemedi. Sürekli peşinden koşturuyoruz bir lokma daha fazla yedirebilmek için, bu çok yorucu oluyor. Denediğin her şeyi ben de denedim ve ipin ucu nerede kaçmıştı hatırlamıyorum bile. Hepimize sabırlar dilemekten başka birşey gelmiyor elimden :)

  18. esra diyor ki:

    Merhaba blogcu anne;
    Genel olarak annelerin düşünceleri aynı ama bu konuda ist,ikrarlı olmak şart.
    Bizde katı gıdalar geçtiğimizde yemekle tv yok, oyun yok, oyuncak kuralıyla başladık ve hala devam ettiriyorum. Yemenin doğal ihtiyaç gibi algılanarak yenmesinden yanayım her anne gibi. Olay oyuna döndüğü andan itibaren hemen aldım önünden yemegi ya da yemek istemediğinde.
    Çatal olayı çabuk gözüldü 10. ayda başladık ama kaşık kullanmayı döküyor diye 16. aya kadar vermedim bir çok anne gibi, sonunda bıraktım kendi haline şu anda isterse ve açsa ( yemekten 2 saat önceye kadar birşey vermiyorum genelde) yiyebiliyor.Tabii heryer saçları yağ oluyor o ayrı mesele . Şu sıralar daha iyiyiz. ( tosun 23 aylık).
    Ama çocuklar çok çabuk kullanabiliyor bunu. Bakıcı teyzemiz benim gibi sabırlı değil çok uyarmama rağmen '' sanki doymuyormuş gibi geliyor'' diyerek kendi yediriyor. Daha önce kahvaltısını kendi yapardı şimdi yapmak istemiyor. Ama akşama mecbur yiyor yani kişisine göre davranıyorlar.
    Kolay gelsin sana bir çok konu gibi buda zor zaman ve sabır gerekiyor.Babanın da desteği şart tabii. ( Benim çocuğum söyle , böyle gibi bir yazı olmadı umarım:)

  19. Hale diyor ki:

    Iki kizimin da istedikleri andan itibaren (8-9 ay civari) kendileri yemelerine izin verdim ben, doke saca yiyorlar, cok daha yavas oluyor ve benim yedirecegimden daha az yiyorlar evet, ama o basarmislik duygusu birkac kasik az yemelerinden daha onemli bence. Buyuk kizimda (yemegine gore) 2 – 2.5 yasina kadar ben de destekledim. Kucuk ise 18 ayliktan itibaren asla benim yedirmemi kabul etmiyor, ablasinin kendi kendine yedigini gordugu icin daha kolay oldu sanirim. Bizim evdeki kurallar: Televizyon karsisinda yemek yenmez, yemek yerken oyuncakla oynanmaz, kitap okunmaz. Yemegi yemek zorunda degiller, tadina bakmak zorundalar ama. Muzik dinlemek, sarki soylemek, cene calmak serbest. ;-)

    Benim takintim kendi yemeleriyle degil de ne yedikleriyle daha cok. Protein-karbonhidrat-vitamin dengesi saglandi mi, tek bir maddeye cok abanildi mi vs. Esim cok dalga geciyor "cocuklar bugun sebzeli pilav yediler sadece, proteinsiz kaldilar, bir daha iflah olmazlar" seklinde. :) )) Kendimi yavas yavas gun ya da daha iyisi hafta icindeki dengeye bakmaya alistirmaya calisiyorum, kolay degil. :)

    Ha, bir de benim buyuk kizim da surekli masadan kalkar (kucuk daha mama sandalyesinde, kalkamiyor), sonra gelip devam eder ama yemek boyunca orada oturmasi imkansiz. Bir ara farkettik ki butun yemek boyunca "otur… kalkma… yemegini bitirmeden kalkmak yok…" diye dirdir yapiyoruz, biraktik. Yedigi surece cok da onemi yok, istedigi kadar kalksin otursun diye derin nefesler alarak kendimizi ikna etmeye calisiyoruz. :)

    Benim nacizane fikrim bu donemde Deniz'in biraz huyuna gitmek, kendini de biraz rahatlatmak. Olaganustu zamanlar gercekten ve nasilsa duzen oturunca hersey biraz daha yoluna girecek. Kucuge yeni yemek yedirmeye basladigimizda birkac ay buyuge de zaman zaman biz yedirdik bir kasik ona bir kasik oburune seklinde. 2 senedir her yemegini kendisi yiyordu ama bu bir donem diye dusundum, ne ona ne de kendime gereksiz stres yapmamaya karar verdim.

    Soyle dusun: Onumuzdeki sene bu zamanlar, Deniz Derin'e ne kadar buyuk abi oldugunu gostermek icin kendisi yiyor olacak, Derin de ona bakarak senin elinden kasik catali almaya calisacak, sen de bir sene once bunu kafaya taktigini dusunup guleceksin. Simdiden gulmeye basla bence. :)

  20. Başak Çelik diyor ki:

    Merhaba Elif,

    Diğer yorumları okuyamadım ama, Deniz'e bence birazcık zman ver. Çünkü, aslında başetmesi gereken bir durum var evde. Yeni bir bebek! Normal zamanda olsa "evet, bence birazcık aç kalabilir" derdim, ama şu an senin Derin'i emzirdiğini görüyor. "Neden beni de annem beslemiyor?" ve hatta "Neden beslemek istemiyor?" diye düşünebilir. Birazcık anneyi paylaşma fikrine alışsın, durumu tam olarak algılasın, sonra başlarsınız kendisinin yemek yemesi gerektiğini öğretmeye, diye düşünüyorum. Zaten kreşte de yiyormuş kendisi, belki bu dönem için evde sizi biraz daha zorluyor olabilir.

    (Anneane/dede/babaanne yanında hepsi bir tuhaf oluyorlar zaten, o da sizin için ayrı bir etken!)

    Çınar da 18 aylık, bazen çok hevesle kaşığı alıyor eline, tutturamasa da hala, yemeye çalışıyor; bir süre sonra sıkılıyor. Ben de pek beceremedim bu kendi kendne yemek yemeyi öğretme işini, ama genel olarak çocuklar hakkında şunu düşünüyorum: fırsat vermek (mesela eline kaşığı vermek vb) çok önemli ama aslında her şeyi -onlar için- zamanı geldiğinde yapıyorlar…

    Ben Deniz'e biraz daha zaman tanıyabilirsin diye düşünüyorum. Hepinize kolay gelsin, sevgiler!

  21. blogcuanne diyor ki:

    Yazdıklarınızı okuyunca kafamı daha da sert bir duvara çarpmak istedim.

    Deniz'in bakımını kendim üstlendim, ne bakıcım, ne yardımcım vardı, bu işi öyle rahat ve düzgün bir şekilde kotarabilirdim ki, kendime çok sinirleniyorum.

    Hiçbirinizin söylediklerini ukalalık olarak almadım. Duymam gereken şeylerdi. Çok teşekkürler paylaştığınız için.

    Söylediklerinize tamamen katılıyorum:
    (1) Bence de bir çocuğun kendi kendine yemek yemesi ÇOK, ÇOK ÖNEMLİ
    (2) Ben de gerek tatillerde, gerek yurt dışına çıktığımda ebeveynlerin hangi dili konuştukları hakkında fikrim olmadan, sadece çocukların arkasından koşturma/ağzına yedirme durumlarına göre Türk/Yabancı ayrımı yapar, Türk anneleri kınardım.
    (3) Kararlılık ve anne-baba arasındaki uyum çok önemli, hatta o kadar önemli ki olmazsa olmaz.

    ZEYNEP ve BAŞAK duymayı en çok istemediğim şeyleri söylemişler: Şu anda radikal değişikliklerin zamanı değil. İşte bu beni çok düşündürtüyor. Her ne kadar bunun böyle olduğunu bilsem de Deniz'i lokma lokma besleme fikri bile tüylerimi diken diken ediyor.

    Bu yazıyı yazdığımın akşamında Deniz'le markete gittiğimizde dondurma istedi. Benim de kafamda bir ampul yandı, alacağımı, eğer yemeğini kendisi yerse yemekten sonra dondurmayı yiyebileceğini söyledim.

    Sizce ne oldu?

    Deniz neredeyse bütün tabağını bitirdi. YARDIMSIZ!

    İstese yapıyor işte… Ama her yemekten sonra da dondurma, çukulata rüşveti vermek istemiyorum.

    Çözeceğiz bir şekilde, ama bakalım nasıl…

  22. Ayça diyor ki:

    Herkes yazmış bana bir şey kalmamış..ama her çocuk ve tecrübe farklıdır dityerek kendiminki ile ilgili bir kaç satır karalamak isterim.ilk ek gıdaya geçtiğimiz günden beri erinin elinde kendi kaşığı yaşı ilerledikçede kendi çatalı oldu.
    yemek masada yenir evde her kim vasa hep birlikte yenir ve bu her öğün uygulanır kuralı hep oldu. yemek yerken sadece yemek yenildi güle oynaya sohbet ede ede TV radyo ya da oyuncak gibi ilgiyi dağıtacak hiç birşey olmadı ..doktorumuz (hülya sonugür bilen bilir :=)) bir tek cümle söyler : aç bırakın!! bir diğer öğüne kadar yemek vermeyin.. açlıkla terbiye yani.. aç kalan çocuk güzelce yemeğini yiyecektir :=) katı gibi görünüyor biliyorum iki kere yapın bir daha yapmak gerekmez.. gerçi ben hiç yapmadım çünkü ne kadar yediği ile hiç ilgilenmedim.. dün öğlen yarım dolma yedi doydum dedi kalktı olabilir..o kadar açtır! her çocuğun midesi yaşı kadar kaşık yemek alır daha fazlasını istemek zorlamadır zorlama da yemek işini olaya döndürür v.s v.s..
    Açalyanın yazdıklarıyla benim tecrübem hemen hemen aynı daha neredeyse 1 yaşından beri yemeğinin büyük bir kısmını kendi kendine yer, yediği kadar yer.. yemiyorsa kalkar sofradan..rahat olmak yemek işini olaya çevirmemek ve işin içine çocuğu da katmak gerekli. evde bir anne olarak yemek yapılacağı zaman mutlaka erinin eline o yemekle ilgili bir kaç şey verdim.. patatesi yıkamak,yemeği karıştırmak, ara öğün için ekmeğine bir şey sürmesi, sabah kahvaltıda ekmeğine balını pekmezini sürmesi gibi kendi yapabileceği işleri kendinin yapmasını sağlamak. salata hazırlarken marul ya da kıvırcığı eliyle bölöesini vesalata tabağına koymasını istemek: erin bu sayede heröğün salata yer mesela. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum böylece kendi yaptığı işle gurur duyarak işin arkasında duruyor ve onu yani yemeğini yiyor :=)
    ilk ek gıda günlerinden itibaren koy mama sandalyesinin altına bir örtü ver eline kaşığını döke saça denesin sonuç abisini bile etkileyecektir diye düşünüyorum ..
    arada verilen rüşvetin de sakıncalı olduğunu düşünmüyorum..ama sıklıkla yapılırsa alışkanlığa dönüşmesi zararlı olacaktır.

  23. Özge B diyor ki:

    Sevgili Elif ve tüm diğer yazar anneler,
    Harika bir yazı olmuş. Hatta adı :
    Anneler için Katı Gıdaya Geçiş 101 olmalı!
    8 aylık oğlum ile yemek dünyasında yeni yeni cirit attığımız bu aylarda çok iyi fikir verdi.
    Teşekkürler…
    Not: Elif'cim sen bunu da zamanı gelince halledersin. Senden de duydum ve güç aldım ki :Bu da geçer:)"

  24. yasemin diyor ki:

    ben bu işi epey batırdım, çok önemsedim, içime sinmedi, yedirdim vs. fakat cem gerçekten çok iştahsız ve yemek seçen bir çocuktu. bu bir bahane olmayabilir ama bu duruma vereceğim tepkiyi değiştirebilmek için ne kadar uğraştıysam da başlarda başaramadım. aç kalmasına dayanamıyordum. 3-4-5 öğün sıfıra yakın yiyordu, dokunmuyordum ama aç olduğunu bilmek beni çok rahatsız ediyordu. ayrıca açlık sebebiyle çok da huysuz oluyordu.

    yemeyi seven çocuklarda bazı şeyleri uygulamak kesinlikle daha kolay ama yemiyorsa, iştahsızsa toplumun ya da bilmiyorum genlerimin verdiği huzursuzlukla baş etmek hiç kolay olmadı. bu konuda bana en büyük yardımı anaokulu yapmıştır. ben halledemedim ama anaokulu sayesinde cem bugün kendi yemeğini yiyor. seneye okula başlayacağı için bunun çok büyük bir başarı olmadığını da belirtmem lazım. geç ve güç oldu ama olduğu için mutluyum.

  25. blogcuanne diyor ki:

    Gerçekten de buradaki yorumlar "benim" diyen uzmanın kitabına taş çıkarır cinsten oldu.

    Bu tür bir araştırma/sorgulamaya en başından girseydim eminim şu an çok farklı bir durumda olurduk.

    Zararın neresinden dönersek kardır demeli sanırım şu noktada…

  26. Tesettür Blog diyor ki:

    Blogcu Anne, burada yazdığın herşey başrolden yan oyunculara kadar bizim evin hali. :( (
    Dünyada yalnız değliz demek ki.
    Yeni bir başlangıç yapmalı.

Trackbacks for this post

  1. Durum değerlendirmesi: Kendi kendine yemek yeme olayı « Blogcu Anne
  2. Dört yaş: Hayır mı, şer mi? « Blogcu Anne

Bu yazıya yorum bırakın

Bu kategoride Çoluk Çocuk (343 / 424 makale)


Az önce hastaneden döndük. Derin bugün sünnet oldu. Oldu da bitti. Deniz hastaneden çıkmadan, henüz iki günlükken olmuştu. Derin erken ...