12 Yorum

Klonlanmam lazım…

Neler oluyor?

Çocuklarla yalnız kalmaya başladığımın ilk gününde Deniz elini yaktı.

İkinci günü koşarken sehpaya çarptı, kaburgalarının üstü sıyrıldı, kızardı.

Bu sabah çok mız mız uyandı. Doğan’la ona yansıtmamaya çalışsak da deli olduk, o kadar mıy mıydı. Zırt desen ağlıyordu.

Şimdi de öğretmeni aradı, uykudan uyandıktan sonra bir bakmış ki sol gözü şişmiş.

Sabah hafif bir şişlik vardı gözünde, herhalde üstüne yattı deyip göndermiştik okula. Bir reaksiyon var belli ki… İki gündür çilek yiyor, acaba ondan mı oldu?

***

Çok mu ihmal ediyorum Deniz’i de bunlar oluyor? Neden böyle üst üste geliyor?

Acayip bir suçluluk hissi içimde… Sabah 5’te Derin’i emzirip geri yatıyorum. 6 buçukta Deniz uyanınca onunla ilgilenecek halim olmuyor.

Dün Deniz bana “Anne, what do you think of when you’re alone?” (Yalnızken ne düşünüyorsun?) diye sordu. Nasıl bir cevap beklediğini bilemedim. Ne amaçla sorduğunu anlamadım. Mesela ben yalnız başıma yürüyüşe çıktığımda bulutlara bakarım hep. “Bulutları” dedim önce… Israrla tekrar sordu. Anlamadım. Sonra “Do you think of baby?” (Bebeği mi düşünüyorsun?) gibi bir şey dedi, tam hatırlamıyorum kelimelerin dizgisini. O anda jeton düştü bende, “I think of YOU” dedim (Seni düşünüyorum). Masanın öbür ucundan kalktı, geldi, sarıldı bana.

Gerçekten çabalıyorum onu ihmal etmemek için. Ama bazen de fiziksel olarak yetemiyorum, klonlanmam lazım. Sabahın 4’ünde bebeği emzirirken, Deniz kötü rüya görüp de Anne! diye seslenince ben gidemediğim için babası gidiyor. Ne düşünüyor o an Deniz? Beni çağırmış, gitmemiş oluyorum.

Sanki yüzüme gözüme bulaştırıyormuşum gibi bir his var içimde…

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

12 yorum

  1. Elif, ben tek cocuga bile yetemiyorum, sen iki taneye yetemedigini soyluyorsun cok normal…

    Bence, bu kadar duyarli birinin yeterince ilgi gostermemesi imkansiz, duygusal olarak daha cok daha cokk beklentisinde belki Deniz.

  2. Bunları belki ben de yaşayacağım yakın zamanda bilemiyorum ama bildiğim bir şey varsa sizin Deniz'i ihmal etmediğiniz. Sadece bu aralar yetişemiyor olabilirsiniz. Onu bir birey gibi yetiştiriyorsunuz ve bence bu durumda yapacağınız en iyi şey ona bu durumun geçici olduğunu, o yeni doğduğu zamanlarda da onunla böyle ilgilendiğinizi hatta WC'ye bil gidemediğiniz zamanlar olabildiğini, onu aklınızdan hiç çıkarmadığınızı ve ona vakit ayıramadığınız için çok ama çok üzgün olduğunuzu anlatmak. Sizi anlayacaktır.
    Eminim bunu yapmak sizi de rahatlatacaktır.
    Sevgilerimle

  3. Elif bence suçluluk duygusundan arınmaya çalışmalısın. Sen çok iyi ve yeterli bir annesin. budur.
    tek çocuk, iki çocuk, çok çocuk farketmez. bu başına gelenler tek çocukla da pekala gelebilecek şeyler. Deniz de pekala tek çocuk olduğu dönemde bu kadar mız mız olabilrdi. Sen bahar yorgunluğu, iş vs. başka sebepten buna herzaman ki kadar çabuk tepki veremeyecek halde de olabilirdin. – ki ben bu aralar öyleyim –
    Her şeye yetişmek mumkun degil biraz akışına bırakıldığı zaman da pekala su yolunu buluyor 🙂

  4. Elif,

    Allah kolaylik versin. Hepsi gececek. Ozellikle sucluluk duygusu. Ama gecene kadar kendini cok depresyona sokmamaya calis. Yapmasi demesinden daha zor biliyorum ama sonucta sen cabaliyorsun. Cabalamayani var, gam duymaz; sen kendini bosu bosuna heba etme. Bu isin universitesinden mezun olmadik, stajini yapmadik. On-the-job training.
    Cunku kendini elime gozume bulastiriyorum diye telkin ettikce elin ayagina dolasir, ustune ustluk vakit gectikce hem uykusuzluk, hem "yapamiyorum, olmuyor" ruh hali cocuklara karsi tahammul kapasiteni de geriletmeye baslar. Yapabildigini yap, yapamadigini Allah'a havale et.

  5. Merhaba, ben sessiz takipçilerden (oip'in meşhur ettiği)
    1,5 yaşında bir kızım var ve çalışıyorum. Bakıcımız bakıyor ona, sizi gerçekten çok takdir ediyorum, ben doğum izninde olduğum zaman bile evde bakıcımız vardi, siz hala tek başınıza yetmeye çalışıyorsunuz ve çok da iyi yapıyorsunuz herşeyi.

    Herkes için bir alışma dönemi, mutlaka yoluna girecektir .

  6. Elif, Deniz' e kardesine alismasi, 4 kisilik ailenizle artik islerin biraz farkli olacagini kabullenmesi icin verdigin zamani, kendine niye vermiyorsun?

  7. Aynı duyguları ben de yaşadım.Ve bence ikinci çocuğa sahip annelerin çoğunun da yaşadığını düşünüyorum.Annecim doğumdan sonra 2 hafta kaldı,sen düzen tutturusun dedi,gitti.Tuutturdum ama suçluluk duygularıyla…Uykusuzluk,emzirirken yaşadığım acı,çocuklarıma yetememe korkusu…Üstelik bizim babamız da işi dolayısıyla sürekli seyahatte..Annem yanımda yok,kayınvalidemler yanımda yok,kimse yok…Bazen yarım yamalak da olsa,bazen kendimi daha fazla yıpratarak da olsa bazı şeyler yoluna giriyor.Her çocuğun önce anneye ihtiyacı var…Berçem hanımın kısa gündüz uykuları sırasında alelacele yapılan faaliyetler,hadi annem kız uyanmadan bitirelim demeler,kız uyandı annem artık bitirelim demeler,bazen de kız biraz ağlarken,ya da komşuya bırakılmışken oynanan oyunlar…2 çocukla hayat kolay değil ama bence düzen ilk çocukla olduğundan daha çabuk kuruluyor.Sık boğaz etmeyen ama istenildiğinde yanınızda olan birileri varsa -benim olmadı- bence daha kolay…

  8. cok sevgili blogcuanne, (belki nurturia dan hatirlarsiniz, asna)

    benim su an iki cocugum var, aralari 15 ay, 2. sürprizdi, lakin ben dünyaya cocuk dogurma misyonu ile gönderilmis hatun kisi olaraktan artik sürpriz degil $ok edici bir sekilde su an yeniden hamileyim ve 7 ay sonra aralari 15er ay olan 3 cocugum olacak.

    So, what do you think of this? 🙂

    devam ediyorum:

    – yurt disindayim, hic bir aile ferdim, dolayisi ile yardim isteyebilecegim bir Allah'in kulu yok bu ülkede (ok arkadaslar var ama, arkadas 🙂
    – esim cok yogun calisiyor
    – cocuklara yardimsiz bakiyorum, kres vs. yok
    – hamileliklerim cok ama cok zor geciyor
    – bide bu aralar büyük kizda tuvalet egitimine basladim

    daha yazacaktim ya, cok söze ne hacet, ne demis sair:

    beterin beteri, haline sükret dostum 🙂

    not: hamilelik durumlarindan mütevellit söz verdigim dogum hikayelerini yazamadim, artik 3ünü bir yazarim 🙂 oooy oy oy…

  9. Elifcim,

    Sen benim hayatımda gordugum gorecegim en iyi, dusunceli,fedakar, en "anne" annesin..

    İkisine birden de yetismeye, bir yandan da Deniz'i kesinlikle boslamamaya calisiyorsun.

    Herseyden ote "elinden geleni yapiyorsun".. En onemlisi de bu,
    ben seninle gurur duyuyorum caniminici..

  10. Ya…

    Sanırım hormonların da etkisiyle biraz fazla kurcalıyorum bazı şeyleri… ELFANA'nın da dediği gibi, kendime de biraz vakit tanımalıyım.

    Bu yazıyı yazdıktan sonra Deniz'in aslında burada anlattığım kadar etkilenmediğine karar verdim. Yani, evet, etkileniyor, ama sanırım benim de çabaladığımın farkında.

    Bir öyle düşünüyorum, bir böyle… Biraz da fazla kurcalıyorum sanırım. Bırak gitsin işte!

    PRATİK ANNE – Haklısın, ben takıntı haline getirdikçe daha da zorlaşıyor.

    BÜŞRA&ADA&BERÇEM – Bu düzen konusunda geçen gün Deniz'in okulundaki psikologla da konuştuk. "Eve misafir geldiğinde bozulan düzen bile insanı rahatsız eder" demişti. Dediğin gibi düzenimiz oturduğunda rahatlayacağımızı umuyorum.

    ASNA – Sen bırak doğum hikayelerini, biz senin hayat hikayeni kitap yapalım bence 🙂 Şaka bir yana, tebrikler! Ve sana şapka çıkarıyorum.

    ECECİM, bi'tanem – Beni ve anneliğimi yakından takip eden "anne yarım" olarak söylediklerin benim için çok önemli. İyi ki varsın.

  11. benimde 2. çocuğa şimdilik sıcak bakmamamın en önemli nedeni çocuklardan birini ihmal etme korkusu.tek çocukla bile çoğu konuda afalladım.

    • Kız kardeşimle aramızda 4 buçuk yaş var. Anneme niye az yaş bırakmadıklarını sorduğumda cevabı "seninle daha çok ilgilenebilmek için" oluyor. İster istemez birinci çocuk ihmal ediliyor, ama hangi yaşta olursa olsun oluyor bu. Tabii daha küçük yaşta daha çok etkilenecektir çocuklar. Doğru zaman gelince sen hissedeceksindir.