23 Yorum

Kalbimin odaları

“Kalbi dışarıda atmak”

Böyle bir deyiş var mıydı, ben mi uyduruyorum?

“Annenin kalbi dışarıda atarmış.” Böyle bir söz var mı? Yoksa da girsin sözlüğe. Çünkü ben aynen böyle hissettim.

İki gün önce Deniz’in bir arkadaşının doğum günü partisine gittik. Deniz, ben ve Derin. Daha doğrusu Derin’le ben önden gittik, Deniz okul çıkışı servisle oraya geldi.

Derin ana kucağında uyuyordu, onu ortalıkta dolanan bir sürü 2-3 yaş arası veledin hışmından korumak için bir odaya bıraktım. Bahçede toplanan kalabalığın yanına gittim. Aklım Derin’de, uyandı mı, uyanacak mı?.. Aklım Deniz’de, geldi mi, geliyor mu?..

Bir odaya gidiyorum, bir çıkıyorum, kapıyı kontrol ediyorum. Sonunda Deniz geldi. Derin’in uyuyor olmasından istifade Deniz’le bayağı bir ilgilenip onu sevdim.

Sonra Derin uyandı, meme istedi. Bu sefer Deniz’i dışarıda bırakıp Derin’i emzirmeye gittim.

Gittiğimiz ev bahçe katı. Çocuklar sitenin bahçesinde koşturuyorlar. Deniz de dahil.

Etrafta küçük süs havuzları var. Boyu Deniz’in boyuna gelmez. Çocuklar etrafında oynuyorlar, içine taş atıyorlar.

Ben Derin’i emzirmek için odaya gittiğimde Deniz de bahçede oynuyordu. Giderken arkadaşlarıma Deniz’e göz kulak olmalarını söyledim.

Derin’i emzirirken geldiler yine annelik cinleri. Deniz havuza düştü. Önce kimse fark etmedi. Sonra fark ettiklerinde çok geçti, falan filan. Acayip, saçma sapan şeyler işte…

O an düşündüm. Derin’leyken Deniz’i düşünüyorum. Deniz’leyken Derin’i özlüyorum. Sanki iki tane kalbim var, ve eğer iki oğlum da yanımda değilse biri o neredeyse onunla atıyor. Bunu tam anlamıyla böyle hissettim.

***

Derin gelmeden kısa bir süre önce korkmuştum. Derin’i Deniz kadar sevemeyeceğimden, ya da daha fazla seveceğimden, ya da ne bileyim işte, korkmuştum.

Hislerimi döktüğüm yazıya yorum yapan Esra, “Anne kalbi kocamandır, içinde sayısız oda vardır” demişti. Hakikaten öyleymiş. Derin’i kucağıma aldığım andan itibaren yepyeni bir oda açıldı sanki kalbimde. Ama o açılırken Deniz’in odası küçülmedi. Bir oda daha eklendi sadece…

Demek böyle oluyormuş. Korkmama hiç gerek yokmuş. Zaten nereme sığdığı hakkında bir fikrim olmayan içimdeki bu sevgi, ikiye katlanıveriyormuş.

Bir arkadaşım ikinci çocuğu olduktan sonra “şimdi tam bir aile gibi hissediyoruz” demişti. Anlam verememiştim. Sadece Deniz varken de eksikmişiz gibi gelmiyordu ki bana. Derin doğduktan sonra da bu tamamlanmışlık hissine pek varamadım.

Şimdi şimdi fark ediyorum. Arkadaşımın ne demek istediğini anlıyorum. Var olduğunu bilmediğim bir boşluğu doldurdu Derin oğlum. Sanki resmi tamamlamak için onun gelmesi gerekiyormuş gibi.

Ama bir, ama on bir… Her çocuk ailesinin hayatına yeni bir anlam katıyor. Annelerinin kalbinde yeni odalar açıyor.

Tarifsiz bir his bu…

23 yorum

  1. Çok duygulandım..bir çocuk daha istiyorum :) Yaklaşan anneler gününe çok uygun bir yazı olmuş..Anneliği iliklerine kadar yaşayan, özverili anneciğim bu vesile ile anneler gününü yürekten kutluyorum…Sevgiler..

  2. Elif,

    Ne güzel yazmışsın ve de bu aralar düşündüğüm şeylere tam bir yanıt olmuş! Ben de hep ikinci bir çocuğum olursa onu Çınar çok nasıl severim, onu da çok ama çok seversem Çınar'a haksızlık mı olur diye düşünüp duruyordum. Hoş, Çınar 3 yaşına gelmeden ikinci bir çocuk düşünmüyorum, "bebekliğini-ilk çocukluğunu" hakkıyla yaşasın istiyorum. Ama aklıma geliyordu işte… Herkes aynı şeyi söylüyor aslında ama, yeni deneyimlemiş bir anneden okumak farklı; hem de böyle güzel ifade edebileninden!

    Eline, kocaman yüreğine sağlık! Sevgiler, Başak

  3. İşyerinde okudum ve simdi kendi gözyaşlarımdan yazdıgımı okuyamıyorum… bilmiyorum Can'ımın dogumuna sadece 3 ay kaldıgı icin midir yoksa sen harika anlatmissin da ben zaten hamile olmasam da bu kadar etkilenir miydim kararsızım.. Derin Deniz'lerde güzel, uzuuun bir yolculuk dilerim sana, eşine, güzel ailene … Anneler günün kutlu olsun :)

  4. Tam zamanında geldi bu yazı. Ben de ikinci bebeğimi Alper kadar sevemeyeceğim mi, yoksa onu daha fazla seversem Alper'e üzüleceğim mi, yada ikinciye de yeni bebek yatağımı alsam yoksa Alper'in bebek yatağını mı kullansam, haksızlık olur mu?……..
    boğulmaktaydım desem yeridir. Tam olarak ne hissedeceğimi bilemiyorum ama bebeğimin doğduğunu hayal ettiğimde aklıma hep Alper'e davranış şekillerime ilişkin kararlar geliyor. Oğluma en az şimdi olduğu kadar sarılıp sevdiğimi söylemeliyim gibi…

    Çok zor günler bekliyor sanki beni, yavruma şimdi daha daha fazla kanım kaynıyor. O heyecanla bekliyor kardeşini ama bende hep bir tedirginlik…

  5. Benim bebegim olmamasına gozlerim doldu, ragmen bogazım dugumlendi, teyze olmak da bu kadar etkiler mi acaba :)

  6. Ben bu "oda açıldı" lafına bayıldım!!! Bu kadar güzel bir tarif olamaz. Başlığı görür görmez bağdaştırmıştım zaten :)
    Ben de eskiden, nasıl, aynı sevilebilir mi acaba, diye düşünüyordum. İkinci çocuğu olan arkadaşlarıma soruyordum hatta, "nasıl, seviyor musun hemen eşit derecede?" falan, diye. Şimdi ise kucağımda Selen'le çok gülüyorum bu sorularıma. Meğersem insan hemen, yeniden aşık oluyormuş bu yaratıklara.

  7. Anne Kalbi Kocamandır , Annemden hep duyarım bu lafı, eee 8 çocuğa 8 oda açmakta kolay değil tabi..

    Çok güzel biryazı olmuş..

    Sevgiler..

  8. Kocaman kalpli arkadaşım, çok güzel bir yazı, kalemine sağlık :)

  9. Senden önce ikinci bebeğini kucağına alan bir arkadaşım da "hayatımın puzzle'ı şimdi tamamlandı" demişti.. Sen de aynısını söylüyorsun, içimi ferahlatıyorsun, arkadaşım sen bana çokkk iyi geliyorsun ya:-))))))))))))))

  10. Hele sen bir de torun gor insallah! bak kac oda olmus kalbinde.. ( ben bu sozu cok sevdim. )

  11. Elif;
    bu yazın bugun ikinci bebegimin kontrolünden sonra bana çok iyi geldi. Zaten daha bir heyecanlanmıştım şimdi çok dha iyi hissediyorum.. Ben de puzzle 'ı tamamlamak için gün sayyorum..

  12. canım harika bir anlatımla anneliğin kalbindeki yükselebilen tüm katmanları dökmüşsün ortaya, sınırsız büyüyebilme yeteneği olan bir kalp annelerinki… kalemine, kalbine, uhuna sağlık:)

  13. ne güzel telaşlar bunlar .. iki yavruşlu anneler gunun sımdıden kutlu olsun .. Elif Hanım 37. haftadan sonra magnezyumu bırakacagınızı soylemıstınız , ne ıcın bırakıyorz ? ben 38. haftaya gıeıyoırum da , dopktorumun acıklamaarı benı tatmın etmedı .. Bır de babycenterde rahım kaslarını kuvvetlendırenb ahududu yapragı cayından bahsedılıyor bu konuda bılgısı olan var mı acaba .. kolay gelsın :)

  14. Bir noktaya değinmeyi unutmuşum: İkinci çocuk geldikten sonra birincisini eskisinden daha fazla bile seviyorsunuz gibi bir durum söz konusu sanki. Neden bilmem, Deniz'i ayrı bir öpüp koklayasım geliyor bu aralar. Belki de ona karşı hissettiğim suçluluk duygusundan arınmaya çalışıyorum kendimce…

    HİLAL – Çok teşekkür ederim. Ben 37. haftayı görebilseydim, o noktadan sonra doğumun gerçeklemesi "erken" kabul edilmeyeceğinden, bebeğin gelişimini yeterince tamamlanmış olduğu varsayılacağından bırakacaktım. Magnezyum kasılmaları engelliyordu, ancak 37. haftadan sonra engellemesini istemeyecek, "bebek ne zaman isterse doğsun" diye düşünecektik.

    Red raspberry leaf'ten bahsediyorsan hiç denemedim.

    Çok az kalmış, sağlıklı doğumlar diliyorum sana.

  15. Kemal Baştürk

    Sevgili Blogcuanne;

    Bir çocuk babası olarak muhteşem bir yazı yazdığını ben de not etmek istedim buraya.
    Kalbine ve kalemine sağlık.

    HERKESİN ANNELER GÜNÜNÜ KUTLARIM..

  16. çok keyifli bir yazı . kalemimize pardon klavyenize sağlık:)

    2 . çocukta aynı duygulardayım ve kesinlikle ailemin şimdi tamamlandığını düşünüyorum.
    ve bir soru kalbinizde bir oda daha açmayı düşündünüzmü derin bebekten den sonra yani bir kardeş daha?

    • Bilemiyorum ama bundan bir süre sonra, örneğin biri 2, biri 5 yaşında iki canavarın peşinde koştururken pek istermişim gibi gelmiyor :)

  17. ufff. elif
    22 aylık oğlum babasıyyla dışarıda
    daha kızımı doğurmama 12hafta var

    ama şimdiden sardı beni hamilelik cinlerim kızının bir kızkardeşi olmayacak mı? oğlunun arkadaşlık yapacağı bir erkek kardeşi olmayacak mı diye

    bir an evvel savmak isterken onları başımdan. bu yazı çok iyi geldi. 4ODA 1 SALON 0! YATAK ODASI OTURURUZ ARTIK :)

  18. Bu yaziyi okurken bogazim dugum dugum oldu, hep icimde yasadigim ikinci cocuk endisesini ne de guzel anlatmissiniz.. Ben birde ikisine yetebilen bi anne olamaktan korkuyorum, tek basima bunun ustesinden gelebilir miyim onu bilmiyorum :(