8 Yorum

İşte Emzirme Reformu bu yüzden gerekli

Aşağıdaki yorum, Süt İzni Reformu Gerekli, Derhal! başlıklı yazıya yazılmış:

Dört aylık kızım var.iki hafta önce işe başladım. Doğum iznim için bile bin ton laf ettiler.İşe başladıktan sonra. Süt izinlerimi cuma günleri tam gün kulllanma kararı aldık. Bunun yanında kızım sadece anne sütü ile beslendiğinden ve gün içerisinde davul gibi göğüslerim şistiğinde günde iki yada üç kere iş yerinde süt sağıyordum. Fakat müdürümden şöyle bir uyarı geldi. Hem haftanın bir günü yoksun hem de gün içerisinde süt sağıyorsun.Bu süt sağmak için yerinde olmadığın zamanlar süt izninden düşeceğiz.Yani gün içerisinde ben süt sağmadan nasıl durabilirim . Bunun yerine sigara içsem ne fark edecek bilmiyorum. Aranızda süt izni ile ilgili detaylı bilgisi olan var mı? ne yapabilirim kanuni olarak haklarımız neler?Sonuçta İstanbul şartları, eve gidip emzirmenin imkanı yok ki….

— Meltem

İlahi Meltem! Hem haftada bir gün süt izni kullanıyorsun, hem de sair günlerde de süt sağmak için işten kaçıyorsun. Bak, müdürün o kadar düşünceli davranmış, sana haftada bir tam gün izin vermiş. Sen hala “ne yapacağım?” diye soruyorsun. “Ne yapacağım”ı var mı? Pazartesi-Salı-Çarşamba-Perşembe boyunca sütleri memede biriktir, Cuma günü hepsini toptan sağarsın. Herkes mutlu olur.

!!!

İşte Emzirme Reformu bu yüzden gerekli.

Bu Meltem Anne emziren bir anne olmasaydı da, diyelim şirketin sponsorluğunda master yapan bir (erkek ya da kadın) çalışan olsaydı, ve -hikaye bu ya- haftada bir gün okula gitmek üzere şirketle anlaşmış olsaydı. Ve bu kişi aynı zamanda sigara içiyor olsaydı. Müdürü ona der miydi: “Hem Cuma günleri (şirkete daha faydalı ol diye seni eğitime gönderdiğimiz için) gelmiyorsun, hem de diğer günler içinde sigara içmek için masadan kalkıyorsun.”

İşin yasal kısmını bir kenara bırakalım, insani kısmına bakalım. Bu müdür bu annenin emzirme çabalarını baltalayarak o dört aylık bebeği Türkiye’de ilk altı ay -olması gerektiği gibi- sadece anne sütüyle beslenen %1,3’lük grubun dışına çıkarmak üzere olduğunun farkında mı?

***

Çalışan Gebe ile birlikte bir Emzirme Reformu Manifestosu hazırladık, koyduk. Bloglarında destekleyenler, yazanlar oldu. Bunu daha çok yazmamız, yaymamız lazım. Bir logo tasarlatacağız, hazır olunca paylaşacağız ki blogcular bloglarına koyabilsinler.

Ayrıca, bu konuda sivil toplum örgütleriyle de beraber hareket etmek gerektiğini düşünüyorum. Sizce bu konuyu en çok benimseyecek sivil toplum örgütü hangisi olabilir?

Medyanın desteği olmadan olmaz. Ancak önce güçlenelim, sonrasında sesimizi duyuralım.

***

Avrupa’ya uyum sağlayacağız diye çırpınıp duruyoruz. Orada nasıl bilmiyorum, Amerika’da “pro bono” denilen bir hizmet türü vardır. Bir sektörün çalışanları, ki bu genellikle de hukuktur, o hizmete ihtiyacı olan ancak maddi bedelini karşılayacak gücü olmayan kişilere/kurumlara o hizmeti bedelsiz olarak sunar. Birçok sivil toplum örgütü bu sayede kaliteli hukuki hizmet alır.

Bu Emzirme Reformu, süt izni konularında da bizlere ön ayak olacak, emziren çalışan annelere haklarını hatırlatacak, ışık tutacak avukat(lar)a ihtiyacımız var. Yukarıdaki Meltem Anne örneğinde olduğu gibi “şunu şunu yapabilirsin, bunu yapamazsın” diyebilecek işini bilen uzmanlar gerekli. Belki de müdür kanunen haklıdır, zaten bir günü süt izni olarak kullandırttığı için böyle arıza çıkarma hakkı yasal olarak vardır da bize sadece söylenmek kalıyordur. “Bunun kanunu böyle böyledir” diyenler olmadan çok kısıtlı hareket edebiliriz.

Yok mu hiç “Ben bu işe gönül vermek isterim” diyen avukat? Ya da “Şu avukatlık büroları bununla ilgilenebilir” diyebileceğiniz isimler var mı?

8 yorum

  1. çok çok sinirlendim,tüylerim ürperdi resmen.o müdür denilen kaz kafalının yüzüne süt fışkırtmak istedim resmen:))

    • çokoprenses birleşip fışkırtarak boğalım mı ne dersin, ben de çok sinirlendim!

      logoyu bekliyoruz, yayınlanınca biz de blogumuza ekleyeceğiz

      Ayda'nın annesi

  2. Aslında uzunca bir şeyler yazmıştım ve yanlışlıkla gönder butonuna basıp sonra da engel olmaya çalışırken kayboldu. Eğer ilk yorum aktif olursa bile kopukluk olmaması için tekrar yazıyorum.
    Keşke avukat olsaydım da yardımcı olabilseydim ama bir reklamcı olarak elimden geleni yapmaya hazırım. Kısa bir araştırmadan sonra yardımcı olabileceklerini düşündüğüm STK'ları (Sivil Toplum Kuruluşu) aşağıda listeliyorum.
    – Çocuk Vakfı – http://www.cocukvakfi.org.tr/
    – Geleceğimizin Çocukları Vakfı – http://www.gcv.org.tr/
    – Toplum Gönüllüleri Vakfı – http://www.tog.org.tr/
    – Türkiye Aİle Sağlığı ve Planlaması Vakfı – http://www.tapv.org.tr/
    Son yazdığım vakıf Gülben Ergen ile birlikte "Dikkat Bebek Var" isimli bir proje yürütmüşler (www.dikkatbebelvar.org). Anne adaylarını, gebelik öncesi dönemden başlayarak gebelikleri süresince, doğumda ve lohusalık döneminde, yenidoğan bakımında desteklemeyi amaçlamışlar. Ne zaman olduğunu bilmiyorum ama hayal meyal ben de hatırlıyorum. Sanırım o dönemde ilgi alanıma girmediği için algım seçememiş.
    Bu nednele en çok bu vakfın ilgilenebileceğini düşünüyorum. Hatta son dönemde Gülben Ergen'in bebek ve çocuklar konusundaki hassasiyetine bakarak (doğu illerde anaokulu açması) hazırlanacak bir projeye katılımı istenebilir. Ünlü kullanımı bu tip durumlarda daha çok kişiye ulaşmayı sağlar.

    Benim iş yerimde Meltem Anne'nin yaşadığı gibi bir problem yok neyseki. Hatta patronum şu anda 10.00'da gelip 17.30'da çıkmama bir şey demiyor (33 haftalık hamileyim). Ama işe geri döneceğim aralık ayı ve sonrası benim en yoğun olduğum dönemler. O aylarda gece geç çıktığım hatta sabahladığım zamanlar oluyor. Ve işler bitmemişken ben nasıl ofisten çıkacağım ama aynı anda bebeğimi nasıl ve kime bırakacağım hiçbir fikrim yok. Kara kara düşünüyorum…
    Sonuç olarak başlattığınız emzirme reformu ile ilgili elimden ne gelirse hazırım. Manifestoyu facebook'umda da yayınlamıştım zaten…

  3. insanlık dışı resmen!! yazık o insan yavrusuna. anne sütü almasa bile 4 aylık minnak şey annesinden nasıl ayrılır ki!! kedi gibi oluyor onlar daha o aylarda…

    ben 2 avukat arkadaşıma gönderdim. tanıdık-bildik birileri var mıdır bu işe gönül verebilecek diye sordum. umarım olumlu haberler ile dönerler…
    bilgi gelir gelmez haberdar ederim…

    sevgiler

  4. bende her gün 1,5 saat erken çıkarak kullandım ama bu da yetersiz, aralarda sağmaya çalıştım şirkette doktor odasında ama her firmada bu da yok mesela, gerçekten yeni doğum yapmış bir anne bebeğini çok küçükken bırakmak zorunda kalıyor, süre biraz daha uzasa çok güzel olur.

  5. Senin istedigin yasal bilgiyi veremeycegim ama benim dusuncem bir yaptirim olmadikca mudurler bu sekilde davranabilecektir. ve izinler mudure ve mudur-calisan arasindaki iliskiye bakar. cunku kanun sadece gunde 1.5 sat sut izni (simdilik). 5 gun birlesince 7.5 saat oluyor, 8 bile degil, o yuzden diger gunler izin vermek istemiyor olabilir. Emziren annenin gunde 3 kere sut sagdigini dusunelim, 15er dakkadan olsun 10 dk sagim 5 dk temizlik vs. bunlarin 1i oglen molasi icinde, diger ikisi de sabah ve ogleden sonra birer mola (sigara molasi gibi) seklinde isverene tatli bir dille aciklanabilir. yasal reform gerekli ama su anda bu yorumu yazan anne gidip muduruyle kavga ederse hicbiryere varamaz. tatli dille ikna etmesi lazim. Oglen yemegi molasini daha kisa alabilir ornegin bu donemde, diger molalara dagitabilir. Anne sutu emen bebeklerin daha az hasta olduklari ve bu yuzden annenin de toplamda daha az gun kaciracagi soylenebilir mesela. Bu fikirleri suradan aldim, yani yasal savasim surmeli ve haklar kazanilmali ama bir yandan da calisanlar mudurle isbirligi icinde pratik cozumler uretmeye calismali, patronlar tatli dille ikna edilmeli: http://www.llli.org/Law/LawEmployment.html

  6. çok sinir olarak okudum.. çok üzücü diyecek birşey bulamıyorum…lütfen düzelsin artık bişeyler… !
    ücretsiz iznimi de kullandım ece 8aylık oldu. veee bu geçen hafta istifa ettim.çok düşünmüştüm çok kararsız kalmıştım. blogada ozman rastlamıştım…
    şuan içim çok rahat …ama…..çevreden duyduğum laflar çok kırıcı oldu gerçekten…
    "aa iş bırakılırmı çocuk büyümüş zaten"(8aylık ya doğru diğer anneler 3aylıkken iş hayatına dönmek zorunda bırakılıyor…..)
    vs.. yapamadım hem bankacı hem anne olamazdım çoook mutsuz olurdum…

  7. Zaten gönülden destekliyorduk Blogcu anne ama bu yorum herkesin zihnini açmıştır kouyla ilgili. İnsanlıktan uzak yöneticilerden korusun Allahım. Biz senelerce iş bitmeden çıkamadık fabrikadan, fazla mesai mi hesapladık hayır, ama bir bebeğin süt hakkını elinden almak çok vahim. sigara konusunu çok iyi örneklemiş bence.