22 Yorum

Plastik domatesten oyuncak silaha

Öncelikle şu soruya cevap veriniz:

[polldaddy poll=”3417235″]

Bizim evimize “henüz” oyuncak silah girmedi.

Ben 10 de. (Ben Ten diye okunuyor)

Bakugan da.

“Henüz” diyorum, çünkü anne olmanın bana öğrettiği bir şey varsa o da büyük konuşmamak gerektiği“Bizim evimize kesinlikle oyuncak silah girmeyecek” gibi bir önermenin bir süre sonra hiçbir önemi kalmayabilme ihtimalini göz önünde bulundurarak kesin konuşmaktan çekiniyorum.

(Ben kaç? Bakugan da ne ola ki? diye soruyorsanız Google’dan öğreniniz. Çocuğunuz size öğretmeden siz öğreniniz. Her ikisi de Japon çıkışlı, erkek çocuklarının hastası olduğu, Deniz gibi, seyretmese bile özendiği savaşçı çocuk karakterler)

Bizim evimizde hala Thomas trenleri var. Legolar. Ahşap bloklar. Oyun hamurları. Plastik domateslerin ve ekmek dilimlerinin olduğu piknik setleri.

Bir nevi anaokulu havası esiyor yani evimizdeki oyuncakların “masumiyetinde”…

Deniz tabancanın ne demek olduğunu bilmiyor. Geçen gün bir arkadaşının evinde gördüğünde “Anne, bak, çuf çuf makinesi” dedi.

Okuldan olan o arkadaşının kendinden bir buçuk yaş büyük bir de abisi var. Çocukların oyuncakları çoğunlukla action figure’ler, silahlar, Bakugan’ın (Deniz’in deyimiyle) “ateş topları”ndan oluşuyor.

O çocukların annesiyle sohbet ederken bir zamanlar eve oyuncak silah almaya çok karşı olduğunu söyledi. Uzunca bir zaman almaya direndiğini, ancak çocukların yan komşuda gördüklerini ve takıntı haline getirdiklerini, o kadar ki komşununkilerle oynamak için yan evin kapısına gidip ağladıklarını, en sonunda eşinin “Yeter, bitsin bu saçmalık, alıyorum tabanca!” diyerek olaya nokta koyduğunu, o gün bugündür de çocukların oyuncak silahla oynadıklarını anlattı.

Bana sorsanız ben de oyuncak silaha çok karşıyım. Eskiden “ileride-oğlum-olsa-ona-oyuncak-silah-kesinlikle-almam“dım.

“İyi de, neden?” diye düşündüm geçenlerde, ve biraz okuyup araştırdım.

Psikologlar çok karşılar oyuncak silaha.

Şu yazıda şöyle diyor psikolog Nevin Kılıç:

Özellikle de teknolojinin ilerlemesine bağlı olarak oyuncak yapımının el sanatı olmaktan çıkıp fabrikasyon ürünü olmasına ve bilgi düzeyinin artmasına bağlı olarak detaya önem veren oyuncakların arttığı gözlenmektedir.

Bunun sonucu olarak çocuklar için çok çeşitli oyuncaklar dizayn edilmiş, bilinen oyuncaklar da daha detaylı ve gelişmiş şekilde karşımıza çıkmıştır.

Envai çeşit modelde ve boyutta üretilen oyuncak silahlar da bu teknolojik gelişimden paylarını almışlardır. Oyuncak silahların, çocuk gelişimine olan katkısının olumlu yönde olacağını ve yukarıda sayılan işlevleri gerçekleştirebileceğini söylemek mümkün değildir.

Aksine, oyuncak silahlarla kurguladıkları oyunlarda çocuklar ölme ve öldürme alıştırmaları yapmakta, saldırganlık ve öfke duyguları ortaya çıkmaktadır. Masum bir kelime olan “oyuncak” ile, ürkütücü bir sözcük olan “silah”ın yanyana kullanılması bile çelişkidir.

Bir başka psikolog Serap Duygulu da şu yazısında böyle demiş:

Bir çocuğa silah almanın masum hiçbir gerekçesi olamaz.

Biz iki kız kardeş büyürken oyuncak silahımız hiç olmadı. Ama etrafımdaki bütün erkek arkadaşlarımın, bütün erkek kuzenlerimin heeeeepsinin vardı.

Onların hepsi de normal yetişkinler. Bırakın şiddet uygulamayı, hiçbirinin silahı bile yok. (Belki içlerinden birinin Swiss Army çakısı olabilir, ama o da tirbuşonunu şarap açmak için kullanıyor!)

Peki, şimdilerde oyuncak silaha bu kadar direnmek neden?

Şiddetin yaş barajı düştüğü için mi?

Ben 10’lerle, Bakugan’larla benim üç buçuk yaşındaki oğluma bile erişebildiği için mi?

Biz büyürken şiddet bu kadar cazip değildi. Ben 10’li ayakkabılar, saatler yoktu. Bakugan’ın “ateş topları” (gerçek ismini bilen söylesin Allah aşkına!) bilye gibi satılmıyordu. Çok çok He-Man seyrediyorduk. Bir de Voltron oluyorduk. Onlarda da özendiğimiz şey “şiddet” değil, “güç”tü.

Ancak şimdi o kadar çok şiddet promosyonu var ki etrafta, çocukların o eğilimini bir de oyuncak tabanca alarak beslemeli mi, bilemiyorum.

Ama çocuğumun bazı doğal güdülerini de bastırmak, eğlencesini kısmak istemiyorum.

Doğan’a “senin silahın vardı değil mi?” diye sorduğumda “Bir sürü!” diyor. “Çok eğlenirdik, kovboyculuk oynardık, atçılık oynardık. Oyuncak silahla oynamasaydım bayağı bir eğlenceyi kaçırmış olurdum” diye de ekliyor.

Deniz, belki erkek çocuğu olduğu için, belki de etraftaki bu şiddet ve ölüm promosyonundan etkilendiği için “öldürmek” kelimesini çok rahat kullanıyor. Bazen bana sırıtarak, şaka yollu “Anne ben seni öldürücjem!” deyip, tepkimi ölçmeye çalışıyor. Pis olduğunu düşündüğü bir böcek gördüğünde gevrek gevrek “Baba, biz onu öldürelim!” diyor. Geçende ateşlenip de gecenin köründe hastaneye götürdüğümüzde yolda “Ben oradaki doktorları öldürücem, bana kötü şeyler yapıyorlar” dedi. Bunu şaka yollu da söylemedi. Öldürmenin çok basit bir şey olduğunu sanıyor herhalde.

Onun oyuncak silahla oynamasına izin versem, bunu özendirmiş mi olacağım?

Eskiden tahta kılıçlar, sapanlarla oynamaz mıymış çocuklar?

Washington Post gazetesindeki şu (İngilizce) yazıda dört çocuk babası olan yazar kendisinin de, karısının da ilk etapta oyuncak silahlara çok karşı olduğunu, hatta bir gün karısının evdeki bütün oyuncak silahları toplayıp attığını, ondan sonra da çocukların buzdolabından çıkardıkları kereviz saplarıyla birbirleriyle savaştıklarını anlatıyor.

Şu (İngilizce) yazı ise erkek çocuklarının neden oyuncak silahla oynamaları gerektiğinden, o tür oyuncaklarla oynamalarının yanlış olduğu söylendiğinde ise içe kapanabildiklerinden bahsediyor.

***

Geçen gün Deniz’in bir öğretmenine “Bende Ben 10 yok. Annem izin vermiyor” dediğini duydum.

Ben Deniz’e hiç “izin vermiyorum” demedim. Yasaklayıp daha cazip hale getirmemel için hep “onlar büyük çocuklar için” deyip geçiştirdim. Bana sürekli kaç yaşında Ben 10’le oynayabileceğini sorduğunda attım: 8, 10, …

Deniz’in son zamanlardaki bu Ben 10 ve action figure’lara özenmesini okulundaki psikologa anlattığımda “Çok da fazla inatlaşmamanı tavsiye edeceğim” dedi. “Kendini çok soyut hissetmemeli. Tüm arkadaşlarında olup da onda olmazsa hem ona çok daha cazip gelir, hem de kendini eksik hisseder.”

Bunun hemen ardından da kendisinin oyuncak tabancaya karşı olduğunu ekledi.

***

Yazının girişinde bahsettiğim Deniz’in okul arkadaşının evine oynamaya gittiğimizde inanılmaz eğlenmiş, kendini kaybetmişti Deniz. İlk defa o tür oyuncaklarla doyasıya oynamıştı. Evden ayrılırken arkadaşının annesine “Bize de bir gün bekleriz. Gerçi ne kadar tatmin olurlar bilemem, bizim evde hala plastik domatesler falan var” dedim. Gülüştük.

Kendimi oyuncak mağazasına gidip de Deniz’e oyuncak silah alırken göremiyorum hala… Ama belllllki bir tanecik “Bakugan ateş topu” alırım. “Bütün arkadaşlarımda var, bende yok” diye düşünmesini, eğlenceyi kaçırdığını hissetmesini istemiyorum.

Paylaşın:

Add to FacebookAdd to DiggAdd to Del.icio.usAdd to StumbleuponAdd to RedditAdd to BlinklistAdd to TwitterAdd to TechnoratiAdd to Yahoo BuzzAdd to Newsvine

22 yorum

  1. Elif,

    Benim de oğlum var. Ve ben de bu ikilemdeyim. Her ne kadar Çınar'ın yaşı henüz bu tür oyuncakları talep etmeyi akıl etmeyecek kadar küçük olsa da, başıma geleceklerden haberdarım.

    Aslında "izin vermedikçe daha cazip hale gelecek olması" yorumu çok doğru. "Bizim etrafımızda küçükken bir ürü silahı olan bir sürü normal insanın" olduğu da. Gerçi, hatırlıyorum, erkek kardeşimin He-Man kılıcı falan vardı ama tabanca hiç almamıştı bizimkiler, kovboyculuğu falan da "mini mekaniklerle" oynardı(k). Yani, ben de hala kendimi oyuncakçıdan "oyuncak tabanca" alırken düşünemiyorum, ama bir gün tutturur da "soyutlanmasın" adına bu tarz oyuncaklar alırsam, belki zararlarını da anlayabileceği gibi anlatıp, farklı biçimlerde oynaması için teşvik edebilirim diye umuyorum.

    Deniz'in yaptığı gibi (seni öldüreceğim), bütün çocuklar her konuda sınırlarımızı deniyorlar aslında. Öğrenmelerinin bir yolu da bu. Şimdilik yapabildiğim, sakince konuşarak, kısa ve net bir biçimde bu söylediğinin (gerçi, bizde yaptığının) neden hoş bir şey olmadığını anlatmak. Şimdilik tabii ki işe yaramıyor, yine yapıyor; ama, kulak dolgunluğu olur diye düşünüyorum 🙂

    Bir de, neden hep biz erkek çocuk anneleri bu topun altındayız? Yani erkek çocuklar neden hep şiddete özendiriliyor? Kızlara salak Barbie felsefesi pompalanıyor, erkek çocuklara ise asarım keserimli çizgi-filmler! Bu dünyadaki ayrımcılık bitmedikçe, biz bu ikilemleri yaşamaya daha çok devam ederiz…

    • Başak – lafı ağzımdan aldın. İnan Barbie konusunda aynı şeyleri düşünüyorum, hatta o konuda da bir iki satır yazıp, bambaşka bir yazı konusu olur diye düşünerek sildim.

      Kız çocuğum olsaydı da Barbie'yle oynamasından gıcık kapacaktım. Ama, her ne kadar ben ucundan yakaladıysam da, aklımın Barbie'lere nasıl gittiğini hatırlıyorum.

      Oyuncakta cinsiyet ayrımcılığı bambaşka bir konu. Kızların silahla, ya da başka "erkek oyuncaklarıyla" oynaması, araba kullanması, kamyonla oynaması OK. Ama erkek çocuklarına puset mi aldın, kazara Barbie'yle mi oynamak istedi, hemen tehlike çanları çalıyor.

      Dedim ya, başlı başına bir yazı konusu, o kadar derin bence…

      • Berna Bayındır

        Benim kızlarım olduğu için sizin oyuncak silah endişeniz ben de de Barbie konusunda var..Ben de -siz daha küçüksünüz büyük ablaların olur -desem de biliyorum ki bir süre sonra tehlike çanları çalmaya başlayacak annemin ben küçükken kesinlikle "hayır" demelerini dinleyen ama içimin gittiğini bildiğim için ben bu kadar katı olabilir miyim olsam da şimdikiler bizim kuşağın aksine söz dinleyebilir ler mi o da bir başka konu 🙂
        Kızları olup bu konuyu aşmış anneler varsa lütfen burada paylaşın sanıyorum bu çağda doğru,sorunsuz ve aklı başında ,mütevazi çocuk yetiştirebilmek en çok da annelerin ve babaların tecrübelerinden faydalanarak gerçekleşebilecek
        Sevgiyle kalın….

  2. Gunaydin!
    Cok guzel bir konuya el bastin!
    Oglum 4,5 yasinda ve eve kesinlikle silah vs oyuncaklar almadik. Almayacagim da.
    Isvecte bir psikolog kadinin öneresini cocuklari bu tur "oyunlardan" (dikkat edin oyuncak demiyorum) eksik etmeyin ama silah ta almayin. Bahcede ormanda ne bulurlarsa, tahta falan, kendi fantazilerini kullanarak "silah" yapsinlar oynasinlar.

    Ben bu tavsiyeye uyuyorum ve oyuncak silah almiyorum.
    Evde bir suru lego var, silah ta yapilir arabada evde.
    Bence fantazilerini gelistirmek icin kendi creativity'lerini kullansinlar.

  3. Çok güzel bir konu bu.
    Biz de karşıyız oyuncak silaha, ancak illa ki başkalarında görecek, oynamak isteyecek. Hatta ilk tanışması benim kontrolüm dışında, bundan 4-5 ay önce oldu. Dışarıda 7 ve 8 yaşlarındaki arkadaşların çocukları oynarlarken, bunun eline de verdiler. Bu da onlara bakarak elinde kocaman ve turuncu bir ultra teknolojik gibi görünen (normal silahtan çok uzak aracına benziyordu) bir uzay silahıyla koşturdu, onları taklit etti. Ne olduğunu bile bilmiyor silahın. Bizim de evimizdeki oyuncaklar çok masum. Oyuncakçılarda görüyor ama sormuyor böyle şeyleri henüz, hala işi gücü arabalar…seneye belki o ateş topları gibi zımbırtıları sormaya başlar. Tammo ve benim çocukken oyuncak silahımız oldu hatırlıyorum, Tammo da hatırlıyormuş. Silah karşıtı insanlarız. Tammo hayatında görebileceğin en soğukkanlı ve şiddetten uzak insanlardan biridir. Ben de şiddet yanlısı bir insan değilim. Biraz şeyle ilgisi var, çocukluktan çıktığında enerjinin ve dikkatinin nerelere kanalize edildiğiyle ilgisi var. Doğru kanalize edildiğinde, ben sanmıyorum ki silahla oynayan çocuklar ileride birer çete mensubu olsunlar.
    Gerçek silahlara benzeyen oyuncak silah almam herhalde. Böyle uzay aracı gibi alengirli, ultra teknolojik gibi görünen silahlar var ya, çok ısrar ederse onlardan alırım ileride..

  4. Ben farkli bir acidan bahsetmek istiyorum. Ben 1 yas kucuk erkek kardesimle ikiz gibi buyudum. Babamiz av ve aticiliga merakli oldugu icin evimizde oyuncak degil gercek silahlar vardi. Bize de ben 6 kardesim 5 yasindayken ilk tek sacma tufegimiz alindi. Ilkokula basladigimizda kampli avlara bile gidiyorduk. Silahin, oldurmenin, birakin tabancayi, sapanin bile ne kadar tehlikeli oldugunu 4-5 yasinda coktan anlamistik. Gercek silahin ne oldugunu bildigimiz icin plastik taklitleri de cok sacma gelmisti. Belki de ogullarinizi alip Karakoydeki avcilik magazalarina, yada ava karsi olanlar sadece silah dukkanlarina goturup gerceklerini elletmeli… Olmenin ne demek oldugu ise silahin ciddiyetini anladiktan sonra olacaktir. Emin olarak soyleyebilecegim tek sey bizimki gibi evlerde buyumus olanlarin hem olme ve oldurme konusunda oyun oynamadiklari hemde oyuncak silahin bile sakasini yapmadiklaridir.

  5. Oglum Can henuz 32 ay bitirmek uzere, sitede oturuyoruz, her yastan cocuk var. Her gun birkaci bakuganlarla silahlarla iniyor asagi, e Can da tanisti artik. Eve de yogun israri uzerine bakugan aldik 3 tane, ilk gun bir heves elinden birakmadi 2. gun asagi inerken cebine koydu oynamadi, 3. gun yuzune bile bakmadi. Eminim silah alinsaydi ona da ayni tepkiyi verirdi.. Yani, eger cocugun icinde yoksa, siddete egimli falan olmuyor. Ha, arada itisip kakisiyor mu arkadaslariyla, evet, ama silahla oldurdumler, bakuganlari savastirip oldurmeler yok cok sukur..

  6. bu arada silah henuz almadim 🙂 bir sure de almayi dusunmuyorum 🙂

  7. Ben yorumları okuyacak fırsatı bulamadım, değinen oldumu bilmiyorum ama bu durum sadece oyuncaklar için geçerli değil. Ben kızıma kesinlikle cips veya herhangi bir aburcubur yedirmeyecektim. Çocuklar ikram ettiğinde hemen atladım, yok yok verme yemez diye, kocamdan azar işittim, veren çocuğu üzdün diye falan. Ama komşunun çocukları sürekli alıyordu, Eylül'le sürekli karşılaşıyorlardı, ikram ediyorlardı ve Eylül almak istiyordu. İster istemez yedi ve sevdi maalesef.Tadını aldıktan sonra, daha yeni yeni yürümeye başlamıştı, sokakta bir çocuğun peşinden, elindeki cips paketini göstererek, anne mama mama diye koşturmaya başlamıştı. Dilencilik yapacağına alırım deyip cips almıştım ve şimdi Eylül hiç yemiyorsa iki günde bir cips yiyor. O cipsi aldırmak için türlü türlü oyunlar oynuyor. Yani çocuğu ne silahlardan, ne şekerlerden, ne de sigaradan istediğimiz gibi koruyabiliriz. Örneğin Popüler kültür konusu hiç aklımda yokken Eylül'e barbie falan gösterip alırmısın diyordum, O istemiyordu. Şimdi isterse alırım, ne kadar önüne geçebilirimki. Önemli olan bence mutlulukları. Doyumsuz olmalarına izin vermeden almanın sakıncası yok. Silaha bende çok karşıyım. Sadece birbirleriyle oynamaya kalkmıyorlar, sana bana hayvanlara da ateş eder gibi yapıyorlar. Silahla kendilerini çok güçlü hissediyorlar. Silah kimin eline geçerse güç ondadır. Çok korkunç birşey bence. Geçen gün komşunun kızı elinde silahla geldi, kapının önüne koydum, içeri almadım. Anneside Bahar teyzen izin vermez demiş zaten. Ama Eylül isterse bu davranışlarımı yada söylediklerimi bana yedirecekler. Sabırla bekliyor çevremdekiler. :)) (Bu çocuklar insanda prensip falan bırakmıyor valla.)

  8. 2,5 yaşında oğlum var ve evimize şimdiye kadar hiç oyuncak silah girmedi, anne baba olarak buna hep karşı çıktık. Evimizde doğru dürüst tv de seyredilmez. Geçenlerde misafirlkteyken oyuncak silah buldu oğlum, bana doğrulttu "seni öldürdüm" dedi! Biz şok oldukama gerçekten şok olduk eşimle beraber. nereden öğrendi, silahı, öldürmeyi bunları birbiriyle eşleştirmeyi?? Dışarıda parkta oynarken diye bir cevap bulduk çünkü mümkünatı yok evden öğrenmesinin. Hayır oğlum dedim bu su tabancası bununla ıslatılır!!

  9. Çok güzel bir yazı olmuş.Emeğinize sağlık..
    Bu konu beni o kadar tedirgin ediyor ki yazlıktayız korkumdan oğluma su tabancısı gibi ıvır zıvır bir oyuncak bile alamıyorum..Spreyli şişeleri onun yerine eline veriyorum..Seneye eminim benimkinin de elinde olacak korktuğum oyuncaklar..Yaptığınız ankette kesinlikle almam şıkkını işaretledim ama okuduklarımdan sonra büyük konuşmamak gerekli diyorum..
    Bir de dışarıda gördüğümüz yiyeceklerde de aynı mevzu var..Cips yemez desem de ikinci gün öğrendi cipsin ne demek olduğunu..Ben plaja meyve götürürken yesin diye , diğer çocuklar cips yerken Bora da meyve yemeyi reddedip onların ellerindeki cipslerden istiyor..Çok sevdiği meyveyi reddediyor..Böyle giderse bir hafta sonra atıştırmalık cipsi kendim alıcam galiba oğluma yesin diye..

  10. nedir bu herkezde ki tavır anlamadım sizin kocalarınız büyürken silahla oynamamış mı bayanlar? Evde kocası küçükken silah oynadığı için şiddet görenler mi var aranızda ? Hiçççç sanmıyorum vede katılmıyorum şiddet eğilimi varsa şayet bireyde eminim sebebi içinde büyüdüğü ailenin anne babanın aile bireykerinin birbirine olan tavırlarıdır doğru eğitimle örnek davranışlarla hiç problem oluşturacağıın sanmıyorum . Bırakın çocuklar içlerinden geldiği gibi oynasın yahuuu erkek çocuğu bunlarrr ….nacizene bir kız annesi olarak fikrimmm bu kızım değilde oğlum olsaydı abarmamak kaydıyla mutlaka 1 2 tane silah alırıdmmmm ne varrr yaniiiiii

  11. Bilmiyorum Özlem, ben eliyle başkasına vurmasını bile istemezken, kendi elimle, "insan öldürebilen bir makinenin maketini" alıp oğlumu şiddete bir nebze de olsa yönlendirmeyi içime sindiremiyorum.

    Aile içi doğru eğitim konusunda haklısın, ama yaptığımız her hareket çocuğun eğitiminin bir parçası değil midir? Yani silah almak da, "silahı ve şiddeti" bir yerde meşrulaştırır gibi geliyor. Bu yüzden "ne var yani?" diyemiyorum.

    Yorumumu okursan, Elif'le aynı yerde durduğumuzu görürsün. Yani, büyük konuşmuyorum, ama tercih edeceğim bir durum değil.

  12. sevgili başak bende yok canım herkez alsın almalı demiyorum tabiki, sadece okuduklarım fazla abartı geldi .Birbirine sevgiyle saygıyla hitap eden bir anne baba olabilmek eşimizle olan tartışmalarımızı çocukların gözü önünde değilde yalnızken yapmak çevre için yaptığımız yorumlarımıza dikkat etmek kısacası yaşayarak öğretmek…bu ortamda büyüyen bir çocuk eline silah alıp dışınn dışın diye oynasa ne olabilir ki en fazla diyorum sadece….herkez çocuğunu tabiki kendi doğruları ölçüsünde yetiştirir yetiştirmeye de hakkı vardır hepinize saygı duyuyorum yukarıda da yazdım ya nacize bir fikir benim kiiii :):):)

  13. çocuklar okulda, sitede, mahallede birbirlerinden her şeyi görüp öğreniyorlar. istedğiniz kadar silah almayın, cips yedirmeyin, görüyorlar, oynuyorlar, tadına bakıyorlar. ama mühim olan evde bu tür şeylere (ve şiddete) nasıl bir tavır alındığı bana kalırsa. hiç tabancası olmayan bir çocuk saç kurutma makinesinden de silah yapıp oynar. esasında oyun (oyuncak) bana masum geliyor. çocuklar şiddeti yetişkinlerin davranışlarından öğreniyorlar büyük ölçüde. trafikte bağıran, tehditler savuran, diğerleriyle kavga ederek günlük ilişkilerini sürdüren ebeveynler malesef bu şiddeti çocuklara da öğretiyorlar. ben oğluma gidip silah almıyorum ama bir arkadaşından alıp oynamasına da karışmıyorum, oyun bu neticede, bu şekilde dışa vuracak, öğrenecek. mesela ben 10 ve bakugan oyuncakları o kadar da öcü değil, okuldaki arkadaşlarından görüp çok istediği için bir iki minik şey aldım, iyi ki de almışım, içinde kalmadı, oynarken de bakıyorum, ileride cani olacakmış gibi hareketler gözlemlemiyorum. diğer tüm janjanlı oyuncaklar gibi çabuk sıkılıyor ve illaki legolara geri dönüyor.
    neticede hiçbir şeyi abarmamak lazım, ne çocuk sürekli tabancalarla yatıp kalkmalı ne de sanki hayatta hiç karşısına çıkmayacakmış ve eline geçer geçmez birden sinir sahibi olacakmış gibi bucak bucak kaçmalı. ortayı bulmak gerek işte… en zoru da bu. her konuda olduğu gibi.

  14. ben de sunu sormak istiyorum, illa her oyuncak cesidinden alacak miyiz? diyelim ki tamam oynasin dedik tabancayla, arkadasin evine gittiginde oynasa olmaz mi? neden illa kendini eksik hissetsin? herkeste her oyuncaktan evde bulunmasi sart midir? bizim evde de farkli bir cesit lego olamaz mi arkadasinin evinde olmayan ornegin? her gordugumuzu istemek anlamina gelmez mi istedi sunu da alayim kendini eksik hissetmesin demek? yanlis anlamayin kendimi de elestiriyorum ayni konuda ve cozum yolu ariyorum, simdiden (2 yas) evimiz oyuncakci dukkanindan beter durumda cunku, ay sunla da oynasin, su arkadasta sunu gorduk sevdi biz de alalim falan, daha cocugun akli ermeden biz kendimize ediyoruz bunlari.

  15. AÇALYA – İllaki bir şey alınacaksa gerçek silah replikası değil de janjanlı uzay silahlarından almak çok iyi fikir hakikaten.

    BEDİA – Bu konuyu yabancı tartışma forumlarında takip ederken seninkine benzer yorumlar okumuştum. Anne-babanın yaklaşımı temel belirleyici oluyor çocuğun silaha bakışında.

    BAHARB – Katılıyorum! Her oyuncak cinsinden tabii ki almayacağız. Deniz yakın bir arkadaşıyla güzel bir adet başlattı: birbirlerine oyuncak ve kitap ödünç veriyorlar. Bir nevi book ya da toy exchange denilebilir 🙂 Böylece hem keyfine varmış oluyor, hem de emanet almayı/vermeyi öğreniyor.

    Ancak bu silah ya da Ben 10/Bakugan olayı başka bir şey. Hem Ben 10'in saatinden, hem de Bakugan'ın ateş topunun her renginden almak zorunda değiliz tabii ki. Ama o isteğini bastıracak, sus payı niteliğinde bir eşyaya ihtiyaç duyuyor gibi görünüyor Deniz.

  16. keşke bütün anneler böyle düşünse.. salmasa.. o zaman evde bunları duymayan bilmeyen çocuklar kreşte kendini hem soyut hıssedıp eksıklık duymaz..
    cunku bunları seyretmeyen cocuklar malesef kres ve okullarda öğrenıyor..

  17. ben de tam bu haftasonu bir NLP uzmanı ile sohbet ederken, şöyle birşey duydum oyuncak silah hakkında:
    çocuklar bu konuda biz büyükler gibi düşünmüyorlar yani silahla ölümü değil de 'güc'ü bağdaştırıyorlar ! bu sebepten eğer oğlunuz oyuncak silahla oynamak isterse engellemeyin, o duyguyu yaşaması doğru olur… böyle işte, enteresan geldi bana.

  18. Çocukların fiziki olduğu kadar rhsal gelişimine de son derece önem veren doktorumuz üç yaş kontrolünde kızımız için ''Sizin tarzınız olmadığını biliyorum ama; 3-7 yaş arası özellikle cinsiyet ve kimlik oturuken EĞER KZINIZ TALEP EDERSE prenses taçları da, asaları da alınacak. Pomponlu terkilleriyle parka da gidecek. Ben oğluma (bir erkek bir kız ikizleri var) hepimizin malumu gerekçelerle silah almayı reddediyordum, ama yeni araştırmalar, methodlar ve pedagog arkadaşlarımla görüşmelerden sonra dört buçuk yaşında bir tabanca aldığımda onu nasıl sevip ÖPTÜĞÜNÜ anlatamam. Nasıl ki pipisiyle oynayan erkek çocuğun sapık olmadığını kabul ediyorsanız, silahla vs. oynayan çocuk da psikopat değildir ve olacaksa bile bu sebepten dolayı olmayacaktır.'' dedi. Eşim de ben de öyyleee pembe pembe, kokoş kokoş, ojeli küçük kızlardan hiç hazzetmeyiz, ama eğer Ayşegül prenses takımı isterse alacağız sanırım bu durumda 🙂 Svg,

  19. Öyle güzel bir konu ki…Dertliyiz hepimizde…Çünkü biz ne kadar lamasak da parkta görüyor,sokakta yürürken bir çocuğun elinde görüyor ya da artık dükkan içlerinde değil dışında sergilendiğinde görüyor….Silah almam kendi irademle kesinlikle…sevmiyorum…bence yakışmıyor en azından 4 yaşındaki bir çocuğun eline! Ama öğreniyor bir yerlerden,legolarından çubuklar yapıp pataa pataa diye hareketler yapıyor….Ve bence sanırım bu kadarı yeterli…
    Hiç Bakugan seyretmedi,ben de:) ama onları da biliyor,bir kaç tane aldım ben de…Ama biz renkli,robot toplar diye biliyoruz…Ben de olayı net bilmediğim için açıklama yapamadım…Öyle güzel oynuyor ki onlarla…Metal yerlere gelince birden şak diye açılıyor çünkü…Özellikle bir yere yemeğe vs gittiğimizde işe yarıyor,sıkılırsa veriyorum,peçeteliklerde vs açıyor,kendi çapında eğleniyor…Ama şimdi yine öğrenmiş büyük ihtimak okuldaki çocuklardan,ben Bakugan savaşçısıyım diye dolanıyor:))) İçgüdüsel bir şey olsa gerek artık tepki göstermiyorum…
    Hala hamurlarımız,boyalarımız,hayvancıklarımız var…Onları da çok seviyor…Bu da bir süreç diyorum ve merakla izliyorum:)