12 Yorum

Ufak ufak haberler…

1. Bakıcı sorunumuz başladığı gün çözüldü. İlki daha eşyalarını toplarken telefona sarılıp sağa solu arama çabalarımız sonucunu verdi: Yeni yardımcımız akşama bizdeydi. Sigara İÇMEYEN, yaşça daha olgun, daha sevgi dolu bir kadın. Bizi rahat ettirdi. Sanırım kendi de mutlu. Umarım böyle devam ederiz.

2. Bakıcı bulmamızla birlikte evdeki kıskançlık rüzgarları bir boyut daha kazandı: Bakıcı kıskançlığı. Evet, bakıcımız çocuklara öyle sevgiyle yaklaşıyor, onlar da ona ısınıyorlar ki bu sefer de ben kıskanmaya başladım! Geçen gün kadıncağız tüm iyi niyetiyle Derin’i yıkamama yardım ediyordu. Normalde tek başıma yıkayabiliyorum, bir tek son suyunu dökerken birisinin tutması iyi oluyor. Ancak o da gelip de küvetin yanında durup, tam da Derin’in bakış menziline yerleşip Derin beni göremeyip de ona gülücükler atmaya başlayınca kendisini çaktırmadan iteleyip Derin’in görüş alanına kendimi yerleştirdim. (Şaka bir yana, tabii ki yardımcımızın bu yaklaşımları beni mutlu ediyor. Arada sırada kendimi dışarı attığımda rahat edebileceğimi hissediyorum. Sadece kontrolü biraz elden bırakmanın kabul edilebilir olduğu konusunda kendimi ikna etmem lazım. Kontrol delisi olma Elif!!!)

3. Deniz’e birkaç gecedir hikâye anlatmaya başladım. Kitap okumanın dışında, rutinimizin yeni bir parçası oldu bu… Normalde iki kitap okuruz, sonra “son bir kez daha” diye üçüncüsünü okuruz, sonra “su içicem, çişim geldi, üstüm açıldı” diye sekiz-bin-beş-yüz kere bizi çağırdıktan sonra uyur. İşte şimdi bu direnmelere bir de “bana hikaye anlatır mısın anne?” eklendi. Tabii ki böyle masumane ve şirin bir isteği kırmak mümkün değil. Ben de her gece bir şeyler uyduruyorum (Bu konuda tüyosu olan varsa, paylaşırsa sevinirim, nitekim hayal gücüm kısıtlı :))

4. Hikâyeleri anlatırken genelde Deniz’i çağrıştıran noktalara değiniyorum. Örneğin çocuğun adı Demir oluyor, köpeğinin adı Tatia oluyor, falan. Pek bir hoşuna gidiyor — du. Dün gece, Deniz ve kardeşi “Demir”in hikâyesini anlatırken, önce “Demir değil, Derin olsun adı” dedi. Sonra hepten vazgeçti: “Anne, başka bir hikâye anlat…” Kıskançlık çanları, nı nı nı nııııın!

5. Deniz acayip dillendi. Her geçen gün acayip şeyler söylüyor. Geçenlerde bir türlü uyuyamadığını, çünkü tam uyuyacağı sırada gözlerini geri açtığını söylemişti. İki gün önce de dağdan gelip bağdakini kovar bir tavırla 14 senelik köpeğimiz Paphia’yı gözden çıkardı:

Deniz: Anne, biz Paphia’yı anneanneye verelim, kedi alalım.
Elif: Neden Deniz’ciğim?
Deniz: Çünkü çok yaramaz, hiç söz dinlemiyor.
Elif, içinden: Hmmm, söz dinlememek? Bana tanıdık geldi. Neyse…

6. Derin acayip şirin oldu. (Nerede gözüme gözlük?) Her şeyi aşırı uçlarda yaşayan bir çocuk. Güldüğü zaman gözlerinin içi gülüyor, ağzını öyle bir yayıyor ki yırtılacak sanıyorsunuz. Ancak canı sıkıldığında da mızıldanmadan tenor seviyesine erişmesi sadece saniyeler alıyor.

7. Bugün bir arkadaşımın kızının “abla olma partisi”ne gideceğiz. Deniz’e de Abi Olma Partisi yapmıştık ya… Şu yandaki pastayı yaptırmıştım hatta. (Daha doğrusu normal pastanın üstüne bu abi-kardeş karakterlerini koydurtmuştum) Çok hoşuna gitmişti. İki numarayı bekleyen anneler — gündeminize böyle bir etkinlik almanızı kesinlikle tavsiye ederim, çok işe yarıyor.

8. Emziren Anneler grubunda çok güzel paylaşımlar oluyor. Emziren annelerden ebelere, emzirme danışmanlarından profesyonellere kadar neredeyse 100 kişi olduk. Hepimiz birbirimizden çok şey öğreniyoruz. Kapımız ilgilenen herkese açık. Kendinizi tanıtan iki satırla başvurun, sizi de aramıza alalım: Emziren Anneler Grubu

9. Görgüsüzün biri bir yerlerden vuvuzela getirmiş, sitenin içinde olur olmaz saatlerde çalıyor. Jandarmayı arayacağım, az kaldı.

9. Geçen gün Geleceğe Dönüş filminde gelecekte gittikleri tarihin 6 Temmuz olduğuna dair bir söylenti çıktı. O yalanmış, haberiniz olsun. Yandaki görüntü photoshop’lanmış. Siz de arkadaşlarınıza “Ahanda, bak bugüne gelmişler, hey gidinin filmi” şeklinde e-mailler ileten güruha katıldıysanız kandırıldınız. (Haberin tamamı burada)

Böyleyken böyle…

Paylaşın:

Add to FacebookAdd to DiggAdd to Del.icio.usAdd to StumbleuponAdd to RedditAdd to BlinklistAdd to TwitterAdd to TechnoratiAdd to Yahoo BuzzAdd to Newsvine

12 yorum

  1. Marty McFly 2010'a değil 2015'e gider. daha 5 yılımız var yani 🙂

  2. Elif,
    85oo kereye cok guldum,bizde de ayni sahne yasaniyor.
    🙂
    Bakicidan memnun olmana sevindim.

  3. bakıcı kıskanma olayı bana desperate housewiveste ki lynette'i hatırlattı nedense 🙂 hemde cok..
    ama sen vazgecme bence 🙂
    bakıcı sevsın tek sorun da bu olsun 🙂
    sakin ve huzurlu günler..

  4. Bakıcıya çok sevindim!

    Bu arada, anlattığın kadarıyla, Deniz'i çok seviyorum 🙂 Ne garip, değil mi? 🙂

  5. Elif hic bakici kiskancligina girme! O kadar guzel birsey ki cocugun bakiciyla guzel sicak bir iliskisi olmasi. Asla senin yerini almaz hic merak etme imkan yok. Derin'le iyi olmasi demek senin Denizle daha cok basbasa zaman gecirebilmen demek. Denizle iyi olmasi da ayni sekilde sana Derinle basbasa zaman verir aklin onda kalmadan, ayni sekilde icin rahat disari cikarsin. Hassas cocuklar, ozellikle de Derin icin dusunuyorum, biri ile rahat olmakta zorlanabiliyorlar anneye cok bagli olunca, cok uzun sure alisamayabilirler, boyle iyi birinin varligi seni cok rahatlatir ve cocuklar icin sevinmelisin 🙂

  6. Bakici bulmaniza cok sevindim Elif'cim:)

  7. merhaba
    çok uzun süredir sizinleyim aslında. ama şimdi yazıvereyim dedim 🙂 madde madde okurken, hikayelerde denizin hayatından kareler olabilir ama fazla olursa da boğar diyecektim ki!!! bir sonraki maddeyi okudum. ama kahramanlar ayni isimde olmayabilir hatta insan bile olmayabilirler :))) okula giden bir araba, kardeşiyle oynayan/oynamayan sevimli bir sincap 😛 ne olursa olsun yine de çoookk sevimliler
    sevgiler

  8. ne guzel bu ara hersey yolunda gidiyor demek ki (vuvuzela haric:))…bu arada pastaya bayildim…amerika'ya geldim geleli soyle agiz tadiyla bir pasta alipta yiyemedim. 🙂 sevgiler…

  9. o kadar güzel,o kadar doğal yazıyorsun ki,aileden biriymişsin gibi hissetmeye başladım,bakıcı bulmanada kendim bulmuş kadar sevindim:)darısı benim başıma..sevgiler..

  10. BANU – 5 sene sonra uçan kaykaylar olacak mı dersin? 🙂

    BAŞAK – Tanıyorsun artık da ondan 🙂

    RUYA TUNA – Hayvanlar harika bir fikir. Bu akşam onu deneyeceğim. Zaten çok seviyor, kesin çok hoşuna gidecek.

    PINAR – Çok teşekkür ederim.

    Sevgiler hepinize…

  11. Elif merhaba,ben de işe başladığım için eve yardımcı birini arıyorum,belki yazın ve Canın tatil olup benim olmadığım günler Cana bakacak,Canın okulda olduğu günler de ev işlerini halledecek,temizlik,ütü,yemek vs. ve bizi rahat ettirecek biri…1-2 kişi buldum ama sanki insanlar hep az iş yapıp çok para kazanma derdinde,nelere dikkat etmeli,ne konuşmalı,nasıl davranmalı,fikir verirsen sev,nirm,hatta konu olarak bile yazabilirsin bunu 🙂

  12. BAKICI merhaba ben 26 yasındayım unıversıte ve master programını bıtırdım. dil ogrenmek ıcın amerıkaya gelmek ıstıyorum. 10 yıllık turist vizem var.unıversıtededen sonra 1 yıllık bır kolejde öğretmenlık yaptım. 4 -14 yas arası oğrencı gruplarının derslerıne gırdım.cocukları sevıyorum. calıfornıa yada new york civarında bakıcılık işi arıyorum