Annelere her gün Emzirme Haftası

1-7 Ağustos arası Dünya Emzirme Haftası olarak kutlanıyor. (UNICEF böyle diyor)

Türkiye’de ise, bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi 1-7 Ekim’de kutlanıyor Emzirme Haftası… (Bu bilgi de İstanbul Sağlık Müdürlüğü’nden)

İster Ağustos olsun, ister Ekim, emziren annelere her gün Emzirme Haftası değil mi? :D

Bu noktada naçizane bir paylaşımda bulunmak istiyorum.

Anneler hep çocukları için en iyiyi yapmaya çalışıyorlar. Anne sütünün bir bebek için diğer her türlü alternatiften daha sağlıklı olduğu tartışılmaz bir gerçek. (Bakmayın siz “Ben okudum, ve en iyisinin bu olduğuna karar verdim” diyerek bebeklerini emzirmemeyi seçen Jennifer Lopez’e… Onun bu yaklaşımını eleştirenler emzirmemenin en iyisi olduğuna hangi kaynaktan yola çıkarak karar verdiğini merak ediyorlar)

Ancak bazen anneler ne kadar istese de emziremeyebiliyorlar. Benim annem beni de, kardeşimi de ikişer ay emzirmiş. Sonra sütü bitmiş ve o da mamaya yönelmiş. Ona sorarsanız o zamanki bilgisizlikten ve mamanın “moda” olmasından kaynaklanmış bu… Belki de bana yol gösterecek birileri olsaydı daha uzun süre emzirebilirdim sizi der annem.

Çok yakın bir arkadaşım her iki bebeğini de emziremedi. Memesinin yapısı uygun değildi emzirmeye… İlk çocuğu için yanılmıyorsam 4 ay, ikincisi için ise sanırım 6 ay kadar süt pompaladı. Bu, emzirmekten daha bile takdire şayan kanımca… O kadar sinir bir şey ki pompayla bu kadar içli dışlı olmak…

Emzirme Reformu diyoruz, Emziren Anneler grubu kuruyoruz. Emzirme aşağı, emzirme yukarı geziyoruz bu aralar. Bu konuşmaların bebeğini herhangi bir sebeple emziremeyen annelere üzüntü kaynağı olabileceğini tahmin edebiliyorum. Tıpkı doğal doğum yapmak isteyen ancak sezaryen olmak zorunda kalan annelerin, bazı doğal doğum muhabbetlerinde yaralarının deşildiğini hissetmesi gibi…

Ayrıca, şu veya bu sebeple bebeğini emzirmemeyi tercih eden anneler de yok mu? Var. Onlar daha mı az anne? Hayır. Jennifer Lopez bebeklerini daha mı az seviyor? Hiç sanmam. O da, her anne gibi çıldırıyordur çocuklarına…

Önemli olan insanların tüm bilgilere ulaştıktan sonra kendileri için doğru olduğunu düşündükleri şekilde karar vermeleri. Doğal doğum, evet, doğalı, doğrusu… Emzirmek, evet, en güzeli, en iyisi… Bunların böyle olduğunu bildikten sonra başka türlü tercih yapmak isteyen anneleri yargılamaktansa başkalarına halt etmek düşer. Yeter ki bilinçli karar verilsin.

Böyle dedikten sonra, bizim evimizdeki Emzirme Haftası etkinliklerinden bir anekdotla noktalıyorum bu yazıyı:

Deniz, annesinin Derin’i emzirmeye hazırlanmasını ilgiyle seyretmektedir. “Anne, ikisini birden mi emzireceksin?” diye sorarak konuya olan hakimiyetini (önce bir meme, sonra diğer meme) gözler önüne sermektedir.

Tam da Deniz’in beklediği gibi, annesi bir memeyi bitirdikten sonra Derin’e diğerini verince Deniz’le annesi arasında şöyle bir diyalog geçer:

Deniz: Anne, neden şimdi öbürünü veriyorsun?
Elif: Çünkü bunda süt bitti Deniz’ciğim.
Deniz: Hmm… Peki, sen pompayla ona süt koy…
(Boşalan memeden bahsediyor)
Elif: Ah-hah-hah-ha! Pompayla süt koymuyorum Deniz’ciğim. Memedeki sütü çıkarıyorum.
Deniz: Hmmm.
Elif: Peki, sen süt oraya nasıl giriyor, biliyor musun?
Deniz: Nasıl?
Elif: Su içiyorum, yemek yiyorum, onlar süt oluyor.
Deniz: Peki. O zaman sen su iç, kahvaltı et, o Derin’e süt olsun.
Elif: Peki.

(Ağustos’taki) Emzirme Haftası kutlu olsun!

Paylaşın:

Add to FacebookAdd to DiggAdd to Del.icio.usAdd to StumbleuponAdd to RedditAdd to BlinklistAdd to TwitterAdd to TechnoratiAdd to Yahoo BuzzAdd to Newsvine

10 Yorum
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 doğumlu Deniz’in ve 2010 doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, yaklaşık sekiz sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve "sadece anne olmak"tan bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

10 Cevap verilmiş: Annelere her gün Emzirme Haftası

  1. Aslı Tür diyor ki:

    harikasın Elif – ne güzel toparlamışsın :)
    bizde olay şu şekilde gelişiyor:
    - ikini de emicem anne! ikini de!
    - tamam Adacım.
    - munu emicem önce (her zaman sol göğüs)
    - tamam Adacım.
    - süt bittiiiiii, şimdi bunu emicem anne. (sağ göğüs)

    Bazen de bab işten gelince:
    - Ben bu akşam meme emicem babaaaaaa!!!
    - Harika kızım :)
    :) )))) Hepimizin haftası kutlu olsun. Amerika'dan tanıdığım yeni doğum yapan bir arkadaşımın o dediğin "çok zor ben emziremem," muhabbetini yaptığını yeni öğrendim.. İçim cız etti …. Tabi ki karışılmıyor uzaklardan ..

  2. nitroma diyor ki:

    "Bu konuşmaların bebeğini herhangi bir sebeple emziremeyen annelere üzüntü kaynağı olabileceğini tahmin edebiliyorum. Tıpkı doğal doğum yapmak isteyen ancak sezaryen olmak zorunda kalan annelerin, bazı doğal doğum muhabbetlerinde yaralarının deşildiğini hissetmesi gibi…"

    Normal doğum yapıcam diye kendimi parçaladım.Bebeğin kafası doğum kanalına hiç girmedi.2 hafta plates topu üzerinde zıpladım.En sonunda da amniyo sıvısı azaldığı için spinal sezaryan oldum.Bebeğime asla mama vermem dedim.Doğduğu günden beri mamasız tek bir günü geçmedi.Yetmedi yetiremedim bir türlü sütü.Zaten emerken de silikon uç kullanıyorum.Hatta şu sıralar biberona o kadar alıştı ki onu bile almıyor.Tamamen mama olmamakla birlikte sütümü de sağıp veriyorum.Ne istediysem içimde kaldı hiçbirini beceremedim.Napalım sağlık olsun çocuğum sağlıklı ya gerisi boş…

  3. Selencat diyor ki:

    Deniz cok tatli bir sekilde yaklasmis konuya, sevgiler!

  4. Burcu diyor ki:

    Çok güzel ve tarafsız bir yaz olmuş. Çünkü evet emzir(eme)mek ve bunun nedenlerini açıklamak zorunda hissetmek bir anne için çok çok zor, özellikle de aşağılar, "ıııyyy kötü anne seni" bakışları altındayken çok da kırıcı. Meme ucum olmadığı için oğlum hiç tutamadı mememi, ememedi. İşte o lohusa dönemimdeki o iğrenç bakışlar ve sözlere inat tam 7,5 ay pompayla sağarak emzirdim. Bu 7,5 ayın 4 ayı sadece anne sütüydü, mama takviyesiz. Sütüm bitmesin diye de 2 şer saatte bir 40 dk lık periyotlarla sağdım, sonra sterilizasyon işleriydi, benmari usulü ısıtmaydı, buzdolabında saklamaydı. Diğer sağım vaktim geliyordu, süt sağmaktan bebeğimle doğru dürüst ilgilenemedim bile. 7,5 aydan sonra artık iyice psikolojim bozulmuştu ve o sabah aldığım kararla bıraktım sağmayı. Tamam az çok 7,5 ay anne sütü aldı bebeğim, ama iyi ki almış iyi ki bana öyle davranılmış da anne sütü vermişim diyemiyorum. Çünkü benden çok şey gitti. Sonuç olarak emziremeyen annlerin çok üzerine gidilmemesi gerek, isteyen emzirir, istemeyen emzirmez. Kime ne??

  5. pa diyor ki:

    Hamileligimin kacinci haftasiydi emin degilim ama sanirim 23.-25. haftalarda falandim sizin sitenizi kesfettigimde…O zamandan beri de zaten keyifle okuyorum burada yazilanlari. Genelde yazdiklarinizi " hah evet, aynen bence de oyle" diyerek takip ediyorum ama bir turlu yorum yapmaya firsat bulamadim…
    Ama konu emzirme olunca sanirim benim de yorum yapma/yazma ihtiyacim olustu:
    Benim icin de normal dogumdan baska bir yol dusunulemezdi…Hic sezeryan dusunmedim.. Doguma hazirlik kurslarina katildim.Vucuduma ozellikle cok guvendim. "Herkes doguyor ben niye doguramiyim? " diye kendimi hep rahatlattim, ya da daha dogrusu boyle dusundugumden hep rahattim.Dogumuma panikle girmedim… Agri kesici ve bilimum yapay herseye karsi durdum en bastan beri ama sancilarim baslayinca ya da artmaya baslayinca duramaz hale geldim… Epidural istemedim ama agri kesici yapilmasini istedim, nitekim suyumun patlamasina saatler varken benim sancilarim cok agir bir bicimde basladi.Saatler sonra ben halen ikinirken ve artik gucum de kalmamisken, etrafimda dolanan 3 ebe ve 2 doktora "n'olur beni sezaryana alin" dedigimi hatirliyorum…Almadilar, alamadilar ama bebegi mecburen vakumla cektiler, cunku bebegim arada bir yerde kalmisti. ( Dogumdan sonra da bir saat beni diktiler, ki onu ayri bir zaman yazabilirim)
    Normal dogum yapacagina o kadar guvenen ve bu rahatlikla doguma giren ben, bir sekilde tam da normal dogamadim. Ve kendi kendimi cok hayal kirikligina ugrattim. Dogumdan sonraki 3. gun eve cikacagimizi dusunurken ( burada genelde 3 gun tutuyorlar) ( ki bebegim saglikli olarak dunyaya gelmisti Allah'a sukur) biz sarilik ve yuksek atesle bebek klinigine yollandik. Sarilik dedigin benim bildigim cabuk gecen bir seydi.. Meger degilmis… 2 hafta cocuk kliniginde onun kubiginin yanindaki sandalye basinda oturarak gecirdim zamani…Bir yandan uyuyan bebegimi uyandirmak ve emzirmek icin elimden geleni yaptim, diger yandan da surekli olarak sutumu sagmaya calistim…Sadece bir sarilik insana ne kadar sikinti verebiliyormus onu gordum.. Allah daha buyuk saglik problemi olanlarin yardimcisi olsun…
    Dogru durust uyuyama, yemek yiyememe, stres, uzuntu vs sebeplerden oturu sanirim sutum hic istedigim gibi olmadi… Oysa o konuda da kendime guveniyordum, nitekim goguslerim iridir benim…Yani bir kere daha gordum ki onemli olan boyutu degil islevi :-)

    Eve geldik ve ben mecburen bir adet hastane pompasi kiraladim, oysa ki hastanede nefret etmistim ( burada saglik sigortasi karsiliyor bunu doktorunuz recete yazinca.. Bu arada ben Almanya'dayim). Kizim bu hafta 2. ayini dolduracak ve benim hala o iri goguslerime ragmen super bir sutum yok… Her gun rezene, anason,isirgan, kimyon karisimindan olusan ve burada "emzirme cayi" adi altinda satilan caydan litrelerce icsem de, yememe icmeme ( yaklasik 3-4 litre sivi tuketiyorum gunde) mumkun mertebe ozen gostersem de, stresten elimden geldigince uzak durmaya calissam da gene de cocugum kimi zaman cekiyor cekiyor ve ac kaliyor…Bir anne icin tabii bu cok zor.Yasayanlar bilirler…
    Ama son bir kac gundur yeni bir ilac kesfettim… Elif Hanim ya da Amerika'daki diger anneler bilirler belki: More Milk Plus kapsülleri… http://www.motherlove.com/category/00006.html

    Burada evime gelen ebem bana onermisti. Ben de gecenlerde siparis verdim ve geldi… Cok cok ucuz bir urun degil; ama denemeye deger bir urun…Yukarida da zaten linkini verdim.Turkiye'de var midir, ya da hangi urunler bulunur cok emin degilim, cunku ben Turkiye'den ayrilali 4 sene oldu ve o zaman bebeksel konularla pek de alakam yoktu.
    Ben More Milk Plus'in az da olsa faydasini gormeye basladim ki umarim onumuzdeki gunlerde daha da faydasini gorurum. Tecrubelerimi paylasmaya da devam ederim zaten…
    Ben daha yolun basindayim.Henuz kizim iki aylik ama bu; hem emzirmeye, hem sagmaya calisma, hem de her konustugum Turk kadininin "sutun yetiyor mu?" seklindeki tacizlerine maruz kalma konusunun ne kadar sikintili bir sey oldugunu biliyorum. Her ne kadar Turk cevremiz cok az olsa da, gorustugumuz insanlarin ilk sorusunun "sutun yetiyor mu?" olmasina nasil gicik oluyorum anlatamam… Almanlardan hic boyle bir soru duymadim, ama biz Turklerin ilk sorusu bu. Insanda yarattigi psikolojik etkiyi yasayan bilir.

    Neyse lafi cok uzatmayayim.
    Herkese bol sutlu gunler diliyorum:)
    Sevgiler!

  6. kader kanca diyor ki:

    18 aylık bebeğim hiç mama almadı…,ilk altı ay sadece anne sütü ,altı aydan sonra ek gıda+anne sütü alarak büyüdü,çalıştığım için 11 aya kadar sağdım da verdim sütüm azalmasın diye…halen daha istedikçe emiyor,bir süre daha böyle devam edecek sanırım. ama aklı erdikçe memeden ayrılmak dahada zorlaşacak diye düşünüyorum.emzirme reformunu canı gönülden destekliyorum, herkeze bol sütlü günler diliyorum…

  7. sinem diyor ki:

    sevgili elif, seni seviyor ve bazı önerilerine uyuyorum, yalnız emzirmeyle ilgili bu tutumun nitroma ve kısmende bemim gibi anneleri gerçekten üzüyor. bence
    dünyada anne yoktur ki çocugunu sedece anne stüyle beslemek istemesin. bazen şartlar buna engel oluyor.

    oğlumu sadece anne sütüyle beslerken 1. ay kontrolunde 500 gr. verdiği anlaşıldı ve mamaya başladık. göğüs uçlarım okadar kötü yara oldu ki, aman allahım, sütümü sağarken makinaya kan doluyordu oda da yanıma kimse giremiyodu benim ızdırabımı görmemek için. o yüzden bebeğin aç kalmasındansa mamaya başlamak tek çağreydi.

    ben bu sitede isterim ki emzirmenin faydalarına değinirken !!! seni takip eden emzirmek isyteyipde emziremeyen anneler içinde bazı tavsiyelerde bulunsan. bebeklerin mama ile büyümesinin çokda korkunç değilde gerekiyorsa faydalı bile olacağını vurgulasan. önemli olanın anne sütü olmasa bile bebeğin sağlıgı olduğunu unutmamak gerekiktiğini. sağlıklı bir bebek büyütmek için sağlıklı bir bedene ve piskolojiye sahip bir annenin olması gerektğini. 0-6 ay döneminde yetersiz anne sütüne (açlığa) maruz kalan bebeklerin ilerde epilepsi hastası olmaya daha yatkın olduklarını. sürekli açlık çektikleri için bebeklerin insülinlerinin düşüp şeker komasına girebileceğini vurgulasan.

    sütünün yetersiliği ve sağlık sorunu nedeni ile emzirememek bir kabahat bir kusur değildir. bunu aklımızdan çıkartmamalıyız, annsütüne takviye olarak mama vermek de bir suç değilidr. anneler kendilerini suçlu hissetmemeli ve hissettirilmemelidirler.

    sevgiler:)

    • blogcuanne diyor ki:

      Sevgili Sinem,

      Yorumunu okuyunca acaba yazımın ilk kısmını okudun da gerisini görmedin mi diye düşündüm. Çünkü tam da bahsettiğin konuya değinmeye çalışıyordum yazının geri kalanında…

      Mama konusuna detayıyla hiç girmedim ben, en azından henüz. Bu konuda -şu sıralar Emziren Anneler grubunda da- ateşli tartışmalar yaşanıyor. Kanımca: en iyisi tabii ki anne sütü, ancak mama da anne sütü veremeyen anneler için çok önemli bir alternatif. Teknolojinin bize bu hediyesine müteşekkir olmalıyız.

      "sütünün yetersiliği ve sağlık sorunu nedeni ile emzirememek bir kabahat bir kusur değildir." demişsin ya… Yazımın hangi bölümünden böyle bir anlam çıkardığını açıklayabilir misin? Çünkü tam da senin anladığının tersi mesajı vermeye çalışıyordum. Belki de bir yerde bir kopukluk oldu.

  8. Sinem diyor ki:

    Elifcim inan bana yazini sonuna kadar okudum:) bu sadece benim gorusum, hamilelik sonrasi ve oncesindede takip ettigim tum siteler, kitaplar hep emzirmek uzerine, emzirememek bir eksiklik gibi algilaniyor. Ben takip etmekten zevk aldigim bir sitede goruslerimi aktardim ve emziremeyen annelere moral olacak konulara deginilebilecegini hatirlatmak istedim. :)

Trackbacks for this post

  1. Sezaryeni tercih etme hakkı « Blogcu Anne

Bu yazıya yorum bırakın

Bu kategoride Kadın Halleri (193 / 234 makale)


Emzirme Reformu Manifestosu'nu okuyan ve destekleyen hepi topu 234 kişi mi var? Her gün sadece bu siteye girenlerin sayısı bile ...