29 Yorum

Planlı sezaryen düşünenler okusun

Sezaryenin bir “doğum yöntemi” olarak lanse edilmesini, anne-çocuk dergilerinde “Hangi doğum yöntemi size göre?” şeklinde minik testler düzenlenmesini çok yanlış buluyorum. Sezaryen, bir doğum yöntemi değildir; ameliyattır.

Doğal doğum, bir doğum yöntemi değildir. Doğumun kendisidir.

HypnoBirthing (telkinle doğum) bir doğum yöntemidir. Suda doğum bir doğum yöntemidir. Sezaryen değildir.

Sezaryen, bir kurtarma operasyonu olduğu için ancak ve ancak acil durumlarda yapılmalıdır. Bu, birçok Avrupa ülkesinde böyledir.

Normali, doğumun başlaması, ilerlemesi, ve nihayetinde bir sorun çıkması halinde sezaryene gidilmesidir.

Haftalar öncesinden randevu alarak bebeğin doğum tarihini belirlemek, tıbbi bir sorun yokken doğumun başlamasını beklemeden sezaryenle bebeği almak sakıncalıdır. Karın ameliyatı gibi ciddi bir ameliyatın gereksiz yere yapılmasının anne için sakıncaları olduğu gibi, bebeği hazır olmadan dışarı çıkarmak onun için de sakıncalıdır.

Neden böyle olduğunu Anne ve Bebişi şu güzel yazısında anlatmış: Belgesel, Natural Birth. Okuyun. Doktorunuz “çatın dar” gibi, “bebek büyük” gibi acil olmayan ve aslında sezaryen sebebi olmayabilen durumları öne sürerek planlı sezaryen öneriyorsa ona da okutun.

Esra’nın eline, diline sağlık. Bundan daha güzel anlatılamazdı.

29 yorum

  1. Dayanamadım yazacağım 🙂 Adı üstünde doğum/normal.. buna hiç karşı değilim yanındayım en başta bunu söyleyeyeim..sezaryen bir operasyon ok bunu da kabul ettim. acil durumlarda operasyona yönelinmeli de bunu da kabul ettim .. zira başıma geldi ..
    ancak ben insanın kendi doğumunu nasıl yapacağını tercih etme hakkı olduğunu düşünüyorum .. bir kadın KORKUYORSA gerçekten ve iyi hissetmeyecekse ve bu teknoloji varsa seçim yapabilir..anlaşılması gerekir.. sezaryenle doğum yapıp haftasında toparlandım normal doğumuna şahit olduğüm bazı annelerim var 1 senedir toparlanamıyorlar ve bunu tersi de mümkün.. esranın yazdığı gibi normal doğup da bu hastalıkara sahip olmayacak diye bir kaide yok ya da sezaryen doğup da hastalıkları olacak diye de bir kaide yok.
    normal doğurduktan sonra çocuğunu emzirmiyorsa sonrasında doğru beslemiyorsa (paket gıdalar hazır yemekler ile ömrü geçiyorsa) zaten bu saydıkları hastalıkların başına gelmemesi mümkün değil ..
    ben artık bu haberlerden çok rahatsız oluyorum 🙁 elbetki doğum normal bir şey ancak büyük şehir faktörü var: stress sürekli masa başında oturma egzersiz yapmama buna bağlı postür duruşları ve anadolu insanını anatomik yapısı v.s v.s.. kendini rahat hissedeceği bebeğine STRESSİZ kavuşabileceği doğum şeklini seçebilmeli ve bunun için yargılanmamalı anne adayları diye düşünüyorum. çook uzunca bir süre nasıl doğurdun diye sorduklarında " sezaryen ama 41. haftada doğumum başlamadı" gibi vicdan rahatsızlığında cevap veriyordum artık vermiyorum .. neyse.. kimseyi kırmak için değil yorumum.. bu bilgileri paylaşmak güzel destekliyorum ama .. ama..
    doktorların gereksiz korkutmalarını ben de yargılıyorum işin gerçeği ama doktor korkutması olmadan "ben sezaryen yapacağım" deme hakkı olmamalı mı bir kadının 🙁
    bir de maalesef normal doğum diye bilinen doğum şekli siz diretmediğiniz ve tümüyle doğal olması için BASKI YAPMADIĞINIZ sürece VAJİNAL doğum olarak gerçekleşiyor karnında değil de başka yerde o operasyon gerçekleşiyor.. hele hele büyük hastanelerde maalesef bu şekilde oluyor! üzücü!.arkadaşınadan bunu duyan da madem öyle planlı sezaryen olurum daha iyi diyor: ben de derdim sanırım! bu anlamda doğal doğumun nasıl olabileceği hakkındaki bilgilerin paylaşılması önemli

    • ben birisine daha önce hiç bu kadar içten katılmamıştım. dediğin herşeye katılıyorum. sezeryan oldum,ben istedim.eğer seçme hakkım varsa bunu kullanırım.

    • hay agzina saglik Ayca, her soyledigine yurekten katiliyorum. Ayrica sezeryanla dogum yapan annelere kendilerini kotu hissettirme, anneliklerini karalama cabalarini da siddetle kiniyorum. Her anne cocugu icin en iyisini ister, dogum sekli de dahil. Her dogum cok ozeldir ve kisiseldir. Yargilamak, karsilastirma yapmak kimseye dusmez. Benim doktorum "hic kimsenin hamileligiyle ve dogumuyla kendini karsilastirma, negatif dogum hikayeleri dinleme, okuma. Kendi deneyimini kendin yasa" diye tavsiyede bulunmustu, cok cok hakli oldugunu dusunuyorum. Pozitif dogum deneyimlerini paylasmak guzel ama herkesin secimine saygi duyarak.

      • Ben de artık pozitif doğum hikayeleri duya duya benim ki ne kadar negatif kaldı diye düşünmekten bıktım. O yüzden de seneler sonra pişmanlık yaşıyorum acaba ben nerede hata yaptım da sezaryen yaptım diye ki bu durum da beni üzüyor, strese sokuyor. Ayça'ya, Öznur'a ve Selen'e ben de katılıyorum. Ayrıca eskiden korkunç normal doğum hikayeleri duyarken ve strese girerken şimdi aşırı coşkulu ve olumlu doğum hikayeleri duymak da aynı derecede strese sokuyor insanı diye düşünüyorum.

  2. Zeynep Yıldırım

    Doğal Doğum tabii ki adı üzerinde doğal ve şartlar uygunsa en doğrusu. Fakat ülkemizde daha sık olmak üzere dünyada da sık karşılaşılan bir durum obstetric brachial plexus palsy denilen doğum sırasında bebeğin başının çıkışı sırasında koluna giden sinirlerin zedelenmesi şeklinde kalıcı hasar bırakan bir durum görülebilir. Bu konu ile ilgilenen bir sağlık profesyoneli olarak şunu diyebilirim ülkemizde planlı sezaryen öneren doktorlar olduğu gibi 4500-5000 grlık bebekleri normal doğumla dünyaya getirmeye çalışan doktorlar da var. Bu konuda da dikkatli olunmasını öneririm.

  3. eskiden 4500-5000 kg'lık bebekler yine sezaryenle mi alınıyordu anlayamıyorum?

    benim gözlemlediğim kadarıyla yaşlı doktorlar genellikle normal doğuma yönlendiriyorlar. büyük hastaneler ise sezaryeni tercih ediyorlar.

    ben ilk bebeğimi 43. haftada doğurdum, ikincisini ise dekolman plasenta sebebiyle 39. haftada suni sancıyla yine normal doğurdum. tabii beni doğurtan doktor normal doğurabilirsin diyen tek doktordu! ondan önce 2 tane doktor değiştirdim, sezaryen yapmakta ısrarcılardı çünkü. hiç sorun yokken ameliyat edeceklerdi beni, bu hiç etik değil.

    ayrıca korku, stres vs. gibi şeyler için illa da kesilmenize gerek yok. epiduralle hiç ağrısız doğum yapabilirsiniz, suda, evde doğurabilirsiniz..

    doğal doğum gibisi yok, karnımdaki boşluğu hisseder hisstmez bebeğimin kucağımdaki ağırlığını hissetmek gibisi yok.. doğum anındaki o müthiş rahatlama hissinin üzerine his yok…

    • ya 43.hafta ciddi bir bekleme süresi bana doktorum 40.haftada hadi artık hiç inmedi kardnın hiç sancın yok kadın olarak söylüyorum kendini zorlama dedi daha önce 43.e kadar beklenebileceğini duysaydım heralde beklerdim.ama sizin 40.haftada başlamıştır heralde sancılar.
      bende 2.yi normal düşünmeye başladım nette çok güzel hikayeler var ama büyük risk hayırlısı bakalım 🙁 http://beautifulbirths.blogspot.com/2009/12/cesar

  4. Yanlış anlaşılmamayı umarak Ayça'nın fikrine katılmadığımı belirtmek istiyorum.
    Sezaryen bir 'ameliyat' olduğu için annenin bunu bir tercih olarak seçememesi gerektiğini düşünüyorum.
    Ama bu konudaki asıl sorun bence annelerin kararından çok hastane ve doktorların (en az yarısı maddi sebeplerle) tercihinin sezaryen olması. Çünkü okuduğum, duyduğum birçok sezaryen hikayesinin annenin tercihinden çok doktor veya hastanenin tercihiyle gerçekleşmiş olduğunu görüyorum. Fakat herşeye rağmen bu konuda bilinçli anne adayları çoğaldıkça bu furya da mecburen feğişmeye başlayacaktır bence.

    • Yanlış anlamıyorum pek tabii ki .. hepimiz birbirimizin fikine katılrsak çok sıkıcı olur hayat 🙂
      ben demek istediğimi yazarak anlatamıyorum aslıda.. dediğim gibi bilgi paylaşıldıkça değişecektir eminim paylaşılsın ok hakkı olduğunu düşünüyorum yaptığı doğru ya da yanlış olabilir..
      evet planlı sezaryen çocuk için sakıncalıdır devam edecek olursak mama vermek sakıncalıdır peşinden koşarak yedirmek sakıncalıdır çikolata yedirmek sakıncalıdır şeker yedirmek sakıncalıdır evde kapalı tutmak sakıncalıdır dur çocuum düşeceksin demek sakıncalıdır sen doymadın ben biliyorum demek sakıncalıdır.. yani bir annenin bunları seçme hakkı varsa sakıncalı doğum yöntemini seçme hakkı da vardır..
      şimdi ne alaksı var bunlarla da diyebilirsiniz amahepsini bir bütn olarak düşünüyorum .. adamın yaşantısında bunlar yoksa doğumunda da elbet olmayacak
      bir de en yarısı maddi sebeplerden sezaryen öneren doktorlar normal doğumlarını da aynı maddiyata çekiyorlar hiç merak etmeyin 🙂 doğumları doktorlar yaptırdığı sürece şekli ne olursa olsun müdahele oranları hep yüksek olacaktır.. doğum ebenin işidir ama ebe işini günümüzde yapmamaktadır en azından bizim ülkemizde.. 🙂
      esas ben bu yorumlarımdan dolayı yanlış anlaşılmak istemem
      doğumu normal yapabilmek için çok bekledim bunu detay olarak vermeliyim.. 🙂

      • Gene katılıyorum. Süpermişsin Ayça. Bundan sonra yorumlarını daha sık okumak isterim.

  5. Ayca Hanimin fikrine tamamiyle katiliyorum. Ben de normal dogumdan korktugum icin sezeryanla dogum yapan bir anneyim.

    • insanların senin kurduğun cümleyi yüksek sesle kurmasının engellenmesinden hoşnut değilim hepsi bu..

      • Annemin korkunç doğum maceraları ile büyüdüm. Tek bir dakika bile normal doğum yapmayı düşünmedim. Bu düşüncemden dolayı da eleştiriye filan açık da değilim ayrıca:) Belki biraz daha araştırsaydım daha çok okusaydım doktorum da buna uygun biri olsaydı düşünebilirdim. Evet normal doğum adı üstünde normal olan ama benim referanslarımda anormaldi. Bu korku beni mahvetti. Bende şöyle bir ilerleme oldu , ikinci bebeğim olursa en azından doğum sancılarım başlayana kadar beklemeye karar verdim. Bu da ilerleme sayılır değil mi:)?

  6. Ben ikiz gebelik olduğundan ve dönmelerine imkan olmadığından sezaryen doğum yaptım ama tek bebek olsaydı kesinlikle istemezdim. Sezaryen'in ciddi bir ameliyat olduğuna katılıyorum, gerçek bir sezaryen vidosu izleseniz ne gibi bir süreçten geçtiğinizi anlarsınız. Anne adayının korkmasını anlıyorum ama bebeğiniz kendi hazır olmadan pat diye dünyayla buluşunca sizden çok daha fazla korkuyor. Ben hala bunun vizdan azabını duyuyorum, birden anneden sökülüp alınan iki bebeğim var. Bu korkuyu kızımın hala yaşadığını düşünüyorum mesela.

    Yurtdışında kesinlikle izin verilmiyor keyfi sezaryene, bizde herşey maalesef para.

  7. elifçim yazını okuduğumda bende hemen yoruma başladım tamda ayça nın dediklerine parelel şeyler yazarak (daha kimseden yorum gelmemiş ken ) sonra vazgeçtim aradan zaman geçmiş bir baktım ki 9 yorum merakla göz gezdirdim hepsine ..şu anda 27 haftalık bir gebe olarak ve ilk bebeğini de tamamen korkularımdan ötürü 40. haftada sezeryan olmuş biri olarak ayça ya tamamen katılıyorum tamda söylemek istediklerimi yazmış /eline sağlık ayça… Bende tabiki sezeryanı savunacak değilim keşke yapabilseydim de normal olsaydı onada eyvallah ama durumu bu kadar tranvatik hale getirmeninde bir anlamı yokkk diye düşünüyorum nerdeyse depresyona giricez yavvv sezeryan yaptık diyeee 🙂 ):

  8. Normal doğumdan korkan her anne adayı ellerindeki planlı sezeryan seçeneğinin gayet farkındalar zaten. Korku sebebi ile planlı sezeryanı seçenleri sonuna kadar anlayabiliyorum , hak da veriyorum.
    Benim de korkum sezeryan ve sürekli sezeryanın doğum yöntemi olarak sunulmasından aynı şekilde çok rahatsızım, önümüze altın tepside o kadar rahat konuyor, hatta diretiliyor, hatta yalan yanlış teşhisler ile zorla sezeryana yönlendiriliyoruz ki artık sinirleniyorum.
    Bu sinirin esas sebebi ameliyatla fazla para kazanıyor oluşları ve gereksiz ameliyata yönlendirmeler. Normal doğum yapmak istemeyenlerin elinde tabiki de sezeryan seçeneği olmalı ama normal doğum isteyenler de sezeryana dalavere ile itilmemeli.

  9. Ben her zaman vajinal dogumu cok itici bulan bir insan olarak bebek istedigim andan itibaren sezaryan dogum yapacagımı biliyordum. Bunun için doktorumun ya da hastanenin yönlendirmesine gerek yoktu çünkü ben ne istediğime ve nasıl istediğime zaten karar vermiştim. Çok başarili bir sezeryan ameliyatım oldu, amelıyattan yarım saat sonra oğlumu kucağıma aldım, öptüm kokladım. Hemen emzirdim. Ertesi gunde mis gibi banyomu yapıp evimize gitik. Şimdi saatlerce ıkınmadım, rahatsızlık cekmedım diye doğumun güzelliğini yaşamadığımı sanmayın. Olay bebeğinizi o an koklama olayı. Yoksa 5 dakikada doğurmuşun 5 saatte doğurmuşun olayı değil.
    Bunlar sadece detay. Fazla takılmamak lazım. Allah her isteyene o kokuyu duyma şansı versin. Gerisi faso fiso…

    Not: Doktorlar artık vajinal doğuma da hemen hemen sezeryan kadar ucret alıyorlar zaten…

  10. herkes kendine göre haklı gibi görünüyor. bende şu anda 38 haftalık bir hamileyim. gören herkes ne zaman geliyor bebek diyor ama ben bilmiyorum diyorum. çünkü normal doğum istiyorum ve bu yüzden kesin tarih veremiyorum. insanların tepkileri o kadar korkunç ki bunu duyunca size anlatamam. ilk soru neden? ikincisi bağıra bağıra niye doğurmak istiyorsunki .. ve böyle uzayıp gidiyor tepkiler. ve bunlar tanımadığım insanlar. kuafördeki, doktoru beklerken ki, marketteki meraklı Türk halkı. kimse bu fikire destek olmuyor. ne güzel kolaylıkla olur inşallah falan diyen de yok. hep neden diyorlar o kadar.

  11. Ben de alti ay once Londra'da dogum yaptim. Ne yazik ki bir gun suren kasilmalar sonucu sezeryan olmak zorunda kaldim. Bana da buradaki istisnasiz herkes 'aaa neden sezeryan?' diye sordu, acima ve teselliyle karisik.

    Bebegim dogduktan sonra o kadar cok agladi ki, doktorlar bile neden susmuyor bu diye endiselendiler. Yabanci birilerinin onu sarsarak, karanlik ve bildik bir yerden spot isiklarina cikarmasinin ardindan, bilmedigi kokular, daha once duymadigi sesler.. urkutucu olmali:( Ta ki esim yanina gidip, hamileligim boyunca karnima soyledigi sarkiyi soyleyene kadar. Birden susmustu kizim. Gece karanlikta uyurken, birilerinin yuzunuze spot isiklarini tuttugunu ve bagira cagira konustuklarini dusunun ve sizi bilmediginiz biryerlere goturduklerini.. Bebeklere de sormak lazim nasil gelmek isterlerdi bu dunyaya diye? Bu cunku sadece anneyi ilgilendiren, onun rahatinin ilk planda oldugu bir deneyim degil. Iki kisi tarafindan yasaniyor ve bir kisi o iki kisi adina karar veriyor.

    Vucudun her organinin mukemmel calistigi dusunuluyor, kalp, bobrekler, beyin…Rahim de mukemmel calisabilir eger izin verilirse ve korkulardan arinilirsa. Ben bu korkunun kadinlarin basina salinmasinin cok buyuk bir haksizlik oldugunu dusunuyorum. Doganin isine burada da karisiliyor ve insan daha iyi bildigini iddia ederek mudahale ediyor.

    Son soz olarak yine de kisisel ozgurlukleri ve kisinin bedeni hakkinda soz sahibi olma hakkini siddetle savunan biri olarak, bir kisi eger sezeryan olmak istiyorsa bu onun en buyuk hakkidir diyorum yargilamadan.

  12. ben normal doğum isterken 40 haftanın sonunda büyük bebek sebebiyle sezaryen oldum, birdenbire gelişen bir durum olunca 40ıncı haftadan sonra doktor araştırıp değiştirmeyi düşünmedim o an için önemli olan bebeğin sağlığı idi gerisi sadece ayrıntı ama hala içimde soru işaretleri var acaba normal olabilir miydi, sezaryen de çok başarılı geçti epidural ile ve ertesi günü de ayakta idim, ama yine de normal doğumu isterdim, canımı sıkan ikinci bir çocuk istediğimde onu da büyük ihtimalle sezaryen olacağı, ssvd var diyeceksiniz biliyorum henüz üye olmadım ama okuyorum şu günlerde ve iknci bir hamileliğim olursa gideceğim doktoru belirleyecek fakörlerden biri olacak ama herhangi bir sebep yokken sezaryene yönlendiren doktorların çok oolduğu bir ortamda ssvd yi destekleyen doktor bulmak umarım zor olmaz
    aslında söylemek istediğim şey yukarıda ceren hanımın da dediği gibi sezaryeni korkuları ya da herhangi bir sebeple kişi seçebilir, kişisel hakkıdır fikrimce, ama doktorların gerçek bir sebep yokken buna yönlendirmeleridir etik olmayan, çünkü sonrasında hiç emin olamıyorsunuz sebep ne kadar gerçekti, normal doğum olamaz mıydı

  13. Ben bu konuda MÜTHİŞ dertliyim açıkçası. Doktoruma çok güvendiğimi yani sağlık açısından çok güvendiğimi baştan söylemeliyim. Ancak 6 yıl önce oğlumun normal doğumla gelmesini beklerken bütün gün hiç hareket etmemesi nedeniyle akşam dr. umu aradım. Yarımsaat içinde hastanede buluştuk ve kalp atışlarının yavaşladığını söyledi, vajinal muayenede hiç açılma, sancı gibi bir belirti olmadığından sezeryanla alacağız dedi. Suni sancı vermezmisiniz dedim, bebek tamamen nefessiz kalabilir dedi.
    Hepsi çok gerçekçi söylediklerinin. Ama içimde hiç şüphe kırıntısı kalmadı demem mümkün değil. Ve büyük bir ukde kaldı normal doğum yapamadığım için.
    Şimdi ikinci doğumuma 2 ay var, dr. um normal doğumun adını bile anmıyor ilki sezeryan olduğu için, ben de 2009 ocak ayında safra kesesi ameliyatı geçirdiğim için ve sezeryanım da olduğu için kabullendim tekrar sezeryana girmeyi, ÜZÜLEREK.
    Gerçi ilk yavrum sezeryanla olunca ikiniye normal doğum ayrıcaklık ve ilkine haksızlık mı olur gibi bir hamilelik buhranı da yaşıyorum zaten.

    Tüm bunlara rağmen hiç ama hiç yorum katmadan çocuk dr. umuzun sezeryanla doğum isteyen anneler için söylediği cümleyi yazmakta fayda görüyorum:
    "Bayanlar kolay olsun diye sezeryanla doğum yapıyorlar, bebek normal doğumda belli bir basınçtan geçerek geldiği için burun boşluğunda, kafa içinde fazlalık olan sıvıları atarak doğuyor. Normal doğan çocuklarda hemen hemen hiç görmediğimiz göz akıntısı ve burun akıntıları sezeryanla doğanlarda 1-1,5 yaşına kadar çözülemiyor."

    Bunların yanında organ gelişimleri özellikle de karaciğer gelişimine bağlı yeni doğan sarılığı gibi hastalıklar da cabası.

    Sevgilerimle

    • evet çok doğru oğlumun 10.ayına kadar sol gözü hep aktı masajla geçirdik ve hemen (abo denen baba b anne 0 çocuk b grubu kan olunca ortaya çıkan) yeni doğan sarılığı oldu 3gün ışık tedavisi gördü 🙁

      • Çok özür dileyerek dayanamadan yazacağım yeni doğan sarılığı tüm doğum şekillerinde olabilir bunun doğum şekli ile bir bağlantısı yoktur bebeğin beslenmesi ile ilgisi vardır daha çok. yenidoğan sarılığı olan bebeklerin bol bol emzirilmesi gerekir bol boldan da fazla hatta!
        doğum şekli sarılık olmayı sağlamaz! lütfen bu şekilde yönlendirmeler yapmayalım !

        • Çocuk doktoruna hak vererek ben kendimden örnek verdim.Normal doğumlarda da oluyor bu durumlar.Ama hak verdiğim nokta belki bu kadar çok değil bu kadar çabuk değil.Oğlum doğduğu 2 saat içinde sarardı ve çocuk doktorumuz bu kadar erkeni de görmemiştim dedi.Bu sadece bir örnek.Kendimizi keşke şöyle olsaydı diye kandırmamız belki de.Önemli olan doğum şeklinden çok şu an elimizde tuttuğumuz çocuklarımız bir şekilde geldiler dünyaya hayırlısı ile.Özel eğitim okulunda zihinsel engelli çocuklarla çalışırken hamileliğimi geçirdim, hep endişelerim vardı.Bir sürü hikayeler duyuyordum.Her şey olacağı versa oluyor.Biz bunu doğum yöntemiyle ne kadar değiştirebiliriz ki…

  14. Ben de 39+6'da sezaryenle doğum yaptım maalesef. Oysaki kendimi bildim bileli, normal doğum hayalimdi. 2 doktorla yüzyüze, 2 doktorla da telefonla görüşerek fikirlerini aldım. Hepsi aynı şeyi söyledi. Yine de benim direnme gücüm vardı, en azından doğum kendi başlasın istiyordum. Ama eşimin duydukları karşısında dayanma gücü kalmamıştı. Üstelik doktorlarda 39+5'te bebek hala kanala girmediği için, NST'de zerre kadar ağrı görülmediği için doğumun kendi başlama ihtimalinin neredeyse olmadığını, bebeğin başına gelebilecek kötü ihtimalleri sayıyorlardı. 23 Temmuz Cuma günü ani bir kararla ağlaya ağlaya sezaryeni kabullendim. 24 Temmuz'da da bebeğimiz yanımızdaydı. Sezaryen kararı verdiğim gün "20 anneden doğal doğum hikayeleri"ni okuyordum. Ogünden beri o kitabı her gördüğümde içim sızlıyor. Bugün de Elifin yazısını ve altındaki yorumları görünce yine ağlamaya başladım. Acaba bekleseydim ne olurdu diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Evet, bebeğim de ben de fiziken sağlıklıyız şu anda. Şüphesiz en önemlisi de bu. Ama ben ruhumu hala iyileştiremedim. Ve normal doğumla ilgili duyduğum her söz okuduğum her yazı beni daha da üzüyor… 🙁

  15. Bende 42 haftaya kadar bekleyip 4250gr bebeğini sezeryanla doğurmuş biriyim. Sezeryanı ben tercih etmedim oğlum etti diyebilirim. Hiçbir gün kasılma hissetmedim 42. haftada başı daha yerleşememişti.

    Oğluma doğduktan 4 yaşına kadar hiçbir şekilde antibiyotik almadı.Ateş düşürücüyü bile sayılı 4-5 defa vermişimdir. Ne sarılık geçirdi ne bir hastalık.

    Hatta 5 yaşında olan oğlumun doktoru geçen defa rutin kontrole gittiğimde inanılmaz bir bünyesi var şu boğazındaki kızarıklıkla ateşi çıkmış yutkunamıyor olmalıydı , çocuk koşup oynuyor demişti.

    Bende Ayçaya katılıyorum.Sezeryan yap diye kimseye tavsiye etmem ama şartlar bu şekilde gelişti diye kimseninde aaaa sezeryanla mı yaptın diye tenkit etmesinide kabul edemem.

    Ben doğum yaptıktan 1 saat sonra bebeğimi emziriyordum.Hastaneden çıkarken bile neredeyse doğum kilosunu korumuştu.

    Kıssadan hisseye evet beni biraz zorladı sezeryan ama belki normal doğumda bu kadar zorlayacaktı onu bilemem. Ama bebeğim sezeryanın bir zararını görmedi.
    Sevgiler

  16. 3defa bebek kaybı yaşamış ve trombofili hastası olduğu için hamilelğinde hergün kan sulandırıcı iğne olmuş, planlı sezeryanla doğum yapmış bir anneyim.

    okudukça içim acıyor. çok üzülüyorum oğlum çok saglıklı olmasın aragmen(maşallah) acaba gerçekten bağışıklığı düşük ve ismi geçen hastalıklara yakalanma ihtimali daha mı yüksek diye endişelenip duruyorum.

    siz de haklısınız tabi keyfi uygulamaları eleştirmek insanları bilgilendirmek lazım. ama bizim durumumuzda olanlar çok yıpranıyor bu yazıları okurken.

    nasıl bir orta yol bulmalı bilemiyorum.

  17. evliyim ama anne diilim..çocuk isteyip istemediğimden emin olmak için anne çocuk bloglarını okurken sizin blogunuza rastladım ve bayıldım! en sonunda biri herşeyin toz pembe olmadığını gösterdi..benim çocuk konusunda çekimser olmamın en büyük nedenlerinden biri de doğum korkusu..doğal doğum beni çok korkutuyor, epiduralde yapılanları hissetme ihtimali korkutuyor, sezaryenden ise tamamen bayıltılacağım için ödüm kopuyo (ağrı eşiğim düşüktür ve bu nedenle ameliyatlardan ödüm kopar! awake filmini izlemiş miydiniz?!) bi suda doğum korkutmuyor ama o da bizim ülkemizde yok herhalde daha doğuran duymadım! bu korkular yüzünden sonraki aşamalardaki sorumluluklara daha geçiş yapamadım 🙂 neyse asıl benim yorum yapma nedenim farklıydı! 🙂 e madem siz iyisiniz çocuk da bomba gibi (allah nazarlardan korusun!) daha niye suçluluk duyuyorsunuz ki sezaryen yaptım diye?!