16 Yorum

İç huzursuzluk

Çalıntı blog yazarının adı da açıklandı, blog da kapandı. Ama konu o kadar çok tartışıldı, bana o kadar çok soru geldi ki, kendi adıma son kez bir şey söylemek istedim.

Yazılarımın kopyalandığını bundan 4-5 ay önce fark etmiştim. Kendisiyle iletişime geçtiğimde (ki önceden yüz yüze olmasak da tanışıyorduk) belki benim yazımı okuduğu için aklında kalmış olabileceğini, bundan sonra dikkat edeceğini söylemişti. Ancak hiçbir değişiklik olmadı, şaşırtıcı bir şekilde yazılarımı kopyalamaya devam etti, ben de burada Taklitlerimden Sakınınız diye yazdım.

Bir süre durulduysa da tekrardan başladı. Özellikle Blogcu Gebe bölümünün yeniden yaratıldığına şahit olmaya başladım. Her nasılsa benimle aynı haftalarda, aynı şeyleri yaşıyordu! Onun üzerine tekrar bir yazı yazdım. Benim bu yazım üzerine (ki kimden bahsettiğimi bilen birkaç kişi vardı), çalıntı bloga göz atan blogcular kendi yazılarının da çalınmış olduğunu fark edince gerisi çorap söküğü gibi geldi. O ana kadar sadece bana özgü olduğunu sandığım bir olay meğer çokça insanı ilgilendiriyormuş.

Önce çaldığı yazıları tek tek değiştirmeye başladı. Baktı, olacak gibi değil, “bir süre dinleneceğim” yazısı koydu siteye. En nihayetinde de blog hepten kapandı. Olması gerektiği gibi…

Bütün bunları neden yazıyorum? Evet, çok ayıp ve yanlış bir şey var ortada. Başkalarının yazılarını çalıp kendininmiş gibi göstermek affedilesi bir şey değil. Üstelik birçok kişininkini… Üstelik uyarılara rağmen.

Ancak ondan daha fazlası var gibi geliyor bana. Normal olmayan bir şeyler var. Bu kişi, bazılarımızın tanıdığı, tanıştığı bir kişi. Bir araya gelip sohbet ettikleri, çocuğunu gördükleri bir kişi. Buna rağmen böyle cüretkar bir şekilde yazabilmesi, yazdığı yazıları, çaldığı kişilerin de üye olduğu gruplarda paylaşabilmesi, yazılarını çaldıkları kişilerin bloglarına yorum bırakabilmesi, yine çaldığı yazıları kendininmiş gibi bir online dergiye sunup orada yayınlatabilmesi… Bütün bunları yaparken çalıntı yazılardan oluşturduğu blogunda “yazılarımın hakkı bana aittir” diyebilmesi. Bunlar bence işin sadece “yazı çalmak” kadar basit olmadığını gösteriyor. Daha karmaşık bir şeyler var.

Psikoloji eğitimi almış bir arkadaşıma danıştım. O blogu çok fazla takip etmediği için nasıl bir insan olduğunu ve gerçek hayatında neler olduğunu bilemediğini, o yüzden yorum yapmaktan kaçındığını söyledi. “Belki de hepsi yalan ve bir yalan yaşıyor” dedi. “Ama gerçekten çocukları varsa o çocuklar için üzülüyorum” diye de ekledi.

Bir de bu yönünden bakmak lazım sanırım olaya. Çok yüklendik, haklıyız da… Özellikle blog tutanlar, o kadar rahatsızız ki bizim olanın çalınmasından, bu kadar aleni bir şekilde yapılması haliyle hepimizi sinirlendirdi. Ancak durum sırf dikkat çekmek için, ya da göze batmak için yapılmış değil sanırım. O kadar basit değil sanki… Bir iç huzursuzluk, bir kendini bulamama var gibi… Yardıma ihtiyaç var.

Umarım ihtiyacı olan yardımı kısa zamanda alır. Sadece kendisi için değil, çocukları için de…

Bu konuda benim söyleyeceklerim bu kadar…

16 yorum

  1. Ya birşey diyeceğim şimdi ama kızmayın…Açalyanın dediği yöntemle okudum eski yazılarını K.'nın…Tamam çok özgün değil. Nitekim daha önceki yorumumda da "bu resimde eksik olan birşey var" diye düşündüğümü hatırladığımı ifade ettim K.nın bloguna daha önce girdiğimde. Gerek blogunun formatı gerekse ele aldığı konular itibarıyla ciddi anlamda esinlenmeler olduğu doğru ama blog alemi de ciddi bir linç etme platformuymuş bunu daha iyi anladım. Ben de dahil hepimiz çok mu üstüne gittik diye düşünüyorum.Ne dersiniz?

  2. Ben de önbellek'ten okudum bir kaç yazısını. Bence sahte bir hayat yaşıyor, yazıları hiç samimi değil. Çocuk sahibi dahi olmadığını düşünüyorum, öyle olsa neden başkalarının yazılarını (çocuklar hk) araklama ihtiyacı hissetsin ki..fazla kuralcı, sınırlı vs. Eğer böyle ise bu çok sevindirici çünkü bu olayda beni en çok etkileyen çocukların böyle bir anneye sahip olmasıydı…

  3. Eğer farkedilmeseydi, yapmaya devam edecekti, blogunu kapatmayacaktı…tecavüzle eşdeğerdir benim için ve benim nazarımda affedilmezdir!

  4. blogu okumadım ama eger sizin tarifiniz dogruysa oldukca garip bir olay.

    ama olayın birde şu yönü var.eger blog aleminde kimseyi tınlamayıp onu takip eden 1-2 kişi için oluşturulmuş bir blog ise mesala eşi ya da akraba çevresi hani yazdıklarının ona ait olmadıgını anlamayacak birileri için sizin yapmayın etmeyin demeleriniz hiç ilgisini çekmeyecektir.
    üstüne gitme olayıda bu yüzden düşünmeye değmez o kişi zaten pek önemsememiştir.Sadece istediği kişilerin onu meşgul dinleniyor olarak bilmesi yeterli olacaktır.

    Ayrıca olgunlaşmamış bir kişilik.İlerde bunları yaşadığına çok pişman olacaktır ancak şimdi çok düşündüğünü sanmıyorum.

    • Cocuklar buyuyunce annelerinin bu yazdiklarini okuyacaklar. Kendilerine hamileyken neler hissettigini, buyurken neler yasandigini…Ama bunlarin hicbirnin gercek olmadigini, aslinda baska annelerin kendi cocuklarina duydugu hisleri, kendi annelerinin calip, gercekmis gibi bir de cumle aleme anlattigini ogrenecekler. Ne kadar uzuntu verici.

      Bu kisi sadece ailelere haber olsun diye yaziyor olsaydi, onun bunun blogunda kendi blogunun reklamini yapiyor olmaz, bana gelin bir de su yazimi okuyun demezdi herkese. Dergilere calinti yazi gondermezdi. Cogumuz bilmiyor olurduk blogunu.

      Farkindalik duzeyi son derece dusuk, curetkar, utanma hissi olmayan ve kendini cok akilli bizleri de aptal zanneden biri. Ben cocuklarina uzuldum daha cok. Onlara nasil anlatiyor iyiyi kotuyu, dogruyu yanlisi. Ilerde ogluna kopya cekme yollarini mi ogretecek ya da git oglum cal ihtiyacin olani baskasindan, onemli degil mi diyecek?

      Bu cocuklar buyuk bir olasikla annelerinden utanc duyacaklar. Cok azik:((

  5. Galiba benim yazılardan da calınanlar olmus ama ben gebeşliğin salaklıgı ile o kadar gec uyandım ki.. cok kızgınım.. ben cocukları icin uzuldum..

  6. Diyeceksiniz ki bu da kafayı amma taktı bu konuya. Fakat ben hala bu kişinin böyle yapmakta bir gerekçesi olsa gerek diye düşünmekteyim. Ya acaba aklına yazacak bir konu geldiğinde o konuda bloglara göz atıp kendi durumuna uygun düşeni kendine adapte mi ediyordu? Ya tamam intihal bu durum kabul edilemez, kabahati çok büyük ve özür fayda etmez ama yazdığı yazılara gelen yorumlara cevap yazmış ya da başka yerlerde de yorumları var…Eli kalem tutmayan birine benzemiyor. Belki uzun uzadıya yazmaya mı üşeniyordu ne bileyim? Aklıma daha önce sanal şizofren diye yaptığım tanımlamayı getirmek istemiyorum.Garip ve zor bir durum olsa gerek.

  7. Elif,
    Daha once yazdigin uyari yazilarini okumus ve " pes !" demistim. Onca uyariya ragmen devam etmis . Yuh !diyorum . Acalya desifre etmeseydi devam da ederdi . Bu aymazlik , zavallilik . Kendine yarattigi dunyada ,kendine ait olmayan duygularla yasama istegi , aclik var .O kadar inanmis ki , gordugu ilgiden memnun tatmin olmus ki , yazilarinizi dergilere sunmaya kadar goturmus isi . Yarattigi yalan dunyasinda mutluymus. Ama buraya kadarmis . Simdi umarim farkeder de profesyonel destek almasi gerektiginin de farkina varir .
    Bence cocuklari da sadece yarattigi yalan dunyasinda var . Cocuklari olsaydi annelik hormonlari devreye girer , kendisi de guzel ,kendine ozgu yazilar yazabilirdi .
    Sevgiler

  8. Elif ayni seyi hissediyorum, sosyal olarak yapilanin agir sonuclari olabilir….

  9. Kız best of blog's yapmış! Ne gerek var onca blog okumaya kız derlemis ne guzel!
    Saka bir yana gercekten hastalikli bir durum

  10. Ben çok merak ettim bu blog hangisi söylemenizde sakınca var mı?

  11. "best of blogs" cok guldum Nihancim.

  12. bu yazıya çalınmış içerikleri bulan bir site bulayım diye arama yaparken rastladım. hem arkadaş olup hem de arkadaşının yazılarını araklamak kişiliksizlikten başka birşey değil. ben de daha evvel biobellinda üyesi falan yaptığım sitemle ne yapayım derken şuna karar verdim. parasını ödeyip kitaplar alıyorum ve kitaplardan beğendiklerimi siteme ekliyorum. benim yaptığmda da çalma payı var ama hem kitaba para ödediğim için hem de tüm kitabı değil, en fazla yüzde 10 u kadarını siteme eklediğim için kendimi avutuyorum. keşke üretebilecek yetenek ve becerim olsa. kendime ait yazılar yazmak her şeyden güzeldir.

    • Eğer kaynak gösteriyorsanız ve dediğiniz gibi kitabın tümünü yayımlamıyorsanız ben bunun çalıntı kapsamına gireceğini düşünmüyorum. Olsa olsa alıntı olur, ki bu da bir çeşit paylaşımdır.

      Önemli olan başkasının emeğini kendinizinmiş gibi göstermemek.

      • evet kaynak konusu aklıma gelmemişti, bundan sonraki yazılara kaynak kitabın ismini ekleyeceğim.
        o zaman Çalıntı değil alıntı olacak. haklısınız…