10 Yorum

Sfinkter Kanunu

Ina May Gaskin, dünyaca ünlü Amerikalı bir ebe. Ebeliğe başladığı 1960’lı yıllardan bu yana 3500’ün üzerinde doğum yaptırmış. Bunların sadece %2’si sezaryenle sonuçlanmış. Amerika genelindeki yüzde 30’ları geçen sezaryen oranını düşündüğünüzde oldukça minimal kalıyor.

Gaskin, doğum yaptırdığı onlarca yıl boyunca Sfinkter Kanunu adı verdiği bir varsayım geliştirmiş.

Sfinkter Kanunu’nun ne olduğunu anlatmadan önce sfinkterlerin (İngilizce sphincter) ne olduğunu, Gaskin’in kitabından yola çıkarak açıklamaya çalışayım:

İnsan vücudunda Sfinkter adı verilen belirli kas grupları varmış. İdrar kesesi, rahim, bağırsaklar gibi, içinden bir şey çıkması gereken organların çıkış noktalarında bulunan bu kaslar, normalde kapalı durur, ancak boşaltım anında açılırmış. Bu sfinkterlerin, içinden çıkacak şeye yardımcı olmak için belirli bir oranda gevşemeleri ve genişlemeleri gerekirmiş.

Boşaltım ve doğum işte bu kas gruplarının oldukça önem taşıdığı iki doğal süreçmiş. Boşaltım sırasında idrar kesesi ve anüs, doğum sırasında da serviks ve vajina bu süreçlerde rol oynayan sfinkterlermiş.

Sfinkter Kanunu’na gelince:

Boşaltım ve doğum sürecinde devreye giren, Sfinkter adı verilen bu kas grupları, ancak ve ancak özele ve mahremiyete saygı duyulan ortamlarda etkili bir şekilde işleyebilirmiş. Kapısı kilitli bir banyo gibi…

Bu kas grupları Ikın! ya da Gevşe! gibi dışarıdan verilen komutlarla isteme bağlı olarak gevşetilemezmiş.

Bir insanın sfinkterleri, açılma sürecindeyken, o insanın korkması, sinirlenmesi, ya da herhangi bir şekilde rahatsız hissetmesi sonucunda aniden kapanabilirmiş. Neden? Çünkü kan dolaşımındaki yüksek miktarda adrenalin bu kasların açılmasını önleyebilirmiş. Doğum yapmakta olan bir hayvanın, saldırı tehtidi hissetmesiyle aniden doğumunu durdurup koşmaya başlayabilmesi de bu sebepleymiş.

İnsanın ağzının ve çenesinin gevşek olması vücuttaki diğer sfinkterleri da etkiler, ağzın ve çenenin rahat bırakılması dışkılama sırasında anüsün, doğum sırasında da serviks ve vajinanın tam olarak açılmasını sağlarmış.

Gaskin, etraftan gelen baskı ve sert davranışların sfinkterlerin işleyişini ve dolayısıyla doğumun gidişatını nasıl etkilediğini şöyle anlatıyor:

Bir annenin ilk doğumuna katılıyordum. Kadın, idrar yolları enfeksiyonu geçiriyordu ve ateşi çıkmıştı. Yedi santimetre açıklık olmasına rağmen doğum daha fazla ilerlemiyordu. Onu hastaneye götürmeye karar verdim. Hastaneye varmadan hemen önce bir vajinal muayene yapıp açıklığın yedi santim olduğunu teyit ettim. Hastanede onunla ilgilenen doktor oldukça sert ve mesafeliydi. Kadından izin almadan ve ona hiçbir şefkat göstermeden, o kadar sert bir şekilde vajinal muayene yaptı ki kadın acıdan çığlık attı. Sonra da açıklığın sadece dört santimde olduğunu söyleyip gitti. Doktor çıktıktan sonra ben de bir vajinal muayene yaparak açıklığın gerçekten dört santim olduğunu fark ettim. Doktorun bu haşin, sevgisiz yaklaşımının vajinal açıklığı gerilettiği belliydi.

Gaskin, sfinkterlerin açılması için yapılması gerekenlerden ise şöyle bahsediyor:

  • Yavaş ve derin nefes almak sfinkterlerin açılmasına yardımcı olur.
  • Ilık suyla dolu bir küvete girmek doğum yapmakta olan kadını rahatlatır.
  • Şarkı söylemek sfinkterkerin açılmasını kolaylaştırır.
  • Ağzın ve boğazın gevşetilmesi, serviksin de esnemesini sağlar. Doğum sırasında ağzını ve boğazını serbest bırakan kadınların büyük bir kısmında [yırtılma olmayacağı için] doğumdan sonra dikişe gerek kalmaz. Öte yandan, ıkınırken dişlerini sıkan ve çene kaslarını kasan kadınların doğumda yırtık yaşama ihtimalleri daha yüksektir, çünkü perine kaslarını sıkmaktadırlar.
  • İnek gibi ses çıkarmak, boğaz yolunu açık ve serbest tutmak için iyi bir yöntemdir. Bunun komik olduğunu düşünmek daha da işe yarar, çünkü gülmek, eğlenmek de gevşemeye yardımcı olacağı için sfinkterlerin açılmasını sağlar.

Doktorunu (ya da ebesini) seven ve ona güvenen bir kadın, onun varlığında çok daha kolay rahatlayacak, ve böylece alt bölgesini de gevşetebilecektir. Bu güven duygusu doğum sürecinin sadece daha etkili olmasını sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda daha az ağrılı olmasına da yardımcı olacaktır.

diyor Ina May Gaskin.

Meraklısı için, Ina May Gaskin hakkında daha fazla bilgi burada, Gaskin’le Sfinkter Kanunu üzerine yapılan bir söyleşi de burada var. Her ikisi de İngilizce.

10 yorum

  1. Demek ki dogum esnasinda bagirmanin psikolojik rahatlamanin otesinde kaslarin acilasini saglamak gibi onemli bir fonksiyonu varmis…
    Elllerinize, arastirmaci ruhunuza saglik 🙂
    Aaa bir de gecmisler olsun!

    ps: Derin'in atesi koltuk altindan mi 37,6 yoksa rektal mi?

  2. Hay eline sağlık Elif! Ben de Ina hk yazsana diyecektim sana. Aslında bazen aklıma sana "yazsana, ne dersin" diyeceğim o kadar çok konu geliyor ki aklıma 🙂 Kendimi çalışanına iş veren bir müdür gibi hissediyorum.

  3. normal doğum esnasında çok fazla bağırmak, anne adayı rahatlatmıyor çoğu zaman. acıdan fazla derece anne adayı korkuğu için bağırırken kendini de kasıyor. o nedenle anne adayları normal doğuracaklarına karar verdiklerinde doğum hakkında , aşamaları hakkında, ağrı esnasında kendisini nasıl rahatlatacağı konusunda bilgi sahibi olması ve dr. güveniyor olması gerçekten rahat doğum için çok etkili. bazen hst. gelen anne adayları kendilerine dokundurtmadan, muayene olmak istiyorlar..tabii ki bu kişilerin doğumları çoğu zaman daha zor oluyor. o nedenle doğum yapacak kişilerin kendilerini nasıl rahatlatacaklarını çok iyi bilmeleri çok ama çok işlerine yarayacaktır.

  4. süpersin elif…yine yaptın yapacağını…aydınlat bizi arkadaşım:)) ışık gibisin:))

  5. Ben baya bi bagirarak dogurdum. Ustelik epiduralliydim, aci yoktu. Komik belki ama bagirmak zevktendi biraz da. Bagirarak ikindikca ve doktorum cok iyi gidiyor filan dedikce odadaki herkes benimle birlik oldukca hersey cok kolay gelmisti.

    • Ama tekrar doguracak olsaydim muzik secerdim. Ben dogumhanede muzik calindigini bilmiyordum. Bilsem hic sevmedigim candan ercetin esliginde dogurmazdim. Iron maiden filan calip gaza gelmek lazim ahaha 🙂

  6. ben de bagirmanin beni rahatlattigini, dogumu kolaylastirdigini, bebegin yolunu buldugunu hissetmistim; demek ki psikolojik degil fizyolojik bir sürecmis bu yasadigim. iyi ki kendimi kasmamisim bagarmayayim diye, iyi ki içimden geldigi gibi bagirmis iyi ki normal dogum yapmisim:)

  7. ZEYNEP – De sen, de. Ben yazarım 🙂

    ESRA – Sanırım bağırmanın nasıl olduğu önemli. Dediğin gibi, korkudan bağırıyorsan, daha doğrusu korkuyorsan, mutlaka ters tepecektir. Ama Selen'in de dediği gibi rahatlamak için bağırıyorsan, o zaman iyi geldiğine inanıyorum.

    SELENCAT – Iron Maiden? Çling çlong şeklindeki aroma terapi müziklerini tercih etmiş biri olarak aslında doğumun en son safhasında faydalı olabileceğini düşünmüyor değilim 🙂

  8. Doumhaneye girdiğimde (NST için) ebe ''rahat rahat bağırabileceğin bir burası bir de lunapark var 🙂 demişti. Eğer o an içimden bağırmak geliyorsa rahat rahat bağırmam asla utanmamam gerektiğini söyledi, çok hoşuma gitmişti 🙂

    • Bu arada ; bu kadına bayılıyorum, izlediğim tüm doğal doğum belgesellerinde onu görünce sevinç doluyor içime. Beni gaza getirenlerden biri kendisi.