17 Yorum

İşte Emzirme Reformu Bu Yüzden Gerekli

M.A.’nın hikayesi, kendi kaleminden:

Merhaba,

Ben Türkiye’nin en iyi ilk üç bankasından birinin genel müdürlük biriminde iki seneyi aşkındır asistan olarak çalışan, biri 3,5 yaşında ve diğeri altı aylık olan iki çocuk annesi bir “çalışan anne”yim.

6 aylık kızımı hala emziriyorum, sütüm oldukça da emzirmek isterdim ancak bu mümkün olmayacak. Eğer işimi kaybetme pahasına inat edebilirsem 3,5 ay sonra bebeğimi sadece geceleri emzirebiliyor olacağım.

İkinci gebeliğim çalıştığım bir döneme denk geldi ve evet tamamen planlı bir gebelikti. PKO hastası olmam sebebiyle erken anneliği tercih edenlerdenim, henüz şansım varken 27 yaşında 2 çocuk annesi olabildim, hayatımın en büyük kariyer planıydı bu.

Tabii iş yerime gebeliğimin “kazara” olduğunu söyledim. Çünkü yeni bir birime alınmıştık ve kriz yeni başlamıştı, işten çıkartılabilirdim sözleşmem dolmadığı için. Yetkilimin ilk sorusu “Aldıracaksın değil mi?” oldu! Haddi olmayan sorularını elimden geldiğince nezaketle cevaplamaya çalıştım ve korkunç bir gebelik geçirdim! Zaten işyeri evime servisle 2,5 saat uzaklıkta. Yol ayrı bir çileydi. İşyerindeki baskı dehşet vericiydi. Yetkilim sürekli hata yaptığım gerekçesiyle iş arkadaşlarımın içinde beni azarladı, hamile olduğum için işi savsaklamakla suçladı beni. Yeri geldi sesini yükseltti, hata bile sayılmayan şeyler yüzünden mesailerle cezalandırıldım. 2 günde bir açık ofis ortamında “kenara çekilip” azarlandım, ihtar almakla tehdit edildim. Hukuken haklarımı ve kanunları her zaman bilen ve ona göre hareket eden biriyim ama ben bile bundan etkilendim. İş yerinde ağlamadığım gün kalmamıştı. Sürekli tansiyon yüksekliğinden revirdeydim, bir gün nabzım 136’yı gördü ve apar topar hastaneye bile sevk edildim, sadece baskı yüzünden! Doğum sonrası iznimi fazla tutabilmek adına erkenden rapor alıp ayrılamıyordum. Sonuç olarak ben de işimi “yeterince” yaptım, tehditlerine kulak asmadım, doktorumdan rapor alıp mesailere gitmedim tüm o surat asmalara rağmen, güçlü olmaya çalıştım ve istifa etmemekte direndim. Onlar da beni atamadılar (şimdilik:).

Gebeliğim süresince yapılan performans değerlendirmelerinde en düşük zammı aldığımı ve performans notumun C geldiğini de söylemem lazım tabii!

32. haftada izne ayrıldım. İzne ayrıldığım günden tam da iki ay sonra da ikinci bir normal doğumla kızım geldi dünyaya. Dört ay ücretli izin bitti, kızım iki aylıkken. Sonra her ne hikmetse yıllık iznim olan 15 günü kullandırdılar. Mecbursun dediler, işime gelmeseydi karşı gelirdim, gelmedim. Sonra süt izni prosedürünü soruşturdum. Öyle saat kavramı yok bizim bankada. Zaten kullansam da işe yaramaz. Ben 1 saat erken çıksam vasıtayla 2,5 saatlik yolu nasıl alacaktım? Ya da erken kalksam? Üç vasıtayla yollarda helak olduğumla kalacaktım. Hiç teklif etmedim. İK yetkilisi süt izninin 33 günlük bir izin olarak topluca kullandırıldığını söyledi. Uygulamada böyle bir şey olmadığını öğrendim ama böyle kullanmak zorunda kaldım. Bu süreler içinde maaşımla ilgili hiç sorun yaşamadım, primlerime varana kadar düzgünce aldım, sorunsuz.

Ve ücretsiz izin zamanı geldi çattı. Başvuru yaptım toplam 6 ay kullanmak için, çünkü bebeğime annem bakacak ve annem aralık ayı sonuna dek şehir dışında olacaktı, sezonluk çalıştığı için. Bunu önceden doğum yapanlara sormuştum ve korkunç bir gerçekle karşılaştım: Bankada doğum iznini 4 aydan fazla kullanan yoktu! Kullananlar da ücretsiz değildi zaten, geçmiş yıllardan kalan izinlerini ekleyip kullandırmışlardı. Ve en kötü yanı da hiç kimse ama hiç kimse ücretsiz 6 ay izin hakkı olduğunu bilmiyordu!!! 2-3 aylık, en fazla 5 aylık bebeklerini bakıcıya, kayınvalideye ya da şanslılarsa annelerine bırakıp memelerinden ılık sütleri aka aka çalışıyorlar, tuvalet köşelerinde haldır haldır süt sağıyorlardı. Binlerce kadın çalışan olmasına rağmen işyerimizde kreşimiz yok, adam gibi işe yarayan bir kreş parası yardımımız yok, süt saklamak için buzdolabı, anne bakım odası vesaire gibi hiçbir şey yok! Buna rağmen çalıştığım banka üst üste yok İK yönetimi, yok çalışan yönetimi konusunda Avrupa’larda bir yerlerden ödüller alıp duruyor, ironiye de bak!

Ve İK ile kapıştık tam manasıyla! 6 ay kullanacağımı söyledim, önce imkânsız dediler. Sonra “İsteseniz de gelemem bebeğimi bırakacak kimsem yok” dediğimde “Gidin yöneticinizden onay alın” dediler. “Yasaya göre kimsenin onayına gerek yok, gelmeyeceğim” dediğimde de bankamızın uygulamasının böyle olduğunu söylediler. Ben de mecburen yöneticimi aradım. Bana halledip geri döneceğini söyledi ve hala haber yok. Tam üç kez hatırlattım ama hala “onay” alamadım. Bir daha da aramadım, zaten hakkım olan bir şey için neden kendimi yorayım ki?

Ben ücretsiz iznimin başlangıcından itibaren 6 ay sonrasına kadar işe başlamayacağım. Eğer bu süre içinde beni bu yüzden işten atarsa iş mahkemesine gidip işe iade davası açacağım. Kararlıyım, işe ve çalışmaya çok ihtiyacım var, orta halli bir aileyiz, 2 kişi çalışmadan çok zor geçiniyoruz ama bunun beni ezmesine müsaade etmeyeceğim. Oğlumu sadece 7 ay emzirebilmiştim, sütüm maalesef çok çok azdı ama kızım memeleri çoğu zaman her yiyeceğe tercih eden bir bebek. Ben 3,5 yaşına dek annemi sömürmüşüm, meme başlarını kopartana dek emmişim ve bunun getirisini her zaman yaşadım hayatımda, sağlık anlamında. Kendi çocuğum için de aynısını istemeye hakkım var.

İşe döndüğümde beni akşam 9’lara kadar bekleyen bir mesai var. Evime gece 11 gibi ancak dönmüş olacağım. Bunun üzerine bir de sivrildiğim için baskıyla, kötü bakışlarla karşılaşacağımı biliyorum. Ne kadar başarılı da olsam bunun cezasını hem maddi hem de manevi olarak bana ödetecekler. Buna kendimi hazırlamaya çalışıyorum. İş arayışlarım da sonuçsuz maalesef, bu ortama dönmeye mecbur kalacağımı zannediyorum. Yine de yılmaya hiç niyetim yok, hakkı hukuku eğer yeri gelirse benden öğrenecekler, savaşmaya hazırım. İki çocuk doğurdum acıya kanaya, bunu mu atlatamayacağım?

Kimsenin bebeğimizi emziriyoruz diye bizi “parasız” bırakmaya, ikinci plana atmaya, sus otur demeye hakkı yok. Annelere kesinlikle doğumdan sonra en az iki sene “ücretli” izin verilmeli. Biz kadınların sağlıklı evlatlar yetiştirebilmeleri, dolaylı yoldan veya direkt olarak bu ülkenin geleceğiyle çok çok alakalı. Kadınlar çalışmalı, her şeyleri bir erkeğe ya da babaya bağımlı olan bir tür olmamalı. Bunun desteklenmesi lazım. Bir kadının “hem çocuk hem kariyer” yapabilmesi desteklenmeli. Kreş, anaokulu gibi zorunluluklar denetlenmeli, işverenlere bunun yaptırımı fazla olmalı ki kadınlar çalışabilsin, para kazanabilsin. Bu çok önemli.

Bu konuyu her zaman takip ediyor olacağım, Blogcuanne’yi de alnından öpüyorum, “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın”cılardan olmadığı için. Ve benim gibi çalışan kadınlara son sözüm; Lütfen iş kanununu okuyun, sözleşmelerinizin kopyasını isteyin, haklarınızı bilin, bilmeyene öğretin. Hakkınızı bilmekle kalmayıp ısrarla isteyin. Hepimiz bunu yaparsak tırsıp oturan taraf biz olmayız. Hak verilmez, alınır, bunu unutmayın!

Bol sütlü günler!

Bu da bugünkü Hürriyet’ten:

AP Vekilinden bebekli eylem

Başbakan Silvio Berlusconi’nin desteğiyle Avrupa Parlamentosu’na girmeyi başaran İtalyan milletvekili Licia Ronzulli (35), annelere iş yaşamında uygulanan eşitsizlikleri protesto etmek için Strasbourg’daki Avrupa Parlamentosu’nun dünkü oturumuna bir aylık kızı Vittoria’yla katıldı.

Haberin tamamı için tıklayın.

17 yorum

  1. Hürriyetteki bu haberi bende görmüştüm ve eklemeni bekliyordum :-)

  2. Selam

    Hak verilmez alınır sözüne kesinlikle katılıyorum. Tüm anneler benzer dertlerden muzdarip. Evet ben şanslı gruptayım, kapımı kapatıp, rahatça sütümü sağıyorum, bu konuda son derece saygılı davranıyorlar. Ama işe döneli daha 23 gün oldu, 4 ay sonra da aynı anlayış devam eder mi bilmiyorum :)

    Sabah vekille ilgili haberi okuyunca bravo dedim. Çok şık ve medeni bir eylem.

    Bizler de organize olursak sesimizi daha çok duyurabiliriz.

    Sevgiler

  3. fatma davarcıoğlu

    çalışan annelere "anne olma hakkı" verilmeli
    çalışan anne çocuklarına "anneli büyüme hakkı verilmeli"

  4. Amerika'da "anne-bebek dostu isyerleri/sirketlerin" listeleri oluyor. Bunlarin anne ve hatta babalara ne gibi kolayliklar sagladiklarinin listeleri oluyor. Turkiye'de de boyle bir listeleme baslatilabilir. Acikcasi ben hangi banka oldugunu merak ettim. Bu bankayla is yapiyorsam, hesabim varsa kendilerine yazip "bir anne olarak sizde calisan annelere yaptiginiz bu muameleyi protesto ediyorum" temali mesajlar cekebiliriz. Ben hesabimi kapatmaya, kartimi iptal ettirmeye -her defasinda nedenini belirterek- yapmaya hazirim. Bu gibi isyerlerine artik sesimizi yukseltmemiz lazim. Maalesef sadece bloglara yazmakla olmuyor. Banka yoneticileri, Kadindan Sorumlu bakan buralari okumuyor ki :(

    • can-ı gönülden katılıyorum.
      Ancak şunu da unutmayın:
      1- bu banka olduğu için protesto edebiliyorsunuz. Peki sizinle hiç ilgisi bulunmayn diğer işyerleri niye kazançlı çıksın? Son kullanıcıya hitap etmiyor diye kazanlı çıkmamalı.
      Daha kapsamlı bir hareket olabilmeli, devlet olmalı işin içinde.

      2- Muhtemelen bankanın yöneticilerinin bunların olduğundan haberleri bile yoktur. Aşağıdaki yöneticiler hep kraldan çok kralcı.

      Açıkçası ben bankadan çok o yöneticiyi (&Co) bulup paylamak istiyorum.

      • Yöneticiyi, yani çıban başı birim müdürünü alt ettik! Yakın zamanda bu hikayedeki yetkili ve yönetmen işten çıkartıldılar, aynı benim gibi ve yönetmen işe iade davası açtı. Ben de tanık oldum. Sonrasında davayı kazandık. Bu dava sonucunda hatırı sayılır bir tazminat ödeme kararı verildi. Banka yönetmeni işe almak istemezse ödeyeceği bu tutar çalışmış olduğumuz birimin müdürünün bütçesinden çıkacak. Etme bulma dünyası diyorum. Umarım akıllanırlar biraz!!!

        Bu yazının sahibinin işten ayrılma hikayesi için buraya:

        http://anneno27.wordpress.com/2011/01/06/elveda-g

        ve dava ile ilgili yazı içinde buraya:

        http://anneno27.wordpress.com/2011/03/30/iyi-olan

  5. evet bence de
    en dogal haklarimizi bize kullandirtmayan boyle is yerlerini protesto edelim!!

  6. Merhaba

    Bende özel bir bankanın genel müdürlüğünde çalışıyorum.Aynı sorunları bende yaşadım ne yazık ki.Çok güzel özetlemiş arkadaş ben tekrarlamayacağım.Ücretsiz izin hakkımı banada vermemek için herşeyi yaptılar fakat izin talep etmediğimi hakkım olanı kullanacağımı sadece kendilerine bildirdiğimi anlatan bir dilekçeyi gönderdim.Sonrada isterseniz noter kanalı ile göndereyim dedim, sustular.Bana bu eziyetleri çektiren kişi iki çocuk annesi bir bayan! Beni en çok üzen tarafıda bu..

  7. işe başlayalı 2 hafta oldu. bebeğim 7.5 aylık. calıstıgım sirket ve en önemlisi yoneticim sayesinde 7 aylıkken ise basladım. Ne kadar iznim varsa kullandım yıllık izin,süt,mazaret vs. ucretsiz izin almama gerek bıraktırmadı yöneticim.Hep cok sanslı oldugumu dusunuyorum hele boyle yazıları okudukça ve duydukça…

    benim sütüm cook azdı dpgumdan beri artıramadım mamayla destekli gittik. hala daha cok az geliyor20 cc fln ama oglum emmeyi cok sevdigi icin inatla sagıyorum ne zaman bırakırsa ben de o zaman bırakıcam. Emzirme odası yok ama kullanabileceğim alan var ve suana kadar kimse bu konuda beni tedirgin etmedi ama toplantı vs derken atlayabildiginiz olabiliyor tabiiki.

    Ayrıca ben İnsan kaynaklarında calısıyorum ve gercekten bu bankayı merak ettim gerci tahminim var emin olamamakla birlikte. Keske banka ismini paylaşsanız…

    Paylaşmak ne kadar dogru bilmiyorum ama soyle bir site var. Bence cook gerekli bu tarz konuları orda da paylaşılmalı.
    http://www.nasil1firma.com

    İnsan kaynaklarında oldugum için diğer şirketlerdeki uygulamaları bilme konusunda şanslıyım ama maalesef herkesin böyle bir sansı yok.
    anne-bebek dostu olmayan şirketlerinde hangilerinin oldugu biz calısan anneler bilmeliyiz diye dusunuyorum.

    Yazacak cok sey var ama çalışan bir anne olarak vaktim yok :(

    Sevgiler…

  8. Analık halinde çalışma ve süt izni

    Madde 74 – Kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı haftalık süre için çalıştırılmamaları esastır. Çoğul gebelik halinde doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki hafta süre eklenir. Ancak, sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçi isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, kadın işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası sürelere eklenir.

    Yukarıda öngörülen süreler işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse artırılabilir. Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.

    Hamilelik süresince kadın işçiye periyodik kontroller için ücretli izin verilir.

    Hekim raporu ile gerekli görüldüğü takdirde, hamile kadın işçi sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılır. Bu halde işçinin ücretinde bir indirim yapılmaz.

    İsteği halinde kadın işçiye, onaltı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaz.

    Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam birbuçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kulllanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır.
    düzenlemesi 4857 Sayılı İş Yasası tarafından getirilmiştir.
    Süt izni işveren tarafından toplu olarak kullanıldırılamaz, annenin belirleyeceği saatlerde kullandırılır. Bu izinler yıllık izinlerden düşülemez. Ayrıca doğum sonrası alınacak altı aylık doğum sonrası izni de işveren vermek zorundadır. Aksi halde işçi bu haklı sebebe dayanarak akdi feshedip her türlü mali haklarına sahip olabilir. Hatta artık mahkemeler bu nedenle maddi ve manevi tazminat davalarını dahi işçi lehinde yorumlamaktadırlar.
    Çalışan anneler, haklarınızı bilin ve haklarınızı kanuna uygun olarak lütfen savunun….

    • Teşekkürler. Manifestoda da bu maddelere kısmen yer verdik, ancak zaman zaman haklarımızı hatırlamak gerek gerçekten.

  9. Ben Ege'mi 6 ay emzirebildim. Yaşadığım ailevi sorunlar yüzünden sütüm bir anda kesildi. Anne sütü veriminin psikolojiyle çok alakalı olduğunu biliyordum ama bu denli etkili olduğunu bilmiyordum.Bana sütümün kesilmesine sebep olacak derecede sıkıntı yaratan yakınlarımı malesef affetmekte zorlanıyorum. Emzirmek söz konusu olduğunda içim sızlıyor. Çünkü oğlum erkenden anne sütünden mahrum kaldı. O yüzden Zeynep'in hikayesi beni çok sarstı. Blogumda paylaştım, emzirme reformu mimarı ile de paylaşmak istedim. http://emelborankaya.blogspot.com/2010/09/zeynep….

  10. Bu manifesto girişimi bence çok yerinde ve mutlaka sesimizi duyurmalıyız. Artık Türkiye'de de bu yönde birşeyler değişmeli.
    Nasıl bir destek gerekirse vermeye hazırım.

    Sevgiyle, birlikten güç doğar…

  11. arkadaşım son durumun ne? verdiler mi izin?

    • vermediler, aldım ama şu an işten ayrıldım. yukarıdaki yorumlardan birine son durumu anlatan linki koydum, ayrıntılı okuyabilirsin :)