5 Yorum

Sakar Cadı

Cumartesi günü Dolmabahçe’de düzenlenen Çocuk Rehberi şenliğine gittik. Oradan çıkışta baktık vakit var, kendimizi Beyoğlu’na attık. Ne de iyi ettik, Derin de anne ve babasının gençlik yıllarının geçtiği, Hayal Kahvesi senin, Kemancı benim gezdiği sokaklarla tanışmış oldu böylece.

Yemek yememize daha vakit vardı, Deniz de uykusuz ve yorgundu, o yüzden sakin bir aktivite peşindeydik. Kendimizi kitapçıya attık. Çocuk kitaplarına en üst katı ayırmışlar, sessiz ama geniş bir alan, çok keyifli. Tek eksiği: tuvalet yok. Evet, dört katlı kitapçıda, saatlerce takılıp kitap okuyabileceğiniz bu mekânda müşteriler için tuvalet düşünülmemiş. Yuuuh!

[İç ses: Konuyu dağıtma Elif!]

Ne diyorduk? Sakar Cadı.

Evet işte, Deniz’in bu ara Ben 10, Bakugan, Gormiti, Transformers gibi şeylere taktığını Sağır Sultan bile duydu. (Bunların sadece ilk ikisinin çizgi filmini -o da kazara- seyretmesine rağmen hastası olduk). Markete girdiğimizde ilk iş gazete-dergi reyonuna gidip Bakugan dergilerine bakmak, Ben 10 kitaplarını devirmek. Bir de Disney’in Arabalar’ı var tabii. Şimşek McQueen bu Ben 10 furyasının yanında sütten çıkmış ak kaşık kalıyor.

Hal böyle olunca kitapçının çocuk bölümüne girince Deniz kendini Ben 10 denizinin ortasında buldu. Yarım saat boyunca ne kadar dergi, kitap varsa hatmetti. Ve sonunda geldi, “Anne, bugün bana bir kitap alabilir miyiz?” diye sordu.

Oyuncak konusundaki kısıtlamamızı kitapta uygulamıyoruz tabii ki. Her çıktığımızda, daha doğrusu kitapçıya her gittiğimizde bir kitap alabiliyoruz. Yerine göre birden fazla da olabiliyor.

Nitekim Deniz böyle sorduğunda da olumlu yanıt verdim. Ama bir yandan da Yandık dedim içimden. Kesin bu zırtapozlardan birini isteyecek.

İşte o an kafamın içinde bir ampul yandı ve dâhiyane bir fikir belirdi. “Alabiliriz Deniz’ciğim, ama çizgi film karakteri değil. Onların çizgi filmlerini seyrediyorsun zaten” dedim. Yani sanki çizgi film karakterlerinin kitapları okunmazmış da TV’de seyredilirmiş gibi bir portre çizdim. Deniz de ikna oldu, “ha, tamam” dedi, ve kitap seçmeye başladık. (Süper fikir olduğunu düşündüm, gurur duydum kendimle.)

Deniz’in bu aralar ilgi alanları, yukarıda saydığım ve artık arama motorlarında bulunmaktan çekindiğimden isimlerini yazmak istemediğim bu saçma çizgi film karakterleri dışında şunlar: yarasalar, hayaletler, canavarlar, dinozorlar ve ejderhalar. Kısacası, KORKU UYANDIRAN şeyler.

Öyle olunca da kitap arayışlarımız kısıtlanıyor tabii ki. Nitekim daha “masum” başlıklı ama bence çok eğitici ve eğlendirici olan kitapların yüzüne bakmıyor.

Ben de hemen radarları açtım ve KORKU ile alakalı bir şeyler bulmaya çalıştım. Deniz’in nerede oyuncaklı, müzikli kitaplar varsa önüme dizmeye başladığı sırada ben İş Bankası Kültür Yayınları’nın bir kitabını gözüme kestirmiştim: Sakar Cadı Vini’nin Ejderhası!

A-ha! Daha ne olsun, içinde CADI var, EJDERHA var. Tam Deniz’in istediği cinsten. Ama anneyi de mutlu eden bir kitap. İş Bankası Yayınları bir kere. Baştan artı puan.

Kitabı hızlıca gözden geçirmeye çalışırken Deniz almış, kasaya doğru ilerlemeye başlamıştı bile.

Bu kadar laftan sonra kitaba kısaca değineyim de bitireyim bu uzun yazıyı.

Kitap, son zamanlarda okuğum en eğlenceli kitaplardan biri. Çizimler hafif karanlık, bir nevi Tim Burton misali. Ama insanın içini karartmıyor, tam olması gerektiği gibi. Biraz karikatürümsü bir yanı da var, mimikler, ifadeler öyle. Hikaye ise süper şirin:

Adı üzerinde Sakar Cadı Vini, her cadının yaptığı gibi gece 12’de yattıktan kısa bir süre sonra kara kedisi Vilbur bir ses duyup uyanıyor. Bir de bakıyor ki, bahçede minik bir ejderha var. O minik ejderha evin içine giriyor, her şeyi yıkıp dökmeye başlıyor, onca tangırtıya Vini de uyanıyor, ve yavru ejderhayı fark edince onu annesine kavuşturmaya karar veriyor. Öncelikle evi yakmasın diye bir büyü yapıyor, ve ejderhanın burnundan alev yerine kelebekler çıkmaya başlıyor.

Lafı uzatmayalım, uzun arayışlar ve uğraşlar sonunda ejderhanın annesini buluyorlar, ve gün yeni başlarken Vini ve Vilbur yataklarına dönüyorlar.

Kısacası hikâyeye de, çeviriye de, çizime de bayıldım. Hele detaylar… Cadının bacağındaki kıllar öldürdü beni!

Sakar Cadı Vini bir seriymiş ve birkaç kitabı daha varmış. Eminim onlar da çok güzeldir.

Kitabın üzerinde 5-8 yaş diyor ama Deniz çok keyif aldı.

Şiddetle tavsiye ederim.

5 yorum

  1. Sakar Cadinin Supurgesini bir arkadasim Defne'ye hediye etti gecenlerde,biz de cok sevdik.

  2. Biz de bir iki yıl önce yeğenimize almıştık bir Vini kitabı. Beni en çok detaylardaki mizah eğlendirmişti. Gerçekten bak bak, doyamıyorsun. Sonra bizim blogda da yer vereyim dedim, bir türlü sıra gelmedi. Şimdi sen de böyle övünce hepsini alıp okuyasım geldi. Teşekkürler!

  3. Hemen bulmam lazım bu kitabı:)..Çünkü Ada bu sabahki Tv hakkında PlayHouse Disney seyrederken "Anne bana kötü şeyler korkunç şeyler açmanı istiyoruuum!" dedi..Sanki her gün öyle şeyler seyrediyormuş gibi…Hay Allahımmm…

  4. merhaba, biz de sakar cadıyı yeni keşfettik, inanılmaz güzel ve ayrıntılı çizimler, esprili bir dil, bu güzel seriyi herkese tavsiye ederim 🙂