5 Yorum

İşte Emzirme Reformu bu yüzden gerekli

Duygu’nun hikâyesi, kendi kaleminden:

Beş sene boyunca çalıştığım işyerimde hamile kaldıktan sonra da tıpkı eskiden olduğu gibi, mesaiye kalarak, arşivde eğilerek ve uzanarak, merdiven tepelerinde 37 haftayı tamamladım. Ne ofis müdürü, ne sahipleri, ne de çalışma arkadaşlarımdan herhangi bir ozel muamele görmedim. Anlayacağınız hamile olduğumu hissedemedim bile…

Bu süre zarfında, çoğunluğu bayan olan ofisimizde, yaklaşık birer ay arayla 6 kişi daha hamile kaldı. Ekonomik kriz, küçülme dolayısıyla isten çıkarılmaların olduğu bir ortamda bir de hamile bayanların fazla olması hepimizi oldukça tedirgin ediyordu. Acaba önce hangimiz isten çıkarılacağız kaygısıyla geçti günlerimiz. Ve sonunda korkularımız birer birer gerçek olmaya başladı. Önce hamile arkadaşlarımdan üç kişi, tam da doğum iznine ayrılacakları gün, sonra doğum izninden dönenlerden de iki kişi isten çıkarıldı. Böyle bir ortamda, ne kendime ne de bebeğime faydam olamayacağını düşünerek ben de anlaşarak isten ayrıldım. Kendimi bu konuda şanslı görüyorum. Kaldı ki doğum izninden döndüğümde, diğer arkadaşlarıma yaşatılan, süt sağarken rahatsız edilme, haftanın bir günü topluca kullandıkları süt izinlerini sürekli bir şeyler sorma bahanesiyle telefonlarla bölme, ya da süt iznine ayrılmadan önce döndüklerinde belki de “küçülmeden dolayı” işe başlayamayabileceklerine dair imalarda bulunma gibi kötü olaylara maruz kalmadım. Sırf kreş açmamak için ofis nüfusunu az gösterip kâğıt üzerinde 3 ayrı şirketmiş gibi gösteren bir şirketten daha ne beklenebilirdi ki…

Özel sektör gerçekten çok acımasız, tüm hamile, emziren ve anne adayı arkadaşlarıma kolaylıklar diliyorum. Umarım emzirme reformu sayesinde bu ve benzeri olaylar bir daha yaşanmamak üzere tarihe karışır.

5 yorum

  1. En çok kızdığım şey ne söyleyeyim: işin sanki yaşayan bir organizma gibi algılanması ve gerçek hayatların işe feda edilmesi. Çok sinirleniyorum öyle böyle değil!

  2. çok güzel bir konuya dikkat çektiniz. ne yapılacaksa sonuna kadar destekliyorum..

  3. ben de süt iznimi haftada bir güne toplayanlardandım. genel müdürüm gün gün saydı daha kaç günüm kaldığımı
    özellikle benim de süt izinlerim de saçma sapan ve acil olmayan işler için beni ararlardı. müşteri arattırtırlardı. çocuğumu uyutmaya çalışırken bilirim kaç kere uykularımızın bölündüğünü çalan telefonlara!
    şimdi ben de açık açık beni hep süt iznimde nasıl arayıp, ters zamanlarda benden iş istediklerini söylüyor ve o günlerde beni arayanları tatildeyken özellikle arayıp rahatsız ediyorum.

  4. Emzirme Reformu adı altında başlatılan hareket çok güzel ve çok doğru. Bu örnekler de çok çarpıcı. Ama "Ben bunları yaşadım, emzirme reformu bunun için gerekli"den öteye gitmeli ve bu bencil tutumu sergileyen şirketlerin yanına bunu kar bırakmamalıyız. Demek istediğim, yasaların "bizleri koruduğu oranda" şikayet hakkımızı da kullanmalıyız. Ben 7 sene İnsan Kaynaklarının her dalında İspanya'da çalıştım. İş kanunları her ne kadar ülkemizde çok pratiğe dökülmese de kağıtta oradakiyle aynı ve bildiğim kadarıyla hamile bir kadının işten çıkarılması büyük bir suç. Bunların araştırılması ve hakkımız varsa şikayet edilmesi gerek. Bu şirket sahiplerinin aklı ancak ceza yiyerek başlarına gelecek.