21 Yorum

Şifalı eller

İnsanın kafasını karıştırıyorlar.

Ben hacıya hocaya, okumaya üflemeye pek inanan birisi değilim. Babamdan devşirme bir yaklaşım.

Lisedeyken ellerimde siğil çıkardı. Çok rahatsız olurdum. Neden olduğunu hiç bilemedik, sebepsiz yere çıktı. Piyano çalardım, voleybol da oynuyordum. Dolayısıyla ellerim ön plandaydı ve parmaklarımın üzerinde bir sürü siğil olmasından hiç hoşlanmıyordum.

Doktora göstermiştik de kendiliğinden geçeceğini mi söylemişti, yaktırmayı mı tavsiye etmişti, vallahi hatırlamıyorum. Bir şekilde geçmedi siğiller, hatta giderek yayıldı.

Yaz tatilinde, yazlıktayken yengem okutmayı önermişti. Çok iyi bir hoca varmış da, okuyormuş da, bir şey kalmıyormuş. Annem “E ne var canım, deneriz” derken babam “Bırakın bu saçma sapan işleri” diye bir de kızmıştı. Sonra bir şekilde yengem punduna getirdi, hocayı yakaladı, beni de çekiştirdi, derken kadın okudu, üfledi. Onunla da kalmamış, bir de tükürüğünü sürmüştü ellerime, bu satırları yazarken bile midem bulanıyor, ıyyy.

Ama geçti! Artık siğillerin miadı mı dolmuştu, yoksa kadının hakikaten şifalı elleri (ya da tükürüğü!) mü vardı bilemiyorum, kısa süre sonra siğiller bir daha geri gelmemek üzere yok oldu.

Bu bahsettiğim herhalde 90’lı yılların başıydı. O zamanlar aklı beş karış havalarda, her şeyi siyah beyaz gören ve açıklayan bir lise öğrencisiydim. Pozitif enerji diye bir şeyi bilmez, düşünmezdim. Belki de kadıncağız hakikaten pozitif enerjisini kullanmayı bilen bir insandı, ve kendi enerjisini bana tükürükleriyle göndermeyi tercih etmişti.

***

Derin’in saçlarının kenarlarında, önce isilik gibi başlayan, sonra pul pul olup dökülen bir deri olayı oldu. Karşılaştığımız birkaç doktora sorduk, kimisi dermatit dedi, kimi alerji dedi. En sonunda dermatoloğa gittik, nevus comedonicus denilen bir cilt olayıymış. Bir nevi siyah nokta tarzı bir şeymiş. Kendi kendine geçebilirmiş, geçmeyedebilirmiş. Geçmezse ilaçla geçici tedavisi varmış, ancak bebeklerde uygulanmazmış. Kalıcı tedavi lazerle yapılırmış, Derin büyüyene kadar geçmeyecek olursa o zaman lazer düşünülebilirmiş. Peki dedik, ayrıldık muayenehaneden.

Çıkışta annemin kafesine gittik. Saniye Ablamız vardır orada bizim. Nefis yemekler yapar. Bir tanedir kendisi; komik, tatlı, çılgın bir kadındır. Derin’in yüzündekileri görünce “A-aaa. Derma (dermağ şeklinde telaffuz ediyor) ayol bu. Ben buna okurum, yazarım, geçer” dedi.

Olurdu, olmazdı, çocuğun kafasına tükenmez kalemle yazılırdı, yazılmazdı derken baktım, babam etrafta yok, e, Doğan da işte, “Yaz, anasını satayım” dedim. Bıdı bıdı bir şeyler söyledi, dualar okudu, Derin’in alnına tükenmez kalemle bir şeyler çiziktirdi, “bak görürsün, geçecek” dedi.

Ve nitekim azizim, aradan ben diyeyim üç, siz deyin beş gün geçti, geçmedi, Derin’in kafasındaki pütürler önce düzleşti, sonra yok oldu. Şimdi hiçbir şey kalmadı!

Saniye Abla, inanılmaz iyi bir insandır. Hani, sözlüğü açın bakın, “iyi niyetli” kelimelerinin karşısında onun ismi vardır. Senelerdir annemlerin yanında canla başla çalışır. Yaptığı yemekleri birileriyle paylaşmadan boğazından geçmez. Ha bire birilerine bir şeyler dağıtır. Sürekli helvalar pişirir, dualar okur, yardımlar eder. İyi kalpli bir insan işte.

Geçenlerde iki yakını trafik kazası geçirdi. Çok ciddi bir kaza. Birinin bacağı koptu, diğeri beyin ameliyatı oldu. Özellikle ikincinin durumu iyi değildi, hatta biz gidici gözüyle bakıyorduk. Saniye Abla rahattı. “Bir şey olmayacak” demişti. Kalbini göstererek “Benim şuram yanmıyor. Bir şey olacak olsa bilirdim, içim yanardı” demişti.

Ve yine mucize bir şekilde, doktorları bile şaşırtarak her ikisi de iyileştiler, hastaneden bile çıktılar.

Ermiş bu kadın, ermiş!

***

Bunlar nasıl açıklanır, vallahi bilemiyorum. Babama sorsanız tesadüf. Anneme sorsanız niyet önemli. Bense insanların bir şekilde enerjilerini kullanabildiklerini ve başkalarına aktarabildiklerini düşünüyorum sanırım. Evrenin gücü. “Secret.” Bir şeyi çok iste, gerçekten iste, evrene gönder, olsun.

Aslında çok da uzaklara gitmeye gerek yok. Kendim de test ettim pozitif enerjinin, düşüncenin, kelimelerin gücünü. Daha doğumuma bir ay olmasına rağmen “Salı günü oyun grubuna geliyor musun?” diye soran arkadaşıma “doğurmazsam gelirim” diye şaka yapmıştım. Onlar Salı günü çocuklarla üst üste blokları koyarlarken ben doğumhanedeydim!

Benzer şekilde, Derin’in kolikle imtihanını düşünürken “Harvey Karp’i ne iyi etmiş de okumuşum, adamı bir görsem nasıl sarılırdım” diye düşündükten iki saat sonra bilgisayar başına geçtiğimde adamın Türkiye’ye geleceğini öğrenmiştim. İki hafta sonra da adamcağıza sarılıp resim çektirdim!

Nasıl yani???

21 yorum

  1. gecmis olsun Elifcim,neyseki gecmiste zaten 🙂
    haci,hoca,üfürükcü olaylarina inanmasamda dedigin gibi gercekten kalpten bisey istendigi zaman olduguna bende inaniyorum..nitekim senin sigil olayina cok benzer bir olay benimde basimdan gecmisti:)tek fark tükrük yerine tuz kullanilmisti:)
    kesinlikle secret ve bunun yaninda temiz kalplilik diyorum ben 😉

  2. Elif merhaba,
    Ben de inanmazdım böyle şeylere ama inanır oldum. Dediğin doğru, bence de pozitif enerjiyle ilgili. Oğlumun geçmez sanılan egzamasına "agnihotra" denen bir yöntemle şifa bulduk. Çok enteresan bir şey. Benim bu tarz olaylarla hiç alakam yoktur. Nereden bulduğum uzun hikaye ama bir şekilde bu agnihotra ritüeli sırasında elde edilmiş tezek küllerine ulaştım ve bunu tereyağından elde edilen bir maddeyle karıştırıp oğlumun bacaklarına sürdük. Mucize gibi 2 günde iyileşti ve bir daha geri gelmedi. Bunu ne zamandır paylaşmak istiyordum. Detayları toparlıyım, emziren anneler grubuna yazacağım.

    • Merhaba bana mail adresimden ulaşıp detaylı anlatanilirmisiniz ellerimdeki egzama cok kötü bir hal aldı care arıyorum

  3. cok gecmis olsun.. ve pozitif enerjiye bende inaniyorum..

  4. Merhabalar aynı siğilden benimde doğumumdan sonra elimde çıkmıştı.ve tam 1 sene boyunca bir sürü doktorla uğraştım en son yaktırdım bile.İğneden çok korkan ben parmağıma iğne bile yaptırdım ancak 1 hafta sonra daha da büyük olarak çıktı.ve bende son çare okuttum hem de ayrı ayrı üç kişiye .ve inanılmaz sonuç önce ufaldı ve sonra hayatımdan tamamen çıktı.Artık tesadüf mü yoksa gerçekten inanç mı bilemiyorum ama tek bildiğim 7 senedir siğil denen bişey yok hayatımda…

  5. Çok geçmiş olsun. Bizim buralarda çoktur böyle kişiler. Onlara ocak denir. Derma ocağı, bulgur püskürtmesi ocağı, bakır basması ocağı 🙂 Bende bir ocak evinde büyüdüm. Ama inanmayarak. İnsanlar babaanneme gelirlerdi. Vücudunda kabartılarla. Nice doktorlara gittiklerini geçmedikğini söyleyerek gelirlerdi. Babaannem onlara dua ederdi ve bir takım ritüelleri vardı. Sonra teşekküre gelirdi insanlar. Bende ve abimdede siğil çıkmıştı ve annem bizi derma ocağına götürmüştü küçükken. İkimizde inanmıyorduk ve geçmedi. Oysa annem kuzenlerimi götürdüğünde onların ki geçmişti. Şimdi annem ocak evi oldu. El vermek derler buralarda. Babaannem anneme elverdi. Artık bunun biraz inançla ilgili olduğunu düşünüyorum. İnsan inanırsa birşeye ya da secrettaki tabirle doğru mesajlar gönderirse evrene oluyor galiba. Bende bunu eşimde gördüm. Neye gerçekten inanırsa olur onunda.
    Birde insan inanmasada sevdiklerinin başına böyle birşey geldiğinde bir denemeden ne çıkar diye deneyiveriyor.Annemin tabiriyle yer gök duayla 🙂

  6. nihatınannesi

    dün akşam yaşadığımız ağlama krizinden sonra nihata nazard eğdiğine inanmıştım. ve sabah senin bu yazınla karşılaşınca bunun tesadüf olmadığına inandım. bence böyle şeylere inanmak lazım, bunlardan bir zarar gelmez aksine insanın maneviyatını yükseltir ve içini rahatlatır ben bua inanayorum. hatta arkadaşlarım bana haminine bile diyorlar:) ama seviyorum bunları hem modern olup hemde anneanne usullerini uygulamak beni çoook rahatlatıyor. veeee ne mutluki Cumhuriyet rejimiyle yönetiliyoruz bunları hür irademizle ve baskı olmadan yaşayabiliyoruz. burdan Mustafa Kemal Atatürkü ve silah arkadaşlarını rahmetle anıyorum biz böyle rahat yaşayabiliyorsak tamamen onların sayesinde… bunun yüzyıllarca böyle sürmesi en büyük duam ve arzum… hepimizin Cumhuriyet Bayramı Mutlu olsun…. (konu nasıl buraya geldi ben bile anlamdım ama iyi oldu galiba:)

  7. Aynı siğil bende de vardı, hatta bir ilaç sürdüm ki izi bile kaldı. Gittiğim doktor bende de vardı bunun geçeceğine inanırsan geçer dedi. Ben doğumumdan önce geçecek diye inandırdım kendimi doğumdan sonra yoktu dedi. Ben de o zamanlar üniversite sınavına hazırlanıyordum, sınavdan sonra geçecek dedim, ama bu arada babaannem de bir dedeye okutmuştu uzaktan, uzatmayayım sınavdan sonra yoktu elimde, nasıl geçtiğini bile hatırlamıyorum, bir baktım yok :)) Artık ne tuttu bilmiyorum, ama pozitif enerjiye çok inanıyorum 🙂

  8. demekki elifcim sende iyi niyetli bir insansın. ee öylesin ki hergün bilgisayarı açınca sana uğramadan geçemiyoruz.

  9. Elifcim, bu yazdıklarınla ilgili uzuuun uzun yazasım var, ama yeterince ifade edemeyebilirim diye endişe ettiğimden yazmıyorum, dilimi ısırıyorum, içimden bu konuda konuşuyor ya da sağımdaki solumakilere anlatıp bezdiriyorum. Napiyim, inandım anladım ben bu "iyi düşün iyi olsun"un olayını. Bi İstanbul'a gelince senle oturup bu konuda uzuuun uzun konuşsak 🙂

  10. Benden de pozitif enerjiye bir ornek o zaman; teyzemin 15 sene cocugu olmadi, TR'deki dokorlardan, Isvicre'deki doktorlardan hic umitlenmeyin, hic sans yok, mumkun degil dediler -bir gun pozitif enerjiyle ilgilenen bir aile dostumuz teyzemi,ufledi mi, enerjimi gonderdi bilmiyouz, bir de yataginin seklini degistirmesini soyledi! Sonuc; yegenim suanda 19 yasinda 🙂 Ve dahasi teyzemde o seneden sonra cocuk dogurmasini engelleyen tum sartlar nasil oldu ama oldu ortadan kalkti…

  11. Demek ki bi şekilde herkes bu tip durumlarla karşılaşıyor.İster inanalım ister inanmayalım işe yarıyor.Üniversitede iken ellerimin üstü görünmeyecek kadar çok siğille doluydu okulda hocalar bile kızım bi doktara gösterdin mi diye soruyordu bana.memleketten kuzenimle görüşürdük onun tanıdığı bir teyze siğilleri okuyup geçmelerini sağıyormuş.siğilleri sayıp ne kadar olduklarını söylememi istedi sonrada beklememi.veee aradan çok kısa bir süre geçti ve ellerim tertemiz oldu.birim oralarda bu işlerin adı kocakarı ilacıdır.:)))) bir çok kez denedim işe yaradı :))) Tıp bu konularda kocakarılara yetişemiyor :))))

  12. o zamanlar adı üfürükte olsa eskilerin yaptığı, şimdiki furya olarak reiki, NLP ….adını siz koyun.

  13. duanın gücü diyorum..isteyen inansın isteyen inanamasın..Birde bazı insanların nefesi kuvvetli olur genelde iyi niyetli.saf insanlara bence Allah tarafından verilmiş bir lütuf..ben şahsen inanıyorum ki Kuran-ı Kerimde geçen şifa ayetleri bile mevcut ve bunlar artık bilimin bile ispatlayıp ok verdiği şeyler
    Klinik deneyler, insanın kendisi ya da bir başkası için ettiği duaların, hem eden hem edilen kişinin fiziki ve ruhi yapısına olumlu yönde katkıda bulunduğunu gösteriyor.

  14. sizin elinizdeki sadece duayla gecen bir sey .bir inanisa gore yildiz sayinca olur!oglunuzdaki cikan sey ise nazardan olur temruda denilir onunda duasi var kalemle cizilir gecer..babanizin sozunde dogruluk payi olablilir..her hoca gercek hoca olmayabilir…ama kurunun yaninda yasda yanmamli kalpleri temiz olan insanlarin dualari kabul olur…

  15. 10 seneyi geçti,elimde egzama var..kaç doktora gittim,kaç ilaç kullandım bilmiyorum..geçmedi,geçse bile 3-5 gün sonra eski haline.en son bir arkadaş söyledi..c.paşada okuyor oğlu.hocasına kardeşinin elindeki egzama yı sormuş.o da kremle ilaçla geçmiyor okutun geçsin demiş koca prof.bir bildiği var demek ki!
    bulayım birisini kesin okutacağım..:)
    sonuçta niyet önemli,orası kesin..

  16. yatılı okuldaydım..90lı yıllar..Siğilim için bir ay doktorun verdiği asitli ilacı kullandım daha da gürbüzleşti..Sonra küçük bir dua kitabım oldu..içinde bir dua okunması ve yeşil incirin sütü tavsiye ediliyordu..okulun bahçesi incir dolu..hem okudum hem sürdüm..birkaç güne kuruyup geçmişti..Yer gök duayla derdi annem..Ben inanıyorum..Hep de olur..

  17. Benim de bir anım var 🙂

    Bundan 6-7 sene önce topuğumda sanki çivi batmış gibi bir şey çıktı. üzerine basamıyorum. Doktora gittim. Ofe gibi asitik bir şey verdi. Bunu çevresine taşırmadan sür dedi. Sakın çevresine taşırma bir bakalım dedi. Sihirli kelime "bir bakalım" oldu. Bir bakmak için ayağıma asitik bir şey sürmek isemedim. Bir alışveriş merkezinde ayak sağlığı merkezi gibi bir yer vardı oraya gitim. Doktor yokmuş oraları temizleyen çocuk abla sen bunu okutsana dedi. Eve gelip anneme söyledim (yaklaşık iki hafta acısını çekmiştim). Annem "e ben okuyayııımm "dedi. Böyle bir gücü mü vardı yoksa annelik güdüleri mi bilmiyorum artık. Uzatmıyayım akşam okudu sabah çivi batmış gibi iz bile geçmişti.

  18. Harvey Karp ne zaman geldi? Daha doğrusu yine gelirse, nereden öğreneceğim? 🙂

  19. "Fitanne" aynılarını bende soruyorum

  20. Merhaba canım
    Bende de egzema var ve iyileşmiyor. İnternette araştırırken yazınızı gördüm. Bahsi geçen kişilerle irtibat kurmam mümkün mü ya da ne tavsiye edersiniz? Şimdiden teşekkür ederim. İyi günler