19 Yorum

Düşevi Kitabevi

Deniz iki yaşına yaklaşırken evde çocuk bakmaktan bana fenalık gelip de işkillenmeye başlayınca aklıma gelen fikirlerden biri çocuk kitapçısı açmaktı. (Sonradan böyle bir fikre sahip olan tek anne olmadığımı da anladım, nitekim kime bahsetsem “ben de!” diyor.)

Hatta o zaman oturduğumuz evin karşısında bir dükkan boşalınca o zamanlar takık olduğum, Meg Ryan ve Tom Hanks’in başrolünü oynadıkları ve bu konu etrafında dönen You’ve Got Mail filminin de gazıyla kiralamaya yeltenmiş ve dış güçler tarafından sindirilmiştim.

O zamandan beri çocuk kitapçılarına karşı zaafım oldu. Nerede görsem girdim, en az Deniz kadar eğlendim içeride.

Bunların arasında favorim ise Düşevi Kitapevi oldu.

Yaklaşık dört ay önce Göktürk’te açılan Düşevi, gerçekten benim hayalimde canlandırdığım kitapçıya çok ama çok yakın.

Sahibi Senem Temizcan, iş hayatına bankacılıkla başlayan, ancak kısa bir zamanda onun için hiç uygun bir meslek olmadığını anlayınca, uzun yıllar boyunca tekstil sektöründe çalışan bir anne. Şu an altı buçuk yaşında olan kızının doğumundan sonra zaten kendini içerden alamadığı kitapevlerinin çocuk kitapları bölümüyle tanışmış. Kitapların seçimindeki ilgisizlik, yerleşimindeki özensizlik, çocuk kitaplarına üvey evlat muamelesi yapılması, her gidişinde biraz daha rahatsız etmiş onu. Öte yandan tekstili bırakmış, yapacak ve bu sefer gerçekten de “işte zevk aldığım iş” diyeceği bir şey olsun istiyormuş hayatında. Yıllardır görüşmediği ve bu fikrinden daha önce hiç bahsetmediği bir dostuyla karşılaşıp da “bir çocuk kitapçısı açmak istiyorum” dediğinde, arkadaşının ilk söylediği “hala açmadın mı?” olmuş. Nitekim Senem’i tanıyan dostlarının da ona biçtiği meslek hayalindekiyle aynıymış.

Ve en olmaz dediği zamanda, sadece “isteyerek ve inanarak” başlayan düşü, “Düşevi” olarak gerçek olmuş. Sonra yavaş yavaş bugünkü halini almış Düşevi. “Daha kat edecek çok yolumuz, okuyacak çok kitabımız, tanışacak çok yayınevimiz var, ama başladık ya, gerisi de gelir nasılsa…” diyor Senem. “Yeter ki isteyerek, severek yapmaya devam edelim.”


Ben Düşevi’yle yaz sonuna doğru, açıldıktan kısa bir süre sonra tanıştım. İlk gittiğimde raflar boştu, çoğu yayınevinin kitabı yoktu. “Şimdiyse yeni raflarımızı sipariş verdik, her geçen gün daha da farklı yayınevleri giriyor Düşevimize” diyor Senem. Hakikaten de öyle, her gittiğimizde yepyeni ve birbirinden güzel kitaplarla karşılaşıyoruz. Senem’in kitap seçimindeki özen dükkanın her yerine yansıyor gerçekten.

Yakında mini atölye çalışmaları da başlayacak Düşevi’nde. 4-6 ve 7-9 yaş arası için origami, papier macher, takı tasarımı, keçe yapımı, tahta boyama, moda tasarımı, fimo hamuru gibi çalışmalar olacak.

Deniz’le en az haftada bir gider olduk Düşevi’ne. Deniz’in arkadaşlarının doğum günü için de tercihimizi oyuncaktan ziyade kitaptan yana yapınca sıklıkla uğruyoruz. Bazen hikaye okuma saatlerini yakalamaya çalışıyoruz, bazen de plansız bir şekilde damlıyoruz. Hiç dokunmasam Deniz en az yarım saat boyunca sessiz bir şekilde “kitap okuyor.”

Düşevi, Göktürk’te, İstanbul Caddesi, Kartal Sokak, Başaran Plaza’nın giriş katında. Bir de Facebook sayfası var: Düşevi Kitapevi

Senem’in kitap önerilerini paylaştıkları blogu da tavsiye ederim: dusevikitapevi.wordpress.com

19 yorum

  1. Çok güzel. İstanbul'a gidince uğramak lazım! Ankara'da da vardı bir çocuk kitapçısı ama 4 sene önce kapandı. Çok üzülmüştüm o zaman. Evli bile değildim daha ama girip gezmeyi çok severdim. Blogu hemen izlemeye almalı…

  2. Kitap okumayı önceden beri çok severim.Bunu oğluma da aşılamaya şimdiden başladım ve başarılı da oldum.Üç gündür Eray oyuncak sepetinden ilk kitaplarını alıyor,anlat diye uzatıyor,susunca ağlayarak tepki gösteriyor ,en güzeli de o minicik parmağını uzatarak "bu?" diye soruyor.Üstelik bunu henüz 9.5 aylıkken yapıyor.Harika bir duygu…

  3. Ay biz de bayiliyoruz buraya! Tam you've got mail geliyor benim de aklima 🙂

  4. Teşekkürler, haftasonu kitap fuarına gideceğiz oğlumla, ben de alınacaklar listesi yapıyordum, birdolapkitap'tan sonra Düşevi'de süper oldu :))

  5. Ben bilmiyordum burayi, saol Elif!

  6. Ben de bankacıyım ve kızım neredeyse 7 aylık olunca yani, bayramdan sonra şubeme dönüyorum, ama bu uzun doğum iznimde anladım ki, bu benim mesleğim değil :(( daha yaratıcı, daha farklı, daha eğlenceli bişey ypmalıymışım diyorum ben… sıkılmamalıyım işteyken, ya da evimden kızımdan ayrıyken, of pof demeden mutlu mesut çalışabileceğim bir işim olmalıymış, belki de bir "baby house" tarzı bir işyerim olmalıymış diyorum… yurtdışında ailelerin bikaç saatliğine bebeklerini çocuklarını güvenle bırakacakları bir yer dediğim bu baby house. Ne yapmalıyım diyorum kendime, işime dönücem ama evime mutsuz gelmek istemiyorum ve çalışmak da zorundayım, boşuna mı okudum o kadar okullarda :(( merak ettim acaba Senem tezcan hnm. ne kadar yapmış bankacılığı, bebeği doğduktan sonra da devam etmiş mi bankaya?

  7. harika bir yer. ama böyle bir yer açmanın epey para istediği açık:(

    • Aslında burayı paraya en sıkıştığım zamanda açtığımı söylesem yalan olmaz!! Düşevi'nin bana öğrettiği en önemli şey, birşey yapmayı çok istiyorsanız, her türlü engeli aşmanın bir yolunu buluyorsunuz…

      • Haklısın hepimiz belki ufak tefek hayaller kuruyoruz ama birşeyi gerçekten istemek farklı birşey. harika bir yer olmuş. ellerinize sağlık. yeni nesil bilgisayar bağımlısı belki böylelikle kitap okuma alışkanlığına katkıda bulunursun. yolun açık olsun.

  8. Sevgili Çiğdem
    Bankacılık, okuldan mezun olduktan sonra ilk girdiğim işti ve çok kısa sürdü (sadece 1,5 sene kadar) Bankadan ayrıldığımda evli bile değildim. Kızım doğduğunda tekstil sektöründeydim ve çalışmaya devam ettim. Kızım 3 yaşındayken işi bıraktım…
    Sevgiler
    senem

  9. Cok guzel gozukuyor. hem dekorasyon hem kitaplar. Hakikaten hem kitapsever cocuklarin hem kitapci kurmayi dusleyen annelerin dusevi olmus 🙂

  10. Cok kiskandim :((
    Senem hn, i$ler cok iyi giderse, Izmir'e de bi $ube acar misiniz pliizzzz???????

  11. Çocuklar için eğlenceli bir yer..:) Bilgi için teşekkürler.

  12. Ankara'da Selanik Caddesi'nin Kocatepe'ye bağlandığı noktada inanılmaz bir çocuk kitapçısı vardı. Üniversiteye hazırlanırken bile şıp şıp damlardım, tavşanlar filan vardı içerde çok zevk alırdım orda olmaktan. Ankaralılar eğer hala yerindeyse mutlaka uğramalı…

  13. Çocuk kitaplarını hep büyükler yazıyor. Büyüklerin yazdıklarının bir çoğunu okudum.
    Büyüklerin yazdıkları hep küçüklere mesaj vermek için. Aslında küçüklerin yazdığı merakımdır. Ama büyükler tarafından düzeltilmemişleri, matbaa harfleri ile değil elle yazdıklarını okumak isterim.
    Çapar Kanat
    Çiftçi-Çiğ Süt üreticisi
    https://groups.google.com/group/cigsutureticileri

  14. Çocuk kitapçılarını gezerken en az kızım kadar keyif alıyorum ben de. Düşevi'ni en kısa süredeziyaret etmek istiyorum.

  15. Deniz Güng&ouml

    Benim de hep hayalimdir böyle bir yere sahip olmak. Zaten mesleğim gereği çocuklarla ve kitaplarla haşır neşirim. (Özel bir okulda kütüphaneciyim) Akşama kadar bu cücelerle birlikteyim. Ay onlara o kadar özeniyorum ki bazen elime bir çocuk kitabı alıp dalıyor sonra da işten kaytarıyorum :PPPP