17 Yorum

Her şeyin bir sebebi var

Kendime not:

Bir şeyi istiyorsan, GERÇEKTEN istiyorsan oluyor.

Hatırlıyor musun, hani Threshold’da çalışırken… Ciddi anlamda ilk profesyonel iş tecrübendi. Çok istediğin bir işe girmiştin, çok severek yapıyordun işini. Çok şey öğreniyordun. Müdürün de çok tatlı, hafif çatlak, işkolik bir kadındı. Sen işe girdikten yaklaşık dört ay sonra işten ayrıldı. Sen de yerine yeni gelecek müdürü beklemeye başladın. Hatta Doğan sana “sen direktör olsana!” dedi de, dalga geçtin onunla. “Deli misin sen, 4 aydır çalışan adamı direktör yaparlar mı?” diye.

Sonra, iş yeri bütçeydi neydi derken direktör almaktan vazgeçti. Sen, doğrudan Genel Müdür’e bağlı olarak çalışmaya başladın, ancak eski titrin, eski görevinle. Adamın istekleri sınırsızdı. Elinden geleni yaptığını düşünüyordun sen de. Gün geldi, senelik değerlendirmeler yapıldı. Genel Müdür senin için “önüne direktör olma fırsatı çıktı, ama değerlendirmedi” dedi. Çok bozuldun.

Ne bekliyordun ki? Adamın “gel seni direktör yapalım” demesini mi?

Sen zannettin ki, sen daha bu iş için çok toysun. Sandın ki senden direktör falan çıkmaz. Çıkmazdı tabii, önüne çıkan fırsatları göremezsen, işi gözünde büyütürsen, dahası İNANMAZSAN, İSTEMEZSEN senden hiçbir şey çıkmazdı.

Bu yüzden de kariyer kadını olamadın, olmadın ya.

Neyse ki büyüyorsun. İNANMANIN, başarmanın yarısı olduğunu anladın.

Bir de, bir şey daha öğrendin: Her şeyin bir sebebi var.

“İnançlı değilim” diyorsun. Evet, belki “inanmıyorsun” ama ister KADER de, ister SECRET, ister EVREN de, ister POZİTİF ENERJİ, bir şeyi istediğinde, GERÇEKTEN istediğinde ve bunu kendine söylediğinde olduğunu anlayacak kadar hayat tecrübesi edindin.

Hiçbir şey tesadüfi değil. Ya da belki de öyle, ama eninde sonunda her şeyin bir zamanı, herkesin bir görevi oluyor. Taşlar yerine oturuyor.

Bir daha “keşke şöyle olsa” diye içinden geçireceğin zaman bunları unutma.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

17 yorum

  1. ne güzel bir özeleştiri olmuş …
    herşeyin hakkaten bir sebebi var…

  2. Çok etlilendim Elif…umarım şu an herşey senin istediğin doğrultuda gidiyordur..

  3. özeleştirine bayıldım elif…istemeyi bilmek öneli gerçekten…

  4. Yaşamın içindeki sihri ortaya çıkarmak için önce inanmak gerek! çok güzel bir makale olmuş.

  5. harikaydı.

  6. istekler her zaman değişebiliyor elifcim. o zaman demek ki olmasını sağlayacak kadar çok istememişsin. bence daha iyi olmuş.
    direktör olsaydın belki de dönmek daha zor olacaktı TR'ye (bilmiyorum tabii)
    belki iki değil bir çocuğun olacaktı veya birini bile öteledikçe öteleyecektin. bu güzel günlerin olmayacaktı.
    ben kariyer kadını oldum işte ne oldu? hep ikilemdeyim.
    çalışmayan, çocuğuyla vakit geçiren arkadaşlarımı gördükçe özeniyorum.
    ikinci çocuğu düşünemiyorum bile..

    sanal alemde ancak gerçek adımı gizli tutarak, duygularımı paylaşabiliyorum. blogla, yorumlarla, tweetle,..rahatlıyorum. olur da bunları yazan kişiyi biri bir googleyayım da kimmiş nerede, neciymiş öğrenir diye ödüm kopuyor.
    bu mudur? benim de iş yerimde direktörlüğüm kapıda.
    üstümde direktörlük kutucuğu bile yok org.şemasında.
    ben olam ya bile demiyorum.
    ama tınmıyorum bile
    bence sen de tınma
    keşke denecek birşey bence de değil
    sen haklısın:)
    keyfini çıkar.
    öperim seni de yavruları da:)

  7. inanç + özgüven = başarı

    kesinlikle katılıyorum.

  8. evet, bugün yan tarafta yeni yapılan binadaki evi gezerken "bu ev benim olmalı" dedim ve biliyorum ki benim için en iyisi oysa, olacak. (yaptııım olacaak gibi durdu 🙂 varmış Ali Ağaoğlu'nun da bir bildiği demek ki :))

    seneler önce eşim askerdeyken ona yazdığım bir mektupta hayallerimi dillendirmişim ve demişim ki " kesinlikle 2 çocuk istiyorum. hatta ilk çocuğum erkek, 2.'si kız olsun ki, kızıma sağlam bir abi olsun. sarışın ve küçük 2 çocuk istiyorum."

    bu satırlardan tam 8 sene sonra, tüm bu söylediklerimin gerçek olduğunu görebiliyorum. inanarak, kalpten istemek ve bize verilenin bizim için her zaman en iyisi olacağına inanmak gerekiyor.

    bu yazın çok çok güzel Elif, ellerine sağlık.

  9. herşey olacağına varırmış 🙂 geçenlerde su yolunu bulur diyordun değil mi? Bulduysa ne mutlu 🙂

  10. O kadar guzel bir yazi olmus ki. ve tam da gercekten boyle mi acaba esas mevzu ne istedigimi tam bilememekten mi kaynaklaniyor derken bana cok iyi geldi bu yazi. Ara sira acip acip okumak sanki iyi gecek.
    tesekkurler!

  11. hırslarından kurtulmuş sade bir anneliği tercih etmen ne güzel..:)

  12. cok guzel bir yazi olmus elif. iyi geldi bana da. bazen benimde aklima duser ''sunu soyle yapsaydim daha mi iyi olurdu? ya da zamaninda neden soyle yapmadim ki?''vs.vs. … yalniz merak ettim neden su anda boyle bir elestiri yaptin kendinle ilgili? eger ozel degilse tabii. sevgiler…

  13. herşeyin bir sonucu var..

  14. bir an kısa bir sok yasadim. biri beni mi kaleme almıs diye.yukarida bahsettiginin neredeyse aynısı bir tecrube yasadim. ve hala yasamaktayim. ben buraya ait degilim deyip yavas yavas olenlerdenim Pablo Neruda'nın yazdıgı gibi..

  15. Aslında bunu "iyi ki kariyer kadını olmamışım" niyetiyle yazmamışım. Ama belki de demek istediğim oymuş.

    Yanlış anlaşılmasın, kariyer yapmanın anneliğe ters düştüğünü düşünmüyorum. Son zamanlarda yükselen bir trend olan "annenin yeri çocuğunun yanıdır" görüşüne körü körüne inanmıyorum artık. Her kadın için değil evde oturup çocuk bakmak. Kaldı ki, benim de maddi manevi yatırım yaptığım ciddi bir kariyerim olsaydı kolay kolay boşlayabileceğimi sanmıyorum.

    Neden bunu yazdım? Bilmem… Eskiden "keşke şöyle olsa" dediğim bazı şeylerin yavaş yavaş gerçekleştiğini görmeye başladım sanırım. Küçük şeyler, ama gördüm ki hepsini de ben yapmışım aslında. Çok istemişim, inanmışım çünkü.

    Yine de, rotamı yitirdiğim zamanlarda geri dönüp okuyabilmek için yazdım bunu.

  1. Geribildirim: yavas yavas « Nilemoon