11 Yorum

Alın size farkındalık

“Toplumsal Farkındalık”

“Sosyal Sorumluluk”

Çokça karşımıza çıkan kavramlar olmaya başladı son zamanlarda.

Her konuda bir sosyal sorumluluk projesi geliştiriliyor. Herkes bir toplumsal farkındalık kampanyası başlatıyor.

İyi de oluyor aslında. Hiç olmazsa bu kavramlar hakkındaki farkındalık artıyor!

Son günlerde Facebook’ta da bir “farkındalık kampanyası” var: “Çocuklara yönelik cinsel istismara karşı çıkmak için profil resminize çocukluğunuzda en sevdiğiniz çizgi film kahramanının resmini koyun”

Ben bu kampanyadan, kampanyayı protesto eden biri sayesinde haberdar oldum. Pigtail Pals adlı blogun yazarı anne, Çocuk istismarı Batman ya da Şirine’ye benzemez(Child Abuse Doesn’t Look Like Batman or Smurfette) adlı yazısında hareketi “içi boş” bulduğunu söylemiş. 7 Aralık’a kadar profillere çizgi film kahramanlarının resimlerinin konulmasını anlamsız olarak nitelendirmiş ve 7 Aralık’ta ne olacak Allah aşkına? Ertesi gün resminizi geri koyduğunuzda herkes bu konuyu unutmayacak mı? diye sormuş. GERÇEKTEN bir şeyler yapmak istiyorsanız eğer diye başlamış, ve bu konuda faaliyet gösteren STK”lara bağış yapın‘dan tutun da bu konuda bilgi veren şu şu web sitelerine girin‘e varan bir liste yapmış.

Derken Türk Facebook kullanıcılar arasında da benzer bir girişim olduğunu fark ettim. Baktım ki ortalık Pamuk Prenses’lerle, Voltran’larla doldu. Bana çok manidar gelmediği için ben bir şey yapmadım açıkçası.

Ancak yine de bu hareket güzel bir sonuç doğurdu: Çizgi film kahramanı resimlerini yeterli bulmayanlar gerçekten ne yapılabileceği konusunda alternatifler sunmaya başladılar Facebook’ta.

Örneğin, doğum fotoğrafçısı Latife Tunç, şu siteyi paylaştı: Beni Koruyun.

Psikolog olan ve çocuklarla çalışan Iraz Toros Suman da, meslektaşı Uzman Psikolog Asuman Güner’in aşağıdaki yazısını Facebook’ta paylaştı:

Çizgi film kahramanlarını profil resmi yapmaktan daha etkili bir şey yapalım hep birlikte, Çocuklarımızı istismardan korumak ve istismara uğramış çocuklar için yapmamız gereken uzman görüşlerini okuyup paylaşarak aileleri bilgilendirelim.

“BEDENİMİZ ÖZELDİR”

Bu anlamda anne-babalara düşen ilk ve en önemli görev, çocuklarını cinsellik ile ilgili bilgilendirmeye başladıkları okul öncesi dönemde, adı tam olarak kullanılmasa da “cinsel istismar” konusuna değinmektir. Çocuğunuzun cinsel anlamda kendini korumasını sağlamak için bilgilendirici bir konuşmaya; “Bedenimiz özeldir, oyun oynamak için kullanmayız ve başkalarının da bedenimizle oyun oynamasına izin vermemeliyiz” gibi bir ifadeyle başlayabilirsiniz. Yanı sıra, çocuğunuza “iyi dokunuş” ve “kötü dokunuş”tan bahsedip, başkasına dokunmanın veya başkası tarafından dokunulmanın bir sevgi işareti olduğunu ve birine sarılmayı veya birinin ona sarılmasını, sevmesini istediğinde bunu söyleyebilmeyi öğretmelisiniz.

ANCAK GERÇEĞİ SÖYLERSE ONU KORUYABİLECEĞİNİZİ ANLATIN

Bununla birlikte ona, her dokunuştan hoşlanmayabileceğini; bu yüzden de karşısındaki kendisine hoşlanmadığı bir şekilde dokunuyorsa bunu da ifade edebilmesi, engelleyemediği takdirde de bir büyüğüne söylemesi gerektiğini öğütlemek çok önemlidir. Ona istemediği şekilde dokunan kişi ısrar etse bile kesinlikle bunu “sır”olarak saklamaması gerektiğini ve ancak gerçeği söylerse onu koruyabileceğinizi vurgulamak önem taşır. Anne-babalar iyi ve kötü dokunuşları anlatırken çocuklarını korkutup kaygılandırmadan, sakin ve yumuşak bir ifadeyle açıklama yapmaya özen göstermeliler. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise anne-babaların bu tarz konuşmalarda, “kötü dokunuş” lara çok fazla vurgu yapmamalarıdır.

ÇOCUK “DUR” DEMEYİ BİLMELİ

Çünkü, olumsuz cinsel deneyimlere fazla dikkat çekmek çocuğun kaygılanıp en yakınlarından gelen sevgi ve şefkat içeren “iyi dokunuş”ların da yanlış algılamasına neden olabilir. Bu konu, çocuğunuzun yaşı ilerledikçe farklı bağlamlarda ele alınır. Örneğin, ergenlik dönemindeki çocuğunuz iyi dokunuş ve kötü dokunuşu ayırt edebilecek yaş ve farkındalığa ulaşmıştır. Fakat, bu dönemde de vurgulanması gereken, çocuğunuzun sevgi ve ilgi duyduğu arkadaşı ile ilişkisinde de istediği noktada sınırlarını belirleyip “dur” diyebilmesi gerektiğini bilmesidir.

CİNSEL İSTİSMARA UĞRAMIŞ BİR ÇOCUĞUN ANNE-BABASI İÇİN ÖNERİLER

Çocuğunuza inanın!

Uzmanlar, cinsel istismar konusunda çocukların çok nadir yalan söylediklerini belirtmişlerdir.

Çocuğunuzu yaşadığı istismar konusunda konuşmak için yüreklendirin: Çocuğunuz yaşadığı travmatik deneyimi atlatabilmesi için tekrar tekrar konu üzerinde konuşma ihtiyacı duyabilir. İyi bir dinleyici olmaya çalışın ve çocuğunuzun korku, öfke, aşağılanma, suçluluk, karmaşa, utanç gibi duygularını ifade etmesine yardımcı olun.

Duygusal destek sağlayın: Cinsel istismara uğramış çocuğunuza ilkyardım ona şefkat ve anlayış göstermektir. Ne kadar acı verici olsa da, çocuğunuza aşırı kaygı ve acıma duyguları göstermek, onun bu süreci atlatmasını güçleştirebilir.

Duygularınızı kontrol edin: Elbette çocuğu mağdurdan hemen hemen her anne-baba aşırı öfke duygularıyla isyan eder. Fakat böyle bir durumda, öfkenizi veya suçluluk duygunuzu çocuğunuzla değil, başka bir yetişkinle paylaşmaya özen gösterin. Böylece, çocuğunuzun olumsuz duygularınız için sorumluluk üstlenmesini engellemiş olursunuz.

Çocuğunuzu suçluluk duygusundan arındırın: Kesinlikle, çocuğunuzun yaşadığı istismarın onun sorumluluğu ya da suçu olmadığını anlamasını sağlayın. Asla, “Bunu sana yapmasına nasıl izin verirsin?” gibi suçlayıcı cümleler kurmayın.

Uzman yardımı alın: Cinsel istismar mağduru çocukların bu olayın üstesinden gelmesine yardımcı olmak, çocuğa öz-saygısını ve kendine güvenini tekrar kazandırmak, onu suçluluk duygularından arındırmak, aile bu süreçte çocuğa nasıl yardım edebilecekleri konusunda destek vermek ve yetişkinlik döneminde ciddi bir psikolojik rahatsızlığın oluşmasını engellemek için bir uzmana başvurmaktan kaçınmayın.

Kaynakça: Türkiye Aile Sağlığı ve PlanlamaVakfı Görünüm Dergisi/Ocak 2009

Bu yazıdaki “başkalarının da bedenimizle oyun oynamasına izin vermemeliyiz”in önemini özellikle vurgulamak istiyorum. Çocukların popolarını mıncıklamak gibi oyunla karışık yapılan şakalar, sevgi gösterilerinin çok yanlış olduğunu düşünüyorum.

Dolayısıyla, yukarıdaki listeye ben de bir ekleme yapmak istiyorum, naçizane:

Çocukları “sevmek” adı altında biraz fazla mıncıklayan, şakalaşmak adına poposunu çimdikleyen insanlara fırsat vermeyin. Bunu yapan yakınınız, dostunuz, ailenizin bir üyesi bile olsa uyarın.

Benzer “şakaları” siz de çocuğunuzun size yapmasına izin vermeyin. Özel yerlerinize şaka yollu dokunulmasını hoşlanmadığınızı söyleyerek bu bilinci edinmesini sağlayın.

Bu tür “şakalaşmaları” aklı ermediğinden masumane sevgi gösterileri olarak algılayan, aslında cinsel istismar mağduru olduğunu iş işten geçince fark eden eski çocuklar, şimdi yetişkinler var. Bu yüzden hayatları etkilenen…

Kimse kimsenin özeline, şakalaşmak ya da sevgi göstermek adına bile olsa dokunamaz, dokunmamalı. Hele de bir çocuğunkine asla.

11 yorum

  1. Ben şahsen çizgi film kahramanlarının profil resmi olarak kullanılmasının bir ses getirdiğini düşünüyorum, herkes bu konuyla ilgilenmeye başladı, kimi sevmedi karşı çıktı ama sonuçta herkesin ilgisini çekmeyi başardı bu durum. Tabiki önemli olan bu farkındalık oluştuktan sonra neler yapmak gerektiği. Paylaşım için teşekkürler Elif.

  2. Buradan paylaştığın için teşekkürler Elif. Sanal tepkiler, eylemler, haykırışlar o kadar boş geliyor ki bazen. Evet bazen farkındalık yaratıyor ama çoğu zaman da birkaç gün sonra unutulacak bir statü değişikliği oluyor. Somut adımlar atılmadığı sürece herşey havada kalıyor. Bilinçlendirmek çok önemli. Kendi çocuklarımızdan başlayarak anlatabildiğimiz kadar çok çocuğa "kötü dokunmanın" ne demek olduğunu anlatmamız/anlatılmasını sağlamamız gerek.

  3. Kesinlikle Umut'a katılıyorum,bende bu protestoya katıldım ve bir farkındalık yarattık,bunu bir başlangıç olarak görüyorum,tabiiki 7'sinde herşey eskiye dönmüş gibi görünecek,ama daha fazla birşeyler yapılmasının gerekliliğininde herkes farkına vardı.Bu konuda daha fazla bilgilendirilmeye ihtiyacımız var o kadar…

  4. içi boş bir durum da olsa, çoğu blog , internet sayfasında bu konu ortaya atıldı. neler yapılıp, nelerin yapılmadığı göz önüne serildi.
    Latife'nin , Iraz'ın veya senin yazdığın yazı bu sayede okundu. belki bir kaç kişide harekete gecebilir. bu bile bence önemli.
    çocuk istismarı ve ensest ile ilgili bir bitirme ödevi hazırlamıştım. Malesef sonuçlar o kadar fena ki..
    keşke hiçbir çocuğun basına bu tip şeyler gelmese, keşke…

  5. http://canims.blogspot.com/2010/11/mahremiyet-one

    Mahremiyet egitimi cok onemli
    Ozellikle bizim kulturumuzde son derece yanlis davranis ornekleri var.Cocuklara yapilan sakalar bile inanilir gibi diil

    Yalniz bu facebook'da yapilan uygulama ilgili bazi iddialar var ;
    http://www.irishtimes.com/blogs/minibyte/2010/12/

  6. Facebook üyesi olmadığım için bu kampanyadan haberim yoktu. Fakat konu için tşk ederim. Çok güzel bir olaya değinmişsiniz.

  7. Kafamı karıştırıyorsun Elif. Dün Ayşe Arman'la ilgili yazına takılmıştım. Şimdi de bu. Bir yandan ne kadar bilinçlendirilmeden büyüdüğümü anlıyorum. (Benim çocuk istismarı ile ilgili tek bildiğim öğüt "yabancı birisi şeker verirse sakın alma" idi.) Bir yandan da yazılarından çocuklarım için neler yapabileceğimi öğreniyorum.

  8. ve ne yazık ki ardından şu mesaj dolaşmaya başladı facebook ortamında: LÜTFEN DİKKATE ALIN'''''ÇOCUK HAKLARI DERNEĞİ ve ÇOCUK PSİKOLOJİSİNİ KORUMA DERNEĞİ TARAFINDAN AÇIKLAMA : profıl resımlerındekı cızgı fılm karakterlerı PEDOFİL yani cocuk pornocuları tarafından organıze edılen bırsey, amac cocukların bu resımlerdekı arkadaslık ısteklerını daha cabuk kabul etmelerı, lutfen oyuna gelmeyın ve profılinizi eski haline getirin…" (alıntıdır!)
    bence bu tür uygulama ya da mesajları körü körüne yerine getirmemek gerek sanırım.

  9. Ben de 3 ay önce bu konuda bir yazı yazmıştım, yazarken de yabancı kaynaklara da başvurmuştum. İlginizi çekerse bazı maddeler aşağıdaki gibi. Kitap bulamadım masalları kendim uyduruyorum.
    http://kirkabirkala.blogspot.com/search/label/K%C

    Çocuklarımızı kötü niyetli insanlardan nasıl koruyalım?

    5- Bazı durumları prova etmek böyle bir durumla karşılaşıldığında o tepkiyi verebilmede insana yardımcı olur. Bu nedenle evinizde çocuğunuzla yabancı birisi ile karşılaştığında ne yapması gerektiğini uygulamalı olarak anlatmasını sağlayın. “Bi bağır bakalım nasıl bağıracaksın. Yabancı birisi sana yol sorarsa ne diyeceğini bana söylermisin?”

    6- Tehlikeli kişilerin çocukları etkilemek için kullandığı senaryoları çocuğunuza anlatın. “Gel seni annene/babana götüreyim, annen hastalanmış , baban beni gönderdi, bu oyuncakları beğendinmi bak şurada daha güzelleri var" Aklınıza gelen senaryoları O’nunla paylaşıp ne yapması gerektiğini anlatın.

    7- Eğer (en kötüsü) birisi onu kucaklayıp koşmaya başlarsa tüm fiziksel gücünü ve en önemlisi sesini kullanmasını söyleyin. Bağırırken “beni kaçırıyor” en dikkat çekici cümle olacaktır.

    8- Amerika’da varmış, Türkiye’de varmı bilmiyorum, bu konuda yazılmış güzel çocuk kitapları okuyarak daha sonra kitapdaki kahramanların davranışları hakkında çocuğunuzla konuşun.

  10. Kesinlikle çocuklarımızı bu konu hakkında bilgilendirmeli ve konuşmalıyız. Benim kızım 6 aylık ve onunla herşeyi konuşup kendini koruması gerektiğini anlatmayı umarım başarabilirim.. Bir şey yapmadan endişelenmek yerine çocuklarımıza öğreterek bunun önüne geçebiliriz.. Teşekkürler Elif paylaşımın ve yazdıkların için..